bugün
- almanya25
- nick vermeden bir yazara seslen14
- sözlük kızlarının ojeleri17
- romanya52
- kadınların sapık olması10
- gilded ile yağan yağmuru izlemek3
- yunanistan12
- hiçbir şeyin sarmaması10
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi13
- sözlükteki ayakçılar5
- nikola tesla'nın kürt olması10
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam3
- çok uykum var3
- türkiye23
- fon soruşturmasında tedbirlerin kaldırılması2
- judas'ın cesedi2
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir17
- fatma betül sayan kaya39
- tüm dünyada faşizmin yükselmesi5
- usualsuspect'i tedavi ettirmek8
- judas adlı yazarın 50 yaşlarında olması2
- açılı nude3
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı7
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- turizm3
- dünya61
- 27 eylül 2026 anadolu efes beşiktaş maçı4
- kapalı hava bağımlılığı2
- adidas3
- hentbol5
- bulgaristan4
- karton toplayan çocuk4
- offf çok sıkıldım sözlük4
- biriyle konuşurken dinlemeyi unutmak2
- butlancıların birbirine girmesi5
- mehdinin en sevdiği balık7
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- batı'ya bok atıp arap hukukunu yüceltmek2
- 27 eylül dünya turizm günü3
- yarın iş var5
- borsada 2 milyar kazanan bir kişi eleştirmek4
- intihar2
- anın görüntüsü32
- silvermist nickli yazarın gizli ülkücü olması4
- meksika açmazı macerası10
- işte muhalefet ile aramızdaki fark3
- hırsız ekremi eleştirmeyip borsacıyı eleştirmek5
- irlanda2
- 4 büyükler bu transferleri nasıl yapıyor2
neden seyrettiğimi bilmeksizin 1'ini ve 2'sini izlediğim filmdir. neden seyrettiğime dair bazı düşüncelerim var elbette. öncelikle, filmin konusunu ve yasaklandığını öğrendiğimde iyi olmuş temalı düşüncelerim üzerinden topa tutulmam ve sonrasında da "ön yargılı mıyım ben yahu? dur bakalım, belki sahiden de ortada sağlam bir film vardır ve ben bunu ön yargılarım yüzünden kaçırıyorumdur." diye düşünmem. sonra da bu kadar gündemde olan, çoluk çocuğun bile hakkında görüş beyan ettiği, balon bir yönetmenin son işinin eleştirilecek ya da desteklenecek tarafları varsa bunları birinci gözden görüp birinci ağızdan nakletmek istemek.
çok acınası bir durumdayız ülke olarak yemin ederim. bunu gördüm bunu idrak ettim bir kez daha. bak bak bizim rulmana, hayvana haşerata, damacanaya hallenen egemen cinsiyetimiz sinema salonuna gidecek de oturup "hımm... bak sen... ne kadar da sanatsal." diye bu pornografik unsurlarla dopdolu filmi seyredip entel entel salonu terk edecek. adamlar bu konuda henüz kendini kandıramazken millete ahkam kesiyor "sanat filmi bu!" diye. sanat denen şeyi hep münasip yerinizle algılamayı tercih ettiğiniz ve her açıklık, müstehcenlik gördüğünüz yerde sanat olduğunu iddia ettiğiniz için bu kadar gerideyiz ne yazık ki.
bu kısım film hakkında görüşler içeriyor, bence hakikaten gereksiz; ama yine de izleyecek olanlar okumasın ki yedi ceddimize dua almayalım yok yere.
başroldeki kadına film boyunca "bağımlı" bir insan olarak baktım ki film bittiğinde olumlu ya da olumsuz görüşlerim kendi adıma inanılır olsun idi. ama bir noktada istesem de bağımlı olduğuna inanamadım. o da, kadının sübyancı olduğunu ortaya çıkardığı bir adama acıdığını söylediği kısımdı. diyor ki: "bu adam belki de bu fantezisini kendine bile itiraf edememiş. bastırmış. bugüne kadar hiçbir çocuğa zarar vermemiş. ne acılar çektiğini bir düşünsene. bence bu bir madalyayı hak ediyor." hasektör ama ya. "sapık olanlar tüm arzularına sapkın düşüncelerine karşı koyup kimseye zarar vermedikleri için madalya hak ediyormuş." bu mu sanat lan?
o zaman sen neden tabiatın akışı içinde normal olmadığını bal gibi bildiğin düşkünlüğüne karşı koymayı reddettin haspam? neden bu durumu kontrol altına almak adına bir araya gelen insanların içinde "pis ve aşağılık şehvetimi seviyorum." diye ahkam kestin? başta kendine sonra da topluma zarar verdiğin gerçeğini göz ardı edip arzularının peşinde helak oldun? saçma. saçma ötesi. sen de dürtülerini kontrol altına alıp bir madalya hak etseydin o zaman. sonra, film boyunca aseksüel bir bakir olduğunu düşündüğümüz adamın son sahnede aniden "zevk" denen şeyin bilincinde bir öküze dönüşmesi ne kadar mantıklı? hiç mantıklı değil tabii ki.
cinsellik öyle sandığınız gibi baskın, karşı koyulmaz, karanlık, bilinçaltı bir mesele değil. sadece hayatında bir sürü; ama bir sürü boşluk bulunan zavallılar bunu bu duruma getirdi ve böyleymiş gibi saçma bir algı oluştu herkeste. yani yemin ederim ki bütün ön yargılarımı kapıda bırakıp girdim filmin ambiyansına. filmin bizzat kendisi kapıdan alıp getirdi o ön yargıları, bıraktı omzuma. içinde bu derece müstehcenlik müstehcenlikten öte pornografik unsur bulunan bir film elbette kamuya çok olağan bir şeymiş gibi sunulamaz arkadaşlar. görüldüğü üzere seyretmek isteyen bal gibi de seyretti bu kenarın sanat filmini.
nerede seks orada sanat. yok böyle bir şey yahu, aşın artık aşın şu saçmalığı. akşama kadar manken, şarkıcı fotoğrafı kesip ona hallenen ve tek artısı ağzının iyi laf yapması olan vatandaş gelip burada sanat filmi diye ahkam kesmesin allah aşkına. adam bütüüüüünnn hayatını kitapla, bilgiyle, saygınlıkla bakir bakir geçirecek de sokakta bulduğu seks manyağına hallenecek kadar yoklukta kalmış gibi o yaşında tecavüze yeltenecek öyle mi?
içinde bulunduğunuz karanlık dünyaya meydan okuyun artık yapın bunu. insanız lan biz, insan. öyle sandığınız gibi dünyanın alayı içgüdüleriyle, dürtüleriyle yaşamıyor. cinsellik hayatın sadece küçük bir parçası. beden keza öyle. ruh var, düşünce var, inanç var, ideal var, bilgi var, saygınlık var, iyilik, sevgi, dostluk var. dünya zengin bir sofra, sen çeşit bilmiyorsun gidip gelip aynı yemeğe kaşık sallıyorsun sorunun ta kendisi bu işte.
çok acınası bir durumdayız ülke olarak yemin ederim. bunu gördüm bunu idrak ettim bir kez daha. bak bak bizim rulmana, hayvana haşerata, damacanaya hallenen egemen cinsiyetimiz sinema salonuna gidecek de oturup "hımm... bak sen... ne kadar da sanatsal." diye bu pornografik unsurlarla dopdolu filmi seyredip entel entel salonu terk edecek. adamlar bu konuda henüz kendini kandıramazken millete ahkam kesiyor "sanat filmi bu!" diye. sanat denen şeyi hep münasip yerinizle algılamayı tercih ettiğiniz ve her açıklık, müstehcenlik gördüğünüz yerde sanat olduğunu iddia ettiğiniz için bu kadar gerideyiz ne yazık ki.
bu kısım film hakkında görüşler içeriyor, bence hakikaten gereksiz; ama yine de izleyecek olanlar okumasın ki yedi ceddimize dua almayalım yok yere.
başroldeki kadına film boyunca "bağımlı" bir insan olarak baktım ki film bittiğinde olumlu ya da olumsuz görüşlerim kendi adıma inanılır olsun idi. ama bir noktada istesem de bağımlı olduğuna inanamadım. o da, kadının sübyancı olduğunu ortaya çıkardığı bir adama acıdığını söylediği kısımdı. diyor ki: "bu adam belki de bu fantezisini kendine bile itiraf edememiş. bastırmış. bugüne kadar hiçbir çocuğa zarar vermemiş. ne acılar çektiğini bir düşünsene. bence bu bir madalyayı hak ediyor." hasektör ama ya. "sapık olanlar tüm arzularına sapkın düşüncelerine karşı koyup kimseye zarar vermedikleri için madalya hak ediyormuş." bu mu sanat lan?
o zaman sen neden tabiatın akışı içinde normal olmadığını bal gibi bildiğin düşkünlüğüne karşı koymayı reddettin haspam? neden bu durumu kontrol altına almak adına bir araya gelen insanların içinde "pis ve aşağılık şehvetimi seviyorum." diye ahkam kestin? başta kendine sonra da topluma zarar verdiğin gerçeğini göz ardı edip arzularının peşinde helak oldun? saçma. saçma ötesi. sen de dürtülerini kontrol altına alıp bir madalya hak etseydin o zaman. sonra, film boyunca aseksüel bir bakir olduğunu düşündüğümüz adamın son sahnede aniden "zevk" denen şeyin bilincinde bir öküze dönüşmesi ne kadar mantıklı? hiç mantıklı değil tabii ki.
cinsellik öyle sandığınız gibi baskın, karşı koyulmaz, karanlık, bilinçaltı bir mesele değil. sadece hayatında bir sürü; ama bir sürü boşluk bulunan zavallılar bunu bu duruma getirdi ve böyleymiş gibi saçma bir algı oluştu herkeste. yani yemin ederim ki bütün ön yargılarımı kapıda bırakıp girdim filmin ambiyansına. filmin bizzat kendisi kapıdan alıp getirdi o ön yargıları, bıraktı omzuma. içinde bu derece müstehcenlik müstehcenlikten öte pornografik unsur bulunan bir film elbette kamuya çok olağan bir şeymiş gibi sunulamaz arkadaşlar. görüldüğü üzere seyretmek isteyen bal gibi de seyretti bu kenarın sanat filmini.
nerede seks orada sanat. yok böyle bir şey yahu, aşın artık aşın şu saçmalığı. akşama kadar manken, şarkıcı fotoğrafı kesip ona hallenen ve tek artısı ağzının iyi laf yapması olan vatandaş gelip burada sanat filmi diye ahkam kesmesin allah aşkına. adam bütüüüüünnn hayatını kitapla, bilgiyle, saygınlıkla bakir bakir geçirecek de sokakta bulduğu seks manyağına hallenecek kadar yoklukta kalmış gibi o yaşında tecavüze yeltenecek öyle mi?
içinde bulunduğunuz karanlık dünyaya meydan okuyun artık yapın bunu. insanız lan biz, insan. öyle sandığınız gibi dünyanın alayı içgüdüleriyle, dürtüleriyle yaşamıyor. cinsellik hayatın sadece küçük bir parçası. beden keza öyle. ruh var, düşünce var, inanç var, ideal var, bilgi var, saygınlık var, iyilik, sevgi, dostluk var. dünya zengin bir sofra, sen çeşit bilmiyorsun gidip gelip aynı yemeğe kaşık sallıyorsun sorunun ta kendisi bu işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar