bugün

bursa

merkezi caddelerinde hemen hemen her sokakta cesme olan guzel sehir. musluklarindan da buz gibi su akiyor. istanbul'da yasayan birine musluktan su icmek buyuk lukstur, ama burada her cesmenin suyu iciliyor.

heykel, kent meydani ve civarlari turlarindan sonra nilufer ve fsm'ye gittim. bu bolgeler baba parasi yiyen sivilceli cocuklarla dolu. ama mekanlar sahiden cok guzel. hatta bursa'nin gordugum kadariyla en guzel mekanlari fsm'de.

sehir genclerinin sahile inip 2 bira iceyim kulturleri yok, cunku sehirde sahil yok. hadi sahil yok ama parkta da kitabinizi okurken biranizi yudumlayamiyorsunuz. yemyesil sehirde sokak iciciligi sifir.

leman kultur ve tabipler lokali cekilir mekanlar. leman kultur'de canli muzik var, bu cok beter bi durum ve acil bitirilmeli. arap sukru de kucuk kumkapi, cok daha ucuz bi kumkapi tabi.

tophane denilen yer de piyerloti nin daha genis manzaralisi. ama oraya da adamlar 6tane bina dikip tum manzarayi bitirmisler. tadilat zamanina denk geldim ve yerlere koyduklari beton parcalari ber-bat. bursa gibi yesili bol sehrin en ugrak yerine neden betondan bozma taslar koyarsiniz a salak belediye!? tophane'nin en guzel olayi da kocaman sisede gelen, sehre ait yesil siseli uludag sodasi.

ulu camii ve koza han'in guzelliginden bahsetmiyorum bile. buralara gosterilen ozen kapalicarsi'ya gosterilmemis ne yazik ki. carsi'nin icindeki, disindaki tadilattan kalma moloz yiginlari insani canindan bezdirecek cirkinlikte. ama tum bu cirkinliklere ragmen bol bol cami, medrese, han, hamam kulturel gezilerinin olabilecegi bir sehir.

her yerde meshur oldugunu rivayet eden iskenderciler dolu. hepsi iskenderin torunu ama oyle boyle degil. iclerinde en en meshuru oldugu rivayet edilen mavi restoranda bi guzel kaziklandik biz mesela, oh. 1,5 iskender 35 lira, 1 sise kola 4,5 lira. ve kapisinin onunde insanlar 20 dk sira bekliyor. 40 liraya yalnizca karnimiz doydu. buradan pek memnun ayrildigimi soyleyemeyecegim. oglen yemeginde ara sokakta bi esnaf lokantasinda yedigim kasap koftenin baharat kokusu hala burnumda. adini falan bilmiyorum ama ikram ettikleri bergamotlu cayla guzel bahsis biraktirdilar bana.

uludag... teleferikle 20dk da cikiyorsunuz. yukari tirmanirken ormana bakmayin, sehir manzarasina falan bakin. cunku ormanin anasi bellenmis. soktuklari agaclari oracikta birakmis katil belediye. insanin yuregi sizliyor, o araci kullanip 20 lira verdigine pisman oluyor, yapilan doga katliamina sessiz kalmak insanin onurunu zedeliyor. teleferik personeli tam bir hanzo. gisedeki kadinlar, kartinizi basip gecmenize yardimci olan turnike gorevlileri, sizi kabinlere yonlendiren personel falan hepsi okuz. he hü davraniyorlar. arac yoksa kiralayip cikin, toplu tasimayla cikin, ama muhakkak cikin. cam agaclarinin full hd manzarasi insana "buraya mi yerlessem?" i dusunduruyor. hatta arkadaslari bi banka birakin ve yalniz gezin, fotograflar cekin.

ve son olarak en en guzel tarafi sehrin her yerinden gorulen koca dag. meydandan, eski binalarin oldugu dar sokaklardan, evlerden gorulen koca dag. ama sahil yok iste. o isi cozun toplayip tasi taragi gelelim.

gezelim gorelim turumuzun sonuna geldik. ben kahve icip kahirlancam az by.
© copyright 2005 - 2026