bugün
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı8
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak12
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi7
- pick me girl6
- 3 kere üst üste 31 çekmek11
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması9
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- öyle bir sevişmek ki alev çıkartıp yatağı yakmak4
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- silah bırakan pkklı kızlara ne olacak3
- uludede'nin cenaze eventi8
- uludede'yi karıya götürmek7
- göz kanlanması6
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- recep tahrik erdoğan3
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- yunan adalarına gitmek20
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- dinci ahlaksızlığı19
- ekmeğe çikolata sürmek7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- fatma betül sayan kaya64
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- devlet3
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- yunan aşığı tip15
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- ciğer yiyen midesizler10
- eyeliner çekme yöntemleri7
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- sürekli özür dileyen insan5
- fiziği güzel sözlük kızları47
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- ciğer vs kokoreç8
- gunluklerim aylik olmus4
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- kömbe6
- kahverengi göz kalemi6
- fon mağduruyum da mağdurum diye zırlamak2
- uludede nim mirası4
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- robotların insanlara baş kaldırması5
genel olarak bir şeyin oluş sıklığı anlamına gelir; fiziksel izahı ise düzenli tekrarlayan bir hareket halindeki cismin hareketin her bir salınımını(turunu) yapması için geçen süreye periyot denir. frekans da periyodun çarpmaya göre tersidir. alınan yol = hız x zaman denklemindeki zaman periyottur frekans da 1/zaman olduğundan frekans= hız/alınan yol.
frekans terimi sıklıkla dalgalar veya fonksiyon grafikleri için kullanıldığından durumu elektromanyetik dalgalara uyarlarsak frekans= ışık hızı/dalga boyu olur. ışık hızı sabittir , bir elektromanyetik dalganın frekansı arttıkça dalga boyu küçülür.
görülebilir spektrumda frekansı en büyük ve dalga boyu en küçük ışık mor ışıktır. görülemeyen kısımda morötesi x-ray gama cosmic ray gibi ışınlar bulunur. görülebilir spektrumda frekansı en küçük ve en büyük dalga boylu ışık kırmızıdır. göze en çok hitap eden, dikkatimizi hemen çeken rengin kırmızı olmasının sebebi işte bu dalga boyu yüzündendir. kırmızıdan sonra görülemeyen kızılötesi, mikrodalga, radyo dalgası gibi ışınlar gelir.
planck einstein denklemine göre bir foton başına düşen enerji E = h. f dir. burada h planck sabitini, f ise frekansı temsil eder. yani enerji ile frekans arasında doğrudan orantı vardır. bu nedenle frekansı büyük (daha çok titreşen) ve dalga boyu küçük olan mor ışığın enerjisi kırmızınınkinden büyüktür.
eşik frekansı yüksek olan bir metalden (atom numarası yüksek metaller) elektron koparıp akım oluşturmak için daha yüksek frekanslı bir ışık kullanmanız gerekir.
bu frekans olayı da sabit değildir , göreliliğe tabiidir. dalga kaynağının frekansı sabittir ama hareketli bir dalga kaynağı size yaklaştıkça frekansı büyüyor yani dalga boyu küçülüyor uzaklaştıkça dalga boyu artıp frekansı küçülüyor. bu yüzden size yaklaşan bir ambulansın siren sesini daha tiz algılarsınız, uzaklaşan bir ambulansa göre. buna da doppler etkisi diyoruz.
bu frekans işi başımıza daha çok belalar açıyor. mesela ışığın havadaki hızı vakumdaki hızından, cam prizmadaki hızı havadaki hızından farklıdır bu kez de frekans abimiz sabit kalır dolayısıyla dalga boyları değişir. bu nedenle prizmadan geçen beyaz ışığın renklere ayrıldığını görürüz. frekansı en yüksek olan mor ışın en çabuk şekilde olayı atlattığından diğerlerine göre daha az yavaşlar en az kırılarak yolculuğunu tamamlar, bu yüzden prizmadan çıkarken daha çok yol alır ve alta koyduğunuz kağıdın daha uzak bir noktasına düşer, renkler sıralanır ve kırmızı ışın prizmaya en yakın noktaya düşmüş olur çünkü frekansı düşüktür ve yavaşlama etkisinden en çok o etkilenir.
her şeye olduğu gibi ışığın içeriğine de kafayı takan newton abimiz zamanında biraz daha ısrarlı incelese çok güzel bir şey keşfedecekken ışık tayfındaki siyahlıkların nedenini çok kurcalamaz. aradaki siyah boşluklar, ışığın kaynağı olan yıldızdaki atomlar hangileriyse (tahminen güneşten geldiği için hidrojen ya da helyum) onların içindeki parçacıklar fotonlardan kendi enerji seviyelerine uygun olanları soğururlar. bu nedenle gözlemlediğimiz ışık tayfına büyütücü bir aletle baktığımızda atoma özgü bir parmak izi bulmuş gibi oluruz. hidrojeninki sodyumunkinden farklıdır . Newton abimizin az daha zorlasa keşfedeceği bir başka dahiyane keşif, Herschel'e kısmet olmuştur. o zaman adı sadece mekanik ve calculusle değil modern fizikle ve elektromanyetik spektrumla da anılacaktır. neyse bir insan ömrüne o kadar başarı yeter de artar bile zaten.
frekans terimi sıklıkla dalgalar veya fonksiyon grafikleri için kullanıldığından durumu elektromanyetik dalgalara uyarlarsak frekans= ışık hızı/dalga boyu olur. ışık hızı sabittir , bir elektromanyetik dalganın frekansı arttıkça dalga boyu küçülür.
görülebilir spektrumda frekansı en büyük ve dalga boyu en küçük ışık mor ışıktır. görülemeyen kısımda morötesi x-ray gama cosmic ray gibi ışınlar bulunur. görülebilir spektrumda frekansı en küçük ve en büyük dalga boylu ışık kırmızıdır. göze en çok hitap eden, dikkatimizi hemen çeken rengin kırmızı olmasının sebebi işte bu dalga boyu yüzündendir. kırmızıdan sonra görülemeyen kızılötesi, mikrodalga, radyo dalgası gibi ışınlar gelir.
planck einstein denklemine göre bir foton başına düşen enerji E = h. f dir. burada h planck sabitini, f ise frekansı temsil eder. yani enerji ile frekans arasında doğrudan orantı vardır. bu nedenle frekansı büyük (daha çok titreşen) ve dalga boyu küçük olan mor ışığın enerjisi kırmızınınkinden büyüktür.
eşik frekansı yüksek olan bir metalden (atom numarası yüksek metaller) elektron koparıp akım oluşturmak için daha yüksek frekanslı bir ışık kullanmanız gerekir.
bu frekans olayı da sabit değildir , göreliliğe tabiidir. dalga kaynağının frekansı sabittir ama hareketli bir dalga kaynağı size yaklaştıkça frekansı büyüyor yani dalga boyu küçülüyor uzaklaştıkça dalga boyu artıp frekansı küçülüyor. bu yüzden size yaklaşan bir ambulansın siren sesini daha tiz algılarsınız, uzaklaşan bir ambulansa göre. buna da doppler etkisi diyoruz.
bu frekans işi başımıza daha çok belalar açıyor. mesela ışığın havadaki hızı vakumdaki hızından, cam prizmadaki hızı havadaki hızından farklıdır bu kez de frekans abimiz sabit kalır dolayısıyla dalga boyları değişir. bu nedenle prizmadan geçen beyaz ışığın renklere ayrıldığını görürüz. frekansı en yüksek olan mor ışın en çabuk şekilde olayı atlattığından diğerlerine göre daha az yavaşlar en az kırılarak yolculuğunu tamamlar, bu yüzden prizmadan çıkarken daha çok yol alır ve alta koyduğunuz kağıdın daha uzak bir noktasına düşer, renkler sıralanır ve kırmızı ışın prizmaya en yakın noktaya düşmüş olur çünkü frekansı düşüktür ve yavaşlama etkisinden en çok o etkilenir.
her şeye olduğu gibi ışığın içeriğine de kafayı takan newton abimiz zamanında biraz daha ısrarlı incelese çok güzel bir şey keşfedecekken ışık tayfındaki siyahlıkların nedenini çok kurcalamaz. aradaki siyah boşluklar, ışığın kaynağı olan yıldızdaki atomlar hangileriyse (tahminen güneşten geldiği için hidrojen ya da helyum) onların içindeki parçacıklar fotonlardan kendi enerji seviyelerine uygun olanları soğururlar. bu nedenle gözlemlediğimiz ışık tayfına büyütücü bir aletle baktığımızda atoma özgü bir parmak izi bulmuş gibi oluruz. hidrojeninki sodyumunkinden farklıdır . Newton abimizin az daha zorlasa keşfedeceği bir başka dahiyane keşif, Herschel'e kısmet olmuştur. o zaman adı sadece mekanik ve calculusle değil modern fizikle ve elektromanyetik spektrumla da anılacaktır. neyse bir insan ömrüne o kadar başarı yeter de artar bile zaten.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar