bugün
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- sözlük yazarlarının salataları5
- kızı için şoför arayan adamın ilanı6
- yumurta buzdolabında mı saklanır sorunsalı5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı11
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır6
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi16
- sözlük yazarlarının çalışma biçimi4
- fransa da sokak eylemi var diye ağlayan salak4
- genetik determinizm3
- yazarların hayattaki başarıları5
- fon vurgunu31
- türkiye nin en büyük sorunu8
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- kütüphanede sevişmek2
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- fenerbahçe'nin kalbine hattori hanzo kılıcı2
- usualsuspects'in ayağı11
- yemen de füze saldırısı 53 ölü2
- kolye142
- 20 lik diş2
- yazarlara gelen son mesaj4
- laptop anakartı3
- faizsiz ev ve arabada yeni dönem4
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi6
- bozo the clown2
- fransa'da 2400 protestocunun tutuklanması3
- uzaylılar diyet yapar mı3
- iş çıkışı bir yerlere gidip bir şeyler yapmak2
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- fatma betül sayan kaya7
- galatasaray ın en muhteşem üçlüsü4
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı2
- kadınların yedekte erkek tutması9
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı7
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası5
- türk esnafı10
- yazarların almak istediği kol saatleri4
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak3
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu6
- 19 ekim 20264
- kopya çekmenin felsefi meşruiyeti2
- iltica27
- ishale iyi gelen şeyler4
- türküm doğruyum çalışkanım11
- zenginlik göstergesi3
- aöf aşçılık4
- kendi yaptığın yoğurt3
- git commit mesajı yazma kültürü3
bir canfeza şarkısı.
"Seninle alıp veremediğim yok, verip alamadığım var.
Üzülüyorum verdiklerim işe yaramadığında.
Sitemim yürümekten değil, bir yere varamadığımdan.
Yalnızım temelli kendi kalabalığımda.
insan bazen hayvan gibi yalnız hissediyor.
Gönlümün mutluluktan yüzde bir hissesi yok.
O kadar içine kapanmış ki kalbim, iç sesi var hiç sesi yok!
O kadar açılmış ki gözlerim, boğulmuşum
Bir tane sen öldürüp dokuz doğurmuşum.
Canımı sıktığından beri düşünüyorum.
Kaç ömür geçtiğinde soğur kurşun.
Hepiniz bir gün bu trene bineceksiniz!
En müsait yerde de ineceksiniz!
Sonrasını yayan gideceksiniz!
Siz benim neden sevdiğimi nereden bileceksiniz?
Gözümün nûrusun, közümün hârı,
Zor edecek gibiyim bu baharı.
Aramızdaki her neyse rastlantı,
Sen yatağıma gelen sabah kahvaltım.
Sen yüzümü sildiğim havlu, gönül evimde avlu.
Yuvamdaki yavru, silahımda namlu.
Sıcak insanı bu yaz da kavurur.
Gel gözlerimin yemyeşil çayırlarında kamp kur.
Gel, bağrına bassın seni kuytularım.
Gelişin darmadağın etsin uykuları.
Gel, peşine düşsün senin uykularım.
Seninle her kalabalık kuytu kalır.
Gel, gece olsun güneş yerin dibine batsın!
Sen ecel oldun, böyleyken yaşamak tatsız.
Gel çöllerden okyanuslara dönsün bahtım.
Gel otur ihtişamlı görünsün gönlümün tahtı.
Sana gel diyorum, sana gelmiyorum.
Unuttum zamanla sana gelen o yolu.
Sana gelemiyorum ki sana gel diyorum.
Ben artık anca sana gelen o yolum!
Ben artık maddeyim sen hâlâ mâna.
iç yerimde varlığın en âla, hâlâ.
Ben hâlâ hiçim, sen her şey pekâlâ.
Nasıl sığıyor ruh bu dar mekâna?
Aklımın almadığı binlerce soru var.
Sığmayacak cevabı binlerce yoruma.
Aç'ız, evsisiz, yok yere ölüyoruz.
insanlığını kapatıyor yorulan.
Dünya böyle gelmiş böyle gider.
Ama biz insanlar değişebiliriz.
Aşk öyle bir dert böyle bir dert.
Esasında sevmek husunda yenişebiliriz.
Birbirimizi farklı şekillerde yeriz.
Farklı şekillerde sevmeyi deneriz.
Deneriz bir ömür sürecek bir perhiz.
Günde beş öğün sadece birbirimizi severiz.
Acıyı sadece yemeklerde tadarız.
Dünyamızı tartsan olduğumuz kadarız.
Ses hızına, belki ışık hızına çıkarız.
Yapamayız katiyen asla zaman kadar hız.
Sen beni bilirsin bir parça.
içimdeki deli deniz şimdi bir çarşaf.
Uzaklaştıkça kıyıdan küçülüyor kara.
Ufaldıkça kara, devleşiyor yara.
Ben seni bilirim bir parça.
Sen seni bilmeyenin ağzına bal çal.
Alışıyor insan büyüdükçe yara.
Ölümde beliriyor başka bir kara. "
"Seninle alıp veremediğim yok, verip alamadığım var.
Üzülüyorum verdiklerim işe yaramadığında.
Sitemim yürümekten değil, bir yere varamadığımdan.
Yalnızım temelli kendi kalabalığımda.
insan bazen hayvan gibi yalnız hissediyor.
Gönlümün mutluluktan yüzde bir hissesi yok.
O kadar içine kapanmış ki kalbim, iç sesi var hiç sesi yok!
O kadar açılmış ki gözlerim, boğulmuşum
Bir tane sen öldürüp dokuz doğurmuşum.
Canımı sıktığından beri düşünüyorum.
Kaç ömür geçtiğinde soğur kurşun.
Hepiniz bir gün bu trene bineceksiniz!
En müsait yerde de ineceksiniz!
Sonrasını yayan gideceksiniz!
Siz benim neden sevdiğimi nereden bileceksiniz?
Gözümün nûrusun, közümün hârı,
Zor edecek gibiyim bu baharı.
Aramızdaki her neyse rastlantı,
Sen yatağıma gelen sabah kahvaltım.
Sen yüzümü sildiğim havlu, gönül evimde avlu.
Yuvamdaki yavru, silahımda namlu.
Sıcak insanı bu yaz da kavurur.
Gel gözlerimin yemyeşil çayırlarında kamp kur.
Gel, bağrına bassın seni kuytularım.
Gelişin darmadağın etsin uykuları.
Gel, peşine düşsün senin uykularım.
Seninle her kalabalık kuytu kalır.
Gel, gece olsun güneş yerin dibine batsın!
Sen ecel oldun, böyleyken yaşamak tatsız.
Gel çöllerden okyanuslara dönsün bahtım.
Gel otur ihtişamlı görünsün gönlümün tahtı.
Sana gel diyorum, sana gelmiyorum.
Unuttum zamanla sana gelen o yolu.
Sana gelemiyorum ki sana gel diyorum.
Ben artık anca sana gelen o yolum!
Ben artık maddeyim sen hâlâ mâna.
iç yerimde varlığın en âla, hâlâ.
Ben hâlâ hiçim, sen her şey pekâlâ.
Nasıl sığıyor ruh bu dar mekâna?
Aklımın almadığı binlerce soru var.
Sığmayacak cevabı binlerce yoruma.
Aç'ız, evsisiz, yok yere ölüyoruz.
insanlığını kapatıyor yorulan.
Dünya böyle gelmiş böyle gider.
Ama biz insanlar değişebiliriz.
Aşk öyle bir dert böyle bir dert.
Esasında sevmek husunda yenişebiliriz.
Birbirimizi farklı şekillerde yeriz.
Farklı şekillerde sevmeyi deneriz.
Deneriz bir ömür sürecek bir perhiz.
Günde beş öğün sadece birbirimizi severiz.
Acıyı sadece yemeklerde tadarız.
Dünyamızı tartsan olduğumuz kadarız.
Ses hızına, belki ışık hızına çıkarız.
Yapamayız katiyen asla zaman kadar hız.
Sen beni bilirsin bir parça.
içimdeki deli deniz şimdi bir çarşaf.
Uzaklaştıkça kıyıdan küçülüyor kara.
Ufaldıkça kara, devleşiyor yara.
Ben seni bilirim bir parça.
Sen seni bilmeyenin ağzına bal çal.
Alışıyor insan büyüdükçe yara.
Ölümde beliriyor başka bir kara. "
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar