bugün
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sırrı süreyya önder28
- tutmayan başlık açma rehberi7
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- kalabalık umumi tuvalette penislerin çarpışması4
- askerlik anıları6
- titanikteki rose2
- avokadonun turkçesinin taşak olması4
- silver ile evlenecek erkek53
- cabrio araçla takla atmak3
- eylül 2026 şanslı burçları3
- dün eski sevgilimin evinde neyse boşver diyen kız3
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması4
- hristolojiye göre kıyamet alametleri5
- üniversite2
- sözlüğe yalan söylemek yalandan sayılır mı4
- elinin içine hapşıran insan5
- dünyanın yuvarlak olması saçmalığı4
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- sözlükteki linç kültürü12
- erecto dos andreas biraderitos2
- arap eli öpmek dudak karartmaz4
- sözlükteki linç tayfa6
- dün gece ne oldu12
- az veren candan cok veren maldan5
- sözlüğün en komik zeki yakışıklı zengin ankaralısı2
- deccaliyet çağı6
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- popüler olanı eleştiren ezik entel3
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- bizim uygulamamız bu şekilde4
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- sarapci koala59
- usual bay bey biraderdir2
- herkesin kendini zeki sanması4
- komşunu kendin gibi sev düşmanını da5
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz8
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları4
- arkadaşlar fasfakirim ya6
- akçomarlara gerizekalı muamelesi yapmak2
- ek hizmet binası2
- keçiören belediyesindeki yasaklı madde testi2
- yazarlar şuan ne yapıyor4
- göz rengi değiştirme ameliyatı2
- melih gökçek11
- insan olmaya çeyrek kala8
Gel desem,
Yüreğime düşer misin?
Yüreğime düşer misin?
(bkz: gel) tezkere, gel tezkere bitsin bu gurbet
evde baban bacın anan yüzüne hasret... diye devam eden dizeler.
evde baban bacın anan yüzüne hasret... diye devam eden dizeler.
harika bir barış manço şarkısı. ayrılık sürecinde el sürülmemesi faydanıza olacaktır.
gel gel gel güzelim gel hiç acımayacak..
"gel" kelimesi; emir kipi ile çekimlenmiş ve bir yerden diğerine gidilmesi yönünde komut verildiğini işaret eden tek hecelik bir kelimedir. öte yandan gelmiş geçmiş en büyük ilim adamı ve alimlerinden olan hz. mevlana'nın kainat alemine yaptığı ve insanları insan olmaya çağıran "gel, ne olursan ol yine gel." şeklindeki en anlamlı çağrıdır.
gel gör beni aşk neyledi - yunus emre
benlikler, senlikler kalmadığına anlamlı olabilen yakarı..kendim için değil, kendimdeki için..
kusuruma bakmayın benim, dostlar,
bağışlayın beni.
ben davullara, bayraklara aldırmayan
bir padişahın yoluna düşmüşüm,
deli divane olmuşum.
çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben,
çok uzaklardan geçen bir hayal gibi.
ama yok da sayılmam hani,
var olan bir şeyim ben.
haydi ben bensiz geleyim,
sen sensiz gel.
ne varsa şu ırmağın içinde var,
soyunalım iki can,
dalalım şu ırmağa, hadi.
bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük,
bu kupkuru yerde ne gördük zulümden gayri.
bu ırmakta ne ölmek var bize,
bu ırmakta ne gam var, ne keder var, ne dert.
bu ırmak alabildiğine yaşamaktan,
bu ırmak iyilikten, cömertlikten ibaret.
durma, çabuk gel, gelmem deme.
ne evet demek yaraşır sana, ne hayır, dostum,
senin şânına sadece gelmek yaraşır.
kusuruma bakmayın benim, dostlar,
bağışlayın beni.
ben davullara, bayraklara aldırmayan
bir padişahın yoluna düşmüşüm,
deli divane olmuşum.
çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben,
çok uzaklardan geçen bir hayal gibi.
ama yok da sayılmam hani,
var olan bir şeyim ben.
haydi ben bensiz geleyim,
sen sensiz gel.
ne varsa şu ırmağın içinde var,
soyunalım iki can,
dalalım şu ırmağa, hadi.
bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük,
bu kupkuru yerde ne gördük zulümden gayri.
bu ırmakta ne ölmek var bize,
bu ırmakta ne gam var, ne keder var, ne dert.
bu ırmak alabildiğine yaşamaktan,
bu ırmak iyilikten, cömertlikten ibaret.
durma, çabuk gel, gelmem deme.
ne evet demek yaraşır sana, ne hayır, dostum,
senin şânına sadece gelmek yaraşır.
gel ne olursan ol yine gel. yalnız benim terk şartım bir daha gitme. gel dememe sebep olan gidişin gibi.
Mevlana nın ünlü sözünün bir parçası Gel ne olursan ol yine gel yine gel.
bir korku sözüdür.
asıl olan "kalacaksan gel" dir çünkü.
asıl olan "kalacaksan gel" dir çünkü.
Yüzün bir sebepsiz korkuyla uçuk,
O gün başucuma karalarla gel
Arkanda, çepçevre, kızıl bir ufuk,
Tepende simsiyah kargalarla gel
Elinden, dal gibi düşerken ümit,
Ne bir hasret dinle, ne bir ah işit;
Bir yaprak ol, esen rüzgarlarla git,
Kırık bir tekne ol, dalgalarla gel.
Necip Fazıl Kısakürek.
O gün başucuma karalarla gel
Arkanda, çepçevre, kızıl bir ufuk,
Tepende simsiyah kargalarla gel
Elinden, dal gibi düşerken ümit,
Ne bir hasret dinle, ne bir ah işit;
Bir yaprak ol, esen rüzgarlarla git,
Kırık bir tekne ol, dalgalarla gel.
Necip Fazıl Kısakürek.
bu kelimenin duymayı istediğiniz kişiden duyulması tanrının açık bir mucizesidir.
güzel bir cezmi ersöz şiiridir, gel dedirtir.
Biliyorum, konuşacak birşeyimiz yok
Ama yine de gözlerini al gel
Elindeki yarayı, suskunluğunu, acemiliğini
Beni biri severse inanmam
Seni biri severse utanırsın
Bilmediğin bir hastalığa acımak gibi bile olsa gel
Biliyorum konuşucak bir şeyimiz yok
Ama ızdırabım sende, mutlaka al da gel...
Biliyorum, konuşacak birşeyimiz yok
Ama yine de gözlerini al gel
Elindeki yarayı, suskunluğunu, acemiliğini
Beni biri severse inanmam
Seni biri severse utanırsın
Bilmediğin bir hastalığa acımak gibi bile olsa gel
Biliyorum konuşucak bir şeyimiz yok
Ama ızdırabım sende, mutlaka al da gel...
bazen '-me' olumsuzluk ekiyle daha bir anlam bulan kelime.
gel,
ellerimi kanayan yerlerinden tut.
ama,
birakirsin diye soyluyorum,
ben dogdugumdan beri kanarim.
ellerimi kanayan yerlerinden tut.
ama,
birakirsin diye soyluyorum,
ben dogdugumdan beri kanarim.
gel güzel kız, gör beni.
gel, çok uzakta değilim.
gel.
yeter ki gel.
gel, çok uzakta değilim.
gel.
yeter ki gel.
çünkü seni sevmenin tatlı yorgunluğunu
dizlerine uzanarak atmak istiyorum.
dizlerine uzanarak atmak istiyorum.
bir canfeza şarkısı.
"Seninle alıp veremediğim yok, verip alamadığım var.
Üzülüyorum verdiklerim işe yaramadığında.
Sitemim yürümekten değil, bir yere varamadığımdan.
Yalnızım temelli kendi kalabalığımda.
insan bazen hayvan gibi yalnız hissediyor.
Gönlümün mutluluktan yüzde bir hissesi yok.
O kadar içine kapanmış ki kalbim, iç sesi var hiç sesi yok!
O kadar açılmış ki gözlerim, boğulmuşum
Bir tane sen öldürüp dokuz doğurmuşum.
Canımı sıktığından beri düşünüyorum.
Kaç ömür geçtiğinde soğur kurşun.
Hepiniz bir gün bu trene bineceksiniz!
En müsait yerde de ineceksiniz!
Sonrasını yayan gideceksiniz!
Siz benim neden sevdiğimi nereden bileceksiniz?
Gözümün nûrusun, közümün hârı,
Zor edecek gibiyim bu baharı.
Aramızdaki her neyse rastlantı,
Sen yatağıma gelen sabah kahvaltım.
Sen yüzümü sildiğim havlu, gönül evimde avlu.
Yuvamdaki yavru, silahımda namlu.
Sıcak insanı bu yaz da kavurur.
Gel gözlerimin yemyeşil çayırlarında kamp kur.
Gel, bağrına bassın seni kuytularım.
Gelişin darmadağın etsin uykuları.
Gel, peşine düşsün senin uykularım.
Seninle her kalabalık kuytu kalır.
Gel, gece olsun güneş yerin dibine batsın!
Sen ecel oldun, böyleyken yaşamak tatsız.
Gel çöllerden okyanuslara dönsün bahtım.
Gel otur ihtişamlı görünsün gönlümün tahtı.
Sana gel diyorum, sana gelmiyorum.
Unuttum zamanla sana gelen o yolu.
Sana gelemiyorum ki sana gel diyorum.
Ben artık anca sana gelen o yolum!
Ben artık maddeyim sen hâlâ mâna.
iç yerimde varlığın en âla, hâlâ.
Ben hâlâ hiçim, sen her şey pekâlâ.
Nasıl sığıyor ruh bu dar mekâna?
Aklımın almadığı binlerce soru var.
Sığmayacak cevabı binlerce yoruma.
Aç'ız, evsisiz, yok yere ölüyoruz.
insanlığını kapatıyor yorulan.
Dünya böyle gelmiş böyle gider.
Ama biz insanlar değişebiliriz.
Aşk öyle bir dert böyle bir dert.
Esasında sevmek husunda yenişebiliriz.
Birbirimizi farklı şekillerde yeriz.
Farklı şekillerde sevmeyi deneriz.
Deneriz bir ömür sürecek bir perhiz.
Günde beş öğün sadece birbirimizi severiz.
Acıyı sadece yemeklerde tadarız.
Dünyamızı tartsan olduğumuz kadarız.
Ses hızına, belki ışık hızına çıkarız.
Yapamayız katiyen asla zaman kadar hız.
Sen beni bilirsin bir parça.
içimdeki deli deniz şimdi bir çarşaf.
Uzaklaştıkça kıyıdan küçülüyor kara.
Ufaldıkça kara, devleşiyor yara.
Ben seni bilirim bir parça.
Sen seni bilmeyenin ağzına bal çal.
Alışıyor insan büyüdükçe yara.
Ölümde beliriyor başka bir kara. "
"Seninle alıp veremediğim yok, verip alamadığım var.
Üzülüyorum verdiklerim işe yaramadığında.
Sitemim yürümekten değil, bir yere varamadığımdan.
Yalnızım temelli kendi kalabalığımda.
insan bazen hayvan gibi yalnız hissediyor.
Gönlümün mutluluktan yüzde bir hissesi yok.
O kadar içine kapanmış ki kalbim, iç sesi var hiç sesi yok!
O kadar açılmış ki gözlerim, boğulmuşum
Bir tane sen öldürüp dokuz doğurmuşum.
Canımı sıktığından beri düşünüyorum.
Kaç ömür geçtiğinde soğur kurşun.
Hepiniz bir gün bu trene bineceksiniz!
En müsait yerde de ineceksiniz!
Sonrasını yayan gideceksiniz!
Siz benim neden sevdiğimi nereden bileceksiniz?
Gözümün nûrusun, közümün hârı,
Zor edecek gibiyim bu baharı.
Aramızdaki her neyse rastlantı,
Sen yatağıma gelen sabah kahvaltım.
Sen yüzümü sildiğim havlu, gönül evimde avlu.
Yuvamdaki yavru, silahımda namlu.
Sıcak insanı bu yaz da kavurur.
Gel gözlerimin yemyeşil çayırlarında kamp kur.
Gel, bağrına bassın seni kuytularım.
Gelişin darmadağın etsin uykuları.
Gel, peşine düşsün senin uykularım.
Seninle her kalabalık kuytu kalır.
Gel, gece olsun güneş yerin dibine batsın!
Sen ecel oldun, böyleyken yaşamak tatsız.
Gel çöllerden okyanuslara dönsün bahtım.
Gel otur ihtişamlı görünsün gönlümün tahtı.
Sana gel diyorum, sana gelmiyorum.
Unuttum zamanla sana gelen o yolu.
Sana gelemiyorum ki sana gel diyorum.
Ben artık anca sana gelen o yolum!
Ben artık maddeyim sen hâlâ mâna.
iç yerimde varlığın en âla, hâlâ.
Ben hâlâ hiçim, sen her şey pekâlâ.
Nasıl sığıyor ruh bu dar mekâna?
Aklımın almadığı binlerce soru var.
Sığmayacak cevabı binlerce yoruma.
Aç'ız, evsisiz, yok yere ölüyoruz.
insanlığını kapatıyor yorulan.
Dünya böyle gelmiş böyle gider.
Ama biz insanlar değişebiliriz.
Aşk öyle bir dert böyle bir dert.
Esasında sevmek husunda yenişebiliriz.
Birbirimizi farklı şekillerde yeriz.
Farklı şekillerde sevmeyi deneriz.
Deneriz bir ömür sürecek bir perhiz.
Günde beş öğün sadece birbirimizi severiz.
Acıyı sadece yemeklerde tadarız.
Dünyamızı tartsan olduğumuz kadarız.
Ses hızına, belki ışık hızına çıkarız.
Yapamayız katiyen asla zaman kadar hız.
Sen beni bilirsin bir parça.
içimdeki deli deniz şimdi bir çarşaf.
Uzaklaştıkça kıyıdan küçülüyor kara.
Ufaldıkça kara, devleşiyor yara.
Ben seni bilirim bir parça.
Sen seni bilmeyenin ağzına bal çal.
Alışıyor insan büyüdükçe yara.
Ölümde beliriyor başka bir kara. "
Söylenis şekillerine gore cok faklı anlamlar kazanabilecek kelime.
AyrIca suan dibledigim Canfeza parcasInIn ismi.
- Gel bağrına bassIn seni kuytularIm
gelisin darmadagIn etsin uykularI
Gel pesine düşsun senin uykularIm
Seninle her kalabalık kuytu kalIr
Gel...
AyrIca suan dibledigim Canfeza parcasInIn ismi.
- Gel bağrına bassIn seni kuytularIm
gelisin darmadagIn etsin uykularI
Gel pesine düşsun senin uykularIm
Seninle her kalabalık kuytu kalIr
Gel...
mabel matiz'in muazzam ötesi, bugün keşfettim geberene kadar dinlerim artık şarkısı. dinleyin! isterseniz...
Bence tutar bu şarkı. Mabel matiz için ne yaptınız bugün ha?
mabel matiz' in güzel şarkısı..
mabel matiz dinleten şarkı.
çultan çüleyman diye dalga geçiyoduk herifle lan. vayamısını..
çultan çüleyman diye dalga geçiyoduk herifle lan. vayamısını..
Çok çok güzel gereğinden fazla güzel bundan 20 yıl sonra da aynı güzellikle kendini dinletecek bir matiz şarkısı. Zamana yazılmış bir şarkı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar