bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- bal9
- rüzgar11
- lale13
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- kader4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- var olmak için ne yaptınız12
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz3
- kuş5
- billie eilish'in memeleri7
- fil9
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- asla evlenilmeyecek erkekler3
- at6
- aslan15
- bileklik19
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- gece gece sinirlenmek4
- yogartiksen39
- sevgili nedir7
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- brezilya7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- gül7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- mavi4
- medine2
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- ankara8
- z kusagi4
- galatasaray19
- kim kimi neden sevmiyor14
- flamingo3
- kötüyü alaşağı etmek4
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- sarı teker kim sorunsalı8
- fenerbahçe18
- pıtı atma4
- anın görüntüsü22
sözle ve yazıyla anlatma veya anlaşılma imkânı bulunmayan hal*.
-alıntı-
Sözlükte "değişme, dönüşme, durum ve tavır" gibi anlamlara gelen hâl (çoğulu ahvâl) bir tasavvuf terimi olarak, insanın iradesi ve çabası olmadan ilâhî bir lütuf olarak kalbe gelen his ve bunun ruh ve bedene yansıması demektir. Neşe - hüzün, kabz - bast gibi rûhî durumlar gelip geçici bir his ve heyecân olup süreklilik göstermezler. Ancak bir hal yok olunca, hemen onun ardından onun bir benzeri veya zıddı olan başka bir hal meydana gelir. Hz. Peygamber'in sohbetlerinde bulunan Hanzale ibn Rebî'in O'nun huzurunda iken cennet ve cehennemi gözüyle görüyormuş gibi bir hal yaşaması, huzurundan ayrılınca da bu duyguların kaybolması, durumundan yakınan Hanzale'ye, Hz. Peygamber'in bu hallerin zaman zaman meydana gelebileceğini, ancak devamlılık arzetmeyeceğini haber vermesi (Müslim, Tevbe, 12) mutasavvıflarca hâl sahibi olmanın önemini belirtmek üzere örnek olarak verilir. Sûfiler, ancak yaşanarak anlaşılabilmesi, sözle ve yazıyla anlatma veya anlaşılma imkânı bulunmamasından dolayı tasavvufa, ilm-i hâl adını vermişlerdir. Geçici olan duyguların (hâl) süreklilik arzetmesine, makam denilmektedir. Makamlar, irade ile ve çalışarak elde edilir, haller ise samimi olarak iyi işler ve güzel davranışlar ortaya koyanlara Allah'ın lütuf ve bağışlarıdır. Ayrıca her makamın kendine mahsus halleri vardır. Manevî halleri yaşamakta olan bir sâlikten bazı kerâmetler zuhur edebilir. Bu itibarla ehl-i hâl bazen duası makbul kerâmet sahibi velî anlamına da gelir.
-alıntı-
(bkz: hal ehli)
(bkz: hâl)
-alıntı-
Sözlükte "değişme, dönüşme, durum ve tavır" gibi anlamlara gelen hâl (çoğulu ahvâl) bir tasavvuf terimi olarak, insanın iradesi ve çabası olmadan ilâhî bir lütuf olarak kalbe gelen his ve bunun ruh ve bedene yansıması demektir. Neşe - hüzün, kabz - bast gibi rûhî durumlar gelip geçici bir his ve heyecân olup süreklilik göstermezler. Ancak bir hal yok olunca, hemen onun ardından onun bir benzeri veya zıddı olan başka bir hal meydana gelir. Hz. Peygamber'in sohbetlerinde bulunan Hanzale ibn Rebî'in O'nun huzurunda iken cennet ve cehennemi gözüyle görüyormuş gibi bir hal yaşaması, huzurundan ayrılınca da bu duyguların kaybolması, durumundan yakınan Hanzale'ye, Hz. Peygamber'in bu hallerin zaman zaman meydana gelebileceğini, ancak devamlılık arzetmeyeceğini haber vermesi (Müslim, Tevbe, 12) mutasavvıflarca hâl sahibi olmanın önemini belirtmek üzere örnek olarak verilir. Sûfiler, ancak yaşanarak anlaşılabilmesi, sözle ve yazıyla anlatma veya anlaşılma imkânı bulunmamasından dolayı tasavvufa, ilm-i hâl adını vermişlerdir. Geçici olan duyguların (hâl) süreklilik arzetmesine, makam denilmektedir. Makamlar, irade ile ve çalışarak elde edilir, haller ise samimi olarak iyi işler ve güzel davranışlar ortaya koyanlara Allah'ın lütuf ve bağışlarıdır. Ayrıca her makamın kendine mahsus halleri vardır. Manevî halleri yaşamakta olan bir sâlikten bazı kerâmetler zuhur edebilir. Bu itibarla ehl-i hâl bazen duası makbul kerâmet sahibi velî anlamına da gelir.
-alıntı-
(bkz: hal ehli)
(bkz: hâl)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar