bugün
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- yazarların özlediği şeyler9
- iyi ki sivaslı olmamak5
- beyazsemsiyeliyabanci12
- genç yaşta ölen ünlüler5
- penis yüzüğü9
- türk pornoları18
- buddy dude18
- türkiye16
- bot yazarlar4
- kadınları erkeklerden soğutan nedenler4
- dilan polatın instagramına erişim engeli5
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı9
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara8
- küçük memedeki hayat doluluk9
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın7
- saat 3 neden uyumadın2
- mesai saatleri dışında öğretmenden iş beklemek3
- piyon2
- uysaljakoben28
- kolye10
- sözlüğün en kötü yazarları13
- neden intihar etmiyorsun5
- fenerbahçe6
- gocu40
- günün şarkısı3
- kadınları itici yapan detaylar12
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- hakan safi6
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- yeşil gözlerinden sen sorumlusun2
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- uludağ sözlük tımarhanesi4
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- euphoria isimli lezbiyen dizisinin çok izlenmesi2
- 34 yaşında olmak3
- 2026 2027 şampiyonlar ligi şampiyonu2
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- takıntılı biri olmak3
- brad pitt'in son hali3
- 6 haziran 19262
- kendi başlığını uplamak2
- en saçma yiyecek isimleri6
- ne zaman adam oluruz4
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- gelişin yaşamak kadar güzel bana4
KEndini, aslını aramaya koyulmuş, çağrıyı duymuş, kokuyu almış, izi görmüş birey.
-alıntı-
'' Hayırlı kardeşim; şimdi halleşme zamanı. Bunca çirkefliğe ve yozlaşmışlığa,oruca karşı hayasızca yenen toplumsal zehire, inadi küfre diretenlere uyanık olmanın ve tedavi olunmanın zamanı. Sana ihtiyacım var aziz kardeşim. Heleki senden olan nasihatlarına.''
Hal ve kal ehli olanlardan nasihat dinlemek, onların zikir meclislerinde bulunmak, ilim ve hikmet pınarından su içmek, nasihat sofralarında oturmak bir başka olsa gerek. Yıllarca gıbta eylemişimdir bu insanları. HAL(duruş) KAL(söz) hep ahenkli gider. Sözü amelinin aynası olur. Yüreklerdeki sadır olan ilmi amelleri ve faziletleriyle aydınlatır. Ona baktığınızda sizi Allah'ı hatırlatır. Sadece varolana sizi götürür.
Dervişin biri efendisine derki ''nasihati kimden alayım''.
Efendisi ''Yüzüne baktığında Allah'ı sana hatırlatıyorsa ondan al.''der.
imam-ı Gazali ise''söz 'kalb'den geldikçe kalbe hitap eder''der. O hal ehlinin duruşu birçok şeyi ifade eder kendi içerisinde. Söz hal ehline ne güzel yakışıyor....
Birçok defa okuduğumuz ve bildiğimiz ayetleri/hadisleri yaşayan birinden dinlediğimizde sanki ilk defa dinliyor gibi göz pınarlarımızdan yaşlar boşalıyor, yüreğimizi sellere veriyoruz.
Abdulkadir Geylani hz. için anlatılan bir hikaye vardır.
Abdulkadir geylanin oğlu bakar ki babası ilim meclisinde konuşurken herkes göz pınarlarını tutamaz ve ağlar. Babasına rica eder ve ''sevgili babacığım müsaadenle bende va'zu nasihatte bulunmak isterim'' der. Babası erken oğlum dese de oğul biraz ısrarcı davranır. Genç molla kendini hazırlar ve cemaatin karşısına çıkar başlar anlatmaya.. Birde ne görsün herkes derste uyuyor, kimsede kıpırdama bulamıyor. Oğul üzülüyor ve babasına ''babacığım bunun hikmeti nedir''der. Babası ''oğlum sen ilmi alıyorsun ama ilim daha senin üzerine sirayet etmedi.''der. Bu kıssanın doğruluğunu bilemem ama ibretlik yönü şahsımı mest eder.
Birilerine anlatırken önce kendimize sormalıyız biz ne durumdayız.. Yoksa Ramazan Kayan hocamızın tabiriyle ''BiLGi OBEZiTELiĞi'' haline gelmiş oluruz.Kopyala yapıştır olan bir hayat yaşıyoruz. ÇAKMA sözlerin moda olduğu. Alimden ziyade hikmetsiz bilgi donanımlı insanların yaşadığı çağdayız. insan ilmi ile amil zaatları görünce öylesine eziliyor ki; bazen iki kelimeyi yan yana getiremiyor. Hürmeten kendini yoksun hissediyor.
Yıllar önce aklımda kalan bir hatıra vardır. Minibüsle giderken durakta gördüğüm hoş bir insan vardı. Sakalını ve yüzünü eliyle aheste aheste sıvazlıyordu. Bu gencin o tebessüm ve edebli duruşu bende çok derin izler bıraktı. Adeta her yönüyle Takva sirayet etmişti üzerine. Sadece 1 dak. o görme, yıllardır anılarımı meşgul eder.. Başında dedim ya insanın böylesi Zahid, abid ve mücahid insanlardan etkilenmemesi mümkün değil.
Can kardeşim bana nasihat eyle.. içinde riya bulaşmasın, kendinden olan ve kendi eyleminle bütünleşen deruni hazlar olsun. Kopyası, çakması olmayan sadece senin ruh halini yansıtan nasihatler olsun. Çok ihtiyacımız var aziz kardeşim çok.Bırak kendini ne yazının ahengi,nede dil bilgisi olsun ama sadece senden bir katmer olsun . Yüreğimi delen kor ateş olsun ama senden olsun yiğidim. Faran dağları, meta karşılığı söylenen ısmarlama sözler olmasın.
SADECE KUN! VEYEKUN OLSUN...
selam ve dua ile...ebu ömer
-alıntı-
-alıntı-
'' Hayırlı kardeşim; şimdi halleşme zamanı. Bunca çirkefliğe ve yozlaşmışlığa,oruca karşı hayasızca yenen toplumsal zehire, inadi küfre diretenlere uyanık olmanın ve tedavi olunmanın zamanı. Sana ihtiyacım var aziz kardeşim. Heleki senden olan nasihatlarına.''
Hal ve kal ehli olanlardan nasihat dinlemek, onların zikir meclislerinde bulunmak, ilim ve hikmet pınarından su içmek, nasihat sofralarında oturmak bir başka olsa gerek. Yıllarca gıbta eylemişimdir bu insanları. HAL(duruş) KAL(söz) hep ahenkli gider. Sözü amelinin aynası olur. Yüreklerdeki sadır olan ilmi amelleri ve faziletleriyle aydınlatır. Ona baktığınızda sizi Allah'ı hatırlatır. Sadece varolana sizi götürür.
Dervişin biri efendisine derki ''nasihati kimden alayım''.
Efendisi ''Yüzüne baktığında Allah'ı sana hatırlatıyorsa ondan al.''der.
imam-ı Gazali ise''söz 'kalb'den geldikçe kalbe hitap eder''der. O hal ehlinin duruşu birçok şeyi ifade eder kendi içerisinde. Söz hal ehline ne güzel yakışıyor....
Birçok defa okuduğumuz ve bildiğimiz ayetleri/hadisleri yaşayan birinden dinlediğimizde sanki ilk defa dinliyor gibi göz pınarlarımızdan yaşlar boşalıyor, yüreğimizi sellere veriyoruz.
Abdulkadir Geylani hz. için anlatılan bir hikaye vardır.
Abdulkadir geylanin oğlu bakar ki babası ilim meclisinde konuşurken herkes göz pınarlarını tutamaz ve ağlar. Babasına rica eder ve ''sevgili babacığım müsaadenle bende va'zu nasihatte bulunmak isterim'' der. Babası erken oğlum dese de oğul biraz ısrarcı davranır. Genç molla kendini hazırlar ve cemaatin karşısına çıkar başlar anlatmaya.. Birde ne görsün herkes derste uyuyor, kimsede kıpırdama bulamıyor. Oğul üzülüyor ve babasına ''babacığım bunun hikmeti nedir''der. Babası ''oğlum sen ilmi alıyorsun ama ilim daha senin üzerine sirayet etmedi.''der. Bu kıssanın doğruluğunu bilemem ama ibretlik yönü şahsımı mest eder.
Birilerine anlatırken önce kendimize sormalıyız biz ne durumdayız.. Yoksa Ramazan Kayan hocamızın tabiriyle ''BiLGi OBEZiTELiĞi'' haline gelmiş oluruz.Kopyala yapıştır olan bir hayat yaşıyoruz. ÇAKMA sözlerin moda olduğu. Alimden ziyade hikmetsiz bilgi donanımlı insanların yaşadığı çağdayız. insan ilmi ile amil zaatları görünce öylesine eziliyor ki; bazen iki kelimeyi yan yana getiremiyor. Hürmeten kendini yoksun hissediyor.
Yıllar önce aklımda kalan bir hatıra vardır. Minibüsle giderken durakta gördüğüm hoş bir insan vardı. Sakalını ve yüzünü eliyle aheste aheste sıvazlıyordu. Bu gencin o tebessüm ve edebli duruşu bende çok derin izler bıraktı. Adeta her yönüyle Takva sirayet etmişti üzerine. Sadece 1 dak. o görme, yıllardır anılarımı meşgul eder.. Başında dedim ya insanın böylesi Zahid, abid ve mücahid insanlardan etkilenmemesi mümkün değil.
Can kardeşim bana nasihat eyle.. içinde riya bulaşmasın, kendinden olan ve kendi eyleminle bütünleşen deruni hazlar olsun. Kopyası, çakması olmayan sadece senin ruh halini yansıtan nasihatler olsun. Çok ihtiyacımız var aziz kardeşim çok.Bırak kendini ne yazının ahengi,nede dil bilgisi olsun ama sadece senden bir katmer olsun . Yüreğimi delen kor ateş olsun ama senden olsun yiğidim. Faran dağları, meta karşılığı söylenen ısmarlama sözler olmasın.
SADECE KUN! VEYEKUN OLSUN...
selam ve dua ile...ebu ömer
-alıntı-
güncel Önemli Başlıklar
