bugün
- kafamın içindeki sesler5
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- arkadaşlar nasılsınız2
- açlık krizi nasıl bastırılır7
- bana gel film izleriz diyen erkek10
- tavuk pilav2
- bir bela geliyor3
- kek yiyen erkek3
- simko317
- samsunspor4
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- gemini2
- hewal ebo9
- sarapci koala7
- nick vermeden bir yazara seslen2
- netanyahu'dan trump'ın gazze planına ret2
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- günlük tutan erkek13
- ümit özdağ6
- ipek erdem2
- mohamed salah ghaly14
- ismeti kandırmaları2
- insan sevmemek3
- futbol24
- kosova da başbakana yumurta atılması2
- tatlı yemenin feminen bir aktivite olması2
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- günde iki paket sigara içmek3
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- gocu6
- tai lung16
- 9 ağustos 2026 arsenal dortmund maçı2
- 36 yaş3
- kamos5
- hababam sınıfının uyanması2
- cansever16
- hesaplama2
- her haltı yapıp mağdur edebiyatı yapmak3
- hazret ktc2
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- sudekiray5
- kemalizmin yıkılması4
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- sözlüğün bok olduğu gerçeği3
- türk ırkçısı4
- akşam çayı2
- okan buruk6
KEndini, aslını aramaya koyulmuş, çağrıyı duymuş, kokuyu almış, izi görmüş birey.
-alıntı-
'' Hayırlı kardeşim; şimdi halleşme zamanı. Bunca çirkefliğe ve yozlaşmışlığa,oruca karşı hayasızca yenen toplumsal zehire, inadi küfre diretenlere uyanık olmanın ve tedavi olunmanın zamanı. Sana ihtiyacım var aziz kardeşim. Heleki senden olan nasihatlarına.''
Hal ve kal ehli olanlardan nasihat dinlemek, onların zikir meclislerinde bulunmak, ilim ve hikmet pınarından su içmek, nasihat sofralarında oturmak bir başka olsa gerek. Yıllarca gıbta eylemişimdir bu insanları. HAL(duruş) KAL(söz) hep ahenkli gider. Sözü amelinin aynası olur. Yüreklerdeki sadır olan ilmi amelleri ve faziletleriyle aydınlatır. Ona baktığınızda sizi Allah'ı hatırlatır. Sadece varolana sizi götürür.
Dervişin biri efendisine derki ''nasihati kimden alayım''.
Efendisi ''Yüzüne baktığında Allah'ı sana hatırlatıyorsa ondan al.''der.
imam-ı Gazali ise''söz 'kalb'den geldikçe kalbe hitap eder''der. O hal ehlinin duruşu birçok şeyi ifade eder kendi içerisinde. Söz hal ehline ne güzel yakışıyor....
Birçok defa okuduğumuz ve bildiğimiz ayetleri/hadisleri yaşayan birinden dinlediğimizde sanki ilk defa dinliyor gibi göz pınarlarımızdan yaşlar boşalıyor, yüreğimizi sellere veriyoruz.
Abdulkadir Geylani hz. için anlatılan bir hikaye vardır.
Abdulkadir geylanin oğlu bakar ki babası ilim meclisinde konuşurken herkes göz pınarlarını tutamaz ve ağlar. Babasına rica eder ve ''sevgili babacığım müsaadenle bende va'zu nasihatte bulunmak isterim'' der. Babası erken oğlum dese de oğul biraz ısrarcı davranır. Genç molla kendini hazırlar ve cemaatin karşısına çıkar başlar anlatmaya.. Birde ne görsün herkes derste uyuyor, kimsede kıpırdama bulamıyor. Oğul üzülüyor ve babasına ''babacığım bunun hikmeti nedir''der. Babası ''oğlum sen ilmi alıyorsun ama ilim daha senin üzerine sirayet etmedi.''der. Bu kıssanın doğruluğunu bilemem ama ibretlik yönü şahsımı mest eder.
Birilerine anlatırken önce kendimize sormalıyız biz ne durumdayız.. Yoksa Ramazan Kayan hocamızın tabiriyle ''BiLGi OBEZiTELiĞi'' haline gelmiş oluruz.Kopyala yapıştır olan bir hayat yaşıyoruz. ÇAKMA sözlerin moda olduğu. Alimden ziyade hikmetsiz bilgi donanımlı insanların yaşadığı çağdayız. insan ilmi ile amil zaatları görünce öylesine eziliyor ki; bazen iki kelimeyi yan yana getiremiyor. Hürmeten kendini yoksun hissediyor.
Yıllar önce aklımda kalan bir hatıra vardır. Minibüsle giderken durakta gördüğüm hoş bir insan vardı. Sakalını ve yüzünü eliyle aheste aheste sıvazlıyordu. Bu gencin o tebessüm ve edebli duruşu bende çok derin izler bıraktı. Adeta her yönüyle Takva sirayet etmişti üzerine. Sadece 1 dak. o görme, yıllardır anılarımı meşgul eder.. Başında dedim ya insanın böylesi Zahid, abid ve mücahid insanlardan etkilenmemesi mümkün değil.
Can kardeşim bana nasihat eyle.. içinde riya bulaşmasın, kendinden olan ve kendi eyleminle bütünleşen deruni hazlar olsun. Kopyası, çakması olmayan sadece senin ruh halini yansıtan nasihatler olsun. Çok ihtiyacımız var aziz kardeşim çok.Bırak kendini ne yazının ahengi,nede dil bilgisi olsun ama sadece senden bir katmer olsun . Yüreğimi delen kor ateş olsun ama senden olsun yiğidim. Faran dağları, meta karşılığı söylenen ısmarlama sözler olmasın.
SADECE KUN! VEYEKUN OLSUN...
selam ve dua ile...ebu ömer
-alıntı-
-alıntı-
'' Hayırlı kardeşim; şimdi halleşme zamanı. Bunca çirkefliğe ve yozlaşmışlığa,oruca karşı hayasızca yenen toplumsal zehire, inadi küfre diretenlere uyanık olmanın ve tedavi olunmanın zamanı. Sana ihtiyacım var aziz kardeşim. Heleki senden olan nasihatlarına.''
Hal ve kal ehli olanlardan nasihat dinlemek, onların zikir meclislerinde bulunmak, ilim ve hikmet pınarından su içmek, nasihat sofralarında oturmak bir başka olsa gerek. Yıllarca gıbta eylemişimdir bu insanları. HAL(duruş) KAL(söz) hep ahenkli gider. Sözü amelinin aynası olur. Yüreklerdeki sadır olan ilmi amelleri ve faziletleriyle aydınlatır. Ona baktığınızda sizi Allah'ı hatırlatır. Sadece varolana sizi götürür.
Dervişin biri efendisine derki ''nasihati kimden alayım''.
Efendisi ''Yüzüne baktığında Allah'ı sana hatırlatıyorsa ondan al.''der.
imam-ı Gazali ise''söz 'kalb'den geldikçe kalbe hitap eder''der. O hal ehlinin duruşu birçok şeyi ifade eder kendi içerisinde. Söz hal ehline ne güzel yakışıyor....
Birçok defa okuduğumuz ve bildiğimiz ayetleri/hadisleri yaşayan birinden dinlediğimizde sanki ilk defa dinliyor gibi göz pınarlarımızdan yaşlar boşalıyor, yüreğimizi sellere veriyoruz.
Abdulkadir Geylani hz. için anlatılan bir hikaye vardır.
Abdulkadir geylanin oğlu bakar ki babası ilim meclisinde konuşurken herkes göz pınarlarını tutamaz ve ağlar. Babasına rica eder ve ''sevgili babacığım müsaadenle bende va'zu nasihatte bulunmak isterim'' der. Babası erken oğlum dese de oğul biraz ısrarcı davranır. Genç molla kendini hazırlar ve cemaatin karşısına çıkar başlar anlatmaya.. Birde ne görsün herkes derste uyuyor, kimsede kıpırdama bulamıyor. Oğul üzülüyor ve babasına ''babacığım bunun hikmeti nedir''der. Babası ''oğlum sen ilmi alıyorsun ama ilim daha senin üzerine sirayet etmedi.''der. Bu kıssanın doğruluğunu bilemem ama ibretlik yönü şahsımı mest eder.
Birilerine anlatırken önce kendimize sormalıyız biz ne durumdayız.. Yoksa Ramazan Kayan hocamızın tabiriyle ''BiLGi OBEZiTELiĞi'' haline gelmiş oluruz.Kopyala yapıştır olan bir hayat yaşıyoruz. ÇAKMA sözlerin moda olduğu. Alimden ziyade hikmetsiz bilgi donanımlı insanların yaşadığı çağdayız. insan ilmi ile amil zaatları görünce öylesine eziliyor ki; bazen iki kelimeyi yan yana getiremiyor. Hürmeten kendini yoksun hissediyor.
Yıllar önce aklımda kalan bir hatıra vardır. Minibüsle giderken durakta gördüğüm hoş bir insan vardı. Sakalını ve yüzünü eliyle aheste aheste sıvazlıyordu. Bu gencin o tebessüm ve edebli duruşu bende çok derin izler bıraktı. Adeta her yönüyle Takva sirayet etmişti üzerine. Sadece 1 dak. o görme, yıllardır anılarımı meşgul eder.. Başında dedim ya insanın böylesi Zahid, abid ve mücahid insanlardan etkilenmemesi mümkün değil.
Can kardeşim bana nasihat eyle.. içinde riya bulaşmasın, kendinden olan ve kendi eyleminle bütünleşen deruni hazlar olsun. Kopyası, çakması olmayan sadece senin ruh halini yansıtan nasihatler olsun. Çok ihtiyacımız var aziz kardeşim çok.Bırak kendini ne yazının ahengi,nede dil bilgisi olsun ama sadece senden bir katmer olsun . Yüreğimi delen kor ateş olsun ama senden olsun yiğidim. Faran dağları, meta karşılığı söylenen ısmarlama sözler olmasın.
SADECE KUN! VEYEKUN OLSUN...
selam ve dua ile...ebu ömer
-alıntı-
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar