bugün
- kolye99
- var olmak için ne yaptınız11
- sevgili nedir7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver7
- kaplan17
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- elma5
- aslan15
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- amerika birleşik devletleri6
- yağmur yağdığında çırıl çıplak sokağa çıkmak3
- gece 23 30 da son ses müzik çalan komşu3
- zebra7
- nick vermeden bir yazara seslen8
- evi ev yapan şeyler14
- sarı teker kim sorunsalı8
- gece 00 00 da sözlüğün kapısını kilitlemek2
- fatoş seğmen2
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- yağmurlu gecelerde yapılması zevk veren şeyler3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı4
- ankara8
- timsah9
- ona bir şey söyle10
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- bileklik19
- futbol18
- asla evlenilmeyecek erkekler2
- papatya5
- fenerbahçe18
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- fransa5
- bugün sözlüğün sakin olması4
- almanya10
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek2
- anadolu çomarları7
- galatasaray19
- queen ravenna'nın kutsal büyücülük kitabı3
- evlenilecek erkeği sanayiye götürmek2
- jeffrey epstein6
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- yalnızlık ömür boyu4
- billie eilish'in memeleri2
- türkiye18
günlerdir kafamı toparlayamıyorum. gülemiyorum ağız dolusu. konuşasım gelmiyor. küfretmekten,lanet etmekten bile sıkıldım. soma olayıyla ülkemden bir kez daha soğudum. içime katran akıtılmış gibiyim.
ruh hastalarının yönettiği bir ülkede yaşıyoruz, hastalıklı ruhların yönettiği bir ülkenin vatandaşlarıyız. vatandaşını döven, tekmeleyen, vatandaşına söven... ve ne yazık ki en fazla 2 haftaya olaylar örtbas edilecek. bizim milletimiz de, oğullarımız şehit oldu diye avunacak. başlarındakiler kendilerine her türlü saygısızlığı yaparken, boyun eğip ha bire hatim indirecek. sinirim bozuluyor düşündükçe.
hoş... devenin meselesi gibi; neremiz doğru? hep bir belirsizlik, hep bir güvencesizlik.
bir hocamız, katılmamızı istediği sempozyumla ilgili bize yüksekten yüksekten vaatlerde bulundu. kanatlandık, uçtuk bilmem ne... sonra yavaştan işin rengi ortaya çıkmaya başladı. sanırım dediği imkanların hemen hiçbirini sağlamayacak. orada da başımıza ne geleceği belirsiz. yine sempozyum programı açıklanacaktı birkaç güne. denilen tarihte açıklanmadı ve bir belirsizlik daha. tüm planlarımı buna göre yapacağım, yapamıyorum.
ülkece bir güce taparlık, bir saygısızlık, bir nefret, sorumsuzluk... almış başını gidiyor. kendim çok mu iyiyim? hayır, değilim ama en azından kendimle ilgili memnun olmadığım ne varsa değiştirmek istiyorum. kimi zaman adım atıyorum, kimi zaman geri adım atıyorum ama bir istek, bir gayret var. düşünce var...
özetle canım sıkılıyor, grip olmuş, ateşlenip yataklara düşmüş gibiyim. hani hastalıktan ateşlendiğinde insan yılan gibi deri değiştirmek ister, acı çeker ya... tam onu yaşıyorum. ve sanırım bunları düşündükçe daha da sıkıcı bir insan olup çıkıyorum. huzurlu olmadıkça çevreme huzur veremiyorum.
ruh hastalarının yönettiği bir ülkede yaşıyoruz, hastalıklı ruhların yönettiği bir ülkenin vatandaşlarıyız. vatandaşını döven, tekmeleyen, vatandaşına söven... ve ne yazık ki en fazla 2 haftaya olaylar örtbas edilecek. bizim milletimiz de, oğullarımız şehit oldu diye avunacak. başlarındakiler kendilerine her türlü saygısızlığı yaparken, boyun eğip ha bire hatim indirecek. sinirim bozuluyor düşündükçe.
hoş... devenin meselesi gibi; neremiz doğru? hep bir belirsizlik, hep bir güvencesizlik.
bir hocamız, katılmamızı istediği sempozyumla ilgili bize yüksekten yüksekten vaatlerde bulundu. kanatlandık, uçtuk bilmem ne... sonra yavaştan işin rengi ortaya çıkmaya başladı. sanırım dediği imkanların hemen hiçbirini sağlamayacak. orada da başımıza ne geleceği belirsiz. yine sempozyum programı açıklanacaktı birkaç güne. denilen tarihte açıklanmadı ve bir belirsizlik daha. tüm planlarımı buna göre yapacağım, yapamıyorum.
ülkece bir güce taparlık, bir saygısızlık, bir nefret, sorumsuzluk... almış başını gidiyor. kendim çok mu iyiyim? hayır, değilim ama en azından kendimle ilgili memnun olmadığım ne varsa değiştirmek istiyorum. kimi zaman adım atıyorum, kimi zaman geri adım atıyorum ama bir istek, bir gayret var. düşünce var...
özetle canım sıkılıyor, grip olmuş, ateşlenip yataklara düşmüş gibiyim. hani hastalıktan ateşlendiğinde insan yılan gibi deri değiştirmek ister, acı çeker ya... tam onu yaşıyorum. ve sanırım bunları düşündükçe daha da sıkıcı bir insan olup çıkıyorum. huzurlu olmadıkça çevreme huzur veremiyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar