bugün
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı35
- paranın devrinin bitmesi9
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- yasak cinsel ilişkiler15
- fatma betül sayan kaya44
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- sarma saramayan kız10
- futbol13
- türkiye28
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- çalmaşur4
- italya12
- kelimelik2
- romanya53
- true'nun çaylak olması7
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
- özgürlük vs eşitlik5
- osmanlı'nın yıkılma sebepleri5
- online listesinin yine gelmesi6
- izmir'i yönetemeyip ülkeyi yöneteceğini sanan tip6
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- abberline ın yeni hesabı11
- eski sevgilinin saçmalıkları5
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- belçika10
- beyza3
- bir sözlük erkeğine sarma sarmak6
- altay bayındır6
- filmi beğenmeyip yönetmeni vurmak2
- yağmurlu gece6
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- karlı havada ormanda tek başına kalmak3
- 2090 yılında hepimiz ölmüş olacağız4
- hepinizi yazdım bir kenara8
- teomancalmasur3
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- selamın aleyküm arkadaşlar4
- pazartesi4
- 2003 model seymbol alınır mı9
- hala mehdiye deccale inanan insanların olması6
- teoman çamaşır2
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak5
- almanya26
- amına koyduğumun orospusu4
"Özlüyorum; çocukluğumun, gençliğimin geçtiği o şehri özlüyorum, sonbaharda "Seğmenler"'de yürürken, yanımdan gelen çıtırtıları duyup, bunların sevgilimin kurumuş yapraklara basış sesleri olduğunu farkettiğim anı özlüyorum.
Ben ezilen yaprak seslerinin yalnız olmadığımı hatırlattığı o şehri özlüyorum...
Sakarya'nın yeraltı barlarına tüneyip arjantin içmeyi, o dandik müzik kutusundan cepteki bütün bozuk paralar ile "Led Zeppelin" çalmayı, yan masada oturan memur amcalarla kaynaşıp, memurların sorunlarını dinlemeyi, emekli amcaların keyif rakılarına eşlik eden teneke tabaktaki beyaz peynirin kesildiğinde akan beyaz suyunu, "Net Piknik"'i, "Tavukçu"'nun hamsi tavasını, "Otlangaç"'ın yedinmi bir hafta üstüne kokusu sinen sarımsak sosuna bulanmış yanık midye tavasını, "Limon"'un kahverengi bez tavanını, "Tenedos"'un o entelektüel muhabbetlere çerez olan aromalı çaylarını özlüyorum.
"Tunalı"'da yürümeyi, "Karum"'un önünde sevgili ile buluşmayı, internetsiz, bilgiye ulaşmanın zor olduğu zamanların "Karum ne demek la?" muhabbetlerini, "Kızılay - Gaziosmanpaşa" otobüsünü, "Kıtır"'ın o teneke tepsilerde taşınan yağı emmiş kalın kesim patates kızartmalarını, kokoreçini, minik balkonunda sevgili ile diz dize oturmayı özlüyorum.
Kış akşamüstleri dostlarla "Dost Kitabevi"'nin önünde buluşmayı, beklenen geciktimi kitap bakmaya içeri girmeyi, dışarıda suratınıza düşen karların Dost'un sıcaklığıyla eriyerek burnunuzun ucundan damlamasını, tam da bir kitaba konsantre olmuşken sırtınıza dokunan o eli..."
http://ekspermental.blogs...tesiler-dara-dusunce.html
Ben ezilen yaprak seslerinin yalnız olmadığımı hatırlattığı o şehri özlüyorum...
Sakarya'nın yeraltı barlarına tüneyip arjantin içmeyi, o dandik müzik kutusundan cepteki bütün bozuk paralar ile "Led Zeppelin" çalmayı, yan masada oturan memur amcalarla kaynaşıp, memurların sorunlarını dinlemeyi, emekli amcaların keyif rakılarına eşlik eden teneke tabaktaki beyaz peynirin kesildiğinde akan beyaz suyunu, "Net Piknik"'i, "Tavukçu"'nun hamsi tavasını, "Otlangaç"'ın yedinmi bir hafta üstüne kokusu sinen sarımsak sosuna bulanmış yanık midye tavasını, "Limon"'un kahverengi bez tavanını, "Tenedos"'un o entelektüel muhabbetlere çerez olan aromalı çaylarını özlüyorum.
"Tunalı"'da yürümeyi, "Karum"'un önünde sevgili ile buluşmayı, internetsiz, bilgiye ulaşmanın zor olduğu zamanların "Karum ne demek la?" muhabbetlerini, "Kızılay - Gaziosmanpaşa" otobüsünü, "Kıtır"'ın o teneke tepsilerde taşınan yağı emmiş kalın kesim patates kızartmalarını, kokoreçini, minik balkonunda sevgili ile diz dize oturmayı özlüyorum.
Kış akşamüstleri dostlarla "Dost Kitabevi"'nin önünde buluşmayı, beklenen geciktimi kitap bakmaya içeri girmeyi, dışarıda suratınıza düşen karların Dost'un sıcaklığıyla eriyerek burnunuzun ucundan damlamasını, tam da bir kitaba konsantre olmuşken sırtınıza dokunan o eli..."
http://ekspermental.blogs...tesiler-dara-dusunce.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar