bugün
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- fiziği güzel sözlük kızları10
- sözlük yazarlarının benzediği ünlü sayısı8
- fakir siniri6
- hiçbir kanuna uymayan akp'li zenginler6
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması21
- arkadaşlar beni hanginiz takipten çıktı4
- sözlükte kavga edecek birini bulamamak9
- 21 ocak 2025 bolu kartalkaya otel yangını3
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil9
- dilf2
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- aklınıza gelen şarkı sözü3
- ups boobss nickli yazar5
- türk ekonomisinin susurluk u2
- fatma betül sayan kaya57
- sözlüğün bu kadar çok böceği bir araya toplaması2
- tipi olmayan komik çocuk2
- memelerin çok acayip birer organ olması4
- 8 saniye süren osuruk3
- iletişim başkanı duran'ın fon açıklaması2
- cips yerken çıkan ses yan komşuya kadar gidiyor mu3
- geri kalmış ülkelerdeki milliyetçilik akımı2
- kalp krizi geçirseydim3
- kurşuni renkler dinlerken hüngür hüngür ağlamak3
- şampuan önerisi8
- kolunu sıkınca biceps kası ortaya çıkmayan erkek4
- allah diye bir varlığın olmaması5
- işe dans ederek gitmiyorsanız o işi bırakın3
- 29 eylül 2026 slovakya kazakistan maçı3
- sözlüğün aptal kaynaması4
- yazarların ihtiyacı olan şey2
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- tinder da ilk mesaj olarak stack sormak2
- amerika da yaşadığını zanneden yazar3
- nokia 33104
- mis gibi sözlük2
- rastgele bir yazar seçip karabüyüyle öldürmek4
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- açık oylamalardaki mantık hatası3
- false3
- kendisiyle övünen insanlar15
- karton toplayan piç2
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- o gece neredeydin3
- ktç'yi kafes dövüşüne davet etmek2
- toplumun çöküşü2
- 29 eylül 2026 finlandiya beyaz rusya maçı3
- 29 eylül 2026 moldova faroe adaları maçı3
- gündoğdu gıda3
"Özlüyorum; çocukluğumun, gençliğimin geçtiği o şehri özlüyorum, sonbaharda "Seğmenler"'de yürürken, yanımdan gelen çıtırtıları duyup, bunların sevgilimin kurumuş yapraklara basış sesleri olduğunu farkettiğim anı özlüyorum.
Ben ezilen yaprak seslerinin yalnız olmadığımı hatırlattığı o şehri özlüyorum...
Sakarya'nın yeraltı barlarına tüneyip arjantin içmeyi, o dandik müzik kutusundan cepteki bütün bozuk paralar ile "Led Zeppelin" çalmayı, yan masada oturan memur amcalarla kaynaşıp, memurların sorunlarını dinlemeyi, emekli amcaların keyif rakılarına eşlik eden teneke tabaktaki beyaz peynirin kesildiğinde akan beyaz suyunu, "Net Piknik"'i, "Tavukçu"'nun hamsi tavasını, "Otlangaç"'ın yedinmi bir hafta üstüne kokusu sinen sarımsak sosuna bulanmış yanık midye tavasını, "Limon"'un kahverengi bez tavanını, "Tenedos"'un o entelektüel muhabbetlere çerez olan aromalı çaylarını özlüyorum.
"Tunalı"'da yürümeyi, "Karum"'un önünde sevgili ile buluşmayı, internetsiz, bilgiye ulaşmanın zor olduğu zamanların "Karum ne demek la?" muhabbetlerini, "Kızılay - Gaziosmanpaşa" otobüsünü, "Kıtır"'ın o teneke tepsilerde taşınan yağı emmiş kalın kesim patates kızartmalarını, kokoreçini, minik balkonunda sevgili ile diz dize oturmayı özlüyorum.
Kış akşamüstleri dostlarla "Dost Kitabevi"'nin önünde buluşmayı, beklenen geciktimi kitap bakmaya içeri girmeyi, dışarıda suratınıza düşen karların Dost'un sıcaklığıyla eriyerek burnunuzun ucundan damlamasını, tam da bir kitaba konsantre olmuşken sırtınıza dokunan o eli..."
http://ekspermental.blogs...tesiler-dara-dusunce.html
Ben ezilen yaprak seslerinin yalnız olmadığımı hatırlattığı o şehri özlüyorum...
Sakarya'nın yeraltı barlarına tüneyip arjantin içmeyi, o dandik müzik kutusundan cepteki bütün bozuk paralar ile "Led Zeppelin" çalmayı, yan masada oturan memur amcalarla kaynaşıp, memurların sorunlarını dinlemeyi, emekli amcaların keyif rakılarına eşlik eden teneke tabaktaki beyaz peynirin kesildiğinde akan beyaz suyunu, "Net Piknik"'i, "Tavukçu"'nun hamsi tavasını, "Otlangaç"'ın yedinmi bir hafta üstüne kokusu sinen sarımsak sosuna bulanmış yanık midye tavasını, "Limon"'un kahverengi bez tavanını, "Tenedos"'un o entelektüel muhabbetlere çerez olan aromalı çaylarını özlüyorum.
"Tunalı"'da yürümeyi, "Karum"'un önünde sevgili ile buluşmayı, internetsiz, bilgiye ulaşmanın zor olduğu zamanların "Karum ne demek la?" muhabbetlerini, "Kızılay - Gaziosmanpaşa" otobüsünü, "Kıtır"'ın o teneke tepsilerde taşınan yağı emmiş kalın kesim patates kızartmalarını, kokoreçini, minik balkonunda sevgili ile diz dize oturmayı özlüyorum.
Kış akşamüstleri dostlarla "Dost Kitabevi"'nin önünde buluşmayı, beklenen geciktimi kitap bakmaya içeri girmeyi, dışarıda suratınıza düşen karların Dost'un sıcaklığıyla eriyerek burnunuzun ucundan damlamasını, tam da bir kitaba konsantre olmuşken sırtınıza dokunan o eli..."
http://ekspermental.blogs...tesiler-dara-dusunce.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar