bugün
- claudian clouds15
- pkk'ya küfür edince sinirlenen ülkücü8
- üsteki yazara güzel bir şey söyle7
- alttaki yazara motto ver16
- aslan gibi adam9
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi5
- sözlük yazarları neli kahve içiyor6
- bebek katili öcalan11
- seri gizli artı oy veren melek9
- 16 ağustos 2026 türksat 4a frekans değişikliği4
- amedspor10
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- ülkü ocaklarına gidip apoya küfür etmek3
- ortopedi poliklinik önü2
- bir kadın için ağlayan erkek3
- içimizdeki canavar2
- çerçeve yasa28
- murat soner2
- menzil tarikatı'na operasyon2
- porno entelektüelliği8
- uludağ sözlüğün havasının temiz olması3
- osuruktan şiirler22
- sözlüğe sütyensiz giren yazarlar3
- hayatın kuralları14
- mansur yavaş3
- zorunlu eğitim zulmü3
- yaprak dökümü ali rıza bey in felç geçirmesi2
- uludağ sözlük kızları mericini seçiyor3
- 5 yıldızlı otele gidip kokoreç ısmarlamak2
- batının ahlaksızlığı2
- sagopa kajmer aforizmaları2
- bu havada gidilmez3
- 20122
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- avrupa yakası aslı5
- türkiye'nin ab vize muafiyeti için son 6 kriteri2
- iyi parti2
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin2
- devletin eğitim tekelinin meşruiyeti3
- bacak uzun gözüksün diye kiçi açıkta birakmak3
- velvet27
- kendini değersizleştiren insan5
- rap dinleyen insanların kendini zeki sanması2
- erzincan da yolcu otobüsü ile suv çarpışması3
- sarı torba8
- çalışmadan para kazanmak6
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- günün sözü2
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
Kader
"Birden durup dururken icim ciz etti. Bir baktim gene ayni karin agrisi. Oyle ozlemisim ki seni. Donerken bir meyhane gordum, bir iceri girdigimi hatirliyorum bir de rakiya yumuldugumu. Arkasindan en az 4 cigaralik. Sonra bi gozumu actim karsidan karli daglar geciyor. Bir daha actim basimda bir cocuk 'Kalk abi' diyor, 'Kars'a geldik'. Otobusten indim yurumeye basladim. Dedim allahim neredeyim ben, burasi neresi? Sonra guc bela burayi buldum. Kapinin onunde durup dusundum. Dedim 'Bekir, bu kapi ahret kapisi, bu kopru sirat koprusu, bu sefer de gecersen bir daha geri donemezsin', 'iyi dusun' dedim, dusundum, dusunuyorum, ama olmadi, donemedim. Sonra 'bak oglum' dedim kendi kendime, 'yolu yok, cekeceksin. isyan etmenin faydasi yok, kaderin boyle. Yol belli, eg basini, usul usul yuru simdi'."
Masumiyet
-çocuk neden sakat abi?
-doğuştan doğuştan denmez aslında. hamileyken babasından ağır bi dayak yemiş.
-babası nerde?
-sinopta
-hapishanedeki? geçen gün uğur ablayı hapishaneye giderken gördüm
-sevgilisi
-onun için mi bu şehirdesiniz? ha?
-uzun hikaye karışık bu kaltakla aynı mahallede büyüdük. mevlanakapıda. babası zabıtaydı. alkolik hasta bi adamdı rahmetli, erkenden de gitti zaten. bu anasıyla yoksul, perişan bizim tuzumuz kuruydu, hacı babam yapmış bi şeyler. bi de zagor vardı. (burda müzik girer) bizim eski evin kiracısının oğlu. babası filimciydi yeşilçamda. cepçilik, arpacılık, her yol vardı itte. ama sevimli, yakışıklı oğlandı. bizimkine aşık etmiş kendini. ben efendi oğlanım, okul mokul takılıyorum o zamanlar. öylece büyüdük gittik işte. ne bok varsa? hep askerliği beklerdim. dört sene kaldı, üç sene kaldı sonunda o da geldi gittik. bizde de herkes bunu bekliyormuş; gelir gelmez yapıştılar yakama. ev düzüldü, kız bulundu, çeyiz falan filan nikahlandık. iki taksi bi dükkan verdi peder. dükkanda koltuk moltuk satardım. bi gün bu orospu çıkageldi. hiç unutmam, görür görmez cız etti içim. böyle basma bi etek dizine kadar, çorap yok, üstünde açık bi bluz, saçlar maçlar pırlanta anlayacağın. şunun bunun fiyatını sordu, dalga geçti benimle. kanıma girdi o gün. tabii taktım ben bunu kafaya. ertesi gün bi soruşturma dediklerine göre yemeyen kalmamış mahallede. ama asıl zagora kesikmiş. zagorda kaftiden içerde o sıra. bi gün, süslenmiş püslenmiş; zırt geçti dükkanın önünden. yazıldım peşine. tuhafiyeciye gitti, pastaneden çıktı; minibüs otobüs, geldik sağmalcılara; benim içimde bi sıkıntı. işi anladım tabii: zagoru ziyarete gidiyo. bi tuhaf oldum, piçi de kıskandım. uzatmayalım çaresiz evlendik ötekiyle. o ara zagor içerden çıktı. sonra bi duyduk; kaçmış bunnar. altı ay mı bi sene mi; kayıp. hep rüyalarıma girerdi orospu. o gün dükkana gelişini hiç unutamadım. benimkine bile dokunamaz oldum. sonra bi daha duyduk ki iki kişiyi deşmiş zagor: biri polis, ikisinin de gırtlağını kesmiş. karakolda beş gün beş gece işkence buna. arkadaşlarının öcünü alıyorlar. kaltağa da öyle önce öldü dediler zagora, sonra komalık. ankarada oluyor bunnar. bizimki bi gün çıkageldi mahalleye. zagor içerde, en iyisinden müebbet. bi sabah dükkana geldim, baktım bu oturuyo. önce tanıyamadım. anlayınca içim cız etti. cız etti de ne? tornaya değmiş gibi oldu. çökmüş, zayıflamış, bembeyaz bi surat ama bu sefer başka güzel orospu. oranın şarkıları gibi. kalktı böyle, dimdik konuşmaya başladı. dedi para lazım, çok para. zagora avukat tutacakmış. ilerde öderim dedi. esnafız ya bizde, nasıl? diye sormuş bulunduk. orospuluk yaparım dedi, istersen metresin olurum. içime bişey oturdu ağlamaya başladım, ama ne ağlamak! işte o gün bu günden beri bu orospuyla tam yirmi yıl geçti. uzatmayalım, zagora müebbet verdiler. ama rahat durmaz ki piç! ha birini şişledi, ha firara teşebbüs; o şehir senin bu şehir benim, cezaevlerini gezip duruyo. orospu da peşinden. sonunda dayanamadım: ben de onun peşinden önce dükkan gitti, ardından taksiler. karı terk etti, peder kapıları kapadı. yunus gibi aşk uğruna düştük yollara. iş bilmem, zanaat yok. bu durmuyo hiç. ilk yıllar ufak kahpeliklere başladı, sonra alıştı. gözünü yumup yatıyo milletin altına. gel dönelim diye çok yalvardım. evlenelim, pederi kandırırım, zagora bakarız: yok. kancık köpek gibi izini sürüyo itin. naptı buna annamadım. kaç defa dönüp gittim istanbula. yeminler ettim. doktorlar, hocalar kar etmedi. her seferinde yine peşinde buldum kendimi. bi keresinde döndüm, biriyle evlenmiş bu, hamile beni abisiyim diye yutturduk herife. nedense rahatladım, ohh dedim, kurtuluyorum. bu da akıllanmış görünüyo. yüzü gözü düzelmiş, çocuk diyo başka bişe demiyo. sinopta oluyo bunnar. ben de döndüm istanbula. doğumuna yakın, zagor bi isyana karışıyor gene. hemen paketleyip diyarbakır cezaevine postalıyorlar. çok geçmeden bizimki depreşiyo gene; o haliyle kalk git sen diyarbakıra, üç gün ortadan kaybol herif kafayı yiyo tabii. dönünce bi dayak buna: eşek sudan gelinceye kadar. kızın sakatlığı bu yüzden. sonra çocuğu doğuruyo. uzun zaman anlaşılmamış. ortaya çıkınca bi gece esrarı çekip takıyo herife bıçağı. çocuğu da alıp vın diyarbakıra, zagorun peşine. allahtan herif delikanlı çıkıyo da şikayet etmiyo. ben o ara istanbulda taksiden yolumu buluyorum. epey bi zaman böyle geçti. yine her gece rüyalarımda bu. zagorun diyarbakır cezaevinde olduğunu duymuştum o sıra. bi gece bi büyükle eve geldim. hepsini içtim. zurnayım tabi. bi ara gözümü açıp baktım: karlı dağlar geçiyo. bi daa açtım, başımda bi çocuk, kalk abi, diyarbakıra geldik diyo. baktım, sahiden diyarbakırdayım. bi soruşturma kale mahallesi vardır oranın, bi gecekonduda buldum, malımı bilmez miyim? görünce hiç şaşırmadı. hiç bişe demedik. o gece oturup düşündüm. oğlum bekir dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle, yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi. o gün bugün usul usul yürüyorum işte.
"Birden durup dururken icim ciz etti. Bir baktim gene ayni karin agrisi. Oyle ozlemisim ki seni. Donerken bir meyhane gordum, bir iceri girdigimi hatirliyorum bir de rakiya yumuldugumu. Arkasindan en az 4 cigaralik. Sonra bi gozumu actim karsidan karli daglar geciyor. Bir daha actim basimda bir cocuk 'Kalk abi' diyor, 'Kars'a geldik'. Otobusten indim yurumeye basladim. Dedim allahim neredeyim ben, burasi neresi? Sonra guc bela burayi buldum. Kapinin onunde durup dusundum. Dedim 'Bekir, bu kapi ahret kapisi, bu kopru sirat koprusu, bu sefer de gecersen bir daha geri donemezsin', 'iyi dusun' dedim, dusundum, dusunuyorum, ama olmadi, donemedim. Sonra 'bak oglum' dedim kendi kendime, 'yolu yok, cekeceksin. isyan etmenin faydasi yok, kaderin boyle. Yol belli, eg basini, usul usul yuru simdi'."
Masumiyet
-çocuk neden sakat abi?
-doğuştan doğuştan denmez aslında. hamileyken babasından ağır bi dayak yemiş.
-babası nerde?
-sinopta
-hapishanedeki? geçen gün uğur ablayı hapishaneye giderken gördüm
-sevgilisi
-onun için mi bu şehirdesiniz? ha?
-uzun hikaye karışık bu kaltakla aynı mahallede büyüdük. mevlanakapıda. babası zabıtaydı. alkolik hasta bi adamdı rahmetli, erkenden de gitti zaten. bu anasıyla yoksul, perişan bizim tuzumuz kuruydu, hacı babam yapmış bi şeyler. bi de zagor vardı. (burda müzik girer) bizim eski evin kiracısının oğlu. babası filimciydi yeşilçamda. cepçilik, arpacılık, her yol vardı itte. ama sevimli, yakışıklı oğlandı. bizimkine aşık etmiş kendini. ben efendi oğlanım, okul mokul takılıyorum o zamanlar. öylece büyüdük gittik işte. ne bok varsa? hep askerliği beklerdim. dört sene kaldı, üç sene kaldı sonunda o da geldi gittik. bizde de herkes bunu bekliyormuş; gelir gelmez yapıştılar yakama. ev düzüldü, kız bulundu, çeyiz falan filan nikahlandık. iki taksi bi dükkan verdi peder. dükkanda koltuk moltuk satardım. bi gün bu orospu çıkageldi. hiç unutmam, görür görmez cız etti içim. böyle basma bi etek dizine kadar, çorap yok, üstünde açık bi bluz, saçlar maçlar pırlanta anlayacağın. şunun bunun fiyatını sordu, dalga geçti benimle. kanıma girdi o gün. tabii taktım ben bunu kafaya. ertesi gün bi soruşturma dediklerine göre yemeyen kalmamış mahallede. ama asıl zagora kesikmiş. zagorda kaftiden içerde o sıra. bi gün, süslenmiş püslenmiş; zırt geçti dükkanın önünden. yazıldım peşine. tuhafiyeciye gitti, pastaneden çıktı; minibüs otobüs, geldik sağmalcılara; benim içimde bi sıkıntı. işi anladım tabii: zagoru ziyarete gidiyo. bi tuhaf oldum, piçi de kıskandım. uzatmayalım çaresiz evlendik ötekiyle. o ara zagor içerden çıktı. sonra bi duyduk; kaçmış bunnar. altı ay mı bi sene mi; kayıp. hep rüyalarıma girerdi orospu. o gün dükkana gelişini hiç unutamadım. benimkine bile dokunamaz oldum. sonra bi daha duyduk ki iki kişiyi deşmiş zagor: biri polis, ikisinin de gırtlağını kesmiş. karakolda beş gün beş gece işkence buna. arkadaşlarının öcünü alıyorlar. kaltağa da öyle önce öldü dediler zagora, sonra komalık. ankarada oluyor bunnar. bizimki bi gün çıkageldi mahalleye. zagor içerde, en iyisinden müebbet. bi sabah dükkana geldim, baktım bu oturuyo. önce tanıyamadım. anlayınca içim cız etti. cız etti de ne? tornaya değmiş gibi oldu. çökmüş, zayıflamış, bembeyaz bi surat ama bu sefer başka güzel orospu. oranın şarkıları gibi. kalktı böyle, dimdik konuşmaya başladı. dedi para lazım, çok para. zagora avukat tutacakmış. ilerde öderim dedi. esnafız ya bizde, nasıl? diye sormuş bulunduk. orospuluk yaparım dedi, istersen metresin olurum. içime bişey oturdu ağlamaya başladım, ama ne ağlamak! işte o gün bu günden beri bu orospuyla tam yirmi yıl geçti. uzatmayalım, zagora müebbet verdiler. ama rahat durmaz ki piç! ha birini şişledi, ha firara teşebbüs; o şehir senin bu şehir benim, cezaevlerini gezip duruyo. orospu da peşinden. sonunda dayanamadım: ben de onun peşinden önce dükkan gitti, ardından taksiler. karı terk etti, peder kapıları kapadı. yunus gibi aşk uğruna düştük yollara. iş bilmem, zanaat yok. bu durmuyo hiç. ilk yıllar ufak kahpeliklere başladı, sonra alıştı. gözünü yumup yatıyo milletin altına. gel dönelim diye çok yalvardım. evlenelim, pederi kandırırım, zagora bakarız: yok. kancık köpek gibi izini sürüyo itin. naptı buna annamadım. kaç defa dönüp gittim istanbula. yeminler ettim. doktorlar, hocalar kar etmedi. her seferinde yine peşinde buldum kendimi. bi keresinde döndüm, biriyle evlenmiş bu, hamile beni abisiyim diye yutturduk herife. nedense rahatladım, ohh dedim, kurtuluyorum. bu da akıllanmış görünüyo. yüzü gözü düzelmiş, çocuk diyo başka bişe demiyo. sinopta oluyo bunnar. ben de döndüm istanbula. doğumuna yakın, zagor bi isyana karışıyor gene. hemen paketleyip diyarbakır cezaevine postalıyorlar. çok geçmeden bizimki depreşiyo gene; o haliyle kalk git sen diyarbakıra, üç gün ortadan kaybol herif kafayı yiyo tabii. dönünce bi dayak buna: eşek sudan gelinceye kadar. kızın sakatlığı bu yüzden. sonra çocuğu doğuruyo. uzun zaman anlaşılmamış. ortaya çıkınca bi gece esrarı çekip takıyo herife bıçağı. çocuğu da alıp vın diyarbakıra, zagorun peşine. allahtan herif delikanlı çıkıyo da şikayet etmiyo. ben o ara istanbulda taksiden yolumu buluyorum. epey bi zaman böyle geçti. yine her gece rüyalarımda bu. zagorun diyarbakır cezaevinde olduğunu duymuştum o sıra. bi gece bi büyükle eve geldim. hepsini içtim. zurnayım tabi. bi ara gözümü açıp baktım: karlı dağlar geçiyo. bi daa açtım, başımda bi çocuk, kalk abi, diyarbakıra geldik diyo. baktım, sahiden diyarbakırdayım. bi soruşturma kale mahallesi vardır oranın, bi gecekonduda buldum, malımı bilmez miyim? görünce hiç şaşırmadı. hiç bişe demedik. o gece oturup düşündüm. oğlum bekir dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle, yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi. o gün bugün usul usul yürüyorum işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar