ateizm mutluluk getirir

öz itibariyle ateizm, insanların mutluluğu ile ilgilenen bir çalışma sahası değildir. tabiatıyla, ateizmle birlikte daha mutlu yarınlara, daha özgür toplumlara ulaşılabileceği şeklinde bir öndeyi, oldukça ucu açık öndeyi olacaktır. böylesi çıkarım, ayakları yere basan bir çıkarım olmamakla birlikte hayalcilere özgüdür.

zira, henüz ateizmin otoriter olduğu devlet yapılanmaları görmedik, bunlarla en azından birkaç asır yaşanılmalı ki, iyiye doğruya dair yorumumuz netleşsin.

ama şu denebilir; "dünya dinle yönetildiği süreçte hiçbir yere varamadı, sorunlar çözülemedi. bu nedenle ateizme bir şans verilmeli." buna ben de katılırım. asırlar boyu, gücünü dini erklere dayandıran şahlar, krallar, geldi geçti. hiçbiri yola din ve din adamlarını arkasına almadan çıkmak istemedi, çıkamadı.
dinin demir yumruk olarak indiği yüzyıllarda bile insanlığın geçiş evreleri, hali ortada.
hala gözyaşları var, hala ötekileştirme var. hala savaşlar sürüyor.
dinin var olma hedefi, bunları ortadan kaldıramasa da, minimize etmek. "din kötü, ondan oluyo bunlar" demiyorum tabii. sadece, din bunlara karşı aranan panzehir olamadı. binlerce yıldır dinlere dayalı yaşam artık bayıyor insanı.
bu nedenle, ateist paradigmaya sırtını yaslamış, dinlerin olmadığı ülke tasavvuruyla harekete geçecek devlet yapılanmaları neden olmasın?

bu durumu türkiye cumhuriyetinin siyasi kronlojisine benzetiyorum. 71 ve 01 seçim tarihleri dışında, tcde iktidara gelen kuvvet odakları 1950'den bu yana, hep sağ franksiyona sahipti. ülkenin bugunkü noktası, hedeflenin oldukça uzağında. şu hade, sol görüşlü bir yönetici oligarşiye neden şans tanınmasın. diğerinin onlarca yıldır gördük, denedik zaten.
© copyright 2005 - 2026