bugün
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya9
- engineer288
- türkiye şahlanıyor5
- hangi mbti tipisiniz4
- bez bebek nana ne yapıyor sorusu4
- hyundai i10 vs hyundai i203
- kaşarlı tost3
- en sevdiğiniz radyo kanalları3
- birader sorunsalı2
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar7
- idealist misiniz2
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği12
- bu devirde3
- evlenmek istememek ama yalnızlıktan da sıkılmak3
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba10
- eğer bugün gay değilsek atatürk sayesinde2
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi5
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi9
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı10
- evliya çelebi'nin hiç evlenmemesi6
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler9
- coskuyla sabunlanan pipi7
- ayda yılda bir gelip sözlüğe sallayıp giden tip3
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu4
- gece gece kokoreç gömmek9
- 31 aralık 20263
- bik bik 219
- nervio18
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- yanlışlıkla pasif olmak3
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- bu devirde evlenmek2
- 31 ekim 2026 bursaspor bandırmaspor maçı2
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı4
- engineer28'e bırak bu ayakları demek4
- kpss ön lisans 70 puan mealinin yorumu3
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- teomancalmasur23
- galatasaray ın 4 nala şampiyonluğa koşması3
- tarikat şeyhleri2
- anın görüntüsü18
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı12
- street fighter4
- israil de arapların seçim dengelerini değiştirmesi2
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması2
- kol saati8
- ne bikbikmiş beee4
- ücretsiz kargo sınırı için sepet şişirme2
- nick istemeyen adam ile engineer283
Türkiye ve Türklük için önemi basitçe soydaşlık bilinci veyahut da jeopolitik önemiyle sınırlı olmayan Türklüğün en önemli merkezlerinden biridir. Basitçe ve birkaç örnekle anlatalım.
19.yy'ın son çeyreği, Kırımlı bir aydın olan Gaspıralı ismail "Kadınlar ülkesi" isimli ütopyayı yazar. Eşi Şefika Gaspıralı tüm Türk dünyasındaki kadın hareketlerinde başı çekmektedir. Halbuki bugün Kırım'ı umursamayanları veyahut da Rusya'nın olması gerektiğini savunan yurdum insanlarının okumuşlarına "Kadınlar ülkesi" denince aklına Gaspıralı'nın yazdığından onlarca yıl sonra yazılmış, Şefika Gaspıralı'nın kadın hareketlerinden onlarca yıl sonra ortaya çıkmış Batılı birinin yazdığı ütopya akıllarına gelir
Kırım'da doğan bu aydınlık birkaç on yıl sonra Numan Çelebi Cihan önderliğinde kurulan Kırım Cumhuriyetiyle Kadınların Seçme ve seçilme hakkını almasıyla sonuçlanır. Malesef ki bu Cumhuriyet 1918 yılında Lenin tarafından yıkılır bu Cumhuriyetin önde gelen aydınları da şehit edilir.
ikinci Dünya savaşının öncesi, Stalin yönetimindeki sovyetler Kırım'a Şose (yol) yapımına başlar. Şose yapmadan yaptıkları ilk iş şantiyeye pencereleri olmayan taş duvarlı bir bina yapmaktır (Gürzuf yakınları). Bu binayı gören Kırımlı Türkler şaşkınlıkla bakakalır, "Penceresiz bina mı olur ki ?", "Nasıl bir binadır bu?" o Kırımlı Türk köylülerine Rus şehirlerini görmüş Türkler yanıt verir "Türme o bina Türme!", Türme demek hapishane demektir, Kırımlı Türkler hapishanenin ne olduğunu bile bilmez, akılları almaz "burada kim, neden tutsak edilir" diye sorarlar. Suçun ve suçlunun olmadığı bir toplumda çok gariplerine gider. Lakin birçoğu şosede köle gibi çalışmayı kabullenmedikleri için, Tarlalarını sürecekleri öküzleri şose için vermek istemediklerinden O "Türmeyi" boylar. Sonrasında ise daha yoğun bir şekilde gelen, her türlü işkenceyi çektikleri yıllar ve sürgün-soykırım.
Bütün bu sürgün, soykırım'a rağmen ikinci dünya savaşının en dehşetli taraflarına şahit olmuş Cengiz dağcı gibi yüreğindeki insan sevgisini kalemine yansıtan bir Romancı çıkartırlar içlerinden. Onun insan sevgisi her Kırımlı gibi o kadar yüksektir ki kendilerine işkencenin en büyüğünü yapan Ruslara bile "Onlar da insandı" der. Kırımlıda Cengiz Dağcıyla edebi hayatta vücut bulmuş insan sevgisi, insanlık ideali yıllar sonra Mandela'dan, Gandi'den aşağı kalır tarafı olmayan hatta birçok noktada onlardan üstün olan Abdülcemil Kırımoğluyla insan hakları mücadelesi olarak ortaya çıkar.
Bu zamana kadar yazdığım "aydınlık" da esasında doğrudan Türkiye'yi etkilemiştir ama daha somut ve yakın zamandaki Kırımlılarla bu aydınlığı daha fazla örnekleyelim. Rahmetli Şehit Necip Hablemitoğlu'nun memleketidir KIRIM, Türkiye cumhuriyetini her türlü güdümlü gericilikten ve bölücülükten, batıdan ve Rustan koruma yolunda Şehit olan Necip Hablemitoğlu'nun. Belki kimi hareketlerini sevmesek de varlığına memnun olduğumuz bilgisine imrendiğimiz büyük Saygı duyduğumuz ilber Ortaylı'nın memleketidir Kırım. ilber Hoca kadar populer bir figür olmasa da ilber Hoca'dan bile daha bilgili Halil inalcık hocamızın memleketidir.
Ve hepsinden, her şeyden daha önemlisi Kırım demek Türkçe demektir. Bugün Türkçemizin güzelliklerinden olabildiğince Arap-Fars etkisi olmadan yararlanabiliyorsak yani kendimiz olabilmemiz için özümüze sahip çıkabilmemiz için bir şansımız varsa Kırım'ın aydınları sayesindedir.
Esasında Kırım için binlerce sayfalık yazı yazılır da bu yazı bile kimilerine uzun gelmişken bu ortamda pek de lüzumu yok.
Bu yazdıklarım yüzündendir ki Kırım ne zaman Türk dünyasında olumlu etki yaratsa tepesine binen Rus zulmünü engellemek Türklüğün, Avrasya insanlarının, bütün Müslümanların gerekliliğidir. Çünkü Kırım olmasa bu coğrafyadaki güzelliklerin, ilerlemenin birçoğu olmazdı.
19.yy'ın son çeyreği, Kırımlı bir aydın olan Gaspıralı ismail "Kadınlar ülkesi" isimli ütopyayı yazar. Eşi Şefika Gaspıralı tüm Türk dünyasındaki kadın hareketlerinde başı çekmektedir. Halbuki bugün Kırım'ı umursamayanları veyahut da Rusya'nın olması gerektiğini savunan yurdum insanlarının okumuşlarına "Kadınlar ülkesi" denince aklına Gaspıralı'nın yazdığından onlarca yıl sonra yazılmış, Şefika Gaspıralı'nın kadın hareketlerinden onlarca yıl sonra ortaya çıkmış Batılı birinin yazdığı ütopya akıllarına gelir
Kırım'da doğan bu aydınlık birkaç on yıl sonra Numan Çelebi Cihan önderliğinde kurulan Kırım Cumhuriyetiyle Kadınların Seçme ve seçilme hakkını almasıyla sonuçlanır. Malesef ki bu Cumhuriyet 1918 yılında Lenin tarafından yıkılır bu Cumhuriyetin önde gelen aydınları da şehit edilir.
ikinci Dünya savaşının öncesi, Stalin yönetimindeki sovyetler Kırım'a Şose (yol) yapımına başlar. Şose yapmadan yaptıkları ilk iş şantiyeye pencereleri olmayan taş duvarlı bir bina yapmaktır (Gürzuf yakınları). Bu binayı gören Kırımlı Türkler şaşkınlıkla bakakalır, "Penceresiz bina mı olur ki ?", "Nasıl bir binadır bu?" o Kırımlı Türk köylülerine Rus şehirlerini görmüş Türkler yanıt verir "Türme o bina Türme!", Türme demek hapishane demektir, Kırımlı Türkler hapishanenin ne olduğunu bile bilmez, akılları almaz "burada kim, neden tutsak edilir" diye sorarlar. Suçun ve suçlunun olmadığı bir toplumda çok gariplerine gider. Lakin birçoğu şosede köle gibi çalışmayı kabullenmedikleri için, Tarlalarını sürecekleri öküzleri şose için vermek istemediklerinden O "Türmeyi" boylar. Sonrasında ise daha yoğun bir şekilde gelen, her türlü işkenceyi çektikleri yıllar ve sürgün-soykırım.
Bütün bu sürgün, soykırım'a rağmen ikinci dünya savaşının en dehşetli taraflarına şahit olmuş Cengiz dağcı gibi yüreğindeki insan sevgisini kalemine yansıtan bir Romancı çıkartırlar içlerinden. Onun insan sevgisi her Kırımlı gibi o kadar yüksektir ki kendilerine işkencenin en büyüğünü yapan Ruslara bile "Onlar da insandı" der. Kırımlıda Cengiz Dağcıyla edebi hayatta vücut bulmuş insan sevgisi, insanlık ideali yıllar sonra Mandela'dan, Gandi'den aşağı kalır tarafı olmayan hatta birçok noktada onlardan üstün olan Abdülcemil Kırımoğluyla insan hakları mücadelesi olarak ortaya çıkar.
Bu zamana kadar yazdığım "aydınlık" da esasında doğrudan Türkiye'yi etkilemiştir ama daha somut ve yakın zamandaki Kırımlılarla bu aydınlığı daha fazla örnekleyelim. Rahmetli Şehit Necip Hablemitoğlu'nun memleketidir KIRIM, Türkiye cumhuriyetini her türlü güdümlü gericilikten ve bölücülükten, batıdan ve Rustan koruma yolunda Şehit olan Necip Hablemitoğlu'nun. Belki kimi hareketlerini sevmesek de varlığına memnun olduğumuz bilgisine imrendiğimiz büyük Saygı duyduğumuz ilber Ortaylı'nın memleketidir Kırım. ilber Hoca kadar populer bir figür olmasa da ilber Hoca'dan bile daha bilgili Halil inalcık hocamızın memleketidir.
Ve hepsinden, her şeyden daha önemlisi Kırım demek Türkçe demektir. Bugün Türkçemizin güzelliklerinden olabildiğince Arap-Fars etkisi olmadan yararlanabiliyorsak yani kendimiz olabilmemiz için özümüze sahip çıkabilmemiz için bir şansımız varsa Kırım'ın aydınları sayesindedir.
Esasında Kırım için binlerce sayfalık yazı yazılır da bu yazı bile kimilerine uzun gelmişken bu ortamda pek de lüzumu yok.
Bu yazdıklarım yüzündendir ki Kırım ne zaman Türk dünyasında olumlu etki yaratsa tepesine binen Rus zulmünü engellemek Türklüğün, Avrasya insanlarının, bütün Müslümanların gerekliliğidir. Çünkü Kırım olmasa bu coğrafyadaki güzelliklerin, ilerlemenin birçoğu olmazdı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar