terkib i bend

terkib-i bendin devamı:

viii
her şahsı harîm-i hakk'a mahrem mi sanırsın
her tâc giyen çulsuzu edhem mi sanırsın

dehri araşan binde bir âdem bulamazsın
adem görünen harlan âdem mi sanırsın

çok mukbili gördüm ki güler içi kan ağlar
handan görünen herkesi hurrem mi sanırsın

bil illeti kıl sonra müdâvâta tasaddî
her merhemi her yareye merhem mi sanırsın

kibre ne sebeb yoksa vezirim deyu gerçek
sen kendini düstûr-ı mükerrem mi sanırsın

ey müftehir-i devlet-i yek-rûze-i dünya
dünya sana mahsûs u müsellem mi sanırsın

hâlî ne zaman kaldı cihan ehl-i tama'dan
sen zâtını bu âleme elzem mi sanırsın

en ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun
sen herkesi kör âlemi sersem mi sanırsın

bir gün gelecek sen de perîşan olacaksın
ey gonca bu cem'iyyeti her-dem mi sanırsın

nâmerd olayım çarha eğer minnet edersem
çevrinle senin ben keder etsem mi sanırsın

allah'a tevekkül edenin yaveri hak'tır
nâşâd gönül bir gün olur şâd olacaktır.

ix
pek rengine aldanma felekeski felektir
zîrâ feleğin meşreb-i nâsâzı dönektir

yâ bister-i kemhada ya vîrânede can ver
çün bây ü gedâ hâke beraber girecektir

allah'a sığın sahs-ı halimin gazabından
zîrâ yumuşak huylu atın çiftesi pektir

yaktı nice canlar o nezaketle tebessüm
şirin dahi kasd etmesi cana gülerektir

bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma
zer-dûz palan vursan eşek yine eşektir

bed-mâye olan anlaşılır metiis-i meyde
işret güher-i âdemi temyize mihektir

nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir
tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir

nadanlar eder sohbet-i nadanla telezzüz
dîvânelerin hem-demi dîvâne gerektir

afv ile mübeşşer midir ashâb-ı merâtib
kânûn-ı ceza âcize mi has demektir

milyonlaçalanmesned-iizzetteser-efrâz
bir kaç kuruşu mürtekibin câyı kürektir

iman ile din akçadır erbâb-ı gınada
nâmûs u hamiyyet sözü kaldı fukarada

x
ikbâl için ahbabı siâyet yeni çıktı
bilmez idik evvel bu dirayet yeni çıktı

sirkat çoğalıp lafz-ı sadâkat modalandı
nâmûs tamam oldu hamiyyet yeni çıktı

düşmanlara ahbabını zemm oldu zerafet
dildârdan agyâra şikâyet yeni çıktı

sâdıkları tahkîr ile red kaide oldu
hırsızlara ikram u inayet yeni çıktı

hak söyleyen evvel dahi menfur idi gerçi
hâinlere amma ki riâyet yeni çıktı

aciz olanın ketm olunur hakk-ı sarîhi
mahmîleri her yerde himâyet yeni çıktı

isnâd-ı ta'assub olunur merd-i gayura
dinsizlere tevcih-i reviyyet yeni çıktı

islâm imiş devlete pâ-bend-i terakki
evvel yoğ idi işbu rivayet yeni çıktı

milliyyeti nisyan ederek her işimizde
efkâr-ı frenge tebaiyyet yeni çıktı

eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık
zîrâ ki ziyan ortada bilmem ne kazandık

xi
zahirde görüp bizleri sanma ukalâyız
biz bir sürü âkil sıfatında budalayız

akil denilir mi bize kim hâli bilirken
dildâde-i âlâyiş-i nîreng-i hevâyız

yârân-ı vatandan bizi özler bulunursa
düştük sefer-i gurbete muhtâc-ı duayız

terkîb-i acîbiz iki hâsiyyetimiz var
ahbabımızın devletiyiz hasına belâyız

küncîde durur hırkamız altında künûzât
dervişleriz gerçi nazarda fukarayız

ukbâya yarar bir işimiz yok ise bârî
azâde-dil-i şâibe-i zerk ü riyayız

devletlülere bizleri tahkir düşer mi
biz âciz isek de yine mahlûk-ı hüdâyız

bir âfet-i hunhara esîr oldu gönül kim
her nâzına her lâhzada bin kerre fedayız

hatırda durur sohbetinin lezzeti hâlâ
gerçi o şereften nice yıldır ki cüdayız

her çevrine razılarız ey şâh-ı melâhat
bizler ki kuluz mu'tasım-ı bâb-ı rızâyız

ister bize lutf eyle diler bizden ırağol
dünyada heman sen şeref ü şân ile sağ ol

xii
her millet için bir düzüye adlini âm et
fikr-i gazab-ı hazret-i mabûd-ı enam et

bevvâl-i çeh-i zemzemi la'netle anar halk
sen kabe gibi kendini hürmetle benâm et

incinmemek istersen eğer mülk-i fenada
bir kimseyi incitmemeğe hasr-ı meram et

bir yerde ki yok nağmeni takdir edecek gûş
tazyi'-i nefes eyleme tebdîl-i makam et

avret gibi mağlûb-ı hevâ olma er ol er
nefsin seni râm etmeye sen nefsini râm et

mânend-işecernâbit olur sabit olanlar
her kangı işin ehli isen anda devam et

noksanını bil bir işe ya başlama evvel
yâ başladığın kâr-ı pezîrâ-yı hitâm et

uğrarsa saba râhın eğer semt-i irak'a
bağdad iline doğru dahi azm ü hıram et

merdân-ı suhendânı ziyaret edip andan
adâb ile git ravza-i rûhî'ye selâm et

tahsinini arz eyleyip evvelce ziyâ'nın
bu beyti huzurunda oku hatm-i kelâm et

meydân-ı suhende yoğ iken sen gibi bir er
bir şâir-i rûm oldu sana şimdi beraber
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026