bugün
- zengin olsanız ne yapardınız7
- seninle şöyle böyle olabilirdik4
- türkiye'nin ekonomide şahlanışa geçmesi6
- şeriat haklıya hakkını vermektir6
- ilk buluşmada hesabı kim öder4
- 32 yaşına girmek9
- rte'nin fethettiği topraklar5
- norveçte bok olsam9
- örtünmek te açık gezmek te yasak olmamalı4
- 23 temmuz 2026 bahçeli'nin yeni parti açıklaması6
- lozanın gizli maddeleri4
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- kurgusal karaktere aşık olmak3
- kul hakkı yemeyi ilke edinmiş şakirt4
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- evden çıkınca acıkan insan4
- ya evlenelim ya da ben ayrılmak istiyorum3
- chp'nin kemalizm den kopuş süreci4
- yahudi şeriatından islam'ın nihai sentezine2
- aşırı zayıf erkek4
- almanya da üniversitelerde türkçe öğretilsin2
- nervionun merak ettiği yazar19
- kadınların penisi olduğu gerçeği6
- yazarları mutlu edebilecek küçük şeyler7
- manifest çocukların ahlakını bozuyor safsatası6
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- ciguli vs velvet10
- bugün açılacağım sözlük kızı12
- ikizler burcu erkeği3
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- erkeklerin zeki kadın sevmemesi9
- pandemi sonrası hayat3
- yalnizca deli yalnizca sair21
- sözlükte en çok güldüğünüz yazarlar9
- kürtler 5 yıl icerisinde türkiye yi ele gecirirler13
- mehdi arşiv olarak mı inecek exe olarak mı3
- 25 temmuz türkiye çin voleybol maçı2
- odtü mezuniyetinde açılan hanımcı pankartlar2
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım15
- yakışıklı bir erkeğin yalnız olmasının nedenleri8
- arkadaşlar bakar mısınız21
- katatespizartmasi17
- kızlar teklif ediyor efsanesi gerçek oluyor5
- atatürkün bilimden en uzak sözü8
- sevgilinin giyimine karışmak9
- selamın aleyküm desem kaç kişi aleyküm selam der11
- bu sözlükte beni herkes tanır9
- herşeyi boşverip guru olmak3
- icq2
- doğum haritası5
can kılcıoğlu 'nın kısa filmlerinden sonra kotardığı yer yer dokunaklı yer yer eğlenceli izlenmeyi hak eden ilk uzun metrajlı yapıtı.
--spoiler--
film ali sinan 'ın yani kısaca alis'in etrafında gelişen bir hikaye. alis, 15 yıl kadar babasının yanında koltukçuluk yapmış fakat artık kendi ayakları üzerinde durup başka bir iş yapmak istiyor. babası da bunu kabul etmeyip rest çekiyor. alis'te bir nebze sen kovmadan ben gideyim mantığıyla hareket edip evi terkediyor. yalnız bu terkedişte alis'e eşlik eden bir ford taunus dışında hiçbir şey yok. bir de zaman içinde karnaval eşlik ediyor ona. karnaval, 2000 dolara yani hemen hemen 3800 liraya satılması gereken bir halı yıkama makinesi. bunu da geceleri yattığı arabada okuduğu gazetedeki iş ilanlarından buluyor. kendi ifadesiyle pazarlamacılık yapmıyor, satış temsilciliği / müşteri temsilciliği yapıyor. zaten fazlasıyla utangaç, kendi halinde, iç dünyasında gelgitler yaşayan, umutlu ama geleceğe dair hayalleri belli belirsiz olan birisi alis. izmir'de yaşamaktan mutlu, biber dolmasını sevmiyor ki bence hata ediyor. annesinin onun bu tutukluluğu içinde arayı bulma çabalarını arabaya getirdiği yemeklerden ve sen bu halinle evlenemezsin ama bizim bir komşu kızı var seni merak ediyor onunla bir buluşsan neler olmaz tavırlarında görebiliyoruz. ilk buluşmaya çok geç kalarak teşrif etse dahi, aklı o motosikletli kız da kalmış bir kere. demet, hayata dair daha yırtık, güzel pastalar yapıyor ve ailesine özellikle de babasının rahatsızlığında yardımcı olma çabası içinde. yeri geliyor izmir'de sıkışmış olduğunu ifadeliyor, bir istanbul'a kaçabilsem şu sıkışmışlıktan kurtulabilsem derken alis'in sen zaman gelir istanbul'u da beğenmezsin onunla da yetinemezsin söylemini işitiyor. alis kafayı demet'e takıyor bir kere. duygusal bağ kurup birlikteliğini perçinlediği yanından bir saniye bile ayırmadığı karnaval'ı dahi unutabiliyor bu uğurda. zaten o annesinin zoruyla teşrif ettiği buluşmada da karnaval'la beraber tüyüyor. neyse tatlı finish'i izlememişleri düşünerek yazmayacağım. ama şu var son derece leziz bir o kadar iddiasız bir ilk film karnaval.
--spoiler--
alis'in, demet'in işsel, sevgisel, kentsel daha geniş tabirle hayatsal sıkışmışlığı izleyiciyi içine çekiyor ve yeri geliyor güldürüyor yeri geliyor dokunaklı bir hal alıyor.
serdar orçin 'in harikulade oyunculuğuna tülin özen 'in eh işte oyunculuğuyla katkıda bulunduğunu belirteyim.
edit: bir de ufaklığın bokunun yemekte gezdirildiği bir sahne var ki kendi toplumumuzun yapısını düşününce ütopik diyemiyorum belki abartılmış, ama bir yandan da sahici. dikkat çekici, bir masa karesi.
10 üzerinden 7,5. * *
--spoiler--
film ali sinan 'ın yani kısaca alis'in etrafında gelişen bir hikaye. alis, 15 yıl kadar babasının yanında koltukçuluk yapmış fakat artık kendi ayakları üzerinde durup başka bir iş yapmak istiyor. babası da bunu kabul etmeyip rest çekiyor. alis'te bir nebze sen kovmadan ben gideyim mantığıyla hareket edip evi terkediyor. yalnız bu terkedişte alis'e eşlik eden bir ford taunus dışında hiçbir şey yok. bir de zaman içinde karnaval eşlik ediyor ona. karnaval, 2000 dolara yani hemen hemen 3800 liraya satılması gereken bir halı yıkama makinesi. bunu da geceleri yattığı arabada okuduğu gazetedeki iş ilanlarından buluyor. kendi ifadesiyle pazarlamacılık yapmıyor, satış temsilciliği / müşteri temsilciliği yapıyor. zaten fazlasıyla utangaç, kendi halinde, iç dünyasında gelgitler yaşayan, umutlu ama geleceğe dair hayalleri belli belirsiz olan birisi alis. izmir'de yaşamaktan mutlu, biber dolmasını sevmiyor ki bence hata ediyor. annesinin onun bu tutukluluğu içinde arayı bulma çabalarını arabaya getirdiği yemeklerden ve sen bu halinle evlenemezsin ama bizim bir komşu kızı var seni merak ediyor onunla bir buluşsan neler olmaz tavırlarında görebiliyoruz. ilk buluşmaya çok geç kalarak teşrif etse dahi, aklı o motosikletli kız da kalmış bir kere. demet, hayata dair daha yırtık, güzel pastalar yapıyor ve ailesine özellikle de babasının rahatsızlığında yardımcı olma çabası içinde. yeri geliyor izmir'de sıkışmış olduğunu ifadeliyor, bir istanbul'a kaçabilsem şu sıkışmışlıktan kurtulabilsem derken alis'in sen zaman gelir istanbul'u da beğenmezsin onunla da yetinemezsin söylemini işitiyor. alis kafayı demet'e takıyor bir kere. duygusal bağ kurup birlikteliğini perçinlediği yanından bir saniye bile ayırmadığı karnaval'ı dahi unutabiliyor bu uğurda. zaten o annesinin zoruyla teşrif ettiği buluşmada da karnaval'la beraber tüyüyor. neyse tatlı finish'i izlememişleri düşünerek yazmayacağım. ama şu var son derece leziz bir o kadar iddiasız bir ilk film karnaval.
--spoiler--
alis'in, demet'in işsel, sevgisel, kentsel daha geniş tabirle hayatsal sıkışmışlığı izleyiciyi içine çekiyor ve yeri geliyor güldürüyor yeri geliyor dokunaklı bir hal alıyor.
serdar orçin 'in harikulade oyunculuğuna tülin özen 'in eh işte oyunculuğuyla katkıda bulunduğunu belirteyim.
edit: bir de ufaklığın bokunun yemekte gezdirildiği bir sahne var ki kendi toplumumuzun yapısını düşününce ütopik diyemiyorum belki abartılmış, ama bir yandan da sahici. dikkat çekici, bir masa karesi.
10 üzerinden 7,5. * *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar