bugün

beşiktaş

gönülden taraftarı olduğum futbol klubüdür. fakat bu aralar yönetimin izlediği politika insanı gerçekten kanser eder.

şimdi şöyle ki; fikret orman ilk geldiğinde feda dedi, feda dedik. eminim her beşiktaş taraftarı olabildiğinde destek olmuştur o sıralar klubüne. bazıları tarafından ne kadar eleştirilse de bence güzel ve realist bir olaydı 'feda'. ben o sıra fikret orman'ı takdir ettim.

stad falan hep bunlar güzel şeyler.

yeni sezona yönelik bir kaç değişiklik yapıldı. önder özen futbol direktörlüğüne getirildi. bütün transfer yetkileri ona verildi. fikir harika.

neyse,

yeni sezon başladı. başlarda herşey çok güzel gidiyor. yönetim 'artık feda değil, sefa zamanı' muhabbettini almış diline, biz taraftarlar zaten 4 köşe o sıralar. mutluyuz yani. 5-6 maç sonra bir anda takım tökezlemeye başladı. tökezleme o tökezleme ama. ilk maçlardaki performansından, yırtıcı futbolundan eser yok. ben bunun sebebini takımda bulunan gençlere (ve tabi kilit rol oynayan fernandese) bağlıyorum. hücum yönünde bu kadar gençlerden kurulan bir takımdan istikrar beklemek malesef hayalcilik olur. bunların arkasına o takımı sırtlayacak, liderlik yapacak birinin mutlaka olması gerekiyor. sanırım fernandes'i bu konum için düşündüler fakat malesef fernandes'in performansı ortada.

iyi yada kötü bir şekilde kapattık ilk yarıyı. geldik transfer dönemine. teknik direktör diyor: bana bir stoper, bir orta saha oyuncusu lazım.

transfer listesinde 50 tane isim var. transferden sorumlu kişi önder özen. ronaldinho dediler. önder özen hariç herkes görüştü bu ronaldinhoyla. yok ahmet nur çebiymiş, yok ahmet kavalcıymış... ama önder özen transferden sorumlu tek adam ha (!). ellerine yüzlerine bulaştırıp rezil ettiler bizi. stopere lescott dediler yine önder özen hariç herkes lescott temasında. muhtemelen o da olmayacak. lodeiro dediler, ulan borsaya bile bildirdiler. yine önder özen'in alakası yok. onu da beceremediler.

ben önder özen'e kesinlikle suç bulmuyorum eminim bu saydığım transfer girişimleri bir başkasının (ahmet nur çebi, ahmet kavalcı vb.) başının altından çıkıyordur. önder özenin yaptığı transferlerin başarısı ortada.
eminim dedikleri gibi transfer işlerini komple önder özene bırakmış olsaydılar devre sonrası bambaşka bi beşiktaş görürdük sahada. ama yok kişisel reklam yapmak için saçma sapan işler yapmaya devam.

hala ronaldinho dedikçe sinirlerim zıplıyor bak.

sonra başkan çıkmış diyor 'kulup içi mali dengeler' bilmem ne 'transfer yapmayabiliriz'. ulan hani sefa zamanıydı. nerde bu stada transfer olan vodafone'un milyon dolarları. sen şampiyonlar ligine gidemezsen nasıl düzelsin bu kulup içi mali dengeler a be başkanım.

ben kesinlikle biliç'e suç bulmuyorum. adamın istediğini vermezseniz adamın elindekilerle ancak bu kadarı olur.

saygılar.

edit: ahmet kavalcı yerine ibrahim altınsay yazmışım. altınsay beni andı. *
© copyright 2005 - 2026