bugün
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı10
- kolye142
- bik bik'in kraliçe olması11
- sarı tekerin yazar olamaması9
- peynir dolgulu jalapeno5
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- fransa9
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi6
- hacker saldırısı gazileri8
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur2
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- cep telefonu22
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- nokia20
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- semih kılıçsoy4
- usualsuspectsin mod olması6
- türkiye20
- zall'ın makara yapması6
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- usualsuspects'in ayağı4
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- azerbaycan5
- tır şoförü olmayı istemek14
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- yılmaz erdoğan2
- almanya11
- araba3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- meltem hendem2
- antalya2
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- kuzey kıbrıs ta öğrenci olmak2
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- esaretin bedeli5
- konya denilince akla gelenler7
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- fon vurgunu24
- bilim3
neden koliva sorusuna albümlerinde aşağıdaki gibi cevap vermiş grup.
dedemin ''koliva beklemek'' söylemiyle başlarda neyi kastettiğini anlamamıştım. bu koliva nedir? neyin nesidir? diye sordum bir gün. koliva bizim oralarda dört ayak üzerine inşa edilmiş küçük avcı barınağı anlamına gelirmiş. peki bunu beklemek de neyin nesi? dört ayak üzerindeki bu yapı bir yerlere kaçmasın diye miydi bu bekleyiş? anlayamadım... meğer bunun da bir anlamı varmış bulutların ülkesinde. eskiden dedelerimiz o sene içerisinde emek vermiş oldukları ekinler (fındıklar, mısırlar, fasülyeler, lahanalar) ziyan olmasın diye her akşam köyün gençleri olarak nöbet tutmak için kolivada toplanır ve geceden sabaha kadar orada beklerlermiş.
dedem bir gün: ''-bak torun! bizler eskiden beri ekinlerimiz ziyan olmasın, domuzlar, kuşlar, yabani hayvanlar onlara zarar vermesin diye tarlaların başında ufak bir barınak yapar bekleriz. bir gün biz bu diyardan gittiğimizde yerimize bostan korkulukları veya teknolojik aletler koymayın. koliva beklemek dedelerimizden kalma bir gelenektir deyip kısa bir süreliğine dahi olsa bu geleneğin ruhunu yaşayıp sizden sonrakilerin de bunu yaşaması için özen gösterin. unutmayın ve unutturmayın! bu bile kafidir'' dedi.
bu sözler karşısında daha ne söylenebilirdi ki? basit gibi görünen fakat arkasında büyük özverilerin ve hikayelerin yer aldığı bir geleneğin kaybolmasını istemeyen ''kültür bekçisi'' bir adam vardı karşımda. bunu hiç yaşamayan birisi için belki de anlamsız gelebilecek bir geleneğin, dedem için bu kadar önemli olmasının tek bir nedeni vardı; nice yaşanmışlıklar, mücadeleler ve zenginliklerle dolu bu değerli kültür unutulmasın ve yok olmasın.
biz koliva'mızı inşa ettik ve bekliyoruz dede! unutmayacağız ve unutturmayacağız...
söz konusu dedenin harika şarkısı ise;
http://www.youtube.com/watch?v=6RxlCX_ay00
dedemin ''koliva beklemek'' söylemiyle başlarda neyi kastettiğini anlamamıştım. bu koliva nedir? neyin nesidir? diye sordum bir gün. koliva bizim oralarda dört ayak üzerine inşa edilmiş küçük avcı barınağı anlamına gelirmiş. peki bunu beklemek de neyin nesi? dört ayak üzerindeki bu yapı bir yerlere kaçmasın diye miydi bu bekleyiş? anlayamadım... meğer bunun da bir anlamı varmış bulutların ülkesinde. eskiden dedelerimiz o sene içerisinde emek vermiş oldukları ekinler (fındıklar, mısırlar, fasülyeler, lahanalar) ziyan olmasın diye her akşam köyün gençleri olarak nöbet tutmak için kolivada toplanır ve geceden sabaha kadar orada beklerlermiş.
dedem bir gün: ''-bak torun! bizler eskiden beri ekinlerimiz ziyan olmasın, domuzlar, kuşlar, yabani hayvanlar onlara zarar vermesin diye tarlaların başında ufak bir barınak yapar bekleriz. bir gün biz bu diyardan gittiğimizde yerimize bostan korkulukları veya teknolojik aletler koymayın. koliva beklemek dedelerimizden kalma bir gelenektir deyip kısa bir süreliğine dahi olsa bu geleneğin ruhunu yaşayıp sizden sonrakilerin de bunu yaşaması için özen gösterin. unutmayın ve unutturmayın! bu bile kafidir'' dedi.
bu sözler karşısında daha ne söylenebilirdi ki? basit gibi görünen fakat arkasında büyük özverilerin ve hikayelerin yer aldığı bir geleneğin kaybolmasını istemeyen ''kültür bekçisi'' bir adam vardı karşımda. bunu hiç yaşamayan birisi için belki de anlamsız gelebilecek bir geleneğin, dedem için bu kadar önemli olmasının tek bir nedeni vardı; nice yaşanmışlıklar, mücadeleler ve zenginliklerle dolu bu değerli kültür unutulmasın ve yok olmasın.
biz koliva'mızı inşa ettik ve bekliyoruz dede! unutmayacağız ve unutturmayacağız...
söz konusu dedenin harika şarkısı ise;
http://www.youtube.com/watch?v=6RxlCX_ay00
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar