bugün
- kolye58
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı19
- evi ev yapan şeyler12
- sözlük bitmiş arkadaşlar4
- anadolu çomarları7
- ankara5
- bileklik19
- jeffrey epstein5
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- galatasaray19
- sarı teker kim sorunsalı4
- beşiktaş17
- kedi9
- kadınların çalışması3
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı6
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- gül3
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- fenerbahçe16
- çalışmak isteyen bağyan kişilik2
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- kim kimi neden sevmiyor14
- çiçek taksi2
- yogartiksen40
- tır şoförü olmayı istemek12
- benim de devletim olsun diyen kürt11
- gençlerbirliği 0 galatasaray 14
- ataerkillikten tiksinmek2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- türkiye17
- saat4
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- timsah7
- zebra4
- papağan4
- 6 ayda bir yıkanmak5
- beko2
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- ona bir şey söyle7
- irfan can eğribayat2
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- her şeye neden diye sormanın yan etkileri3
- azerilerce tokatlanan akpli8
- queen ravenna büyücülük okulu20
- nervio adlı yazara uyarı11
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
pekakalı köpeklerin şehit ettiği ülkücü abimiz cengiz akyıldız'ın şiiridir. geçen kasım ayında facebook'ta paylaşmış...
cenazeme bekliyorum sizleri.
biliyorum; hiç beklemiyordunuz bu daveti.
birden geliverdi değil mi..
"daha dün konuşmuştuk ama.." diyorsun....
"ama nasıl olur!"lar çekip çekiştiriyor iki yakanı...
"hiç beklenmedik bir ölüm!" bu, değil mi?...(halbuki her an yanımızda)
"vakitsiz"
"erken!"
"sürpriz!"
işinize ara vereceksin bugün...
neşenizi kaçırdım biliyorum.
nocaman bir pürüz gibi duruverdim karşınızda..
hızını kestim hayatının.
dahası, üzerine alındınız.
ölüm bize de yaklaşırmış dediniz..
ölmesi kanıksanmış, öleceği gelmiş bir yaştayız artık.
ölmüş olmasına şaşırılmayan bir adamım.
bir baksana, ne değişti ki dünyada, ben eksildim diye...!
boğaz köprüsü'nde trafik akıyor hâlâ.
ben öldüm diye şeritleri eksilmedi ya yolların.
ben öldüm bu defa...
hayret, şimdiye kadar hep başkalarıydı ölen...
gitsem de gitmesen de farketmez bir cenaze olurdu camilerden birinin avlusunda.
belki bir kalabalık çıkagelirdi önüme...
"ölen biri çıkar bu şehirde her gün!" diye kanıksadığım
adını bile sormaya zahmet etmediğin.
eksilenin kim olduğuna aldırış etmediğin.
gitti diye üzülmediğin birinin cenazesi işte.....
aynı manzara, aynı tabut, aynı üzgün yüzler...
aynı güneş gözlükleri.
sıradan bir cenaze yani.
ama bu cenazeye mutlaka gitmeliyim.
seni bilmem ama beni bekliyorlar....
ayıp olur, çok ayıp...
davetlilerin yüzüne bakamam sonra.
dediği gibi şairin, bir musallalık saltanatım bu benim.
başroldeyim.
toprağa konulacak adam rolü benim....
ardından ağlanılacak adamı ben oynayacağım....
hiç itirazsız karanlığa uzanmak bana düştü bu defa.
üzerine toprak atılan adamı..
bir toprak yığının altında yüzü erimeye terkedilen adamı..
hüzünlerin müsebbibi olacak adamı.
ayakkabısının kendisini bekleyeceği adamı.
elbiseleri evden çıkarılacak adamı.
yatağı boş kalacak adamı.
akşam eve dönmeyecek adamı.
şehit kabirleri bekleyecek adamı..
eve dönmesi beklenmeyecek adamı.
sofrada yeri boş duracak adamı.
adı telefon rehberinden silinecek adamı.(cengiz akyıldız)
şehrin dudaklarından yarım ağız çıkmış bir hece gibi önemsizleşecek adamı.
sevinçlerin ortasına en fazla bir hıçkırık gibi sokulsa bile hatıranın evinden hemen kapı dışarı edilecek adamı
resmine bakıp bakıp da ağlanacak adamı belki.
"adı neydi.... hani.... şunu yapardı ya!" diye yokluğu normal bilinecek (unutmak ihanettir) diyen adamı...
soluk bir resimde mahzun bir tebessümün ardında aşklarını saklayan, susturan adamı.
ben oynuyorum bugün...
sahnedeyim.
cenazeme bekliyorum sizleri.
biliyorum; hiç beklemiyordunuz bu daveti.
birden geliverdi değil mi..
"daha dün konuşmuştuk ama.." diyorsun....
"ama nasıl olur!"lar çekip çekiştiriyor iki yakanı...
"hiç beklenmedik bir ölüm!" bu, değil mi?...(halbuki her an yanımızda)
"vakitsiz"
"erken!"
"sürpriz!"
işinize ara vereceksin bugün...
neşenizi kaçırdım biliyorum.
nocaman bir pürüz gibi duruverdim karşınızda..
hızını kestim hayatının.
dahası, üzerine alındınız.
ölüm bize de yaklaşırmış dediniz..
ölmesi kanıksanmış, öleceği gelmiş bir yaştayız artık.
ölmüş olmasına şaşırılmayan bir adamım.
bir baksana, ne değişti ki dünyada, ben eksildim diye...!
boğaz köprüsü'nde trafik akıyor hâlâ.
ben öldüm diye şeritleri eksilmedi ya yolların.
ben öldüm bu defa...
hayret, şimdiye kadar hep başkalarıydı ölen...
gitsem de gitmesen de farketmez bir cenaze olurdu camilerden birinin avlusunda.
belki bir kalabalık çıkagelirdi önüme...
"ölen biri çıkar bu şehirde her gün!" diye kanıksadığım
adını bile sormaya zahmet etmediğin.
eksilenin kim olduğuna aldırış etmediğin.
gitti diye üzülmediğin birinin cenazesi işte.....
aynı manzara, aynı tabut, aynı üzgün yüzler...
aynı güneş gözlükleri.
sıradan bir cenaze yani.
ama bu cenazeye mutlaka gitmeliyim.
seni bilmem ama beni bekliyorlar....
ayıp olur, çok ayıp...
davetlilerin yüzüne bakamam sonra.
dediği gibi şairin, bir musallalık saltanatım bu benim.
başroldeyim.
toprağa konulacak adam rolü benim....
ardından ağlanılacak adamı ben oynayacağım....
hiç itirazsız karanlığa uzanmak bana düştü bu defa.
üzerine toprak atılan adamı..
bir toprak yığının altında yüzü erimeye terkedilen adamı..
hüzünlerin müsebbibi olacak adamı.
ayakkabısının kendisini bekleyeceği adamı.
elbiseleri evden çıkarılacak adamı.
yatağı boş kalacak adamı.
akşam eve dönmeyecek adamı.
şehit kabirleri bekleyecek adamı..
eve dönmesi beklenmeyecek adamı.
sofrada yeri boş duracak adamı.
adı telefon rehberinden silinecek adamı.(cengiz akyıldız)
şehrin dudaklarından yarım ağız çıkmış bir hece gibi önemsizleşecek adamı.
sevinçlerin ortasına en fazla bir hıçkırık gibi sokulsa bile hatıranın evinden hemen kapı dışarı edilecek adamı
resmine bakıp bakıp da ağlanacak adamı belki.
"adı neydi.... hani.... şunu yapardı ya!" diye yokluğu normal bilinecek (unutmak ihanettir) diyen adamı...
soluk bir resimde mahzun bir tebessümün ardında aşklarını saklayan, susturan adamı.
ben oynuyorum bugün...
sahnedeyim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar