bugün
- naber lan hayatsızlar5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması9
- iyi geceler arkadaşlar4
- sözlük yazarlarının sevdiği uyku pozisyonları7
- klasik müziğe gıygıy diyen kezo4
- sözlükten birisi evlense de halay çeksek5
- kabak tatlısını sevenler15
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek11
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi10
- pantolonları çıkarın geceyi burada geçiriyoruz6
- demir yüklenmesi2
- sigara içelim mi5
- otel odasında intihar etmek6
- kış gelince sigarayı bırakmak5
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz24
- 48 saat uyumamak2
- başlık arama çubuğunun çalışmaması3
- kızgın yağ yanığı4
- 8 kasım 2026 atletico madrid barcelona maçı2
- alt haşortmanı4
- kaplan dayı tokat manyağı3
- ısparta terörizmle mücadele komutanlığı3
- kitap önerisi4
- panama da kaybolan hollandalı kızlar4
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi5
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- durkheimın intihar teorisi10
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı4
- erecto min karaağaç al tahtalı kave2
- ismet ibni karaağa vel harem pipigittievi2
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- geceleri aynaya bakıp tipini sikim diyerek yatmak3
- karl marxı adam smith ile sevişirken yakalamak3
- fingirdek sözlük erkeği6
- sözlük yazarlarının gazları3
- rafet el roman3
- ismet gürbüz2
- geceyi daha çok sevme nedenleri4
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- taksim delisi cenk7
- gençliğimizi trolleyen isimler2
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar4
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar2
- anın görüntüsü25
- okan yalabık'ın son hali5
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak5
yürek burkan bir hikayedir.
celâdet ve adaletin timsâli yavuz sultan selim (rahmetullahi aleyh), mısır seferi'nden sonra fethettiği beldede adâlet ve otoriteyi tesis için, bir süre kalmak ister. bunun için hazırlıklar yapılır ve padişahın otağ-ı hümâyunu kurulur. sultanın çadırını temizlemekle vazifeli kadınlardan biri, akşamları çadıra dönen yavuz'u o gün ilk defa yakından görür ve o andan sonra onun sevgisiyle yanmaya başlar. zamanla bu sevgi, bir sevdâ olur mısırlı kadının yüreğinde. o, düştüğü derdin çaresizliğini bilir; fakat bununla birlikte çâre aramaktan geri durmaz.
bir cuma günü koca yavuz çadırdan çıktıktan sonra bir tanıdığına yazdırdığı kâğıdı, sultanın yastığının yanına iliştiriverir. kâğıtta; derdi olan neylesin? yazmaktadır.
sultan, gece istirahatına çekildiğinde yastığının yanında bulduğu kâğıtta yazılı bu ümitsiz cümleye, bir karşılık yazıp yastığının altına bırakır. kadıncağız sabah, acaba sultan cevap yazdı mı? heyecanıyla -belki de biraz ümitle- yastığın altına bakar ve kâğıdının arkasına bir şeyler yazılmış olduğunu görür. sırdaşına okuttuğu bu notta, derdi olan söylesin!yazmaktadır.
kadıncağız en azından derdini anlatabileceği düşüncesiyle biraz da olsa sevinir, ümitlenir bu cümleyle. fakat padişahın celâdeti onu korkutmaktadır. şîrlerin pençe-i kahrında lerzân olduğu koca yavuz'a böyle bir şey söylemek kolay mıdır?!.. bu defa kadın, korkuyorsa neylesin?yazılı bir kâğıt bırakır sultanın yastığının altına ve ertesi günü sabırsızlıkla bekler.
ertesi sabah yine yastığın altına heyecanla bakar; sultanın kaleminden çıkan, hiç korkmasın, söylesin! yazısını görünce kadının ümidi biraz daha artmıştır. hiç olmazsa kendini yakıp kavuran derdini söyleyecek, kabul görmese de, derdinden bir nebze olsun kurtulacaktır.
kadıncağız bütün cesaretini toplayıp akşam sultanın gelme vaktinde çadırın girişinde bekler. birazdan koca yavuz, bütün haşmetiyle görünür; hâlinden, duruşundan kadının kendisine bir şeyler söylemek istediğini fark eder: "söyle!" der kadına. edeble el-pençe duran kadın titremeye başlar ve dizlerinin bağı çözülür. padişah gür sesiyle ikinci defa "söyle!" deyince, kadın, heyecanından sadece; efendim! der ve gerisini getiremez; koca sultan'ın celâdetinden duyduğu heyecanla yere yığılır ve ruhunu oracıkta rabb'ine teslim eder. herkesi bir telâş ve heyecan sarsa da, gözler koca yavuz'dadır. meseleyi günlerdir hisseden yavuz'un bu tablo karşısında yüreği yanar, gözleri dolar ve şöyle der:
hakîkî âşık odur ki, sevdiği uğruna kalbi dursun!...
celâdet ve adaletin timsâli yavuz sultan selim (rahmetullahi aleyh), mısır seferi'nden sonra fethettiği beldede adâlet ve otoriteyi tesis için, bir süre kalmak ister. bunun için hazırlıklar yapılır ve padişahın otağ-ı hümâyunu kurulur. sultanın çadırını temizlemekle vazifeli kadınlardan biri, akşamları çadıra dönen yavuz'u o gün ilk defa yakından görür ve o andan sonra onun sevgisiyle yanmaya başlar. zamanla bu sevgi, bir sevdâ olur mısırlı kadının yüreğinde. o, düştüğü derdin çaresizliğini bilir; fakat bununla birlikte çâre aramaktan geri durmaz.
bir cuma günü koca yavuz çadırdan çıktıktan sonra bir tanıdığına yazdırdığı kâğıdı, sultanın yastığının yanına iliştiriverir. kâğıtta; derdi olan neylesin? yazmaktadır.
sultan, gece istirahatına çekildiğinde yastığının yanında bulduğu kâğıtta yazılı bu ümitsiz cümleye, bir karşılık yazıp yastığının altına bırakır. kadıncağız sabah, acaba sultan cevap yazdı mı? heyecanıyla -belki de biraz ümitle- yastığın altına bakar ve kâğıdının arkasına bir şeyler yazılmış olduğunu görür. sırdaşına okuttuğu bu notta, derdi olan söylesin!yazmaktadır.
kadıncağız en azından derdini anlatabileceği düşüncesiyle biraz da olsa sevinir, ümitlenir bu cümleyle. fakat padişahın celâdeti onu korkutmaktadır. şîrlerin pençe-i kahrında lerzân olduğu koca yavuz'a böyle bir şey söylemek kolay mıdır?!.. bu defa kadın, korkuyorsa neylesin?yazılı bir kâğıt bırakır sultanın yastığının altına ve ertesi günü sabırsızlıkla bekler.
ertesi sabah yine yastığın altına heyecanla bakar; sultanın kaleminden çıkan, hiç korkmasın, söylesin! yazısını görünce kadının ümidi biraz daha artmıştır. hiç olmazsa kendini yakıp kavuran derdini söyleyecek, kabul görmese de, derdinden bir nebze olsun kurtulacaktır.
kadıncağız bütün cesaretini toplayıp akşam sultanın gelme vaktinde çadırın girişinde bekler. birazdan koca yavuz, bütün haşmetiyle görünür; hâlinden, duruşundan kadının kendisine bir şeyler söylemek istediğini fark eder: "söyle!" der kadına. edeble el-pençe duran kadın titremeye başlar ve dizlerinin bağı çözülür. padişah gür sesiyle ikinci defa "söyle!" deyince, kadın, heyecanından sadece; efendim! der ve gerisini getiremez; koca sultan'ın celâdetinden duyduğu heyecanla yere yığılır ve ruhunu oracıkta rabb'ine teslim eder. herkesi bir telâş ve heyecan sarsa da, gözler koca yavuz'dadır. meseleyi günlerdir hisseden yavuz'un bu tablo karşısında yüreği yanar, gözleri dolar ve şöyle der:
hakîkî âşık odur ki, sevdiği uğruna kalbi dursun!...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com