erebus dağı

gece yarısı güneşinde parlayan pembemsi kırmızı ve turkuvaz renkleri ile ross adaları'nın millerce karı ve buzu üzerinden buharın reklam bayrağını çeken erabus dağı, antartika'nın keşif ve araştırmasının tam bir sembolü ve feneridir. eteklerinde robert scott ve ernest shackleton tarafından yönetilen modern abd mcmurdo üssü keşif ve araştırma heyetine barınak olmuş kulübeler yatıyor.

bu kulübeler şimdi yıkık durumda, fakat aksi halde konserve yiyeceklerden gramofona kadar tam bırakıldıkları gibi kalırlardı, değişmemiş ve zamana bağlı olmayan derin dondurucu korumada. bilhassa 20. yüzyıl öncü kaşifleri için, erabus dağı 3.743 metre zafer ve trajedilerine şahit olunca, haritalandırma veya bilimsel baskınlarla onları baş veya el işaretiyle eve geri çağıran rehber gibi, müşfik bir dosttu.

iki zirveye resmi törenle ad konulmasında, dünyanın sonunun bekçileri, terror ve erabus, - kaşifleri tarafında şiirsel bir dokunuşu anımsatır - özellikle yunan mitolojisinde geçen karanlık ülke adıydı. fakat gerçekte isimler, kaptan james clark ross rn'nin ocak 1841'de güney manyetik kutbunu aramak için buzun içine doğru liderlik ettiği gemilere ait isimlerdi.
keşif heyeti güneye doğru gittikçe, bir sabah önlerinde bulutların üstünde yükselen büyük ve görkemli bir dağ gördüler. dağ, sıradılığını öne çıkararak, ateş ve buhar aşınmalarıyla, kendisini bir volkan olarak açığa vurdu, bu buzlu boşlukta şaşırtıcı bir görünümdü. kaptan ross, onu gemisinin ismi erebus olarak adlandırıldı, faaliyette olmayan yakındaki daha küçüğe, eşlik eden geminin ismi terror verildi.

ross hiç manyetik kutba erişemedi. yolu, kendisinden sonra adlandırılabilecek olan fransa büyüklüğünde uçsuz bucaksız bucaksız buz rafı ile kesilmişti. buna rağmen, seyahat başarılı olarak değerlendirildi ve ingiltere'ye payelerle geri döndü.

sonraki kaşifler, kaptan scott'un 1901-1904 keşif heyetinin adamlarıydı. fakat ernest shackleton'un 1907-1909'da manyetik ve coğrafi kutuplara ulaşmaya teşebbüs etmesine kadar zirveye yapılan son saldırıydı. dağcılar deneyimsiz ve şartlar yamandı, ince karla kaplanmış neredeyse dikey mavi buz tabakaları ve - 33 dereceye kadar düşen sıcaklıklar...

fakat en sonunda zirveye ulaştılar ve gerçekten onun, birbirlerinin tepesine eklenmiş dört krater ile özel bir yer olduğunu gördüler. zemin, mükemmel şekillenmiş feldispat ile kaplıydı ve hayalet benzeri formlarla fantastik bir görüntü yaratıyordu.

bunlar, onları yerdeki ve donmuş topraktaki çatlaklardan sızan, yükseldikçe oluşan buhar kolonları olduğu anlaşılana kadar, büyük ölçüde afallatmıştı. 275 metre derinlikte faaliyette olan krater, dışarıya sülfürlü dumanın bulutlarını atıyor ve havaya lav bombaları fırlatıyordu.

yeni zelanda antarktika iskoç üssü'nde, hayatta kalma uzmanı olan colin monteath'in 1978'de raporladığı gibi, erebus dağı'nın zirvesinde volkanik atışlar düzenli bir özelliktir.

alarm veren görüntülerine rağmen, erebus dağı, bir yeni zelanda uçağının dağ yanına manzara seyretmek için yaklaştığı ve uçaktaki 257 yolcu ve mürettebatın öldüğü kasım 1979'daki trajik kazaya kadar kimseyi incitmemişti. kabaca, onlar "beyazlanma" kurbanıydılar. tüm ufuk tanımlarının, beyaz, kara bulutlarla kaplı solgun gökyüzünde aniden yok olması şeklinde olan kutupsal bir tehlike...

erebus'un yüksek noktalarında volkanik patlama sonucu oluşan buharların buz tutmasıyla muhteşem şekiller ortaya çıkar.

erebus dağı'nın altındaki anıtta şu sözler yazılıdır: "uğraşmak için, araştırmak için, bulmak için ve ama asla teslim olmak için değil"

1911-1912'nin antarktika yazında güney kutbu için yarışı sürdürenlere cesaret vermek için övgüdür. rakipler ise ingiliz bahriye yüzbaşısı robert falcon scott ve norveçli kaşif roald amundsen idi.

iki grubun üs kampları birbirinden 800 kilometre uzaklıktaydılar. norveçliler balinalar koyu'nda ingilizler ise ross adası'nda idi. amundsen, kızakları için köpekleri seçti, fakt scott; kutba son hamleyi yapacak ekibin kızakları tüm yol boyunca kendilerinin çekmesi gerektiğine inanıyordu. kısmen bu, köpeklerin nasıl idare edileceği bilgisinin eksikliğinden dolayı idi. fakat bunda biraz da mistisizm mevcuttu - kutup yalnızca, bütün tehlikelerin üstesinden gelmek suretiyle şahsi gayretlerle kazanılmalıydı.

ekim'in 19'unda norveçliler dört kızak hazırladılar. bir ay sonra yolculuğun en zor kısmı geldi - buzlu kaos axel heiberg buzulu'nun tırmanmak.tepede antarktika platosu'nun düzlüğü uzanıyordu. sonra aralık'ın 14'ünde saat 15:00'te, sürücüler endişe ile kızaklarının göstergelerine bakıyorlardı, aynı anda bağırdılar. "dur" pusula ile seyrüsefer kitabı güney kutbu'na ulaştıklarını gösteriyordu.

scott'un beş kişilik takımı, yüklü kızaklarını çekerek güney kutbu'na 17 ocak 1912'de ulaştılar. karlı boşluklardai norveç bayrağının çekilmiş olduğu bir çadırın siyah küçük lekesi , onlara çok geç kaldıklarını göstermişti.

eve gitmek için geri döndüler. zaten, petty officer evans ve yüzbaşı oates fena halde donmuşlard ve evans 17 şubat'ta öldü. diğer dördü yürümeye devam ettiler, fakat şiddetli kar fırtınası geldi. arkadaşlarına yük olduğunu bilen oates, dışarı, kara doğru yürüdü ve bir daha asla görülmedi. mart sonuna doğru şiddetli kar fırtınasına yakalanınca, kalan üçü çadırlarında öldüler. bir araştırma grubu, kasım ayında onları bulduklarında, uykudaki hallerinden farklı görünmüyorlardı. (Readers Digest)
© copyright 2005 - 2026