bugün
- askerde sahip olunan en büyük lüks14
- habire1215
- sözlükteki sinsi köpekler8
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi14
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması10
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- rakı arasında çay içmek5
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- kızların çok açık giyinmesi5
- atatürk diyor ki5
- arap gel oğlum kuçu kuçu5
- kadir inanır'ın mirası6
- sözlükteki arap döven kızlar5
- 0 0 717
- sıfır atık vakfı11
- jt money3
- diyanet işlerinde çalışmak2
- kablolu kulaklık kullanan son insan olmak2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- bilerek ponziye dahil olmak7
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- era7capone4
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- amedspor'un süper ligin lideri olması8
- cop318
- evrene enerji gönderen müslüman9
- habire'nin fendi kadını yendi4
- hesap ödemeyi teklif dahi etmeyen kız4
- samed ağırbaş7
- ilk buluşmada evden kek getiren kız5
- yahudi kürt ailenin çocuğu olmak4
- aslan dövmenin aslında zor olmaması5
- aleksey batrakov5
- çaylak olmadan önceki son kahve3
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- fusya semsiyeli yabanci25
- karı koca sözlükte takılan yazarlar4
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- istanbul4
- askerde yenilen iskender kebap2
- uluslararası ilişkiler bölümünün özeti3
- yalnız yaşamak2
- 1000 mbps internet3
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek4
- illüminati filmleri3
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- sözlük erkeklerinin omuzları2
- ilk buluşmada erkek sevgiliyi evden tofaşla almak2
- katlanılabilir telefon2
herşeyin dönüp dolaşıp dayandığı yer işte tam burasıdır. "hayat"ın tek kelimelik çağrışım testlerinde illa ki bir eşiti istenmişse gözünüz kapalı şekilde "pişmanlık" yazabilirsiniz. herşeyden ve herkesten duyulan sonsuz ve sebepsiz bir pişmanlık. insanoğlunun en büyük sakatlığı, çözülmesi en güç sorunu.
daima daha iyiye varmak istemenin, yaşamını maksimize etmenin, en rasyonelini, en idealini bulmanın çabası ile asla yakanızı bırakmayan bir boktan hissiyat.
pişmanlık için illa ki bir şeylerin kötüye gitmiş olması gerekmez. iyiye varan insan da kafasında çakan "acaba" ampulü ile diğer şıkların getirisi üzerine düşünecek, o ufak acaba yine içinde ufak da olsa bir pişmanlık barındıracaktır. her tercih bir vazgeçiş olduğuna göre kaçışınız yok üzgünüm.
insanoğlu özünde kötümserdir. yaşamını, bir olayın neticelerinin daima kötü/olumsuz olması ihtimali üzerine şekillendirir. alacağı kararların negatif etkilerini, yapacağı hamlelerin menfi sonuçlarını düşünerek haraket eder. iyi/güzel/doğru olacağına inandıkları kararları sorun teşkil etmeyeceği için tek amacı kötüyü bertaraf etmek olan insan mecburen ve istemsizce kötümser olacaktır. insan doğası pesimistliğe predispozedir. herkesin içinde farklı oranlarda barındırdığı bir kötümser ruh vardır, ve bu hem vicdan denilen hadiseyi beslerken, hem de hayatımızı daha sağlıklı idame ettirmemizi sağlayan kararlar için bize yardımcı olur.
kötümserlik yaşamın risklerine karşı insanoğlunun geliştirdiği savunma mekanizmasıdır. ayakta kalmasını ve zarardan sakınmasını sağlar. işte bu kötümser ruh sonucu insan "en iyi" olan bir kararı neticesinde dahi diğer ihtimaller üzerine kafa yoracak, dile getirmese ve belki de net olarak zihninden geçtiğini farketmese bile pişmanlık hissine kapılacaktır. pişmanlık illa ki kişinin farkında olmasını gerektirmez. "pişmanım" kelimesini telafuz etmeyi gerekli kılmaz. pişmanlık her ihtimalin ve seçimin içerisinde bir nebze barınır. seçtiğiniz yol ondan ne oranda tadacağınız belirler sadece. tamamen kurtulmak imkansızdır. o herşeyin içinde sinsice sizi sarmalamayı bekler.
kötümser insan doğası kararlarını verirken tadacağı bu hissi aklının daima bir ucunda tutarsa o ölçüde neticeyi hafifletebilir. her seçim kaçırılmış onca fırsat demektir. her tercihin bir "keşke"si, bir "daha iyisi olabilirdi"si vardır. hiç bir zaman en mükemmele ulaşamayacağımız -dahası en mükkemmeli diye bir şey olmadığı için- için ancak bir katre daha iyisi, daha güzeli, daha doğrusu mümkündür. siyahı seçmek beyazı, maviyi, kırmızıyı, mor'u ve daha nicesinini seçmemektir. ya da tersten bakarsak beyazı, maviyi, kırmızıyı, moru ve daha nicesinini seçmemiş olmanın sonucu siyah'ı seçmiş olmaktır. bu sebeple aslında keşkelerimizin bir anlamı yoktur. keşkelerimiz tecrübe etmeden keşke pozisyonuna düşemeyeceği için dövünmenin de manası yoktur.
bir kararın rasyonel olmadığını farkedip ardından keşke ile başalayan cümleler kurmak ancak o kararın yaşanıp test edilmesi ile mümkün olur. insan davranışlarının ne gibi neticeler vereceğini bimez. milyonlarca yıldır durmadan tekrar eden ve evren içerisinde sonsuz bi döngü içerisinde deveran eden tüm davranışlar, sözler, olaylar her seferinde farklı neticelere varmaktadır. hayatın işleyiş mantığı formel değildir. iki kere ikinin altı milyar insan için altı milyar cevabı vardır. yani hayat aslında nesnel tecrübelerden yola çıkarak bir "en doğru" sunmaz bize. altı milyar insan, altı milyar faklı akıl yürütme metodu ve altı milyar başka pişmanlık demektir.
sadece öznel hamlelerimizin sonuçları bizi daha yetkin kılar. o sebeple keşke dememek için de yine deneyip yanılmak gerekir. yanılmadan "keşke"ye varamayan insan bu defa diğer şıkkın "keşke"si altında ezilerek ihtimaller deryasında boşa kulaç atar.
hayatın özü ve insana kattığı sarsılmaz tek his pişmanlıktır. cevap verilmesi gereken soru; sıfır pişmanlığın olduğu bir karar var mıdır, var ise bunun ölçülemezlik kriteri sebebiyle doğrulanabilmesi mümkün müdür? yaşam pişmanlıklarımızın toplamı ve tattığımız zararların acabalarından arta kalanladır. pişman olmak iyidir, sizi yetkinleştirir. bir türk filozofunun dediği gibi "kirlenmek güzeldir".
daima daha iyiye varmak istemenin, yaşamını maksimize etmenin, en rasyonelini, en idealini bulmanın çabası ile asla yakanızı bırakmayan bir boktan hissiyat.
pişmanlık için illa ki bir şeylerin kötüye gitmiş olması gerekmez. iyiye varan insan da kafasında çakan "acaba" ampulü ile diğer şıkların getirisi üzerine düşünecek, o ufak acaba yine içinde ufak da olsa bir pişmanlık barındıracaktır. her tercih bir vazgeçiş olduğuna göre kaçışınız yok üzgünüm.
insanoğlu özünde kötümserdir. yaşamını, bir olayın neticelerinin daima kötü/olumsuz olması ihtimali üzerine şekillendirir. alacağı kararların negatif etkilerini, yapacağı hamlelerin menfi sonuçlarını düşünerek haraket eder. iyi/güzel/doğru olacağına inandıkları kararları sorun teşkil etmeyeceği için tek amacı kötüyü bertaraf etmek olan insan mecburen ve istemsizce kötümser olacaktır. insan doğası pesimistliğe predispozedir. herkesin içinde farklı oranlarda barındırdığı bir kötümser ruh vardır, ve bu hem vicdan denilen hadiseyi beslerken, hem de hayatımızı daha sağlıklı idame ettirmemizi sağlayan kararlar için bize yardımcı olur.
kötümserlik yaşamın risklerine karşı insanoğlunun geliştirdiği savunma mekanizmasıdır. ayakta kalmasını ve zarardan sakınmasını sağlar. işte bu kötümser ruh sonucu insan "en iyi" olan bir kararı neticesinde dahi diğer ihtimaller üzerine kafa yoracak, dile getirmese ve belki de net olarak zihninden geçtiğini farketmese bile pişmanlık hissine kapılacaktır. pişmanlık illa ki kişinin farkında olmasını gerektirmez. "pişmanım" kelimesini telafuz etmeyi gerekli kılmaz. pişmanlık her ihtimalin ve seçimin içerisinde bir nebze barınır. seçtiğiniz yol ondan ne oranda tadacağınız belirler sadece. tamamen kurtulmak imkansızdır. o herşeyin içinde sinsice sizi sarmalamayı bekler.
kötümser insan doğası kararlarını verirken tadacağı bu hissi aklının daima bir ucunda tutarsa o ölçüde neticeyi hafifletebilir. her seçim kaçırılmış onca fırsat demektir. her tercihin bir "keşke"si, bir "daha iyisi olabilirdi"si vardır. hiç bir zaman en mükemmele ulaşamayacağımız -dahası en mükkemmeli diye bir şey olmadığı için- için ancak bir katre daha iyisi, daha güzeli, daha doğrusu mümkündür. siyahı seçmek beyazı, maviyi, kırmızıyı, mor'u ve daha nicesinini seçmemektir. ya da tersten bakarsak beyazı, maviyi, kırmızıyı, moru ve daha nicesinini seçmemiş olmanın sonucu siyah'ı seçmiş olmaktır. bu sebeple aslında keşkelerimizin bir anlamı yoktur. keşkelerimiz tecrübe etmeden keşke pozisyonuna düşemeyeceği için dövünmenin de manası yoktur.
bir kararın rasyonel olmadığını farkedip ardından keşke ile başalayan cümleler kurmak ancak o kararın yaşanıp test edilmesi ile mümkün olur. insan davranışlarının ne gibi neticeler vereceğini bimez. milyonlarca yıldır durmadan tekrar eden ve evren içerisinde sonsuz bi döngü içerisinde deveran eden tüm davranışlar, sözler, olaylar her seferinde farklı neticelere varmaktadır. hayatın işleyiş mantığı formel değildir. iki kere ikinin altı milyar insan için altı milyar cevabı vardır. yani hayat aslında nesnel tecrübelerden yola çıkarak bir "en doğru" sunmaz bize. altı milyar insan, altı milyar faklı akıl yürütme metodu ve altı milyar başka pişmanlık demektir.
sadece öznel hamlelerimizin sonuçları bizi daha yetkin kılar. o sebeple keşke dememek için de yine deneyip yanılmak gerekir. yanılmadan "keşke"ye varamayan insan bu defa diğer şıkkın "keşke"si altında ezilerek ihtimaller deryasında boşa kulaç atar.
hayatın özü ve insana kattığı sarsılmaz tek his pişmanlıktır. cevap verilmesi gereken soru; sıfır pişmanlığın olduğu bir karar var mıdır, var ise bunun ölçülemezlik kriteri sebebiyle doğrulanabilmesi mümkün müdür? yaşam pişmanlıklarımızın toplamı ve tattığımız zararların acabalarından arta kalanladır. pişman olmak iyidir, sizi yetkinleştirir. bir türk filozofunun dediği gibi "kirlenmek güzeldir".
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar