bugün
- misafir gelecek diye temizlik yapmak5
- sözlüğün en kültürlü yazarı11
- sibel can'ın kıyafetinin azizliğine uğraması4
- sözlüğün en kütür kütür yazarı4
- yazarlara çaylakken neler oluyor5
- galatasaray10
- kiraz cicegi kolonyasi6
- zall'a çaylak atan ai moderatör4
- arkadaşlar yogaya başlayalım mı10
- recete8
- hiç çaylak olmamış sözlük yazarı4
- iltica6
- biz bu aptallık ile nasıl mücadele edeceğiz ya7
- gocu geldi gocu geldi6
- çaylaklar cennete mi gidiyor cehenneme mi5
- yagmurcu12
- kulaklık8
- ebeveyn lafları3
- kıymalı kaşarlı pide2
- dinamik güler yüzlü takım çalışmasına yatkın6
- dünyada birlikler kurulmalı3
- dinleyin ulan develer babanız galatasaray geliyor2
- sözlükte kavga olacak hissi4
- gammazların gizli hesapları görebilmesi5
- otobüste açamadığı camı kıran erkek12
- ölürken dinlenecek müzik4
- serhat kılıç27
- yapay zeka 10 yıl içinde tüm insanları öldürecek4
- sol kanatta oynamak2
- diyojen3
- kadın bacağı paylaşan mehdi8
- namazın amacı12
- libido2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı23
- sözlüğün en masum yazarları23
- her sabah yeniden başlamak3
- mandalina kolonyası2
- ismail kartal16
- 9 eylül izmir in kurtuluşu6
- mutluluk her zaman güzel değildir2
- renault fluence2
- telefonu bırakmak isteyip asla bırakamamak4
- adana dürüm vs adana porsiyon9
- birader beylerin birader baylar olmaları2
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i24
- ben sana demiştim2
- kavanozda gizlenen biyolojik saatli bomba3
- bülent ortaçgil dinlerken hüngür hüngür ağlamak2
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- müfredatta eleştirel düşünce2
Dün gece yarısı malum ortamlara düştüğü gibi tabii ki benim bilgisayarımada düşmüş durumda olan oyun.
sabah 9:20'de çişe kalkınca, bir bilgisayar odasınada uğrayayıp nasılmış diye bakayım dedim.
Oyunun esas boyutu 3.48 GB fakat repack versiyonu 1,98 Gb
bendeki versiyon ise 3.48'lik versiyon.
efendim oyunu kurup hemen daldım, bu denli günümüz oyunlarına göre küçük olan bir oyunda grafikler muhteşem. call of cthulhu'nun ilk trailerlarında hani hep kaçardık, kapıları kapardık (ama ilkinden bahsediyorum) peşimizden kovalardı hortlak kişileri. bizde ooo süpermiş diye izledik o trailerları fakat oradaki kadar şahane birşey yoktu ortada. şahsen oynamadım bile.
fakat outlast'da trailerında oyun neyse gerçekte de o.
grafikleri sona yaslayıp, oyuna daldım. bir arabanın içinde buluyorsunuz kendinizi. tini mini hanım gibi yavaş yavaş, kapkaranlık dünyanın en yusuf yollarından birinde arabasını sürüyor karakterimiz. dikiz aynasında "press" yazmakta. fakat kontrol bizde değil. sonra perili köşkümüzün önünde buluyoruz kendimizi. bu büyük malikhanenin dış kapısının önünde duruyoruz. arabamıza geçit yok. karakterimiz pillerini ve kamerasını alıp olaya dalıyor.
grafikler gerçektende çok güzel ve objeler muhteşem modellenmiş. her objeye dakikalarca bakasım geldi.
derken perili köşkün dış kapısını atlatıp ana kapısına doğru ilerlerliyoruz(ilerlerken malikhane'nin sol orta camlarına bi bakıverin) sonrasında 4-5 dakika falan oynadım. bir yusuf olayımda kapayayım gibilerinden. gerçektende belamı buldum. sabah sabah şu uykulu gözlerimle 5. dakikanın sonunda falan bir kapıyı açmamla havaya zıpladım. ve bir kahvaltı edip geleyim diyerek olay yerinden uzaklaştım.
oyunun yaptığı aslında "ucuz korku" hani boktan korku filmleri olur ya, sizi bir anda ekrana ceset yapıştırarak ve o anda hayvani derecede ses efekti koyarak korkutan korku filmlerinden bahsediyorum, hatırlayın.
işte yaptığı tamda bu. elinde ses kayıt cihazıyla ve oyundaki karakterimizin elindeki gibi bir video kamerayla her ortama gidebilecek bir adamım. 29 yaşıma kadar paranormal olayları araştırdım ve metafizik. bu konuda kütüphanemde yaklaşık 40-50 kitap bulunmakta ve paranormal aktiviteleri ne supernatural gibi dizilerden ne de; aynı isimdeki sinema filmiyle (paranormal activity) öğrenmemiş, bunların tillahını bilen ve olayı "içmiş" bir insan olarak. isterdim ki korkutma olayını bu kadar ucuz yapmasaydı. hani 10 yaşında bir çocuk bile hiç ummadığınız, en dalgın halinizde karşınıza çıkıp, "BÖÖÖÖÖÖ" diye bağırsa bir kapı arkasından veya siz kitap okurken yanınıza gelip, korkudan bi ufak şok geçirirsiniz ya havaya zıplayıp. işte yaptığı tamda bu. şimdilik bu kadar sözlük. sabah sabah (9:55) uğraşıp yazdım. ben uyumaya gidiyorum sözlük, kendine iyi bak. şimdilik durum bu.
edit = imla, ve düzeltme.
edit2 = bilgisayarın saati tamamen boku yemiş. gerçek saate göre bir 10-15 dakika falan geri sanırım.
sabah 9:20'de çişe kalkınca, bir bilgisayar odasınada uğrayayıp nasılmış diye bakayım dedim.
Oyunun esas boyutu 3.48 GB fakat repack versiyonu 1,98 Gb
bendeki versiyon ise 3.48'lik versiyon.
efendim oyunu kurup hemen daldım, bu denli günümüz oyunlarına göre küçük olan bir oyunda grafikler muhteşem. call of cthulhu'nun ilk trailerlarında hani hep kaçardık, kapıları kapardık (ama ilkinden bahsediyorum) peşimizden kovalardı hortlak kişileri. bizde ooo süpermiş diye izledik o trailerları fakat oradaki kadar şahane birşey yoktu ortada. şahsen oynamadım bile.
fakat outlast'da trailerında oyun neyse gerçekte de o.
grafikleri sona yaslayıp, oyuna daldım. bir arabanın içinde buluyorsunuz kendinizi. tini mini hanım gibi yavaş yavaş, kapkaranlık dünyanın en yusuf yollarından birinde arabasını sürüyor karakterimiz. dikiz aynasında "press" yazmakta. fakat kontrol bizde değil. sonra perili köşkümüzün önünde buluyoruz kendimizi. bu büyük malikhanenin dış kapısının önünde duruyoruz. arabamıza geçit yok. karakterimiz pillerini ve kamerasını alıp olaya dalıyor.
grafikler gerçektende çok güzel ve objeler muhteşem modellenmiş. her objeye dakikalarca bakasım geldi.
derken perili köşkün dış kapısını atlatıp ana kapısına doğru ilerlerliyoruz(ilerlerken malikhane'nin sol orta camlarına bi bakıverin) sonrasında 4-5 dakika falan oynadım. bir yusuf olayımda kapayayım gibilerinden. gerçektende belamı buldum. sabah sabah şu uykulu gözlerimle 5. dakikanın sonunda falan bir kapıyı açmamla havaya zıpladım. ve bir kahvaltı edip geleyim diyerek olay yerinden uzaklaştım.
oyunun yaptığı aslında "ucuz korku" hani boktan korku filmleri olur ya, sizi bir anda ekrana ceset yapıştırarak ve o anda hayvani derecede ses efekti koyarak korkutan korku filmlerinden bahsediyorum, hatırlayın.
işte yaptığı tamda bu. elinde ses kayıt cihazıyla ve oyundaki karakterimizin elindeki gibi bir video kamerayla her ortama gidebilecek bir adamım. 29 yaşıma kadar paranormal olayları araştırdım ve metafizik. bu konuda kütüphanemde yaklaşık 40-50 kitap bulunmakta ve paranormal aktiviteleri ne supernatural gibi dizilerden ne de; aynı isimdeki sinema filmiyle (paranormal activity) öğrenmemiş, bunların tillahını bilen ve olayı "içmiş" bir insan olarak. isterdim ki korkutma olayını bu kadar ucuz yapmasaydı. hani 10 yaşında bir çocuk bile hiç ummadığınız, en dalgın halinizde karşınıza çıkıp, "BÖÖÖÖÖÖ" diye bağırsa bir kapı arkasından veya siz kitap okurken yanınıza gelip, korkudan bi ufak şok geçirirsiniz ya havaya zıplayıp. işte yaptığı tamda bu. şimdilik bu kadar sözlük. sabah sabah (9:55) uğraşıp yazdım. ben uyumaya gidiyorum sözlük, kendine iyi bak. şimdilik durum bu.
edit = imla, ve düzeltme.
edit2 = bilgisayarın saati tamamen boku yemiş. gerçek saate göre bir 10-15 dakika falan geri sanırım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar