bugün
- beyazsemsiyeliyabanci46
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi4
- aziz yıldırım13
- sözlükte erkekleri istemiyoruz9
- yorgun mermi26
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- heyt bea3
- gammazlama yapmamak13
- taylor sands3
- fetöcü olduğunu beklemediğiniz kişiler2
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz10
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- haysenin1212
- aşık olmak9
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- gina carano13
- satranç haram yasaklansın7
- kızının düğününde oynayan baba5
- 8 haziran 20262
- bu köyden olsam ne olacak8
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim4
- ölüm4
- sözlükteki deliler3
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- yapay zeka moderatörü15
- en gey özelliğiniz15
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- anın görüntüsü21
- sözlüğe messi trasfer olmuş5
- kabalcı3
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- çağrı isimli yazar4
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- vurdurmayan sözlük yazarları3
- diamond bosphoruss denen yazar7
- sözlükteki vatan hainleri4
- katatespizartmasi15
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- yaz geceleri4
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır3
- omurgasız tekerlek5
- hatırlanan en eski reklam sloganı5
- uysaljakoben31
- onu seviyor muyum yoksa silkmek mi istiyorum2
- sözlüğün kırbacı8
- buddy dude17
- togg'a lpg taktırmak2
- einstein'ın karısı2
- rahmi koç3
" Sana bir boyun atkısı gerek. Çünkü kış geldi.
Ve sular bir uzun geçmişe hazırlanır. Neredeyse.
Bir çocuk ölür. Bir kadın hastalanır. Odalar bulutlanır.
Su içmekten. Uzak. Bir köfte kokusundan
insan
uzak
bir memleket havasından .
Belli belirsiz bir şeylerden utanır.
Yapışkan ve dayanaksız bir vidanın eşliğinde
Gece.
Hatırlarız bir günlerde üşümediklerimizi.
Üşümeyeceklerimizi
Kimilerine bir şarkı gibi gelir bütün bunlar. Oysa.
Bir kez daha söylüyorum üstümüze yağanları.
Uzuneski.
Olumsuz. Güneşlere aykırı.
Haziran mintanları.
Kopkoyu kent garları.
Alıp götürenler. Yerlerine konanlar.
Anladığımız ve.
Şaştığımız kalabalıklar. Bir korku.
Aşka benzer yalınlığı. Bir korku.
Semercilerin. Bakırcıların. Nalbantların. Arzuhalcilerin.
Kantarcıların ve demircilerin ve çilingirlerin.
Parmakçıların dinsizlik korkusu. Takunyecilerin.
Bir odada kalanların ölüm korkusu.
Bileycilerin, bezzazların ve ölü yıkayıcıların.
Ve pazarcıların. Gökyüzü korkusu.
Bütün garipliğiyle esnaf çarşılarının
ve uygunluğuyla ve yenilmişliğiyle
bir sancı gibi dolanır içimizi.
Yarı aç yarı tok dolaştığımız bir Ankarada
Bir haşhaş gibi sanki. Bir acı su.
Bir yağmur cömertliğiyle Anadoludan
Dolaşır içimizi.
Onların akşamları.
. . . . yaralı olmak
. . . . yerinde olmamak
. . . . uzun gecikmesi son kesinliğin
. . . . bir sabah biliyoruz elbet neyi bölüştüğümüzü
. . . . göz göze
. . . . bakışınca. Biliyoruz.
. . . . neyi bölüştüğümüzü.
. . . . Konuşmasak da.
Şimdi tutalım bu diriliği artık. Zamanıdır.
Zamanıdır. Neredeyse kar başlar. Küçük kuşlar ölür.
Semerciler ve dilsizler ölür.
Seninle ben kalırız. Yeni bir yaşamaya.
Gökler ve kentler ufalır. Seninle ben kalırız.
O şarkı sanılanlar bir kavga halini alır.
Nerdeyse kar başlar.
Birini düşünür gibi oluruz. Biliyorum
Ellerin de üşür. Biliyorum ama
Isıtabilirsin onları. O ateşte.
Hazırsın da. Biliyorum. Ama
sana bir boyun atkısı gerek. Kış geldi. "
Ve sular bir uzun geçmişe hazırlanır. Neredeyse.
Bir çocuk ölür. Bir kadın hastalanır. Odalar bulutlanır.
Su içmekten. Uzak. Bir köfte kokusundan
insan
uzak
bir memleket havasından .
Belli belirsiz bir şeylerden utanır.
Yapışkan ve dayanaksız bir vidanın eşliğinde
Gece.
Hatırlarız bir günlerde üşümediklerimizi.
Üşümeyeceklerimizi
Kimilerine bir şarkı gibi gelir bütün bunlar. Oysa.
Bir kez daha söylüyorum üstümüze yağanları.
Uzuneski.
Olumsuz. Güneşlere aykırı.
Haziran mintanları.
Kopkoyu kent garları.
Alıp götürenler. Yerlerine konanlar.
Anladığımız ve.
Şaştığımız kalabalıklar. Bir korku.
Aşka benzer yalınlığı. Bir korku.
Semercilerin. Bakırcıların. Nalbantların. Arzuhalcilerin.
Kantarcıların ve demircilerin ve çilingirlerin.
Parmakçıların dinsizlik korkusu. Takunyecilerin.
Bir odada kalanların ölüm korkusu.
Bileycilerin, bezzazların ve ölü yıkayıcıların.
Ve pazarcıların. Gökyüzü korkusu.
Bütün garipliğiyle esnaf çarşılarının
ve uygunluğuyla ve yenilmişliğiyle
bir sancı gibi dolanır içimizi.
Yarı aç yarı tok dolaştığımız bir Ankarada
Bir haşhaş gibi sanki. Bir acı su.
Bir yağmur cömertliğiyle Anadoludan
Dolaşır içimizi.
Onların akşamları.
. . . . yaralı olmak
. . . . yerinde olmamak
. . . . uzun gecikmesi son kesinliğin
. . . . bir sabah biliyoruz elbet neyi bölüştüğümüzü
. . . . göz göze
. . . . bakışınca. Biliyoruz.
. . . . neyi bölüştüğümüzü.
. . . . Konuşmasak da.
Şimdi tutalım bu diriliği artık. Zamanıdır.
Zamanıdır. Neredeyse kar başlar. Küçük kuşlar ölür.
Semerciler ve dilsizler ölür.
Seninle ben kalırız. Yeni bir yaşamaya.
Gökler ve kentler ufalır. Seninle ben kalırız.
O şarkı sanılanlar bir kavga halini alır.
Nerdeyse kar başlar.
Birini düşünür gibi oluruz. Biliyorum
Ellerin de üşür. Biliyorum ama
Isıtabilirsin onları. O ateşte.
Hazırsın da. Biliyorum. Ama
sana bir boyun atkısı gerek. Kış geldi. "
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
