bugün
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası23
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri14
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- sözlüğe ilgi için giren yazarlar5
- sözlüğe meme görmek için giren yazarlar4
- bir kadının size çok tatlısın demesi8
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi31
- sözlük laf sokucuları5
- sözlük kızlarının seksi çorapları3
- ucan tekme atan hipopotam6
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı14
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması4
- heyt bea10
- mesai bitti görüşürüz5
- terörist ölüsüne leş demek3
- antiçorap4
- kadınlarda beyaz saç modası9
- herkesin çok salak olması2
- sözlüğe seks için giren yazarlar2
- beni çaylak yapın herkese benden çay4
- sözlüğe yaprak sarması görmek için giren yazarlar2
- türkiye vs azerbaycan8
- başıbüyük2
- quentin tarantino ile ortaklı dana kesmek5
- manifest mina vs dua lipa4
- sözlüğe kombin görmek için giren yazarlar2
- dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek5
- radiohead dinlemekten utanmak4
- iltica36
- nickelback3
- kışla birlikte grip sezonu3
- nervio'nun erkek olması26
- tırcı kadınlar3
- tırla duygusal bağ yaşamak3
- sözlükte niye kimse kavga etmiyor sorunsalı6
- ışık üniversitesini kazanmak için gerekenler2
- sözlükteki anaerkil düzen9
- ne kadar yaşlısın7
- 2026 2027 kışı2
- marmaris barlar sokağı3
- devlet millet bağının kopması5
- izmir bombası13
- kütüphane de topuklu ile dolaşan kevaşe3
- sözlük teyzelerinin kıskanç olması2
- iş yerinde sadece işle meşgul olup defolup gitmek4
- akçatekir2
- arkadaşlar bişe dicem ya4
- gün içinde gelen tatlı uyku2
- tek adam rejimi4
" Sana bir boyun atkısı gerek. Çünkü kış geldi.
Ve sular bir uzun geçmişe hazırlanır. Neredeyse.
Bir çocuk ölür. Bir kadın hastalanır. Odalar bulutlanır.
Su içmekten. Uzak. Bir köfte kokusundan
insan
uzak
bir memleket havasından .
Belli belirsiz bir şeylerden utanır.
Yapışkan ve dayanaksız bir vidanın eşliğinde
Gece.
Hatırlarız bir günlerde üşümediklerimizi.
Üşümeyeceklerimizi
Kimilerine bir şarkı gibi gelir bütün bunlar. Oysa.
Bir kez daha söylüyorum üstümüze yağanları.
Uzuneski.
Olumsuz. Güneşlere aykırı.
Haziran mintanları.
Kopkoyu kent garları.
Alıp götürenler. Yerlerine konanlar.
Anladığımız ve.
Şaştığımız kalabalıklar. Bir korku.
Aşka benzer yalınlığı. Bir korku.
Semercilerin. Bakırcıların. Nalbantların. Arzuhalcilerin.
Kantarcıların ve demircilerin ve çilingirlerin.
Parmakçıların dinsizlik korkusu. Takunyecilerin.
Bir odada kalanların ölüm korkusu.
Bileycilerin, bezzazların ve ölü yıkayıcıların.
Ve pazarcıların. Gökyüzü korkusu.
Bütün garipliğiyle esnaf çarşılarının
ve uygunluğuyla ve yenilmişliğiyle
bir sancı gibi dolanır içimizi.
Yarı aç yarı tok dolaştığımız bir Ankarada
Bir haşhaş gibi sanki. Bir acı su.
Bir yağmur cömertliğiyle Anadoludan
Dolaşır içimizi.
Onların akşamları.
. . . . yaralı olmak
. . . . yerinde olmamak
. . . . uzun gecikmesi son kesinliğin
. . . . bir sabah biliyoruz elbet neyi bölüştüğümüzü
. . . . göz göze
. . . . bakışınca. Biliyoruz.
. . . . neyi bölüştüğümüzü.
. . . . Konuşmasak da.
Şimdi tutalım bu diriliği artık. Zamanıdır.
Zamanıdır. Neredeyse kar başlar. Küçük kuşlar ölür.
Semerciler ve dilsizler ölür.
Seninle ben kalırız. Yeni bir yaşamaya.
Gökler ve kentler ufalır. Seninle ben kalırız.
O şarkı sanılanlar bir kavga halini alır.
Nerdeyse kar başlar.
Birini düşünür gibi oluruz. Biliyorum
Ellerin de üşür. Biliyorum ama
Isıtabilirsin onları. O ateşte.
Hazırsın da. Biliyorum. Ama
sana bir boyun atkısı gerek. Kış geldi. "
Ve sular bir uzun geçmişe hazırlanır. Neredeyse.
Bir çocuk ölür. Bir kadın hastalanır. Odalar bulutlanır.
Su içmekten. Uzak. Bir köfte kokusundan
insan
uzak
bir memleket havasından .
Belli belirsiz bir şeylerden utanır.
Yapışkan ve dayanaksız bir vidanın eşliğinde
Gece.
Hatırlarız bir günlerde üşümediklerimizi.
Üşümeyeceklerimizi
Kimilerine bir şarkı gibi gelir bütün bunlar. Oysa.
Bir kez daha söylüyorum üstümüze yağanları.
Uzuneski.
Olumsuz. Güneşlere aykırı.
Haziran mintanları.
Kopkoyu kent garları.
Alıp götürenler. Yerlerine konanlar.
Anladığımız ve.
Şaştığımız kalabalıklar. Bir korku.
Aşka benzer yalınlığı. Bir korku.
Semercilerin. Bakırcıların. Nalbantların. Arzuhalcilerin.
Kantarcıların ve demircilerin ve çilingirlerin.
Parmakçıların dinsizlik korkusu. Takunyecilerin.
Bir odada kalanların ölüm korkusu.
Bileycilerin, bezzazların ve ölü yıkayıcıların.
Ve pazarcıların. Gökyüzü korkusu.
Bütün garipliğiyle esnaf çarşılarının
ve uygunluğuyla ve yenilmişliğiyle
bir sancı gibi dolanır içimizi.
Yarı aç yarı tok dolaştığımız bir Ankarada
Bir haşhaş gibi sanki. Bir acı su.
Bir yağmur cömertliğiyle Anadoludan
Dolaşır içimizi.
Onların akşamları.
. . . . yaralı olmak
. . . . yerinde olmamak
. . . . uzun gecikmesi son kesinliğin
. . . . bir sabah biliyoruz elbet neyi bölüştüğümüzü
. . . . göz göze
. . . . bakışınca. Biliyoruz.
. . . . neyi bölüştüğümüzü.
. . . . Konuşmasak da.
Şimdi tutalım bu diriliği artık. Zamanıdır.
Zamanıdır. Neredeyse kar başlar. Küçük kuşlar ölür.
Semerciler ve dilsizler ölür.
Seninle ben kalırız. Yeni bir yaşamaya.
Gökler ve kentler ufalır. Seninle ben kalırız.
O şarkı sanılanlar bir kavga halini alır.
Nerdeyse kar başlar.
Birini düşünür gibi oluruz. Biliyorum
Ellerin de üşür. Biliyorum ama
Isıtabilirsin onları. O ateşte.
Hazırsın da. Biliyorum. Ama
sana bir boyun atkısı gerek. Kış geldi. "
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar