bugün
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz26
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı10
- yazarların sağlık sorunları4
- patatesin her ortama uyum sağlaması3
- kendinden zeki biriyle konuştuğunu anladığın an3
- çindeki üç boğaz barajı dünyanın eksenini kaydırdı3
- mezar komşunuzun çok ses yapması3
- hangi yazarla çift olursunuz28
- ben ve sevdiklerim hariç herkes aptal hissi2
- solucanların bel fıtığı olmaması2
- herkesin kendini normal sanması2
- penis boyu takıntısı6
- güne bir şiir dizesi bırak2
- kazım karabekir ali fuat cebesoy ruf orbay2
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- uyurken ağzına böcek girmiş olma ihtimali2
- sabah tostu3
- ya bi siktirin gidin15
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- ucan tekme atan hipopotam43
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- sözlükte bile yalnız olmak10
- sözlük çiftleştirme servisi11
- nick vermeden bir yazara seslen13
- üzülünce kime gidersiniz8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- ulu sözlük telegram grubu12
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- itlik kopukluk2
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- şapka takar mısınız12
- akp de fon krizi tartışmaları3
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- düş sokağı sakinleri4
- recep tayyip erdoğan13
- zamanda kaybolmus yazar2
- 144p film izlemek2
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler6
- ingiliz dili ve edebiyatı bitirmek4
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- tomtom mahallesi3
- istanbul12
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
kendini filozof sanan yönetmenlerin beyninin, daha doğrusu hayal dünyalarının içindeki saçmalıkları tam anlamıyla kustuğu ve izleyiciye derin bir film diye yutturduğu bir bakıma düşünce dünyasını çözmesini beklediği filmlerden biri daha. ve aynı zamanda entel takım diye tabir ettiğimiz tayfanın da yılın en iyi filmi ayaklarına yattığı bir filmdir. bu tip filmlere daha doğrusu yönetmenlerine demek isterdim ki; ''aptal ve karmaşık hayal dünyanız insanların umurlarında değil. herkesin beyninde kendi hayatıyla ve dünya ile ilgili yeterli miktarda zaten soru, karmaşa var. kısacası, madem bu filmleri çekmek zorundasınız.. hiç yoktan sinemaseverlerin onda biri bile etmeyecek derecede sayıları az olan entel kesime hitap eden bu tür filmler için yılın en iyi filmleri arasında diyerek içerik ve görselliğe önem veren, bir yönetmenin kafasındaki saçmalıkları görmek istemeyen, sinemaseverlerin geri kalan onda dokuzundan fazlasını kapsayan normal kesimi kandırmayın. eğer bu tür saçma filmler hakkında izleyiciyi ''çok özel, etkileyici, kesinlikle yılın en iyisi'' şeklinde kandırmaya çok meraklıysanız da bilin ki bunu yapmakla en fazla küfür yiyorsunuz.''
yukarıda yazdıklarım yüzünden sakın ola ki filmi anlamadığım için böyle sert bir eleştiri yaptığım düşünülmesin. aksine filmi çok iyi anladım. leos carax gibi yönetmenlerin kafa yapılarını çözmüş bir izleyici olduğumu söyleyebilirim. sert eleştirimin sebebi de tam olarak bu zaten.. bu tür filmler yüzünden neredeyse iki saat boyunca bir yönetmenin hayal dünyasındaki karmaşayı(çözüldüğünde bile tutarsızlıklar içeren bir karmaşadan söz ediyoruz) çözüyorsunuz. film ilerledikçe bir umut bu karmaşık konu örgüsü sona erecek ve tutarlı ve keyifli bir filme dönüşecek diye bekliyorsunuz. ancak hevesiniz kursağınızda kalıyor. ve filmin sonunda hiç keyif almadığınızı, neredeyse iki saat boyunca zamanınızı boşa harcamış olduğunuzu fark ediyorsunuz. yani bu tür filmler beni o kadar hayal kırıklığına uğrattı ki en sonunda holy motors a patladı bütün öfkem. bana da ders oldu ama.. bir daha bu tür entel kesime hitap eden yönetmenlerin filmlerini izlemeden önce iki kere düşüneceğim.
not: yukarıdaki ayrıntılı eleştiriyi okumaya üşenenler için yazdıklarımın özeti; izlemeyin!*
yukarıda yazdıklarım yüzünden sakın ola ki filmi anlamadığım için böyle sert bir eleştiri yaptığım düşünülmesin. aksine filmi çok iyi anladım. leos carax gibi yönetmenlerin kafa yapılarını çözmüş bir izleyici olduğumu söyleyebilirim. sert eleştirimin sebebi de tam olarak bu zaten.. bu tür filmler yüzünden neredeyse iki saat boyunca bir yönetmenin hayal dünyasındaki karmaşayı(çözüldüğünde bile tutarsızlıklar içeren bir karmaşadan söz ediyoruz) çözüyorsunuz. film ilerledikçe bir umut bu karmaşık konu örgüsü sona erecek ve tutarlı ve keyifli bir filme dönüşecek diye bekliyorsunuz. ancak hevesiniz kursağınızda kalıyor. ve filmin sonunda hiç keyif almadığınızı, neredeyse iki saat boyunca zamanınızı boşa harcamış olduğunuzu fark ediyorsunuz. yani bu tür filmler beni o kadar hayal kırıklığına uğrattı ki en sonunda holy motors a patladı bütün öfkem. bana da ders oldu ama.. bir daha bu tür entel kesime hitap eden yönetmenlerin filmlerini izlemeden önce iki kere düşüneceğim.
not: yukarıdaki ayrıntılı eleştiriyi okumaya üşenenler için yazdıklarımın özeti; izlemeyin!*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar