bugün
- bik bik'in hacker'a yemek yapması11
- kolye142
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi11
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması9
- uludağ sözlük yönetim politikası3
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri4
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması5
- manita yapınca sözlüğü bırakan yazar3
- asla evlenilmeyecek kızlar3
- konya denilince akla gelenler5
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- asla evlenilmeyecek erkekler8
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- pizza bira ikilisi6
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- chatgpt'nin sorunu ne3
- yapay zeka teksaslı bir cin kavmidir4
- cep telefonu17
- nokia16
- uraz kaygılaroğlu'nun 18 yıllık değişimi2
- erlik5
- ruhi çenet'in uygur türkleri için yaptığı video2
- rüzgar12
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- sözlük elden gidiyor3
- bal10
- günün sözü6
- lale14
- boykot dedektifi2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- var olmak için ne yaptınız13
- fuck bahçeli tişörtü2
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- pazar günleri ekmek almak3
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- yogartiksen39
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- bileklik19
- aslan15
- fil9
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- pazar günü erken kalkmak2
6 ocak 1972'de fransa'da doğan büyük futbolcu. futbola psg'nin alt yapısında başladı. lille ve caen maceralarından sonra paris'e geri döndü. başarılı olmasına rağmen aşırı hırslı, agresif ve disiplinsiz olması sebebiyle strasbourg'a gönderildi, ardından lens'e transfer oldu. ve nihayet 2000-2001 sezonunda besiktas'a transfer oldu. hırsı, agresifliği ve sempatik tavırları sayesinde kısa sürede taraftarların sevgilisi haline geldi. lige iyi başladı, golleri ardı arkasına sıraladı. taraftar artık onu iyice benimsemişti. çünkü gerçek bir beşiktaşlıydı, formanın aldığı paranın hakkını sonuna kadar veriyordu. sahada adeta savaşıyordu. taraftarın sahadaki yansımasıydı. arada disiplinsizlikler yapsa da taraftar hep yanındaydı. sampiyonlar ligi'nde rakibine yumruk attı, 6 hafta sahalardan uzak kaldı ama taraftar ona kızmadı bile. taraftar ona "psikopat" diyordu artık. o da taraftarı çok sevmişti. "türk olsaydım bayrampaşalı olurdum" diyordu. taraftar tarafından iyice benimsenmişti. öyle ki, ona zenci diyen ahmet cakar'a "hepimiz zenciyiz" diye pankart açacak kadar. gece hayatı yüzünden ceza yediğinde "nouma bizi diskoya götür" diyecek kadar. ardından gençlerbirliği kupa mücadelesi geldi, vatandaşı thomas'a kafa attı. taraftar hala kızmıyordu, belki de oynadıkları oynamadıklarının acısını çıkartmaya yetiyordu onlar için. "nouma sen bizim herşeyimizsin" sesleri yükseliyordu inönüden. kötü sezon sonrası gönderildi marsilya'ya. 1 sene orada kaldı ama ne besiktas onsuz yapabilmişti ne de o fransa'da yapabilmişti. her maç hala inönü pascal nouma diye inliyordu. geri döndü evine. tribünler yıkılıyordu pascal diye. "fransa'da doğdu, beşiktaşlı oldu, helal olsun sana, pascal nouma". ilk maçı olan istanbulspor mücadelesine 71. dakikada girdi. girer girmez anlamsız bir sarı kart gördü, ardından golünü attı ve sus işareti yaptı. ilginç şekilde 5 dakika içinde 2 sarı karttan 76. dakikada oyundan atıldı. bu yetmedi onu durdurmaya, o gollerine devam ediyordu, bitti denilen futbol hayatı yeniden şekilleniyordu. "yakışıklısın çok da şekilsin, cagla sikel tostunu yesin, alemde teksin, değişilmezsin, pascal bizim herşeyimizsin!" avrupa'da ve ligde takımı sırtlayan isimdi ve şampiyonluğu getirdi lucescu'ya. fakat 100. yılın bitimine bir kaç hafta kala 20 nisan 2003 günü fenerbahçe maçında yine golünü attı ve elini şortuna soktu, erman toroglu'nun deyimiyle "tombala" çekti. şok bir kararla sahalardan 7 ay uzak kalacaktı. beşiktaş'a gerek medyadan, gerekse federasyondan büyük bir baskı yapıldı ve mecbur kalarak gönderildi. gelirken olduğu gibi giderken de taraftar yanındaydı. son sözü "beşiktaşımızın golü 21 numaralı formasıylaaaaa pascaaaaaaaal noumaaaaa!!!" oldu hem de türkçe. katar'a, ardından da iskoçya'ya livingston klübüne gittiyse de başarılı olamadı. yine aynı şey olmuştu, ne beşiktaş onsuz yapabildi ne de o beşiktaşsız. ama hala taraftarın sevgilisiydi. gideli 3 sene olmuştu ama inönü hala pascal diye inliyordu. bu taraftar onu kolay kolay unutmayacak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar