bugün

beşiktaş

eğriyi de doğruyu da masaya yatırabilen taraftarlara sahip olması gereken kulüp.

olaylara futbol çerçevesi içerisinde bakmazsak bir çok çeyi kaçırabilir, bir o kadarını da yanlış anlarız.

1)*evet bilic son tercihti. son tercih dediğim, samet aybaba kadar son tercih değildi tabi ki. yılmaz vural da bir son tercih olabilir mesela. benim meselem o değil. burdaki son tercihten kastım piyangodan çıkan bir teknik direktör olmasıydı bilicin. bilic moskovadan ayrılmasaydı ne olacaktı? bunun cevabını verirsek o çok güzel methiyeleriniz bir miktar anlamsızlaşacaktır.

bilic'in son tercih olması kötü bir tercih olduğu anlamına gelmiyor. piyangodan çıkan güzel bir iş oldu bilic transferi. bilic'den ziyade ben planlamadan bahsettim. bu kulüp 1 aydan fazla süre teknik direktör aradı ve son dakikada bilic piyangosunu tutturdu. nerdeydi peki bilic moskovadan ayrılana kadar yapılan planlama? prosinecki mi? hadi ordan. eleştiri yapmak rahatsız etmememeli kimseyi. eleştirinin olmadığı yerden bir halt çıkmaz. ve fikret orman, yöneticileri ile birlikte "yanan bir eve girdik" edebiyatına binaen eleştirilemez kabul edildi. işte orda duracaksın kardeşim.

2) bu takıma ilk 11 oyuncusu alınmadı. tolga hariç, tolga da zaten yeni geldi. bu konuda suyu bulandırmanın alemi yok.

beşiktaş takımı şampiyonluk hedefiyle yola çıkıyorsa ilk 11ini güçlendirmelidir. sağ beksiz, sol beksiz, önliberosuz ilk 11 bu ligi şampiyon bitiremez. serdar kurtuluş mu geldi? hani? serdar kurtuluş ilk 11 oyuncusu mu peki? nerden biliyoruz? hangi ilk 11 lan ya da? orduspor ilk11 değil bu beşiktaş ilk11i. bunu anlamak lazım önce.

kadro derinliği önemlidir. her fırsatta söyledik bunu. alternatifsiz kadro iş yapmaz, lig uzun farklı kulvarlar da var dedik. orada bi sıkıntı yok. geçen sene alternatifsizlikten çok canımız yandı. sezer öztürk transferini olumlu bulan biri olarak söylüyorum, kulübeye transferler şarttı, yapıldı, tarafımdan bir çok entryde de hakkı verildi. ama sezer öztürk transferinin perde arkasının soru işaretleri de hepimizi düşündürdü haliyle.

lakin, derinlik kadar ilk11 niteliği de önemlidir dedik her zaman. velilerle, ersanlarla, süzenlerle olmuyor. hatta holoskolarla, almeidalarla, neciplerle de olmuyor. nitelik sorunu var. istikrarlı, tecrübeli, ortası olan oyuncular lazım dedik. ve gelinen noktada henüz tolga zengin dışında ilk11i niteliklilendirecek transfer yok. önümüzdeki günlerde yapılır, hakkını veririz. sanmayın, her boku eleştirdiğimizi, durum itibariyle değerlendirme yapıyoruz sadece burda, sizin yapamadığınızı yani.

3) transferde vizyonsuzluktan kastım maddi olarak külfetli, yüksek bonservisli, ücretli futbolcuların alınmayışı değil. vizyonsuzluk basına verilen demeçlerle alakalı. bu takım, başkanıyla, direktörüyle seçimden önce ronaldinho ile görüşüyoruz dedi mi demedi mi? başkan çıkıp çilek alacam bile dedi lan. 2 ay önce feda bitti, yıldız alacaz dedi. hepsi arşivlerde mevcuttur. şimdi ben neden yıldız almadınız diye eleştirmiyorum. neden böyle açıklamalar yaptınız diye eleştiriyorum? yıldız çok da umrumda değil, quaresma gibi yıldız alınacaksa hiç alınmasın mesela. ama daha dün fikret orman, ronaldinho tarzı transferler bizim planlamamızda yoktur dedi. 1 ay önce vardı ama. hatta 15 gün önce çebi açıklama yaptı görüşüyoruz diye? bu nasıl planlama bu nasıl vizyon sorarım size? somut olaylar üzerinden konuşalım, edebiyat yaparsak işin içinden çıkamayız.

kaldı ki, sakat, kalp ritmi bozuk bir eneramo transferini hangi vizyon açıklar? kadro derinliği mi? yav he he.

4) önder özen ve sonrası için umutluydum, hala da umutluyum az da olsa ama yönetim işe çok karışıyor. kaleci antrenörü olumluydu. tıpkı stat inşaatının başlanması gibi. olumlu noktaları hep söyledik. herkesten fazla söyledik hatta. ama olumsuz yönleri söylememiz de boynumuzun borcu.

kaliteli bir ön libero ve net bir forvet transferi şarttır. sol bek mevkisi sıkıntılıdır. ersan'ın orada oynayacak olması korkutucudur. umarım bunlar da çözülür.
© copyright 2005 - 2026