bugün
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya20
- milan skriniar5
- anın görüntüsü23
- fenerbahçe 1 göztepe 14
- keremi çıkarken ıslıkladılar3
- israil'in kızlarından daha ucuzu3
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak5
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı6
- bmw 760i long3
- israilli kızlar5
- 2002 yazı2
- sigara içmek2
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu7
- idealist misiniz6
- ferhat güzel2
- ekmek yemeyi bırakmak3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı16
- kenan evren3
- uzun yol otobüs eziyetleri2
- 14 yıl sonra 2012 li lerin liseye başlaması2
- göztepe 3 ledi2
- 31 ekim 2026 bursaspor bandırmaspor maçı4
- kenan evren'in fesli gavatı vatandaşlıktan atması3
- bu devirde evlenmek5
- yağı emmiş patates kızartması3
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
- akp'lilerin ahmet kaya'yı sevmesi4
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı24
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar8
- gammaz adama güvenilir mi3
- en sağlam akıllı telefon2
- en sevdiğiniz radyo kanalları4
- street fighter5
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba10
- türkiye şahlanıyor5
- simko'nun sessizliğine tercüman olmak2
- engineer288
- hangi mbti tipisiniz4
- akın gürlek6
- o değil de bir yıl daha bitmek üzere3
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi9
- bez bebek nana ne yapıyor sorusu4
- fenerbahçe 0 göztepe 12
- ayda yılda bir gelip sözlüğe sallayıp giden tip4
- gece gece kokoreç gömmek10
- smart2
- kerem aktürkoğlu3
- gocu kadar şanssız adam yok2
- cinsel ilişkiye girmeden hamile kalan kadın3
hayatımıza çok garip bir noktadan girerek alışkanlıklarımızı değiştiren bir site. henüz tam olarak sindirilemediği için de bazı durumlarda ne halt edeceğinizi şaşırıyorsunuz. misal:
benim çocukluktan bir arkadaşım var. aynı mahallede büyüdüğümüz için ailesini de tanıyorum. lakin ben bu adamla 10 seneden fazladır konuşmadım. facebookumda ekli, ama facebooktan bile konuşmadık yani. sadece takip halindeyiz. ailesi de ailemle aynı şekilde, eskiden araları çok iyiydi ama zamanla (taşındığımız için hayat ıvır zıvır derken) koptular. görüşülmedi yani.
şimdi bu arkadaşın babası vefat etmiş. çocuk da duvarına "olacagi icime dogmus gibi cikip geldim.. nur icinde uyu canim babam.. hala gercek degilmis gibi.. seni simdiden ozledim.." yazmış. bunun nasıl bir kafayla yazıldığını anlayabilirim, zira ben de dün acil serviste ağrıdan kıvranırken kafa dağıtmak için twit atıyordum. mümkün yani artık bu tarz şeyleri yazmak, her ne kadar annem "gerçekten hasta olsan aklına bu gelmez. numara yapıyorsun!" diye düşünse de ben ve benim yaşıtlarımın aklına ilk olarak bu geliyor. dün çektiğim sancıyı ben bilirim ve gayet de ellerim titreye titreye hastaneye sövüyordum.
şimdi işin ilginç kısmı:
ben, hayatımda facebook olmasa bu arkadaşın babasının vefat ettiğini öğrenemezdim ya da belki seneler sonra filan bir tanıdıktan duyar "allah rahmet eylesin" derdim. şimdi, olay taze, duvara yazılmış bir yazı var, ama aklımın hala facebook tarafından ele geçirilmemiş kısmında "baş sağlığı facebook duvarına yorum olarak yazılacak kadar basit bir şey değil." cümlesi yankılanıyor. e bu adamın bende telefonu yok, olsa ve arasam hatırlamaz bile, çemberin çok dışından birisiyim. e durumu yok saymak da olmaz...
ve sonuç: facebook'un ekranına bakar halde kitlenip kalıyorsunuz. daha tam sinmemiş hayatımıza. belki bundan 4-5 sene sonra kimse tereddüt etmeyecek bu tarz konularda. nasıl ki bizim dedeler "böyle önemli bir şey telefonda konuşulur mu?" derken biz telefonla konuşmanın pekala ciddiyet taşıyabileceğinin farkındayız, onlar da facebook'un bu tarz ciddi konuları kaldırabilecek günlük bir araç olduğunu tam anlamıyla düşünebilecekler.
çok garip ama bu his. ben şimdi neyleyeyim?!
benim çocukluktan bir arkadaşım var. aynı mahallede büyüdüğümüz için ailesini de tanıyorum. lakin ben bu adamla 10 seneden fazladır konuşmadım. facebookumda ekli, ama facebooktan bile konuşmadık yani. sadece takip halindeyiz. ailesi de ailemle aynı şekilde, eskiden araları çok iyiydi ama zamanla (taşındığımız için hayat ıvır zıvır derken) koptular. görüşülmedi yani.
şimdi bu arkadaşın babası vefat etmiş. çocuk da duvarına "olacagi icime dogmus gibi cikip geldim.. nur icinde uyu canim babam.. hala gercek degilmis gibi.. seni simdiden ozledim.." yazmış. bunun nasıl bir kafayla yazıldığını anlayabilirim, zira ben de dün acil serviste ağrıdan kıvranırken kafa dağıtmak için twit atıyordum. mümkün yani artık bu tarz şeyleri yazmak, her ne kadar annem "gerçekten hasta olsan aklına bu gelmez. numara yapıyorsun!" diye düşünse de ben ve benim yaşıtlarımın aklına ilk olarak bu geliyor. dün çektiğim sancıyı ben bilirim ve gayet de ellerim titreye titreye hastaneye sövüyordum.
şimdi işin ilginç kısmı:
ben, hayatımda facebook olmasa bu arkadaşın babasının vefat ettiğini öğrenemezdim ya da belki seneler sonra filan bir tanıdıktan duyar "allah rahmet eylesin" derdim. şimdi, olay taze, duvara yazılmış bir yazı var, ama aklımın hala facebook tarafından ele geçirilmemiş kısmında "baş sağlığı facebook duvarına yorum olarak yazılacak kadar basit bir şey değil." cümlesi yankılanıyor. e bu adamın bende telefonu yok, olsa ve arasam hatırlamaz bile, çemberin çok dışından birisiyim. e durumu yok saymak da olmaz...
ve sonuç: facebook'un ekranına bakar halde kitlenip kalıyorsunuz. daha tam sinmemiş hayatımıza. belki bundan 4-5 sene sonra kimse tereddüt etmeyecek bu tarz konularda. nasıl ki bizim dedeler "böyle önemli bir şey telefonda konuşulur mu?" derken biz telefonla konuşmanın pekala ciddiyet taşıyabileceğinin farkındayız, onlar da facebook'un bu tarz ciddi konuları kaldırabilecek günlük bir araç olduğunu tam anlamıyla düşünebilecekler.
çok garip ama bu his. ben şimdi neyleyeyim?!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar