bugün
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz20
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır10
- iran'ın hürmüz boğazı nda mq 9 iha düşürmesi3
- warp motoru ile ışık hızını aşmak2
- ışıklı saat2
- liselim2
- geylerden saklanan gerçek2
- penisin kas olması3
- enayimiknatisii10
- sevişmek istenen ünlüler11
- gocu32
- mintharanin gotunun kili2
- ed sheeran'ın abd turnesinde toplu ayrılma2
- nervio12
- çağla idi20
- kadınları susturmanın en iyi yolu12
- şiir yazan erkek16
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması17
- true neden sevilmiyor sorunsalı27
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri24
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz14
- aynı anda iki kişiye aşık olmak13
- rusya'nın ukrayna müttefiklerine suikast planı2
- sarapci koala hatayi28
- yavaş araba kullanmanın daha tehlikeli olması9
- güne bir şarkı sözü bırak2
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı10
- sözlüğe mesaj yazar gibi entry giren tipler10
- sözlükteki flört listem9
- çok bekar olan sözlük kızı9
- seni karım yapacağım arslanım2
- arkadaşlar özür dilerim10
- viski kola15
- 0 0 728
- özelden alet fotosu atan erkek yazar8
- sultan süleyman'ın hürrem sultan'a yazdığı şiir2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz27
- beni linç ettiler abi8
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- mazotun 100 lira olacağı tarih14
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- sosyalleşmenin zorlaşması12
- hava soğudu ulan11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak8
- ne oldu bana6
- karşı cinse sorulan sorular8
- ak partililerin apoya villa yaptırması30
- günlük dua zikir tesbih ve ibadetler2
hayatımıza çok garip bir noktadan girerek alışkanlıklarımızı değiştiren bir site. henüz tam olarak sindirilemediği için de bazı durumlarda ne halt edeceğinizi şaşırıyorsunuz. misal:
benim çocukluktan bir arkadaşım var. aynı mahallede büyüdüğümüz için ailesini de tanıyorum. lakin ben bu adamla 10 seneden fazladır konuşmadım. facebookumda ekli, ama facebooktan bile konuşmadık yani. sadece takip halindeyiz. ailesi de ailemle aynı şekilde, eskiden araları çok iyiydi ama zamanla (taşındığımız için hayat ıvır zıvır derken) koptular. görüşülmedi yani.
şimdi bu arkadaşın babası vefat etmiş. çocuk da duvarına "olacagi icime dogmus gibi cikip geldim.. nur icinde uyu canim babam.. hala gercek degilmis gibi.. seni simdiden ozledim.." yazmış. bunun nasıl bir kafayla yazıldığını anlayabilirim, zira ben de dün acil serviste ağrıdan kıvranırken kafa dağıtmak için twit atıyordum. mümkün yani artık bu tarz şeyleri yazmak, her ne kadar annem "gerçekten hasta olsan aklına bu gelmez. numara yapıyorsun!" diye düşünse de ben ve benim yaşıtlarımın aklına ilk olarak bu geliyor. dün çektiğim sancıyı ben bilirim ve gayet de ellerim titreye titreye hastaneye sövüyordum.
şimdi işin ilginç kısmı:
ben, hayatımda facebook olmasa bu arkadaşın babasının vefat ettiğini öğrenemezdim ya da belki seneler sonra filan bir tanıdıktan duyar "allah rahmet eylesin" derdim. şimdi, olay taze, duvara yazılmış bir yazı var, ama aklımın hala facebook tarafından ele geçirilmemiş kısmında "baş sağlığı facebook duvarına yorum olarak yazılacak kadar basit bir şey değil." cümlesi yankılanıyor. e bu adamın bende telefonu yok, olsa ve arasam hatırlamaz bile, çemberin çok dışından birisiyim. e durumu yok saymak da olmaz...
ve sonuç: facebook'un ekranına bakar halde kitlenip kalıyorsunuz. daha tam sinmemiş hayatımıza. belki bundan 4-5 sene sonra kimse tereddüt etmeyecek bu tarz konularda. nasıl ki bizim dedeler "böyle önemli bir şey telefonda konuşulur mu?" derken biz telefonla konuşmanın pekala ciddiyet taşıyabileceğinin farkındayız, onlar da facebook'un bu tarz ciddi konuları kaldırabilecek günlük bir araç olduğunu tam anlamıyla düşünebilecekler.
çok garip ama bu his. ben şimdi neyleyeyim?!
benim çocukluktan bir arkadaşım var. aynı mahallede büyüdüğümüz için ailesini de tanıyorum. lakin ben bu adamla 10 seneden fazladır konuşmadım. facebookumda ekli, ama facebooktan bile konuşmadık yani. sadece takip halindeyiz. ailesi de ailemle aynı şekilde, eskiden araları çok iyiydi ama zamanla (taşındığımız için hayat ıvır zıvır derken) koptular. görüşülmedi yani.
şimdi bu arkadaşın babası vefat etmiş. çocuk da duvarına "olacagi icime dogmus gibi cikip geldim.. nur icinde uyu canim babam.. hala gercek degilmis gibi.. seni simdiden ozledim.." yazmış. bunun nasıl bir kafayla yazıldığını anlayabilirim, zira ben de dün acil serviste ağrıdan kıvranırken kafa dağıtmak için twit atıyordum. mümkün yani artık bu tarz şeyleri yazmak, her ne kadar annem "gerçekten hasta olsan aklına bu gelmez. numara yapıyorsun!" diye düşünse de ben ve benim yaşıtlarımın aklına ilk olarak bu geliyor. dün çektiğim sancıyı ben bilirim ve gayet de ellerim titreye titreye hastaneye sövüyordum.
şimdi işin ilginç kısmı:
ben, hayatımda facebook olmasa bu arkadaşın babasının vefat ettiğini öğrenemezdim ya da belki seneler sonra filan bir tanıdıktan duyar "allah rahmet eylesin" derdim. şimdi, olay taze, duvara yazılmış bir yazı var, ama aklımın hala facebook tarafından ele geçirilmemiş kısmında "baş sağlığı facebook duvarına yorum olarak yazılacak kadar basit bir şey değil." cümlesi yankılanıyor. e bu adamın bende telefonu yok, olsa ve arasam hatırlamaz bile, çemberin çok dışından birisiyim. e durumu yok saymak da olmaz...
ve sonuç: facebook'un ekranına bakar halde kitlenip kalıyorsunuz. daha tam sinmemiş hayatımıza. belki bundan 4-5 sene sonra kimse tereddüt etmeyecek bu tarz konularda. nasıl ki bizim dedeler "böyle önemli bir şey telefonda konuşulur mu?" derken biz telefonla konuşmanın pekala ciddiyet taşıyabileceğinin farkındayız, onlar da facebook'un bu tarz ciddi konuları kaldırabilecek günlük bir araç olduğunu tam anlamıyla düşünebilecekler.
çok garip ama bu his. ben şimdi neyleyeyim?!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar