bugün
- buddy dude23
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek10
- yapay zeka asistanlarının samimiyet seviyesi2
- kızları etkileme taktikleri4
- deliliğin tedavisi6
- ona bir şey söyle14
- gocu29
- sevgili olmayalım ama arkadaş kalalım saçmalığı3
- karşı cinste hayran olunan özellik10
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı4
- deyyus u ekber5
- evlenmeyi başaramamış kadın12
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- milli maçı izlemeyen erkek22
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi4
- rad suresi 2 ayet2
- avustralya10
- sueda uluca5
- türkiye13
- nijerya2
- güzel kızların isimleri3
- 2026 dünya kupası4
- sevgilisine ayı diyen kız6
- sözlüğün amacı3
- selenoid valfin ne olduğunu bilen kız3
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- futbol4
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz6
- 14 haziran 2026 maden işçilerine silahlı saldırı5
- bardağı taşıran son damla7
- nestory irankunda4
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum5
- japonya3
- hollanda3
- arda güler7
- iremga ve mokv'yi özlemek4
- mantı abartılmış balon bir yemektir7
- kadınlar neyden hoşlanır10
- elmas bey birader bay bey biraderdir4
- hilal yelekçi3
- ayak yalamamış erkek kalmaması5
- tarihte yaşamış birini ölesiye savunmak5
- vincenzo montella9
- normal sözlük3
- almanya 7 curaçao 13
- curaçao4
- evlenmemeyi başarı olarak görmek3
- git commit mesajlarında duygu durumu2
hayatımıza çok garip bir noktadan girerek alışkanlıklarımızı değiştiren bir site. henüz tam olarak sindirilemediği için de bazı durumlarda ne halt edeceğinizi şaşırıyorsunuz. misal:
benim çocukluktan bir arkadaşım var. aynı mahallede büyüdüğümüz için ailesini de tanıyorum. lakin ben bu adamla 10 seneden fazladır konuşmadım. facebookumda ekli, ama facebooktan bile konuşmadık yani. sadece takip halindeyiz. ailesi de ailemle aynı şekilde, eskiden araları çok iyiydi ama zamanla (taşındığımız için hayat ıvır zıvır derken) koptular. görüşülmedi yani.
şimdi bu arkadaşın babası vefat etmiş. çocuk da duvarına "olacagi icime dogmus gibi cikip geldim.. nur icinde uyu canim babam.. hala gercek degilmis gibi.. seni simdiden ozledim.." yazmış. bunun nasıl bir kafayla yazıldığını anlayabilirim, zira ben de dün acil serviste ağrıdan kıvranırken kafa dağıtmak için twit atıyordum. mümkün yani artık bu tarz şeyleri yazmak, her ne kadar annem "gerçekten hasta olsan aklına bu gelmez. numara yapıyorsun!" diye düşünse de ben ve benim yaşıtlarımın aklına ilk olarak bu geliyor. dün çektiğim sancıyı ben bilirim ve gayet de ellerim titreye titreye hastaneye sövüyordum.
şimdi işin ilginç kısmı:
ben, hayatımda facebook olmasa bu arkadaşın babasının vefat ettiğini öğrenemezdim ya da belki seneler sonra filan bir tanıdıktan duyar "allah rahmet eylesin" derdim. şimdi, olay taze, duvara yazılmış bir yazı var, ama aklımın hala facebook tarafından ele geçirilmemiş kısmında "baş sağlığı facebook duvarına yorum olarak yazılacak kadar basit bir şey değil." cümlesi yankılanıyor. e bu adamın bende telefonu yok, olsa ve arasam hatırlamaz bile, çemberin çok dışından birisiyim. e durumu yok saymak da olmaz...
ve sonuç: facebook'un ekranına bakar halde kitlenip kalıyorsunuz. daha tam sinmemiş hayatımıza. belki bundan 4-5 sene sonra kimse tereddüt etmeyecek bu tarz konularda. nasıl ki bizim dedeler "böyle önemli bir şey telefonda konuşulur mu?" derken biz telefonla konuşmanın pekala ciddiyet taşıyabileceğinin farkındayız, onlar da facebook'un bu tarz ciddi konuları kaldırabilecek günlük bir araç olduğunu tam anlamıyla düşünebilecekler.
çok garip ama bu his. ben şimdi neyleyeyim?!
benim çocukluktan bir arkadaşım var. aynı mahallede büyüdüğümüz için ailesini de tanıyorum. lakin ben bu adamla 10 seneden fazladır konuşmadım. facebookumda ekli, ama facebooktan bile konuşmadık yani. sadece takip halindeyiz. ailesi de ailemle aynı şekilde, eskiden araları çok iyiydi ama zamanla (taşındığımız için hayat ıvır zıvır derken) koptular. görüşülmedi yani.
şimdi bu arkadaşın babası vefat etmiş. çocuk da duvarına "olacagi icime dogmus gibi cikip geldim.. nur icinde uyu canim babam.. hala gercek degilmis gibi.. seni simdiden ozledim.." yazmış. bunun nasıl bir kafayla yazıldığını anlayabilirim, zira ben de dün acil serviste ağrıdan kıvranırken kafa dağıtmak için twit atıyordum. mümkün yani artık bu tarz şeyleri yazmak, her ne kadar annem "gerçekten hasta olsan aklına bu gelmez. numara yapıyorsun!" diye düşünse de ben ve benim yaşıtlarımın aklına ilk olarak bu geliyor. dün çektiğim sancıyı ben bilirim ve gayet de ellerim titreye titreye hastaneye sövüyordum.
şimdi işin ilginç kısmı:
ben, hayatımda facebook olmasa bu arkadaşın babasının vefat ettiğini öğrenemezdim ya da belki seneler sonra filan bir tanıdıktan duyar "allah rahmet eylesin" derdim. şimdi, olay taze, duvara yazılmış bir yazı var, ama aklımın hala facebook tarafından ele geçirilmemiş kısmında "baş sağlığı facebook duvarına yorum olarak yazılacak kadar basit bir şey değil." cümlesi yankılanıyor. e bu adamın bende telefonu yok, olsa ve arasam hatırlamaz bile, çemberin çok dışından birisiyim. e durumu yok saymak da olmaz...
ve sonuç: facebook'un ekranına bakar halde kitlenip kalıyorsunuz. daha tam sinmemiş hayatımıza. belki bundan 4-5 sene sonra kimse tereddüt etmeyecek bu tarz konularda. nasıl ki bizim dedeler "böyle önemli bir şey telefonda konuşulur mu?" derken biz telefonla konuşmanın pekala ciddiyet taşıyabileceğinin farkındayız, onlar da facebook'un bu tarz ciddi konuları kaldırabilecek günlük bir araç olduğunu tam anlamıyla düşünebilecekler.
çok garip ama bu his. ben şimdi neyleyeyim?!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar