bugün
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi17
- nervio'nun erkek olması25
- sözlük erkeklerinin karın kası fotoğrafları11
- iltica28
- bulgur pilavı vs pirinç pilavı7
- rusya da laboratuvar faciası veba paniği5
- özelden muzunu atan yazar14
- belediyede çalışan temizlik işçisinin aldığı maaş5
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı12
- gece sokakta halı taşıyan iki adam görmek8
- kıymalı börek5
- istanbul'a formula 2 ve formula 3 müjdesi3
- game of thrones taki kerhaneci18
- 6 7 eylul 19552
- sevgilinin eski sevgililerini anlatması10
- batı şeria da filistinlilere saldırı2
- etli nohut vs kuru fasulye7
- bana onu sormayin15
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- sevgilisine zaman ayırmayan kız9
- fondan 20 milyar tl vurgun yapan bürokrat3
- 6 ekim istanbul un kurtuluşu2
- dede bu saate niye aktif ki8
- tinder'ın eşleşme algoritması5
- soğuk odalar3
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan10
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- nervionun sevgili yapması8
- yazarların duşta geçirdikleri süre9
- anın görüntüsü26
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- fatma betül sayan kaya44
- sarapci koala hatayi6
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları10
- renkli gözlü insanlar7
- silvermist15
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi9
- emre aydın bunalımdan çıkarsa olabilecekler2
- bathory dinlerken kendini bir ahırda bulmak2
- izmir bombası7
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı8
- sözlükte kadın rolü yapmaktan alınan zevk6
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- 2 2 milyar tl5
- akp seçmeni18
- mandalinan olayım soy beni diyen kız5
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi10
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- aile evinde yaşayıp 147 bin tl maaşa yetmiyo demek5
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar10
zaman zaman kopup, zaman zaman içine hapsolduğum inanılmaz bir müzik türü olan swedish death metali şu an -ve uzun zamandır- dünya üzerinde en başarılı icra eden gurup.
yoluna vokalde şu an in flames vokali olan anders friden ile başlayan gurup, ikinci albümle beraber (the gallery) mikrofonu şu anki vokal mikael stanne'ye emanet etmiştir. bütün hikaye de orada başlar. d. t.'nin tanındığı albüm budur. bu albümle yaşanan büyük çıkış ve başarı, 97 senesinde the mind's i albümü ile daha da perçinlenmiştir. zaten pek çok dt fanı, gurubun en iyi albümünün hangisi olduğu konusunda bu iki albümü yarıştırır. zirve yaptığı dönemlerdir.
mikael stanne vokalini zaman zaman değiştirse de hep çok doyurucu bir performans ortaya koymuştur. sahnesi, seyirciyle diyaloğu da üst düzeydir. brutal vokalde de çok başarılı olmasına karşın, ben özellikle therein'de ara ara yaptığı clean vokali hepsine tercih ederim.
niklas sundin ise kabul etmek gerekir ki gurubun beynidir. sahnede sessiz sakindir ancak isveç death metalini tek başına ayakta tutan adamdır bana göre. sahibi olduğu cabinfevermedia şirketi, pek çok müzik gurubunun albüm kapaklarını ve illüstrasyonları hazırlar. yine o camiadaki pek çok gurubun şarkı sözlerinin ingilizce'ye çevrilmesinde katkısı büyüktür. büyük de bir gitaristtir. en önemli özelliği, çok zor partisyonları kolaymış gibi gösteren sallamaz tavrıdır. temiz çalar ve oldukça duygu yüklü sololar yazmıştır.
yolculuğuna bass ile başlayan ancak sonradan gitara geçen martin henriksson ise gitarlarda niklas'a yardımcı olurken fazla zorlanmamıştır. ancak gitarist yönünden ziyade, çok kıymetli bir bassçıdır. bass çaldığı dönemlerde açıkçası çok daha verimli olduğunu düşünüyorum. referansım da hedondur. hatta gurubun en iyi iki albümünde bass gitarlar martin tarafından çalınmıştır. izbandut gibidir. halen öyle mi bilmiyorum ama rastalı saçları ile pek de karizma bir abimiz oluvermiştir.
benim yoğun dinlediğim dönemde gurubun bass gitaristi olan michael nicklasson ise açıkçası gurubun zayıf halkasıydı bana göre. martin kadar iyi asla olamazdı zaten ama kendisinden sonra bass gitar çalan daniel antonsson bile ondan çok iyiydi.
anders jivarp ise yine camianın en önemli bateristlerinden sayılır, sevilir ve tıpkı niklas gibi işini çok kolaymış gibi göstermesiyle ünlüdür. sahnede pek dialoğa girmez, yalnızca işini yapar. nota kaçırmaz, ritm şaşırmaz.
gelelim gurubun mühim şarkılarına. bence en iyi albüm the gallery. içinde kötü şarkı hiç yoktur. dahası, sonraki albümlerin habercisidir. bu albüm, isveç death metalinin ulaşacağı nokta için bir milattır adeta. melodi üstüne melodi, riff üstüne riff bu albümün en büyük olayıdır.
ancak gurubun en iyi şarkısı bu albümde değildir. dolayısıyla lethe de değildir. gurubun yaptığı en iyi şarkı benim gözümde açık ara hedondur. aşk, ayrılık gibi beylik kavramlar üzerine bu kadar çok şarkı yapılırken, sırf konusu ve işlenişi nedeniyle bile en iyi olmaya adaydır. girişindeki ilk iki cümle insanı heyecanlandırmaya yeter de artar bile.
yeni başlayanlar için dark tranquillity: (hayır lethe yazmayacağım)
hedon
punish my heaven
insanity's crescendo
format c for cortex
final resistance
bu beşi iyi bir başlangıç olabilir. bunları sabah akşam aç karnına alıp iyice hazmettikten sonra, yukarıda da sıklıkla bahsettiğim iki albümü yiyebilirsiniz. sonra da haven ve damage done albümleri listeye alınabilir. hepsi bitince, artık kendinizi bir dark tranquillity fanı sayabilirsiniz. vokaller sizi rahatsız ediyorsa, melodilere yoğunlaşabilirsiniz. zira özellikle the gallery'de yer alan herhangi bir şarkıdan, beş şarkıya yetecek kadar riff çıkarmak mümkündür.
yoluna vokalde şu an in flames vokali olan anders friden ile başlayan gurup, ikinci albümle beraber (the gallery) mikrofonu şu anki vokal mikael stanne'ye emanet etmiştir. bütün hikaye de orada başlar. d. t.'nin tanındığı albüm budur. bu albümle yaşanan büyük çıkış ve başarı, 97 senesinde the mind's i albümü ile daha da perçinlenmiştir. zaten pek çok dt fanı, gurubun en iyi albümünün hangisi olduğu konusunda bu iki albümü yarıştırır. zirve yaptığı dönemlerdir.
mikael stanne vokalini zaman zaman değiştirse de hep çok doyurucu bir performans ortaya koymuştur. sahnesi, seyirciyle diyaloğu da üst düzeydir. brutal vokalde de çok başarılı olmasına karşın, ben özellikle therein'de ara ara yaptığı clean vokali hepsine tercih ederim.
niklas sundin ise kabul etmek gerekir ki gurubun beynidir. sahnede sessiz sakindir ancak isveç death metalini tek başına ayakta tutan adamdır bana göre. sahibi olduğu cabinfevermedia şirketi, pek çok müzik gurubunun albüm kapaklarını ve illüstrasyonları hazırlar. yine o camiadaki pek çok gurubun şarkı sözlerinin ingilizce'ye çevrilmesinde katkısı büyüktür. büyük de bir gitaristtir. en önemli özelliği, çok zor partisyonları kolaymış gibi gösteren sallamaz tavrıdır. temiz çalar ve oldukça duygu yüklü sololar yazmıştır.
yolculuğuna bass ile başlayan ancak sonradan gitara geçen martin henriksson ise gitarlarda niklas'a yardımcı olurken fazla zorlanmamıştır. ancak gitarist yönünden ziyade, çok kıymetli bir bassçıdır. bass çaldığı dönemlerde açıkçası çok daha verimli olduğunu düşünüyorum. referansım da hedondur. hatta gurubun en iyi iki albümünde bass gitarlar martin tarafından çalınmıştır. izbandut gibidir. halen öyle mi bilmiyorum ama rastalı saçları ile pek de karizma bir abimiz oluvermiştir.
benim yoğun dinlediğim dönemde gurubun bass gitaristi olan michael nicklasson ise açıkçası gurubun zayıf halkasıydı bana göre. martin kadar iyi asla olamazdı zaten ama kendisinden sonra bass gitar çalan daniel antonsson bile ondan çok iyiydi.
anders jivarp ise yine camianın en önemli bateristlerinden sayılır, sevilir ve tıpkı niklas gibi işini çok kolaymış gibi göstermesiyle ünlüdür. sahnede pek dialoğa girmez, yalnızca işini yapar. nota kaçırmaz, ritm şaşırmaz.
gelelim gurubun mühim şarkılarına. bence en iyi albüm the gallery. içinde kötü şarkı hiç yoktur. dahası, sonraki albümlerin habercisidir. bu albüm, isveç death metalinin ulaşacağı nokta için bir milattır adeta. melodi üstüne melodi, riff üstüne riff bu albümün en büyük olayıdır.
ancak gurubun en iyi şarkısı bu albümde değildir. dolayısıyla lethe de değildir. gurubun yaptığı en iyi şarkı benim gözümde açık ara hedondur. aşk, ayrılık gibi beylik kavramlar üzerine bu kadar çok şarkı yapılırken, sırf konusu ve işlenişi nedeniyle bile en iyi olmaya adaydır. girişindeki ilk iki cümle insanı heyecanlandırmaya yeter de artar bile.
yeni başlayanlar için dark tranquillity: (hayır lethe yazmayacağım)
hedon
punish my heaven
insanity's crescendo
format c for cortex
final resistance
bu beşi iyi bir başlangıç olabilir. bunları sabah akşam aç karnına alıp iyice hazmettikten sonra, yukarıda da sıklıkla bahsettiğim iki albümü yiyebilirsiniz. sonra da haven ve damage done albümleri listeye alınabilir. hepsi bitince, artık kendinizi bir dark tranquillity fanı sayabilirsiniz. vokaller sizi rahatsız ediyorsa, melodilere yoğunlaşabilirsiniz. zira özellikle the gallery'de yer alan herhangi bir şarkıdan, beş şarkıya yetecek kadar riff çıkarmak mümkündür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar