bugün
- fiziği güzel sözlük kızları41
- memeleri kafam kadar kız23
- sokuşu çağdaşlık ve gençlik olarak gören zihniyet3
- parcalandim toparlanamiyorum33
- türkiyede 30 yıl sonra aynı kalacak şey3
- seviştikten sonra teşekkür etmekk4
- küçük memeli sözlük erkekleri12
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak9
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi8
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması21
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- ak parti3
- amerikan filmlerinde banyo yapan kadını öldürmek3
- fatma betül sayan kaya57
- recep tayyip erdoğan12
- afyon civarı pasif var mı7
- uyumadan önce yapılan keyifli işler6
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- hande ataizi ile günah dolu bir gece geçirmek7
- sözlük yazarlarının benzediği ünlü sayısı8
- eve escort çağırmak6
- geleneksel sözlüğün en iyi memesi yarışması6
- sözlük kızları'nın meme muhabbeti yapması6
- baklavası olmayan erkek5
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil9
- ayakları güzel sözlük kızları5
- silikonlu memelerini sıktırmayan bayan5
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- nervio5
- 46 yaş4
- telefon sapiginin kandil mesaji atmasi2
- sözlüğün meme üstadı5
- sözlükte kavga edecek birini bulamamak9
- fakir siniri6
- türkiye33
- hiçbir kanuna uymayan akp'li zenginler6
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- şampuan önerisi8
- eve gelen escorta ütü yaptırmak4
- ddk'nın fon işlemleri incelemesi2
- ne kadar yaşlısın15
- romanya53
- başlığa gelin meme var4
- kendisiyle övünen insanlar12
- sevgilisinden yeni ayrılanlara tavsiyeler4
- futbol18
- venüs ve mars'ın ıssız olması2
- motorsiklet sürmek3
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
Cennet mekan sultan abdülhamid han'ın indirilmesinden sonra ki pişmanlığını dile getirdiği şiirlerinden biridir.
tevfik'in bir pişmanlık şiiridir.
Doksan Beşe Doğru
Bir devr-i şeamet, yine çiğnendi yeminler;
Çiğnendi, yazık, milletin ümmid-i bülendi!
Kanun diye topraklara sürtündü cebinler;
Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi...
Eyvah! Otuz üç yıl o zehir giryeleriyle,
Hüsranları, buhranları, ehvali, melali,
Amal-ü devahisi ve sulh-ü seferiyle
Bir sel gibi akmış, mütevekkil, mütehali...
Yazsın bunu tarih-i iber hatt-ı zeriyle!
Ey bir dem-i rüya gibi geçmiş kara günler,
Bir lahza edin seyr-i cahiminizi tekrar;
Dönsün bize o derin nazra-i muğber...
Heyhat! Otuz üç yıl, otuz üç yıl bütün ekdar
Heyhat! Ne bir ders, ne bir fikr-i mukarrer
Silmez fakat elvahını tarih-i muanit;
Doksan beşi aç! Gölgesi bir tac-ı harisin
Saklar mütelaşi, mütereddit, mütemerrit
Evca-ı şebengizini bir yevm-i habisin.
Hala o vesavis, o desayis, o mefasit.
Hala o şebin zeyl-i temadisi bu ezlam;
Hala o cehalet, o tecahül ve o techil;
Hala vatan hissesi bir tude-i alam;
Hala düşünen başlara hep latme-i tenkil,
Hala sırıtan dişlere hep lokma-i inam!
Hala tarafiyyet, hasabiyyet, nesebiyyet;
Hala: Bu senindir, bu benim! kısmeti cari;
Hala gazap altında hakikatle hamiyyet...
Hep dünkü terennüm, sayıdan, saygıdan ari;
Son nağmesi yalnız: Yaşasın sevgili millet!
Millet yaşamaz, hakka tahassürle solurken
Sussun diye vicdanına yumruklar inerse;
Millet yaşamaz, meclisi müstahkar olurken
iğfal ile, tehdit ile titrer ve sinerse;
Millet yaşamaz maşer-i millet boğulurken!
Kanun diyoruz; nerde o mescud-i muhayyel?
Düşman diyoruz nerde bu? Hariçte mi, biz mi?
Hürriyetimiz var, diyoruz, şanlı, mübeccel;
Düşman bize kanun mu? Ya hürriyetimiz mi?
Bir hamlede biz bunları, kahrettik en evvel.
Bir hamle-i mahnum-i tagallüple değiştik
Hürriyeti şahsiyyete, kanunu gurura;
Heyhat! Otuz üç yıl geri düştük ve mühlik
Yoldan şu nedametli ve gafletli mürura
Bişüphe o humma-yi cünun oldu muharrik,
Ey millete bir sille olan darbe-i münker,
Ey hürmeti kanunu tepen sadme-i bidad,
Milliyeti, kanunu mukaddes tanıyan her
Vicdan seni lanetle, mezelletle eder yad...
Düşsün sana meyyal-i tahakküm eğilen ser
Kopsun seni bir hak diye- alkışlıyan eller
1912
tevfik'in bir pişmanlık şiiridir.
Doksan Beşe Doğru
Bir devr-i şeamet, yine çiğnendi yeminler;
Çiğnendi, yazık, milletin ümmid-i bülendi!
Kanun diye topraklara sürtündü cebinler;
Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi...
Eyvah! Otuz üç yıl o zehir giryeleriyle,
Hüsranları, buhranları, ehvali, melali,
Amal-ü devahisi ve sulh-ü seferiyle
Bir sel gibi akmış, mütevekkil, mütehali...
Yazsın bunu tarih-i iber hatt-ı zeriyle!
Ey bir dem-i rüya gibi geçmiş kara günler,
Bir lahza edin seyr-i cahiminizi tekrar;
Dönsün bize o derin nazra-i muğber...
Heyhat! Otuz üç yıl, otuz üç yıl bütün ekdar
Heyhat! Ne bir ders, ne bir fikr-i mukarrer
Silmez fakat elvahını tarih-i muanit;
Doksan beşi aç! Gölgesi bir tac-ı harisin
Saklar mütelaşi, mütereddit, mütemerrit
Evca-ı şebengizini bir yevm-i habisin.
Hala o vesavis, o desayis, o mefasit.
Hala o şebin zeyl-i temadisi bu ezlam;
Hala o cehalet, o tecahül ve o techil;
Hala vatan hissesi bir tude-i alam;
Hala düşünen başlara hep latme-i tenkil,
Hala sırıtan dişlere hep lokma-i inam!
Hala tarafiyyet, hasabiyyet, nesebiyyet;
Hala: Bu senindir, bu benim! kısmeti cari;
Hala gazap altında hakikatle hamiyyet...
Hep dünkü terennüm, sayıdan, saygıdan ari;
Son nağmesi yalnız: Yaşasın sevgili millet!
Millet yaşamaz, hakka tahassürle solurken
Sussun diye vicdanına yumruklar inerse;
Millet yaşamaz, meclisi müstahkar olurken
iğfal ile, tehdit ile titrer ve sinerse;
Millet yaşamaz maşer-i millet boğulurken!
Kanun diyoruz; nerde o mescud-i muhayyel?
Düşman diyoruz nerde bu? Hariçte mi, biz mi?
Hürriyetimiz var, diyoruz, şanlı, mübeccel;
Düşman bize kanun mu? Ya hürriyetimiz mi?
Bir hamlede biz bunları, kahrettik en evvel.
Bir hamle-i mahnum-i tagallüple değiştik
Hürriyeti şahsiyyete, kanunu gurura;
Heyhat! Otuz üç yıl geri düştük ve mühlik
Yoldan şu nedametli ve gafletli mürura
Bişüphe o humma-yi cünun oldu muharrik,
Ey millete bir sille olan darbe-i münker,
Ey hürmeti kanunu tepen sadme-i bidad,
Milliyeti, kanunu mukaddes tanıyan her
Vicdan seni lanetle, mezelletle eder yad...
Düşsün sana meyyal-i tahakküm eğilen ser
Kopsun seni bir hak diye- alkışlıyan eller
1912
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar