bugün
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması9
- 40 yaşına gelince kadınların kartlaşması7
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- en son neye çok üzüldünüz12
- true yaşıyor mu6
- israil seviciliği5
- allah ı görmek3
- inci sözlük5
- kadının en güzel olduğu yaş3
- gocu32
- nuh ve ibrahimle yapılan antlaşma6
- yehova şahitleri5
- her şeyin çözümü var demek4
- yahudilerin mesih seviciliği3
- ibrahim'in allah'ı elestirmesi4
- mansur yavaş7
- mamudo gurban niye doğdun9
- feministlerin cevaplayamadığı soru7
- türklerin tartışma kültürü2
- true nickli yazar23
- eskiyen gocuğu çöpe atmak2
- başkent istanbul olsun11
- hiçbir şeyi bilmeden hayvan gibi yasamak3
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- queen ravennanın cinleri5
- uçakta sözlüğe girmek2
- tai'nin mutfağına konuk olmak8
- göksel in memeleri3
- oya küçümen2
- kürtlerin aslında iyi olduğu gerçeği4
- nasıl nude istenir4
- piyasanın en ağır sigarası4
- uludağ sözlük evreni8
- uludağ sözlük premium hesabı3
- amedspor6
- mansur yavaş'ın chp den ayrılması6
- trabzonspor5
- sözlüğün iltifat gelmezse sanki ölecek yazarı3
- tablet mi pc mi telefon mu3
- truelaşmak5
- junior yazılımcının yapay zeka korkusu2
- insanların sizden uzak durması5
- vay vay vay queen ravenna abla hoşgeldin6
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- sözlükteki karanlık kişiler6
- aveme2
- roblox2
- ansızın gelen iç sıkıntısı3
5 Alparslan'ın Hayatı
Selçuklu Devleti hükümdarı, Türk milletinin en büyük kahramanlarından. Selçuklu Devletinin kurulmasında önemli rolü olan Horasan valisi Çağrı Beyin oğludur. 20 Ocak 1029da doğdu. iyi bir tahsil gördü, sayısız zafer kazanarak mertliği ve iyi kumandanlığı ile ün saldı. Babasının ölümünden sonra Horasan valisi oldu. Amcası Tuğrul Bey, 4 Eylül 1063te öldüğü zaman vasiyeti üzerine Selçuklu tahtına Alparslanın ağabeyi Süleyman getirildi, fakat Türk beyleri buna itirazda bulundular ve Alparslanı hükümdar tanıdılar.
Alparslan 27 Nisan 1064te büyük bir törenle tahta çıktı. Amcasının vezirliğini yapan ve Süleymanın tahta çıkmasını isteyen Amidülmülk Kündiriyi azledip, büyük bir devlet adamı olarak tarihe adı geçen Nizamülmülkü vezir tayin etti. Başına buyruk beylerle mücadeleye girişen Alparslan, hepsini bir bayrak altına toplamayı başardı. Böylece Selçuklu Devleti kuvvetlendi.
1064 yılının sonuna doğru Alparslan, Bizans imparatorluğunun üzerine yürüdü. Gürcistanı zaptetti. isyan eden kardeşi Kavurdu itaate zorladı. 1065te Amuderya ırmağını geçti, o bölgedeki hükümdarla anlaştı. Alparslanın beyleri, Anadoluda akınlar yapıp sayısız zafer kazandılar. Selçuklu Sultanının gittikçe kuvvetlenmesi Bizans imparatorluğunu telaşlandırdı. imparator Romanos Diyojenes ordusunu toplayıp sefere çıktı. Paluya geldiğinde Malatyada bıraktığı ordusunun Türkler tarafından perişan edildiği haberini aldı. Geri dönmeye mecbur kaldı.
1070 yılında Alparslan , Horasan ve Irak ordularının başında Azerbaycana girdi, sınırdaki kaleleri fethetti. Van gölünün kuzeyinden geçerek Malazgirt önüne vardı, kale teslim oldu. Diyarbekir'den Elcezireye girdi, Urfayı kuşattı. Mısırda birbirleriyle mücadele eden Fatımi komutanları, Alparslanı Mısırı almaya teşvik ediyorlardı. 1071 yılında Selçuklu ordusu Halepte toplandı.
Alparslan ın Mısır Seferine çıktığını öğrenen Bizans imparatoru Diyojenes son bir hamle yapmayı düşündü. Azerbaycana kadar giderek Türk kalelerini zapta ve Türkleri Anadoludan atmaya karar verdi. Rumelide yaşayan Peçenek ve Oğuz Türklerini de ordusuna kattı. 13 Mart 1071de 200.000 kişilik Bizans ordusu istanbuldan yola çıktı. imparator, halkına büyük zaferle dönmeyi vad etmişti. Diyojenes ve ordusu yol boyunca katliam yaparak Erzurum yoluyla Malazgirte ulaştı. Halebi teslim aldığı sırada Bizans ordusunun gelmekte olduğunu öğrenen Alparslan , Mısır Seferinden vazgeçip kuzeye doğru yola çıktı. Bizans ordusunun harekatını günü gününe haber alarak, vaziyetini ona göre ayarladı. Musul, Rakka, Urfa yoluyla Diyarbekir ve Bitlise ulaştı. Ordusundan on bin kişilik bir kuvvet ayırıp Ahlata gönderdi. Bizans kuvvetleri ile ilk çarpışma Ahlatta oldu. Bizanslılar bozuldu. Buna iyice kızan imparator, Malazgirt Kalesine hücum edip, içerde yaşayan kadın-çocuk, ihtiyar ne varsa hepsini öldürdü. Malazgirte doğru devamlı yol alan Alparslan 24 Ağustos günü Malazgirtin doğusundaki Rahva Ovasına ulaştı. Ahlata gönderilen kuvvetlerin gelmesi ile kısa bir zamanda karşısına çıkmasına şaşıran Bizans imparatoru da, ordusunu Rahva Ovasının öbür tarafında düzene koydu. Anlaşma tekliflerinin reddetilmesi üzerine savaş hazırlıkları başladı.
26 Ağustos Cuma günü askerlerini toplayan Alparslan atından inerek secdeye vardı ve; Ya Rabbi! Seni kendime vekil yapıyor; azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğrunda savaşıyorum. Ya Rabbi! Niyetim halistir; bana yardım et; sözlerimde hilaf varsa beni kahret! diye dua etti. Sonra atına binerek askerlerine döndü ve; Ey askerlerim! Eğer şehid olursam bu beyaz elbise kefenim olsun. O zaman ruhum göklere çıkacaktır. Benden sonra Melikşahı tahta çıkarınız ve ona bağlı kalınız. Zaferi kazanırsak istikbal bizimdir.Bu sözler orduyu coşturdu. Büyük şevkle ileri atıldılar. Alparslan son derece kurnazca bir harp taktiği planlamıştı. Hilal şeklinde yaydığı ordusuyla akşama kadar Malazgirt meydanında dövüştü. Şaşkına dönen Bizans ordusu, hilalin içine düştü. 200.000 kişilik koca ordu perişan oldu. imparator esir edildi.
Sultan Alparslan savaştan sonra huzuruna getirilen imparatoru, hiç ümid etmediği şekilde affetti. Bizans imparatorunun harp tazminatı ödemesi, her yıl haraç ve ihtiyac halinde Selçuklu ordusuna asker göndermesi karşılığında barış andlaşması yapıldı. Fakat Diyojenes, istanbula geri dönerken, Bizas tahtının el değiştirmesi, andlaşmayı geçersiz kıldı. Alparslan da, Selçuklu şehzadelerini Anadoluyu fetihle görevlendirdi. Türkler, kısa zamanda Anadoluya hakim oldular.
Sultan Alparslan , Malazgirt zaferinden sonra 1072 senesinde çok sayıda atlı ile Maveraünnehre doğru sefere çıktı. Türkleri bir bayrak altında toplamak istiyordu. Ordunun başında Buharaya yaklaştı. Amuderya nehri üzerinde bulunan Hana kalesini muhasara etti. Kale komutanı, batıni sapık fırkasına mensup Yusuf el-Harezmi, kalenin fazla dayanamayacağını anladı ve teslim olacağını bildirdi. Hain Yusuf, Alparslan ın huzuruna çıkarıldığı sırada Sultana hücum edip, hançer ile yaraladı. Yusufu derhal öldürdüler. Fakat Sultan Alparslan da aldığı yaralardan kurtulamadı. Dördüncü günü, 25 Ekim 1072 tarihinde; Her ne zaman düşman üzerine azmetsem, Allahü tealaya sığınır, Ondan yardım isterdim. Dün bir tepe üzerine çıktığımda, askerimin çokluğundan, ordumun büyüklüğünden bana, ayağımın altındaki dağ sallanıyor gibi geldi. Ben, dünyanın hükümdarıyım. Bana kim galip gelebilir? diye bir düşünce kalbime geldi. işte bunun neticesi olarak, cenab-ı Hak, aciz bir kulu ile beni cezalandırdı. Kalbimden geçen bu düşünceden ve daha önce işlemiş olduğum hata ve kusurlarımdan dolayı Allahü tealadan af diliyor, tövbe ediyorum. La ilahe illallah Muhammedün resulullah!... diyerek şehid oldu. Tahran yakınlarındaki Rey şehrine defnedildi. Yerine oğlu Melikşah geçti.
Sultan Alparslan saltanatı müddetince islam dinine hizmet etti. islamiyeti içten yıkmaya çalışan gizli düşmanlara ve batıni, şii hareketlerine karşı çok hassastı. Hatta bir defasında; Kaç defa söyledim. Biz, bu ülkeleri Allahü tealanın izniyle silah kuvveti ile aldık. Temiz müslümanlarız, bidat nedir bilmeyiz. Bu sebepledir ki, Allahü teala, halis Türkleri aziz kıldı. demişti.
Alparslan, büyük tarihi zaferlerinin yanısıra, medreseler kurmak, ilim adamlarına ve talebeye vakıf geliri ile maaşlar tahsis etmek, imar ve sulama tesisleri vücuda getirmek suretiyle de hizmetler yaptı. imam-ı azamın türbesini, Harezm Camiini ve Şadyah kalesi gibi pek çok eser inşa ettirdi. Zamanında; imam-ı Gazali, imam-ül-Haremeyn Cüveyni, Ebu ishak eş-Şirazi, Abdülkerim Kuşeyri, imam-ı Serahsi gibi büyük alimler yetişmişti
vivaldi85 çevrimdışı Alıntı Yaparak Cevapla
Selçuklu Devleti hükümdarı, Türk milletinin en büyük kahramanlarından. Selçuklu Devletinin kurulmasında önemli rolü olan Horasan valisi Çağrı Beyin oğludur. 20 Ocak 1029da doğdu. iyi bir tahsil gördü, sayısız zafer kazanarak mertliği ve iyi kumandanlığı ile ün saldı. Babasının ölümünden sonra Horasan valisi oldu. Amcası Tuğrul Bey, 4 Eylül 1063te öldüğü zaman vasiyeti üzerine Selçuklu tahtına Alparslanın ağabeyi Süleyman getirildi, fakat Türk beyleri buna itirazda bulundular ve Alparslanı hükümdar tanıdılar.
Alparslan 27 Nisan 1064te büyük bir törenle tahta çıktı. Amcasının vezirliğini yapan ve Süleymanın tahta çıkmasını isteyen Amidülmülk Kündiriyi azledip, büyük bir devlet adamı olarak tarihe adı geçen Nizamülmülkü vezir tayin etti. Başına buyruk beylerle mücadeleye girişen Alparslan, hepsini bir bayrak altına toplamayı başardı. Böylece Selçuklu Devleti kuvvetlendi.
1064 yılının sonuna doğru Alparslan, Bizans imparatorluğunun üzerine yürüdü. Gürcistanı zaptetti. isyan eden kardeşi Kavurdu itaate zorladı. 1065te Amuderya ırmağını geçti, o bölgedeki hükümdarla anlaştı. Alparslanın beyleri, Anadoluda akınlar yapıp sayısız zafer kazandılar. Selçuklu Sultanının gittikçe kuvvetlenmesi Bizans imparatorluğunu telaşlandırdı. imparator Romanos Diyojenes ordusunu toplayıp sefere çıktı. Paluya geldiğinde Malatyada bıraktığı ordusunun Türkler tarafından perişan edildiği haberini aldı. Geri dönmeye mecbur kaldı.
1070 yılında Alparslan , Horasan ve Irak ordularının başında Azerbaycana girdi, sınırdaki kaleleri fethetti. Van gölünün kuzeyinden geçerek Malazgirt önüne vardı, kale teslim oldu. Diyarbekir'den Elcezireye girdi, Urfayı kuşattı. Mısırda birbirleriyle mücadele eden Fatımi komutanları, Alparslanı Mısırı almaya teşvik ediyorlardı. 1071 yılında Selçuklu ordusu Halepte toplandı.
Alparslan ın Mısır Seferine çıktığını öğrenen Bizans imparatoru Diyojenes son bir hamle yapmayı düşündü. Azerbaycana kadar giderek Türk kalelerini zapta ve Türkleri Anadoludan atmaya karar verdi. Rumelide yaşayan Peçenek ve Oğuz Türklerini de ordusuna kattı. 13 Mart 1071de 200.000 kişilik Bizans ordusu istanbuldan yola çıktı. imparator, halkına büyük zaferle dönmeyi vad etmişti. Diyojenes ve ordusu yol boyunca katliam yaparak Erzurum yoluyla Malazgirte ulaştı. Halebi teslim aldığı sırada Bizans ordusunun gelmekte olduğunu öğrenen Alparslan , Mısır Seferinden vazgeçip kuzeye doğru yola çıktı. Bizans ordusunun harekatını günü gününe haber alarak, vaziyetini ona göre ayarladı. Musul, Rakka, Urfa yoluyla Diyarbekir ve Bitlise ulaştı. Ordusundan on bin kişilik bir kuvvet ayırıp Ahlata gönderdi. Bizans kuvvetleri ile ilk çarpışma Ahlatta oldu. Bizanslılar bozuldu. Buna iyice kızan imparator, Malazgirt Kalesine hücum edip, içerde yaşayan kadın-çocuk, ihtiyar ne varsa hepsini öldürdü. Malazgirte doğru devamlı yol alan Alparslan 24 Ağustos günü Malazgirtin doğusundaki Rahva Ovasına ulaştı. Ahlata gönderilen kuvvetlerin gelmesi ile kısa bir zamanda karşısına çıkmasına şaşıran Bizans imparatoru da, ordusunu Rahva Ovasının öbür tarafında düzene koydu. Anlaşma tekliflerinin reddetilmesi üzerine savaş hazırlıkları başladı.
26 Ağustos Cuma günü askerlerini toplayan Alparslan atından inerek secdeye vardı ve; Ya Rabbi! Seni kendime vekil yapıyor; azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğrunda savaşıyorum. Ya Rabbi! Niyetim halistir; bana yardım et; sözlerimde hilaf varsa beni kahret! diye dua etti. Sonra atına binerek askerlerine döndü ve; Ey askerlerim! Eğer şehid olursam bu beyaz elbise kefenim olsun. O zaman ruhum göklere çıkacaktır. Benden sonra Melikşahı tahta çıkarınız ve ona bağlı kalınız. Zaferi kazanırsak istikbal bizimdir.Bu sözler orduyu coşturdu. Büyük şevkle ileri atıldılar. Alparslan son derece kurnazca bir harp taktiği planlamıştı. Hilal şeklinde yaydığı ordusuyla akşama kadar Malazgirt meydanında dövüştü. Şaşkına dönen Bizans ordusu, hilalin içine düştü. 200.000 kişilik koca ordu perişan oldu. imparator esir edildi.
Sultan Alparslan savaştan sonra huzuruna getirilen imparatoru, hiç ümid etmediği şekilde affetti. Bizans imparatorunun harp tazminatı ödemesi, her yıl haraç ve ihtiyac halinde Selçuklu ordusuna asker göndermesi karşılığında barış andlaşması yapıldı. Fakat Diyojenes, istanbula geri dönerken, Bizas tahtının el değiştirmesi, andlaşmayı geçersiz kıldı. Alparslan da, Selçuklu şehzadelerini Anadoluyu fetihle görevlendirdi. Türkler, kısa zamanda Anadoluya hakim oldular.
Sultan Alparslan , Malazgirt zaferinden sonra 1072 senesinde çok sayıda atlı ile Maveraünnehre doğru sefere çıktı. Türkleri bir bayrak altında toplamak istiyordu. Ordunun başında Buharaya yaklaştı. Amuderya nehri üzerinde bulunan Hana kalesini muhasara etti. Kale komutanı, batıni sapık fırkasına mensup Yusuf el-Harezmi, kalenin fazla dayanamayacağını anladı ve teslim olacağını bildirdi. Hain Yusuf, Alparslan ın huzuruna çıkarıldığı sırada Sultana hücum edip, hançer ile yaraladı. Yusufu derhal öldürdüler. Fakat Sultan Alparslan da aldığı yaralardan kurtulamadı. Dördüncü günü, 25 Ekim 1072 tarihinde; Her ne zaman düşman üzerine azmetsem, Allahü tealaya sığınır, Ondan yardım isterdim. Dün bir tepe üzerine çıktığımda, askerimin çokluğundan, ordumun büyüklüğünden bana, ayağımın altındaki dağ sallanıyor gibi geldi. Ben, dünyanın hükümdarıyım. Bana kim galip gelebilir? diye bir düşünce kalbime geldi. işte bunun neticesi olarak, cenab-ı Hak, aciz bir kulu ile beni cezalandırdı. Kalbimden geçen bu düşünceden ve daha önce işlemiş olduğum hata ve kusurlarımdan dolayı Allahü tealadan af diliyor, tövbe ediyorum. La ilahe illallah Muhammedün resulullah!... diyerek şehid oldu. Tahran yakınlarındaki Rey şehrine defnedildi. Yerine oğlu Melikşah geçti.
Sultan Alparslan saltanatı müddetince islam dinine hizmet etti. islamiyeti içten yıkmaya çalışan gizli düşmanlara ve batıni, şii hareketlerine karşı çok hassastı. Hatta bir defasında; Kaç defa söyledim. Biz, bu ülkeleri Allahü tealanın izniyle silah kuvveti ile aldık. Temiz müslümanlarız, bidat nedir bilmeyiz. Bu sebepledir ki, Allahü teala, halis Türkleri aziz kıldı. demişti.
Alparslan, büyük tarihi zaferlerinin yanısıra, medreseler kurmak, ilim adamlarına ve talebeye vakıf geliri ile maaşlar tahsis etmek, imar ve sulama tesisleri vücuda getirmek suretiyle de hizmetler yaptı. imam-ı azamın türbesini, Harezm Camiini ve Şadyah kalesi gibi pek çok eser inşa ettirdi. Zamanında; imam-ı Gazali, imam-ül-Haremeyn Cüveyni, Ebu ishak eş-Şirazi, Abdülkerim Kuşeyri, imam-ı Serahsi gibi büyük alimler yetişmişti
vivaldi85 çevrimdışı Alıntı Yaparak Cevapla
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar