bugün
- forma7
- ırak5
- ben bu yazıyı sana yazdım4
- umman4
- metamfetamin7
- sinek as'ın sözlüğe vedası22
- yalnız yaşamak3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi3
- büreyde3
- sözlüğün kralı4
- sözlüğün kraliçesi4
- aç uyumak10
- evlenmek2
- sevgi vs aşk9
- ayağı şiir kokan kadın6
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- insan sevmemek2
- gece gece kokoreç gömmek7
- betray me6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- ilhan irem dinleyen erkek6
- filistin5
- karpuzcu libos panda2
- salçalı makarna10
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- orospum2
- hamile fotoğrafı5
- çin9
- sevgilinin ayağından sigara içmek3
- geçmişe götüren şarkılar5
- özerhisar ayran3
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- bir günde 1500 kalori almak4
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- sandalet ayak bikinisidir4
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- moralin çok bozuk olması3
- beyoğlu4
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- açlıktan bayılmak4
- evrende hareket nasıl oluyor5
- jose mourinho götün yiyorsa çıkar arda yı2
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan5
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
tanım: sözcük durumu tam nasıl karşılar bilmiyorum, hani ayaklarının bastığı yerin kayganlığı açısından en "kaypak" sözcüklerden biri "sol".
çoğumuz sandalye denilince farklı birşey anlamayız, gökyüzü, yağmur, soğuk, ıslak veya kullandığımız binlerce başka sözcük çoğumuz icin aynı anlama gelir, onca yan ve mecaz anlamlarına rağmen. oysa "sol" sözcüğü öyle mi, dünyada, özellikle bu ülkede her kullanıcısı için farklı bir anlama geliyor. ancak "kaypak" bir kelime, her dileyen tarafindan farklı anlamda kullanılabilir.
daha kısa bir süre öncesine kadar, herhangi bir insanin ağzindan "sol" sözcüğü çıktığında, hani bana ait birseyden bahsediliyor diye, söyle dönüp daha dikkatli bakardım. şimdi ise sol sözcüğü ile aramda en ufak bir yakınlık hissetmiyorum. dünden bugüne düşündüklerim mi değisti? elbette coğu kimse dünden bugüne bir ton düsüncesini değiştirir, kendimden bahsedeyim, soyle bir tartiyorum kendimi, dunyaya bakis acimda en ufak bir degisiklik yok. peki buna ragmen, dun benim dedigim bir sozcukten, bugun neden kendimi o kadar uzakta hissediyorum?
cevabini biliyorum aslinda, soyledim, "sol" kaypak bir sozcuk ve aslinda bugun icin türkiye'de artık hiç birsey ifade etmiyor.
şöyle sagina soluna bakiyorsun, alem solcu!
kendisinin tek varlik nedenini kurtlerden nefret etmek olarak ifade eden turk solu gibi cevreler kendilerine solcu diyor. bakiyorsun ergenekon davasinda terorden yargilananlar kendine solcu diyor. bakiyorsun butun dunya felsefesi sadece kemalizmden olusan birey kendine solcu diyor. bakiyorsun antiemperyalizmi yabanci dusmanligi zanneden birey kendine solcu diyor. bakiyorsun illa milliyetcilik diyen kendine solcu diyor. irkciliktan, milliyetcilikten nefret eden kendine solcu diyor. bakiyorsun proleteryanin diktatorlugunu hedefleyen kendine solcu diyor. bakiyorsun bu ulkede insan haklari gibi bir kavramin varligindan sikayetci olanlar kendine solcu diyor, insan haklari konusunda oldukca duyarli insanlar kendine solcu diyor. kendine solcu diyen daha fazla cinsten adam sayacak olan kendine solcu diyor, boyle bir listeden bikkinlik duyan kendine solcu diyor.
yeni bir sol mu lazim?
niye liste yeterince uzun gelmedi mi?
simdi bu noktada, asil hakiki solcular sunlardir, otekiler sunlardir tarzindaki bir cozumleme kimin ne isine yarar? sol uzerine girilecek onca tartisma kime neyi ifade eder? herkesin soldan anladigi farkliyken, sol uzerine sorulmus bir sorunun cevabi en fazla kac puan eder?
herkes ama herkesin bu kaypak sozukten kurtulma hakki var!
begendigim begenmedigim, taraf oldugum - karsi oldugum, ovdugum-yerin dibine batirdigim her ideolojinin kendini bu kaypak sozcukten muaf tutma hakki var. butun bu ideolojilerin kendini anlamlari herkes tarafindan daha net olarak bilinen, sinirlari belli kemalizm, sosyalizm, milliyetcilik , komunizm , sivil itiatsizlik , anarşizm, ırkçılık, sosyal demokrasi gibi kelimelerle ifade etme hakkı var. bu hakkimin var oldugunu düşününce "sol" kelimesi bana öyle bir soğuk geldi ki?
çoğumuz sandalye denilince farklı birşey anlamayız, gökyüzü, yağmur, soğuk, ıslak veya kullandığımız binlerce başka sözcük çoğumuz icin aynı anlama gelir, onca yan ve mecaz anlamlarına rağmen. oysa "sol" sözcüğü öyle mi, dünyada, özellikle bu ülkede her kullanıcısı için farklı bir anlama geliyor. ancak "kaypak" bir kelime, her dileyen tarafindan farklı anlamda kullanılabilir.
daha kısa bir süre öncesine kadar, herhangi bir insanin ağzindan "sol" sözcüğü çıktığında, hani bana ait birseyden bahsediliyor diye, söyle dönüp daha dikkatli bakardım. şimdi ise sol sözcüğü ile aramda en ufak bir yakınlık hissetmiyorum. dünden bugüne düşündüklerim mi değisti? elbette coğu kimse dünden bugüne bir ton düsüncesini değiştirir, kendimden bahsedeyim, soyle bir tartiyorum kendimi, dunyaya bakis acimda en ufak bir degisiklik yok. peki buna ragmen, dun benim dedigim bir sozcukten, bugun neden kendimi o kadar uzakta hissediyorum?
cevabini biliyorum aslinda, soyledim, "sol" kaypak bir sozcuk ve aslinda bugun icin türkiye'de artık hiç birsey ifade etmiyor.
şöyle sagina soluna bakiyorsun, alem solcu!
kendisinin tek varlik nedenini kurtlerden nefret etmek olarak ifade eden turk solu gibi cevreler kendilerine solcu diyor. bakiyorsun ergenekon davasinda terorden yargilananlar kendine solcu diyor. bakiyorsun butun dunya felsefesi sadece kemalizmden olusan birey kendine solcu diyor. bakiyorsun antiemperyalizmi yabanci dusmanligi zanneden birey kendine solcu diyor. bakiyorsun illa milliyetcilik diyen kendine solcu diyor. irkciliktan, milliyetcilikten nefret eden kendine solcu diyor. bakiyorsun proleteryanin diktatorlugunu hedefleyen kendine solcu diyor. bakiyorsun bu ulkede insan haklari gibi bir kavramin varligindan sikayetci olanlar kendine solcu diyor, insan haklari konusunda oldukca duyarli insanlar kendine solcu diyor. kendine solcu diyen daha fazla cinsten adam sayacak olan kendine solcu diyor, boyle bir listeden bikkinlik duyan kendine solcu diyor.
yeni bir sol mu lazim?
niye liste yeterince uzun gelmedi mi?
simdi bu noktada, asil hakiki solcular sunlardir, otekiler sunlardir tarzindaki bir cozumleme kimin ne isine yarar? sol uzerine girilecek onca tartisma kime neyi ifade eder? herkesin soldan anladigi farkliyken, sol uzerine sorulmus bir sorunun cevabi en fazla kac puan eder?
herkes ama herkesin bu kaypak sozukten kurtulma hakki var!
begendigim begenmedigim, taraf oldugum - karsi oldugum, ovdugum-yerin dibine batirdigim her ideolojinin kendini bu kaypak sozcukten muaf tutma hakki var. butun bu ideolojilerin kendini anlamlari herkes tarafindan daha net olarak bilinen, sinirlari belli kemalizm, sosyalizm, milliyetcilik , komunizm , sivil itiatsizlik , anarşizm, ırkçılık, sosyal demokrasi gibi kelimelerle ifade etme hakkı var. bu hakkimin var oldugunu düşününce "sol" kelimesi bana öyle bir soğuk geldi ki?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar