bugün
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- atatürk düşmanı it sürüsü3
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı3
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- fil8
- sssilvermist22
- kaplan7
- timsah5
- kartal6
- insan kaynakları4
- ben geldim naneler13
- zebra4
- aslan8
- iş bulamamak4
- claudian clouds kadındır12
- sansürsüz tarih2
- cilgincapkin13
- aldığınız en ilginç iltifat3
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- anın görüntüsü18
- deccal'in sozluge gelmesi10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- nickten isim tahmini yapmak25
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- yazarların almak istediği hediyeler4
- ben senin yerinde olsam5
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek3
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- yorgun mermi13
- sözlükteki kavganın amacı5
- yeni parti46
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- gece denize girmek12
- bir ay çaylak olmak4
- temmuz6
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- suca suruklenen cocuk7
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- burhaniye6
1880 li yılların ortalarında atlanta kentinde john pemberton tarafından piyasa sürüldü. şişede falan değildi o zamanlar. Sadece drugstorelarda tezgah üstünde bir bardağın içinde şifa niyetine servis ediliyordu.
Pembertonun bir iki yıl sonra ölmesinden sonra şirketi başka biri satın alınca yine aynı satış yöntemiyle devam ettiler. çünkü o dönemde meşrubatları şişelemek oldukça risk içeren bir işti. Büyük patlamalara ve bunun sonucunda da onlaca işçinin ölümüne yol açabiliyordu. şirketi satın alan asa candler adlı eleman da riske girmeyerek bu ürünü sadece eczanelerde satmaya devam etti. Adam da haklı. Niye riske girsin ki?
Gel zama git zaman bizim reyiz bu işlerin böyle yürümediğini anladı. O sıralarda da iki tane genç avukat bu yeni içeceği şişelemeyi teklif etti. Ve bunlara şişeleme hakkını sattı. Yani o, tatlı ve karamel renkli şurubu üretecekti. Sonra da şişeleme işini yapacak olan bu iki avukatlara satacaktı.
işte bu olay coca cola nın tarihinde bir dönüm noktası oldu. şişelenebilen coca cola daha kolay taşınabiliyor, perakende satış yapılabiliyordu. yirmi yıl içinde önce abd daha sonraki yirmi yıl içinde ise dünyanın en tanınan markalarından biri haline geldi. O yıllarda diğer meşrubatlar hep aynı tip şişeyle satılıyorlardı. Yani tüm şişelerin boyutları tasarımı aynıydı. Coca cola ise kendine özgü bir şişe geliştirdi. bu şişe farklı olduğu için insanlar tarafından çok beğenildi ve benimsendi. Tüm diğer meşrubatlar farklı, coca cola farklı bir yerdeydi müşterilerin gözünde.
Bir başka ilgi çekici konu ise 1929 yılında patlak veren dünya ekonomik buhranında düşen satışları artırmak için uyguladığı stratejiydi.
Birinci dünya savaşının da etkisiyle sanayi üretimini katlayarak artıran birçok amerikalı sanayici "savaş zamanındaki talebin" sürekli devam edeceği gibi bir yanılgıya kapılmışlardı. Savaşın devamı için her türlü şeye ihtiyaç vardı. Ancak savaş bitti ve talep kesildi. ürettiklerini satabilecekleri bir pazar kalmamıştı artık. önce işçi çıkarmaya başladılar. çözüm olmadı ve bir bir fabrikalar kapandı. Aldığı kredileri geri ödeyemeyen bu işletmeler yüzünden bankacılık sektörü verdiği kredileri geri alamadı. Batık krediler hızla artmaya devam etti. 1930 amerikasında coca colanın işleri de hiç iyi değildi. Ama onlar bunu fırsata çevirdi. yaptıkları reklamlar sayesinde coca colayı özel günlerin vazgeçilmez içeceği konumuna getirdiler. Noellerde 4 temmuz kutlamarında ve bir aile için olabilecek her türlü özel günde bayramda mutlaka coca cola tüketilmeye başlandı. Tıpkı şu anda ramazının gelmesiyle iftar sofralarında boy göstermesi gibi. Dünyanın farklı yerlerinde her özel günün tek ortak noktası bu coca cola tüketiliyor olması sanırım. Neyse lafı dolandırmayalım.
Bir de noel baba mevzusu var ki, ilk öğrendiğimde bayağı şaşırmıştım. Araştırmalarıma göre şuanki şişman göbekli ve sakallı noel babanın çizimi de o dönemki coca cola reklamlarıyla ortaya çıkmış. Bunun öncesindeki çizimlerde noel baba, sıska uzun boylu hiç gülümsemeyen sevimsiz biriymiş. Kriz döneminde bu şekilde yaptığı reklamlarla hem satışlarını artırdı, hem de amerikan halkının yok olan birlikteliğini bir nebze olsun tekrar sağladı. Bu nedenlerden ötürüdür ki abd için bir meşrubat şirketinden çok daha fazlasıdır coca cola. Dünyada en tanınan marka. Hatta belki de binlerce farklı dilin konuşulduğu dünyada herkesin bildiği tek isim- tek kelime.
Pembertonun bir iki yıl sonra ölmesinden sonra şirketi başka biri satın alınca yine aynı satış yöntemiyle devam ettiler. çünkü o dönemde meşrubatları şişelemek oldukça risk içeren bir işti. Büyük patlamalara ve bunun sonucunda da onlaca işçinin ölümüne yol açabiliyordu. şirketi satın alan asa candler adlı eleman da riske girmeyerek bu ürünü sadece eczanelerde satmaya devam etti. Adam da haklı. Niye riske girsin ki?
Gel zama git zaman bizim reyiz bu işlerin böyle yürümediğini anladı. O sıralarda da iki tane genç avukat bu yeni içeceği şişelemeyi teklif etti. Ve bunlara şişeleme hakkını sattı. Yani o, tatlı ve karamel renkli şurubu üretecekti. Sonra da şişeleme işini yapacak olan bu iki avukatlara satacaktı.
işte bu olay coca cola nın tarihinde bir dönüm noktası oldu. şişelenebilen coca cola daha kolay taşınabiliyor, perakende satış yapılabiliyordu. yirmi yıl içinde önce abd daha sonraki yirmi yıl içinde ise dünyanın en tanınan markalarından biri haline geldi. O yıllarda diğer meşrubatlar hep aynı tip şişeyle satılıyorlardı. Yani tüm şişelerin boyutları tasarımı aynıydı. Coca cola ise kendine özgü bir şişe geliştirdi. bu şişe farklı olduğu için insanlar tarafından çok beğenildi ve benimsendi. Tüm diğer meşrubatlar farklı, coca cola farklı bir yerdeydi müşterilerin gözünde.
Bir başka ilgi çekici konu ise 1929 yılında patlak veren dünya ekonomik buhranında düşen satışları artırmak için uyguladığı stratejiydi.
Birinci dünya savaşının da etkisiyle sanayi üretimini katlayarak artıran birçok amerikalı sanayici "savaş zamanındaki talebin" sürekli devam edeceği gibi bir yanılgıya kapılmışlardı. Savaşın devamı için her türlü şeye ihtiyaç vardı. Ancak savaş bitti ve talep kesildi. ürettiklerini satabilecekleri bir pazar kalmamıştı artık. önce işçi çıkarmaya başladılar. çözüm olmadı ve bir bir fabrikalar kapandı. Aldığı kredileri geri ödeyemeyen bu işletmeler yüzünden bankacılık sektörü verdiği kredileri geri alamadı. Batık krediler hızla artmaya devam etti. 1930 amerikasında coca colanın işleri de hiç iyi değildi. Ama onlar bunu fırsata çevirdi. yaptıkları reklamlar sayesinde coca colayı özel günlerin vazgeçilmez içeceği konumuna getirdiler. Noellerde 4 temmuz kutlamarında ve bir aile için olabilecek her türlü özel günde bayramda mutlaka coca cola tüketilmeye başlandı. Tıpkı şu anda ramazının gelmesiyle iftar sofralarında boy göstermesi gibi. Dünyanın farklı yerlerinde her özel günün tek ortak noktası bu coca cola tüketiliyor olması sanırım. Neyse lafı dolandırmayalım.
Bir de noel baba mevzusu var ki, ilk öğrendiğimde bayağı şaşırmıştım. Araştırmalarıma göre şuanki şişman göbekli ve sakallı noel babanın çizimi de o dönemki coca cola reklamlarıyla ortaya çıkmış. Bunun öncesindeki çizimlerde noel baba, sıska uzun boylu hiç gülümsemeyen sevimsiz biriymiş. Kriz döneminde bu şekilde yaptığı reklamlarla hem satışlarını artırdı, hem de amerikan halkının yok olan birlikteliğini bir nebze olsun tekrar sağladı. Bu nedenlerden ötürüdür ki abd için bir meşrubat şirketinden çok daha fazlasıdır coca cola. Dünyada en tanınan marka. Hatta belki de binlerce farklı dilin konuşulduğu dünyada herkesin bildiği tek isim- tek kelime.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar