bugün
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- foşik törklörön liginde birinci amedspor23
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- musa anter11
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- türkler ile moğollar kardeştir17
- akp'li tayyar'ın erdoğan'a sıra dayağı çağrısı2
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra4
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek6
- dating uygulamasında eşleşme algoritması3
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
- parcalandim toparlanamiyorum313
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi5
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler9
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- ölümden korkuyor musunuz34
- claudian clouds43
- osmanlıcılar vs kürtçüler5
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- motorinin 100 lirayı görmesi2
- game of thrones taki kerhaneci17
- anın görüntüsü26
- iş arayanların aslında para araması7
- durup durup dedem köleydi diye ağlamak2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- bilgisayar vs tablet4
- memduh bashgan4
- meksika açmazı macerası3
- sözlük kızları dertleşiyor14
- karate kursundan tanışılan kızla sevişmek4
- emeviler6
- şahin k2
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- yapay zekaya porno aratmak3
- afrikalıları hadım eden müslüman ağalar2
- betray me4
- düşün ki o bunu okuyor6
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- dilf arayan türbanlı2
- sürekli hırpani asabiyetle yazmak2
- nasreddin hoca'nın eşeğine kayyum olarak atandım3
- ittihat terakki döneminde gerçekleşen soykırımlar6
- türkiye'deki hoşgörü hristiyanlıktan geliyor4
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı16
- habire1220
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu7
- simko34
- ankara da apartmanda 3 erkek cesedi bulunması2
gecenin saat 01:00 i, büyük bir can sıkıntıyla atlar motosikletine, yollara düşer insan. tabi önce işten izin alması gereklidir, izin alamayınca epey harala gürele derken vurur kapıyı çıkar işyerinden. sıkıntısını giderebilmek için uzak yerlere gitmesi gerekir, bunun için de benzin.
-varan 1-
önce bir benzinliğe uğrayıp "depoyu fulleyiver abi" der ve benzinci pompayı depoya sokup "gülüm sen bunu tutuver, ben şu arabanın da işini halledeyim" derken, "abi zaten depoda epey benzin var, istersen başında dur da taşmasın" lafının üzerine çok bilmiş pompacı "bir şey olmaz yahu, ayarlı onlar, dolduğunda otomatik kapatıyor" cevabını verir. ama o da ne yaklaşık 20-25 saniye sonra petrol sondalarında olduğu gibi benzin tazyikli bir şekilde depodan fışkırmaya başlar. bu da yetmezmiş gibi taşan benzinin parasını da tahsil ederler.
-varan 2-
benzinlik faciasından sonra kafa dalgın bitkin bir şekilde yola çıkılır, yön tabelaları dikkatlice takip edilir karanlıkta. "gideceğim yere 120 km" , "gideceğim yere 80 km", "gideceğim yere 40 km" kafada kurgulanan "hazır yaklaşmışken bir sigara molası vereyim" olayının ardından mola yerindeki market görevlisi ile sohbete dalınır. "ya abi şuraya gidiyorum da en kısa nereden gidebilirim?" marketçinin cevabı karşısında magmaya iner insan. "ohooo abicim sen yanlış yola sapmşısın, burası en uzun yol, bütün şehri baştan başa dolaşman gerekir, en iyisi sen bi 40 km geri git, tarif edeceğim diğer yönden git." velhasıl marketçiye uyularak gecenin 2 sinde 40 km geri gidilir.
-varan 3-
o kadar yolu geri teptikten sonra tarif edilen yol üzerinde yoğunlaşılır. epey gittikten sonra gideceği yerin yön tabelasını görür insan, ama bilmez ki o girdiği yer ıssız köy yolları, mezarlıklar, dağ başları, kurt, köpek sürüleri arasından gitsin. oysa ki 20 km sonra ki diğer tabeladan gitmeliymiş. yine velhasıl, zifiri bir karanlıkta, buz gibi bir havada, tarla, bağ, bostan arasında, tam 8 köy geçtikten sonra varır menziline.
-varan 4-
uyandırmaya kıyamaz insan özlediğini, "ben geldim ama sen lütfen uyu, ben sabaha kadar başımın çaresine bakarım" derken saat 4:30 - 05:00 civarıdır. cebinde yeterli parası olmadığı için otele de gidemez, gider bir sabahçı kahvesine 1 çay içtikten sonra ceketini dürüp koyar başını masaya oracıkta biraz kestiriverir. beklediği gelmek üzere iken motorunun başına geçip kontak anahtarını takıp motoru çalıştırmayı dener ama sıraya girmiş ya hepsi; kontak anahtarının bozulduğunu görür kahırlar içinde. tamir ettirmek için epey uğraşıldıktan ve vakit kaybettikten sonra;
-varan 5-
yemekler yenir, sohbetler edilir güzel güzel. kısa bir süre sonra dönüş vaktidir; gündüz gözü ile yollara düşülür. tam otobana çıkıp 120-130 km hızla yardırırken, motor birden duruverir kendi kendine. o da ne? benzinin de bitebilen birşey olduğu çıkmıştır akıldan. ama yüce yaradan bir günde bunların hepsi fazla diyerek benziliğe sadece 100 metre kala itletmiştir 200 kg motoru.
olaylar ne olursa olsun, işler ne kadar aksi giderse gitsin; özlediğin bir yüzü görmek paha biçilemezdir.
-varan 6-
sonunda kazasız belasız oturduğun semte gidilir, yolda bir arkadaşını görür ve sohbet ederler. arkadaşı müsait ise yemek ısmarlamak istediğini söyler ve bir lokantaya giderler. daha servis açılırken masaya, çaatt paatt sesi ile birlikte garsonun elindeki boş tabak çanak dolu tepsi düşer ve her yer cam parçası olur. insanın o an aklına gelen ilk film; final destination dır.
-varan 1-
önce bir benzinliğe uğrayıp "depoyu fulleyiver abi" der ve benzinci pompayı depoya sokup "gülüm sen bunu tutuver, ben şu arabanın da işini halledeyim" derken, "abi zaten depoda epey benzin var, istersen başında dur da taşmasın" lafının üzerine çok bilmiş pompacı "bir şey olmaz yahu, ayarlı onlar, dolduğunda otomatik kapatıyor" cevabını verir. ama o da ne yaklaşık 20-25 saniye sonra petrol sondalarında olduğu gibi benzin tazyikli bir şekilde depodan fışkırmaya başlar. bu da yetmezmiş gibi taşan benzinin parasını da tahsil ederler.
-varan 2-
benzinlik faciasından sonra kafa dalgın bitkin bir şekilde yola çıkılır, yön tabelaları dikkatlice takip edilir karanlıkta. "gideceğim yere 120 km" , "gideceğim yere 80 km", "gideceğim yere 40 km" kafada kurgulanan "hazır yaklaşmışken bir sigara molası vereyim" olayının ardından mola yerindeki market görevlisi ile sohbete dalınır. "ya abi şuraya gidiyorum da en kısa nereden gidebilirim?" marketçinin cevabı karşısında magmaya iner insan. "ohooo abicim sen yanlış yola sapmşısın, burası en uzun yol, bütün şehri baştan başa dolaşman gerekir, en iyisi sen bi 40 km geri git, tarif edeceğim diğer yönden git." velhasıl marketçiye uyularak gecenin 2 sinde 40 km geri gidilir.
-varan 3-
o kadar yolu geri teptikten sonra tarif edilen yol üzerinde yoğunlaşılır. epey gittikten sonra gideceği yerin yön tabelasını görür insan, ama bilmez ki o girdiği yer ıssız köy yolları, mezarlıklar, dağ başları, kurt, köpek sürüleri arasından gitsin. oysa ki 20 km sonra ki diğer tabeladan gitmeliymiş. yine velhasıl, zifiri bir karanlıkta, buz gibi bir havada, tarla, bağ, bostan arasında, tam 8 köy geçtikten sonra varır menziline.
-varan 4-
uyandırmaya kıyamaz insan özlediğini, "ben geldim ama sen lütfen uyu, ben sabaha kadar başımın çaresine bakarım" derken saat 4:30 - 05:00 civarıdır. cebinde yeterli parası olmadığı için otele de gidemez, gider bir sabahçı kahvesine 1 çay içtikten sonra ceketini dürüp koyar başını masaya oracıkta biraz kestiriverir. beklediği gelmek üzere iken motorunun başına geçip kontak anahtarını takıp motoru çalıştırmayı dener ama sıraya girmiş ya hepsi; kontak anahtarının bozulduğunu görür kahırlar içinde. tamir ettirmek için epey uğraşıldıktan ve vakit kaybettikten sonra;
-varan 5-
yemekler yenir, sohbetler edilir güzel güzel. kısa bir süre sonra dönüş vaktidir; gündüz gözü ile yollara düşülür. tam otobana çıkıp 120-130 km hızla yardırırken, motor birden duruverir kendi kendine. o da ne? benzinin de bitebilen birşey olduğu çıkmıştır akıldan. ama yüce yaradan bir günde bunların hepsi fazla diyerek benziliğe sadece 100 metre kala itletmiştir 200 kg motoru.
olaylar ne olursa olsun, işler ne kadar aksi giderse gitsin; özlediğin bir yüzü görmek paha biçilemezdir.
-varan 6-
sonunda kazasız belasız oturduğun semte gidilir, yolda bir arkadaşını görür ve sohbet ederler. arkadaşı müsait ise yemek ısmarlamak istediğini söyler ve bir lokantaya giderler. daha servis açılırken masaya, çaatt paatt sesi ile birlikte garsonun elindeki boş tabak çanak dolu tepsi düşer ve her yer cam parçası olur. insanın o an aklına gelen ilk film; final destination dır.
Gündemdeki Haberler