bugün
- sözlük erkeği düşürmeye çalışan kız6
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz18
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı11
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste7
- kürt kızlarının afet'i devran olması4
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar8
- hangi 3 futbolcu ile ev arkadaşı olmak isterdiniz6
- atatürk ekber atatürk ekber3
- arkadaşlar ben sapık mıyım4
- bdsm ci kadın yazar12
- işe giderken starbucks dan filtre kahve almak2
- uzaylılar gözlük takıyor mu4
- sözlük yazarlarının salataları15
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- eski fotoğraflara bakmak2
- cinsel imalı şakalı başlıklar3
- hem kürt hem trabzonsporlu hem milliyetçi olmak4
- kekim kabarmıyor uff diye mesaj atan kız2
- uzaylılar elbise giyer mi4
- fransa da sokağa çıkma yasakları2
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
- sergen yalçın ın milli takımın başına geçmesi3
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- kolye140
- uzaylılarda müstakil ev kavramı var mı3
- türkiye nin en büyük sorunu13
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı13
- uzaylılar da sigara içer mi3
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- memelerin baş kaldırsa da bastırsak2
- uzaylılar insanlar gibi seks yapıyorlar mı3
- usualsuspects'in ayağı15
- sözlük yazarlarının şu an kafasında çalan şarkı2
- dam üstünde o neler2
- opera tarayıcı8
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı6
- uzaylıların yaşaması için dünyevi şartlar nelerdir3
- fon vurgunu34
- yazarların hayattaki başarıları9
- urfalı bir kızla çıkmak2
- 16 56 çalışma düzeni3
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- aöf aşçılık6
- protesto ayağına dükkan yağmalamak2
- saraca098
- çorabı kaçan kız2
Kurusıkı hayallere nasıl ateş etmesi gerektiğini öğretmek gerek. Benim hayallerim var mesela yaşım kadar. Çok da değil öyle 23 tane. Her seneye 1 tane olsun diye düşündüm. ilki dişlerimin çıkması içindi; hiç unutmam. Sonra dişlerimi nasıl kaşımam gerektiği üzerine düşünmeye başladım. Bir senem bir senemi tutmamaya başlamıştı. Çok sıkıntılıydım o zamanlar. Ne bulsam kemirmeye çalışıyor gibi görünüyordum. Kültablası yutmaya çalışırken görenler olmuş da neyse pek detay vermeye gerek yok. Sonraları 3 yaşında olmaya karar verdim yıl gereği. Çok hızlı geçiyordu zaman denen götveren, tam Çok büyüdüm lan! dediğim zamanlar
Kelime falan söylüyorum, ben bu gidişle cümle kurarım! derken hiç anlamadan okuma öğretmeye başladılar bana. Sonra yaşımı söylemeyi de öğrendim; üstelik yazarak! Artık 7 yaşındaydım! Kimse duramazdı önümde!
Bir ara sınıf atlatmayı düşündüler büyüklerim, neden ya da nasıl bilmiyorum. Okumayı da 5 yaşında öğrenmişim ki ondan da haberim yok. O sıralar 2. sınıf okutan annem idealist bir tavırla reddetmiş bu isteği. Bilmiyorum belki de beni böyle kandırıyorlar. O senem öyle ya da böyle geçti. En büyük hedefim annemin sınıfında okumakken derbeder oldum henüz o yaşta ve annemin beni reddetmesinden sebep.
Hiç unutmam, annemle babam konuşuyordu çok gereksiz sıcağın olduğu bir Diyarbakır günü Ama sadece günü Gün derken sabahtan bahsediyorum; çünkü geceleri çatışmalar başladığı vakit babamın kafamı koltuğu altına aldığı geceleri hatırlamak istemiyorum. Çok da karanlıktı üstelik, 7 yaşındaki bir çocuk için fazla karanlık
Ertesi gün öğrendim; izmire dedemin ve anneannemin yanına gidecekmişiz. O an tüm hayallerim gerçek olmuştu zaten. Düşünsene! izmir! izmir derken yeni ergenlerin Abieeee issssmieeer! demelerinden bahsetmiyorum. izmire gidiyorduk ve ben geceleri halıda başım babamın koltuk altında uyumayacaktım artık. Anneannemin kahvaltısıyla uyanıp, onun koynunda uyuyacaktım. Gittik de izmire. Çok güzel başladı her şey. 2. sınıftım artık ve 2. sınıftan 3. sınıfa geçtiğimde kapının önünde kendi kendime şöyle dediğimi hatırlıyorum: Ben bu kadar büyüdüm mü ya!?
Çok büyüktüm artık, 3. sınıftaydım boru değil! Ama istediğim gibi gitmedi sanırım o sıra bir şeyler; çünkü ortaokula kadar olan kısmı pek hatırlamıyorum. Hoşuma gitmeyen anları unutmamla anlatır beni insanlar ve sanırım haklılar bu konuda. O sırada olmasını istediğim bir şey de yoktu sanırım. O yüzden bence.
Daha yeni yeni öğrenmeye başlıyorum o sıralar bir şeyleri. Okulun en güzel kızına yazmadan elde etmeyi ya da hiçbir şey yapmadan hocanın gözüne girmeyi O sıralarda pek bir beklentim yokmuş aslında hayattan şimdi düşününce.
Velhassılı lisedeydim. Artık daha fazla büyüyemezdim. Son nokta buydu. Tam da bunları düşündüğüm sıralar öyle bir aşka tutuldum ki; her şeyin üzerinden geçmek ve yeniden öğrenmek zorunda kaldım.
Her şeyi öğrendiğimi varsayıyordum o sıralar. Lise son sınıfa kadar hatta. Her şeyi biliyordum. insanlar nelerden hoşlanır, nelerden nefret eder, kimi nasıl çözerim vs. vs.
Hiçbir şey bilmediğimi Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı öğretti en başta. Sonra da o sene boyunca bire bir etüt vermeye başladı. ilk ders arkadaşlıktı. Bugüne kadar bildiğin her şeyi unut! dedi bana ilk derste. Ağzımı açamadım başta, sevdiğim insanların isimlerini söylemeye başladım. Ve o her ismin anlamından yola çıkarak kişiliğe bağladı her şeyi; ama her şeyi. Ben inanmak istemedikçe kafama vura vura anlatmaya çalıştı.
inanmadan 1 sene geçirdim. Sonuç? Tabii ki mutlu son Onca sene hayal kurmamışım, o kadar insana güvenmişim.. Tabii ki haklı çıkacaktım. Artık ben de gıpta ettiğim insanların arasındaydım. Üniversite öğrencisiydim. E bu da boru değil! Öğrenciyim ulan diye bağırasım vardı her yerde. Ama unuttuğum bir şeyler vardı
Hiç unutmam, ilk senelerimde o bar senin bu bar benim gezerken arkadaşlarım aradığında dışarıya çıkardım önümdeki henüz tanıştığım hatunu kaptırmak pahasına Ayıptı çünkü, yanlış hareketti bizde onlar. Yapamazdık, olmazdı Sonraları, o hatunu değil kaptırmak, dışarıdan kapan kişi olmak için sarfedilen çabalara şahit olduğumu hatırlıyorum da Üzerine pek konuşmasak daha iyi
1-2 hatta 3 sene derken hayallerimizin peşinden koşmayı bırak hayal kurmayı unutmuşuz. Şu sıralar kurduğum hayaller pek amatör, pek bir Ya bi siktir git yaaa!. Her şeye tamam da peki en sevdiğimize dönemiyor muyuz? En sevdiğimiz ana? Her şeyin en güzeli sevdiğine dönmek değil mi sonuçta ya da rahat ettiğine? En son biraya dönmek gibi mesela? Cila hesabı ama içmeden uyuyamam tribi gibi
Ama hayatta alkol olmadan olmayacağını anladığımda çok gençtim işte. O sıralar bu satırları yazıyordum...
Bir ara sınıf atlatmayı düşündüler büyüklerim, neden ya da nasıl bilmiyorum. Okumayı da 5 yaşında öğrenmişim ki ondan da haberim yok. O sıralar 2. sınıf okutan annem idealist bir tavırla reddetmiş bu isteği. Bilmiyorum belki de beni böyle kandırıyorlar. O senem öyle ya da böyle geçti. En büyük hedefim annemin sınıfında okumakken derbeder oldum henüz o yaşta ve annemin beni reddetmesinden sebep.
Hiç unutmam, annemle babam konuşuyordu çok gereksiz sıcağın olduğu bir Diyarbakır günü Ama sadece günü Gün derken sabahtan bahsediyorum; çünkü geceleri çatışmalar başladığı vakit babamın kafamı koltuğu altına aldığı geceleri hatırlamak istemiyorum. Çok da karanlıktı üstelik, 7 yaşındaki bir çocuk için fazla karanlık
Ertesi gün öğrendim; izmire dedemin ve anneannemin yanına gidecekmişiz. O an tüm hayallerim gerçek olmuştu zaten. Düşünsene! izmir! izmir derken yeni ergenlerin Abieeee issssmieeer! demelerinden bahsetmiyorum. izmire gidiyorduk ve ben geceleri halıda başım babamın koltuk altında uyumayacaktım artık. Anneannemin kahvaltısıyla uyanıp, onun koynunda uyuyacaktım. Gittik de izmire. Çok güzel başladı her şey. 2. sınıftım artık ve 2. sınıftan 3. sınıfa geçtiğimde kapının önünde kendi kendime şöyle dediğimi hatırlıyorum: Ben bu kadar büyüdüm mü ya!?
Çok büyüktüm artık, 3. sınıftaydım boru değil! Ama istediğim gibi gitmedi sanırım o sıra bir şeyler; çünkü ortaokula kadar olan kısmı pek hatırlamıyorum. Hoşuma gitmeyen anları unutmamla anlatır beni insanlar ve sanırım haklılar bu konuda. O sırada olmasını istediğim bir şey de yoktu sanırım. O yüzden bence.
Daha yeni yeni öğrenmeye başlıyorum o sıralar bir şeyleri. Okulun en güzel kızına yazmadan elde etmeyi ya da hiçbir şey yapmadan hocanın gözüne girmeyi O sıralarda pek bir beklentim yokmuş aslında hayattan şimdi düşününce.
Velhassılı lisedeydim. Artık daha fazla büyüyemezdim. Son nokta buydu. Tam da bunları düşündüğüm sıralar öyle bir aşka tutuldum ki; her şeyin üzerinden geçmek ve yeniden öğrenmek zorunda kaldım.
Her şeyi öğrendiğimi varsayıyordum o sıralar. Lise son sınıfa kadar hatta. Her şeyi biliyordum. insanlar nelerden hoşlanır, nelerden nefret eder, kimi nasıl çözerim vs. vs.
Hiçbir şey bilmediğimi Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı öğretti en başta. Sonra da o sene boyunca bire bir etüt vermeye başladı. ilk ders arkadaşlıktı. Bugüne kadar bildiğin her şeyi unut! dedi bana ilk derste. Ağzımı açamadım başta, sevdiğim insanların isimlerini söylemeye başladım. Ve o her ismin anlamından yola çıkarak kişiliğe bağladı her şeyi; ama her şeyi. Ben inanmak istemedikçe kafama vura vura anlatmaya çalıştı.
inanmadan 1 sene geçirdim. Sonuç? Tabii ki mutlu son Onca sene hayal kurmamışım, o kadar insana güvenmişim.. Tabii ki haklı çıkacaktım. Artık ben de gıpta ettiğim insanların arasındaydım. Üniversite öğrencisiydim. E bu da boru değil! Öğrenciyim ulan diye bağırasım vardı her yerde. Ama unuttuğum bir şeyler vardı
Hiç unutmam, ilk senelerimde o bar senin bu bar benim gezerken arkadaşlarım aradığında dışarıya çıkardım önümdeki henüz tanıştığım hatunu kaptırmak pahasına Ayıptı çünkü, yanlış hareketti bizde onlar. Yapamazdık, olmazdı Sonraları, o hatunu değil kaptırmak, dışarıdan kapan kişi olmak için sarfedilen çabalara şahit olduğumu hatırlıyorum da Üzerine pek konuşmasak daha iyi
1-2 hatta 3 sene derken hayallerimizin peşinden koşmayı bırak hayal kurmayı unutmuşuz. Şu sıralar kurduğum hayaller pek amatör, pek bir Ya bi siktir git yaaa!. Her şeye tamam da peki en sevdiğimize dönemiyor muyuz? En sevdiğimiz ana? Her şeyin en güzeli sevdiğine dönmek değil mi sonuçta ya da rahat ettiğine? En son biraya dönmek gibi mesela? Cila hesabı ama içmeden uyuyamam tribi gibi
Ama hayatta alkol olmadan olmayacağını anladığımda çok gençtim işte. O sıralar bu satırları yazıyordum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar