bugün
- kiraz cicegi kolonyasi35
- kadın yazarların kavga etmesi10
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- sözlük yazarlarının şalgamları5
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı7
- kavga eden iki kadına o an aşık olmak5
- ilişki yapmanın imkansızlaşması4
- abridgeeeee6
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler14
- tek şarkı ile müzik zevkini anlat9
- izlenilen ilk yabancı dizi4
- travesti siniri6
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- muslettin amca5
- sözlük kızlarıyla aşk yaşamak5
- sözlükte kavga olunca çok üzülmek2
- bir ümidim olsun her zaman arayım2
- bir sözlük kızının usulca odasına girmek4
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan9
- arkadaşlar lütfen artık seviyeli olalım5
- kuran da namazın olmaması21
- velvet37
- bir sözlük kızının tatlısını hunharca yemek4
- corona bira içen erkek6
- kız kıza banyo yapmak2
- boşandıktan sonra çocuğuyla ilgilenmeyen baba2
- kavga eden kezbanlardan hangisi daha kezban2
- mesnevideki pornografik hikayeler2
- en son yapılan keyfi harcama4
- arkadaşlar kavga etmeyin6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- koca istiyom gel beni al5
- ctrlx10
- arkadaşlar lütfen kavga etmeyin3
- entry silen ezik3
- gandalf yüzüğü neden frodoya emanet etti sorunsalı4
- donald trump6
- pahalılık nedeniyle artık yiyemediğimiz gıdalar2
- domalan kız7
- mehdiye ili2
- karşı cinste çekici gelen şeyler4
- sözlüğün en popi erkeği5
- kendi kendini bıçaklayan adam7
- sözlük yazarlarını en etkileyen mesajlar6
- bir binanın yirminci katı2
- iyi de neden bu öfke2
- hoşlanılan kızın sizi ayaklarıyla tokatlaması7
- seni öldürmeyen şey seni güçlendirir8
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek12
burada oturmuş, kendi sayfama dahi yazarken başkalarının ne düşüneceğini tartmaksızın yazamayacağımın bilincine varmış olmanın acısını tadıyorum. buna oto sansür diyorlar ve herkesten önce canımızı okumak için bekleyen, kendimizden ve kendi kendimize ördüğümüz duvarlardan başkası değil.
aslında kendimizle ilgili ne, ne olduğumuz, ne de tam olarak asla ne olamayacağımızla ilgili doğruluğundan emin olduğumuz bir bilgimiz de yok. zaten bu sansürü mide bulandıran ve katlanılmaz yapan da bu. belirsiz, tam olarak keyfi ve asla doğruluğu kanıtlanamayacak nedenlere dayanıyor olması. biz her kim olduğumuza inanıyorsak oyuz. işin kötüsü başkalarının da bunu bildiğini sanıyoruz.
oysa yok öyle bir şey. her gün ne giydiğinizi saçınızı ne yana taradığınızı moralinizin nasıl olduğunu takip eden kaç kişi var? işte insanlar bizimle ilgili o denli az şey biliyorlar. asla bizi tam olarak tanıyamayacaklar ve aynı sebepten biz de kendinizi tanıyamayacağız. çünkü biz de başkalarını tanımıyoruz ve insan kendisini başkasıyla ölçer.
yapılan oto sansür uygulaması bütünüyle yersiz ve yararsız ve gereksiz stres yarattığı için de zararlı ve kendini kısıtladığı için se özgürlük alanını daraltıcıdır.
sözlerimiz ve davranışlarımız ne olursa olsun insanlar bizimle ilgili kaba bir siluetten başka bir şeye sahip olamazlar. o da ne bizi tanımlar ne de biri buna bakarak bizi anlar.
kişiler bizi kategorize etmek istediklerinde dahi yerleştirdikleri yerlerin ne olduğu konusunda kesin bir bilgi sahibi olamıyoruz. çünkü her ne kadar kullanılan dil aynı olsa da kavramlardaki anlam kayması belli bir noktadan sonra anlaşılırlığı imkansız hale getiriyor gündelik kullanılan dilde. mecazlar ve benzetmelerle bezenmiş edebiyat bizi hayal dünyasının bir kahramanını tarif eder gibi tanımlamanın dışında pek bir işe yaramaz.
bilimsel bir dil kullanarak tarife kalksak bu sefer de hali hazırdaki bilim dilinin ve dolayısıyla bilimsel gelişmenin henüz yeterince gelişmemiş olmasının doğal sonucu olarak bunda da başarısızlığı bir kader gibi göğüslemek durumunda kalırız.
sonuç olarak kesinlikten bu kadar uzak olması yüzünden belirsiz ve neredeyse sürrealist soyut bir resim gibi yoruma açık olacak imaj çalışmamızı ancak sanat kendinden gerçeklik değil de estetik beklendiği için bir nebze olsun tarif edebilir gibi geliyor. o halde kişi kendini sanatsal bir yolla diğer insanlara anlatmanın yollarını aramalıdır ve sansür oto sansür de olsa sanatı öldürür.
aslında kendimizle ilgili ne, ne olduğumuz, ne de tam olarak asla ne olamayacağımızla ilgili doğruluğundan emin olduğumuz bir bilgimiz de yok. zaten bu sansürü mide bulandıran ve katlanılmaz yapan da bu. belirsiz, tam olarak keyfi ve asla doğruluğu kanıtlanamayacak nedenlere dayanıyor olması. biz her kim olduğumuza inanıyorsak oyuz. işin kötüsü başkalarının da bunu bildiğini sanıyoruz.
oysa yok öyle bir şey. her gün ne giydiğinizi saçınızı ne yana taradığınızı moralinizin nasıl olduğunu takip eden kaç kişi var? işte insanlar bizimle ilgili o denli az şey biliyorlar. asla bizi tam olarak tanıyamayacaklar ve aynı sebepten biz de kendinizi tanıyamayacağız. çünkü biz de başkalarını tanımıyoruz ve insan kendisini başkasıyla ölçer.
yapılan oto sansür uygulaması bütünüyle yersiz ve yararsız ve gereksiz stres yarattığı için de zararlı ve kendini kısıtladığı için se özgürlük alanını daraltıcıdır.
sözlerimiz ve davranışlarımız ne olursa olsun insanlar bizimle ilgili kaba bir siluetten başka bir şeye sahip olamazlar. o da ne bizi tanımlar ne de biri buna bakarak bizi anlar.
kişiler bizi kategorize etmek istediklerinde dahi yerleştirdikleri yerlerin ne olduğu konusunda kesin bir bilgi sahibi olamıyoruz. çünkü her ne kadar kullanılan dil aynı olsa da kavramlardaki anlam kayması belli bir noktadan sonra anlaşılırlığı imkansız hale getiriyor gündelik kullanılan dilde. mecazlar ve benzetmelerle bezenmiş edebiyat bizi hayal dünyasının bir kahramanını tarif eder gibi tanımlamanın dışında pek bir işe yaramaz.
bilimsel bir dil kullanarak tarife kalksak bu sefer de hali hazırdaki bilim dilinin ve dolayısıyla bilimsel gelişmenin henüz yeterince gelişmemiş olmasının doğal sonucu olarak bunda da başarısızlığı bir kader gibi göğüslemek durumunda kalırız.
sonuç olarak kesinlikten bu kadar uzak olması yüzünden belirsiz ve neredeyse sürrealist soyut bir resim gibi yoruma açık olacak imaj çalışmamızı ancak sanat kendinden gerçeklik değil de estetik beklendiği için bir nebze olsun tarif edebilir gibi geliyor. o halde kişi kendini sanatsal bir yolla diğer insanlara anlatmanın yollarını aramalıdır ve sansür oto sansür de olsa sanatı öldürür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar