bugün
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- kolye142
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması9
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi9
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod5
- konya denilince akla gelenler4
- pizza bira ikilisi6
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver12
- sözlük elden gidiyor4
- asla evlenilmeyecek erkekler7
- boykot dedektifi2
- cep telefonu17
- erlik5
- nokia16
- chatgpt'nin sorunu ne2
- fuck bahçeli tişörtü2
- günün sözü6
- rüzgar12
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- bal10
- lale14
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- var olmak için ne yaptınız13
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- pazar günleri ekmek almak3
- pazar günü erken kalkmak3
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- bileklik19
- yogartiksen39
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- fil9
- aslan15
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- kader4
- billie eilish'in memeleri7
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- kuş5
- at6
- sevgili nedir7
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- kim kimi neden sevmiyor14
- gül7
(bkz: oruçluyken kız arkadaşla buluşmak) dan sonra...
kız arkadaşımın sen nasıl olur da beni anneanneme bıraktıktan sonra bana tekrar Anadolu yakasına döneceğini haber vermezsin de senin trafikte kalacağını düşündürtürsün de ben de senin için üzülürüm şeklindeki tüm şalterlerimi indirmemi ve suratına telefonu kapatmamı sağlayan öfke kusuşunun ardından 3 koca gün geçti. Onun sesini dahi duymadığım bu üç gün, sanırım Karadeniz yaylalarında geçirdiğim bir haftadan daha iyi geldi akıl sağlığıma. istanbulun karmaşık şehir hayatının tam göbeğinde; onun istekleri, sitemleri ve gereksiz azarlamalarından arınmış üç güzel gün.
Tam artık ondan kurtuldum diye içimden geçirmeye başlamışken, üçüncü günün sonunda gece yatmadan önce karın bölgemde oluşan, tazyikle gelen kazuratın pabucunu dama attıran o ağrı yok mu, işte yine ona tutuldum. Sağa dönüyorum olmuyor, sola dönüyorum kalbim sıkışıyor. arasam mı lan acaba sorularına tutarsız cevaplar veriyorum yine. Mantığımın unut oğlum bu kızı telkinleri belli ki işe yaramıyor. Sonuç olarak telefonu elime alıp rehberden sildiğim numarasını manuel olarak tuşluyorum. Açmayacağını bilmeme rağmen defalarca arıyorum. Nitekim açmıyor da.
Ertesi gün ilk taksiyle evinin önüne gittim. Bir yandan babasının beni görmeyeceği ve apartmanın kapısını rahatlıkla kesebileceğim bir açı bulmaya çalışırken, bir yandan da yalvarlı yakarlı mesajlar atıyorum sevdiceğime. Cevap gelmiyor tabi ki. Birkaç saatlik uykuyla duruyorum. Beklemenin kader arkadaşı sigara içimini gerçekleştiremiyorum yine oruçlu olduğum için. Vicdanıma seferi olduğumu yedirmeye çalışsam da bir türlü direncini kıramıyor, kuru kuruya beklemeye devam ediyorum.
Saatler sonrasında biriciğim kapıda belirdi. Belli bir mesafeden takibimi sürdürüp, evinden biraz uzaklaştığımız anda karşısına çıkmayı hedefliyorum.
- hooop, hoooooop. Dur ulan dur amına koyim.
Kör olası taksi şoförü nar tanemi alıp götürüyor. Bu beklemediğim olay karşısında Oruçlu oruçlu küfür ettiğime mi, planımın suya düştüğüne mi yanayım bilmiyorum.
asıl suçlu giden taksici değil ama. Hani o filmlerden aşina olduğumuz, hemen peşi sıra gelmesi gereken taksici var ya. ona binersin de kaptan öndeki aracı takip et dersin. işte o ibne gelmedi.
kız arkadaşımın sen nasıl olur da beni anneanneme bıraktıktan sonra bana tekrar Anadolu yakasına döneceğini haber vermezsin de senin trafikte kalacağını düşündürtürsün de ben de senin için üzülürüm şeklindeki tüm şalterlerimi indirmemi ve suratına telefonu kapatmamı sağlayan öfke kusuşunun ardından 3 koca gün geçti. Onun sesini dahi duymadığım bu üç gün, sanırım Karadeniz yaylalarında geçirdiğim bir haftadan daha iyi geldi akıl sağlığıma. istanbulun karmaşık şehir hayatının tam göbeğinde; onun istekleri, sitemleri ve gereksiz azarlamalarından arınmış üç güzel gün.
Tam artık ondan kurtuldum diye içimden geçirmeye başlamışken, üçüncü günün sonunda gece yatmadan önce karın bölgemde oluşan, tazyikle gelen kazuratın pabucunu dama attıran o ağrı yok mu, işte yine ona tutuldum. Sağa dönüyorum olmuyor, sola dönüyorum kalbim sıkışıyor. arasam mı lan acaba sorularına tutarsız cevaplar veriyorum yine. Mantığımın unut oğlum bu kızı telkinleri belli ki işe yaramıyor. Sonuç olarak telefonu elime alıp rehberden sildiğim numarasını manuel olarak tuşluyorum. Açmayacağını bilmeme rağmen defalarca arıyorum. Nitekim açmıyor da.
Ertesi gün ilk taksiyle evinin önüne gittim. Bir yandan babasının beni görmeyeceği ve apartmanın kapısını rahatlıkla kesebileceğim bir açı bulmaya çalışırken, bir yandan da yalvarlı yakarlı mesajlar atıyorum sevdiceğime. Cevap gelmiyor tabi ki. Birkaç saatlik uykuyla duruyorum. Beklemenin kader arkadaşı sigara içimini gerçekleştiremiyorum yine oruçlu olduğum için. Vicdanıma seferi olduğumu yedirmeye çalışsam da bir türlü direncini kıramıyor, kuru kuruya beklemeye devam ediyorum.
Saatler sonrasında biriciğim kapıda belirdi. Belli bir mesafeden takibimi sürdürüp, evinden biraz uzaklaştığımız anda karşısına çıkmayı hedefliyorum.
- hooop, hoooooop. Dur ulan dur amına koyim.
Kör olası taksi şoförü nar tanemi alıp götürüyor. Bu beklemediğim olay karşısında Oruçlu oruçlu küfür ettiğime mi, planımın suya düştüğüne mi yanayım bilmiyorum.
asıl suçlu giden taksici değil ama. Hani o filmlerden aşina olduğumuz, hemen peşi sıra gelmesi gereken taksici var ya. ona binersin de kaptan öndeki aracı takip et dersin. işte o ibne gelmedi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar