bugün
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- askerde özlenen şeyler4
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- burun karıştırmak5
- bir önceki entryi devam ettir4
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler3
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı3
- kuantum fiziğine sahip kadın4
- adana limanı nın çıplak fotoğrafları3
- çay var içersen antidepresan da var yersen4
- helin elveren3
- dizi sektöründeki maliyet krizi3
- çay koydum sen anlat diyen psikolog4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- terhis oluyorum sözlük25
- kahvaltı yapmak2
- yazarların işlediği günahlar15
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak6
- pazar günü aktiviteleri2
- günah çıkarma seansını aniden terk eden rahip3
- onur babacan3
- felsefe öğretmenin ironisi3
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- şarkıyı devam ettiriyoruz2
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- sabah soğuğu3
- flörtün ilkesel reddi5
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu3
- erkek dünyanın en dürüst varlığıdır3
- londra devlet hastanesindeki hamile erkek figürü3
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi8
- cimbom baba2
- yüzü siyaha boyayıp gezmek3
- yeni temaya bir türlü alışamamak2
- amedspor31
- engineer285
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek17
- şamil tayyar'ın fatma betül sayan kaya tweeti3
- 8 kasım 20263
- cem karaca dinleyip dusuncelere dalmak2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı22
- toplu taşımada yer verme ahlakı6
- kim beğeniyor sorunsalı2
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- the odyssey2
- ipkis3
- günlük tutmak7
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
''arabamı serefsizlerin ülkesinde bıraktım'' demiş biridir.
şimdi ahmet kaya konusunu derinlemesine incelemek farz oldu.küfür ederek ya da vatan haini diyerek bir yere varılamaycagı gün gibi aşikar...
şimdi bazı arkadaslar diyorlar ki, ''biz ahmet kaya'nın sanatcı kişiligini seviyoruz'' kabul, ona sözüm yok. şimdi ahmet kaya'nın şarkılarını inceleyelim. bakalım bu adam sanatını icra ederken neler söylüyormuş...
dağlar bize düz olur lo
yar gelmezse ne olur
bir yar gider bir yar gelir
düşmanlar görür kör olur
hadi sen git işine de
herkes kendi işine
dağlarımda zulüm var lo
düşemem yar peşine
şarkının sözlerine baktıgınız vakit, ilk etapta ne denmek istedigi gün gibi ortada...
ilk söz ofsayt bi kere. ''daglar bize düz olur'' şimdi burda hangi daglar düz oluyor bu arkadasa sormak lazım.
neyse onu gecelim, son cümle hepsinden berbat. ''daglarımda zulüm var, düşemem yar peşine'' şimdi burda kastedilen daglarda zulüm görenler kim? ve onlara zulüm eden kim?
benim bu sozlerden anladıgım, bu şarkının dagdaki pkk lılara, türk askerleri tarafından zulüm yapıldıgı sonucuna varıyorum. başka türlü anlayan var ise orasını ben bilemem...
devam edelim. şarkının adı biz üç kişiydik, sözlerini yazıyoruz...
biz üç kişiydik;
bedirhan, nazlıcan ve ben
üç ağız, üç yürek, üç yeminli fişek...
adımız bela diye yazılmıştı dağlara taşlara,
boynumuzda ağır vebal, koynumuzda çapraz tüfek...
el tetikte kulak kirişte
ve sırtımız toprağa emanet...
baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi,
yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık.
deniz çok uzaktaydı
ve dokunuyordu yalnızlık.
gece uçurum boylarında,
uzak çakal sesleri
yüzümüze, ekmeğimize,
türkümüze çarpar geçerdi.
göğsüne kekik süredi nazlıcan,
tüterdi buram buram.
gizlice ona bakardık,
yüreğimiz göçerdi...
belki bir çoban kavalında yitirdik nazlıcan'ı,
ateşböcekleriyle bir oldu kırpışarak tükendi.
bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza,
kurşun gibi, mayın gibi tutuşarak tükendi...
oy nazlıcan vahşi bayırların maralı,
nazlıcan saçları fırtınayla taralı,
sen de gider miydin böyle yıldızlar ülkesine,
oy nazlıcan oy can evinden yaralı...
nazlıcan serin yayla çiçeği
nazlıcan deli dolu heyecan
göğsümde bir sevda kelebeği
nazlıcan ah nazlıcan...
artık yenilmiş ordular kadar
eziktik, sahipsizdik
geçip gittik, parka ve yürek paramparça,
gerisi ölüm duygusu, gerisi sağır sessizlik,
geçip gittik, nazlıcan boşluğu aramızda...
bedirhan'ı bir geçitte sırtından vurdular...
yarıp çıkmışken nice büyük ablukaları,
omuzdan kayan bir tüfek gibi usulca,
titredi ve iki yana düştü kolları... .
ölüm bir ısırgan otu gibi sarmıştı her yanını
devrilmiş bir ağaçtı ayışığında gölgesi
uzanıp bir damla yaş ile dokundum kirpiklerine
göğsümü çatlatırken nabzımın tükenmiş sesi...
sanki bir şakaydı bu, birazdan uyanacaktı,
birazdan ateşi karıştırıp bir sigara saracaktı
oysa ölüm sadık kalmıştı randevusuna ah
o da nazlıcan gibi bir daha olmayacaktı...
ey bedirhan; katran gecelerin heyulası,
ey bedirhan; kancık pusuların belası
sen de böyle düşecek adam mıydın konuşsana,
ey bedirhan ey mezarı kartal yuvası...
bedirhan mor dağların kaçağı
bedirhan mavi gözleri şahan
zulamda suskun gece bıçağı
bedirhan ah bedirhan...
biz üç kişiydik
üç intihar çiçeği
bedirhan, nazlıcan ve ben
suphi...
sözlerde belirtildigi ve anlaşıldıgı uzere, dagda bulunan üç adet teröriste yazılmış bir şarkı...
şimdi ahmet kaya'nın sanatını seviyorum derken biraz düşünelim...
pkk nedir? bir teror örgütü... ne yapmıştır? masum vatandaşları ve güvenlik güçlerimizi şehit etmiştir...
amacı nedir? kürt halkının haklarını savunmak diye bir gaye ile kurulmuştur ama amacından sapmıştır. masum köylüleri katletmiştir. o zaman nedir? eli kanlı bir teror örgütü. kundakdaki bebeklere kursun sıkan bir kahpeler toplulugu...
böyle bir örgüte, maddi manevi destek veren, (sözde) bayraklarının altında konserler verip turkiye cumhuriyetine küfürler savuran bir zat-ı muhterem(!) in nesini sevecegiz...
esasında benim en cok merak ettigim nokta, pkk denen örgütün, ahmet kaya'yı (kaba tabirle) hiç siklemedigi halde, bu adam neden bu kadar azılı bir pkk savunucusu oldugudur...
gerci ülkeyi terketmek zorunda kaldıktan sonra kendiside anlamıştır gereksiz yere milletin nefretini kazandıgını...
yurtdışında iken yazdıgı sözleri dikkatle okuyalım...
''burda, bu şarkımı söylerken, benim türkiye'de yaşadığım çok zor günlerde bir merhabasını istediğim, fakat o merhabayı benden esirgeyen, ulusal anlamda aynı kaderi paylaştığım bütün arkadaşlarıma ve dostlarıma ince bir sitemdir. umarım bunu anlarlar''
buyrun işte şarkısı da burda.
ağlama bu günler gelir de geçer babam
ağlama bu dertler elbet biter babam
ocaksız köylerimde dumanlar tüter elbet
ben yandım sen yanma allah aşkına
iki damla gözyaşımla
satıldım pazarlarda
kırdılar yüreğimi
kırdılar azarlarla
sürgünlere yolladılar
sabah dörtte yağmurlarla
ben yandım
siz yanmayın allah aşkına
işte ahmet kaya her zaman böyle sözleri olan şarkılar söyleseydi de bizde onu gerçekten sevebilseydik.
şimdi ahmet kaya konusunu derinlemesine incelemek farz oldu.küfür ederek ya da vatan haini diyerek bir yere varılamaycagı gün gibi aşikar...
şimdi bazı arkadaslar diyorlar ki, ''biz ahmet kaya'nın sanatcı kişiligini seviyoruz'' kabul, ona sözüm yok. şimdi ahmet kaya'nın şarkılarını inceleyelim. bakalım bu adam sanatını icra ederken neler söylüyormuş...
dağlar bize düz olur lo
yar gelmezse ne olur
bir yar gider bir yar gelir
düşmanlar görür kör olur
hadi sen git işine de
herkes kendi işine
dağlarımda zulüm var lo
düşemem yar peşine
şarkının sözlerine baktıgınız vakit, ilk etapta ne denmek istedigi gün gibi ortada...
ilk söz ofsayt bi kere. ''daglar bize düz olur'' şimdi burda hangi daglar düz oluyor bu arkadasa sormak lazım.
neyse onu gecelim, son cümle hepsinden berbat. ''daglarımda zulüm var, düşemem yar peşine'' şimdi burda kastedilen daglarda zulüm görenler kim? ve onlara zulüm eden kim?
benim bu sozlerden anladıgım, bu şarkının dagdaki pkk lılara, türk askerleri tarafından zulüm yapıldıgı sonucuna varıyorum. başka türlü anlayan var ise orasını ben bilemem...
devam edelim. şarkının adı biz üç kişiydik, sözlerini yazıyoruz...
biz üç kişiydik;
bedirhan, nazlıcan ve ben
üç ağız, üç yürek, üç yeminli fişek...
adımız bela diye yazılmıştı dağlara taşlara,
boynumuzda ağır vebal, koynumuzda çapraz tüfek...
el tetikte kulak kirişte
ve sırtımız toprağa emanet...
baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi,
yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık.
deniz çok uzaktaydı
ve dokunuyordu yalnızlık.
gece uçurum boylarında,
uzak çakal sesleri
yüzümüze, ekmeğimize,
türkümüze çarpar geçerdi.
göğsüne kekik süredi nazlıcan,
tüterdi buram buram.
gizlice ona bakardık,
yüreğimiz göçerdi...
belki bir çoban kavalında yitirdik nazlıcan'ı,
ateşböcekleriyle bir oldu kırpışarak tükendi.
bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza,
kurşun gibi, mayın gibi tutuşarak tükendi...
oy nazlıcan vahşi bayırların maralı,
nazlıcan saçları fırtınayla taralı,
sen de gider miydin böyle yıldızlar ülkesine,
oy nazlıcan oy can evinden yaralı...
nazlıcan serin yayla çiçeği
nazlıcan deli dolu heyecan
göğsümde bir sevda kelebeği
nazlıcan ah nazlıcan...
artık yenilmiş ordular kadar
eziktik, sahipsizdik
geçip gittik, parka ve yürek paramparça,
gerisi ölüm duygusu, gerisi sağır sessizlik,
geçip gittik, nazlıcan boşluğu aramızda...
bedirhan'ı bir geçitte sırtından vurdular...
yarıp çıkmışken nice büyük ablukaları,
omuzdan kayan bir tüfek gibi usulca,
titredi ve iki yana düştü kolları... .
ölüm bir ısırgan otu gibi sarmıştı her yanını
devrilmiş bir ağaçtı ayışığında gölgesi
uzanıp bir damla yaş ile dokundum kirpiklerine
göğsümü çatlatırken nabzımın tükenmiş sesi...
sanki bir şakaydı bu, birazdan uyanacaktı,
birazdan ateşi karıştırıp bir sigara saracaktı
oysa ölüm sadık kalmıştı randevusuna ah
o da nazlıcan gibi bir daha olmayacaktı...
ey bedirhan; katran gecelerin heyulası,
ey bedirhan; kancık pusuların belası
sen de böyle düşecek adam mıydın konuşsana,
ey bedirhan ey mezarı kartal yuvası...
bedirhan mor dağların kaçağı
bedirhan mavi gözleri şahan
zulamda suskun gece bıçağı
bedirhan ah bedirhan...
biz üç kişiydik
üç intihar çiçeği
bedirhan, nazlıcan ve ben
suphi...
sözlerde belirtildigi ve anlaşıldıgı uzere, dagda bulunan üç adet teröriste yazılmış bir şarkı...
şimdi ahmet kaya'nın sanatını seviyorum derken biraz düşünelim...
pkk nedir? bir teror örgütü... ne yapmıştır? masum vatandaşları ve güvenlik güçlerimizi şehit etmiştir...
amacı nedir? kürt halkının haklarını savunmak diye bir gaye ile kurulmuştur ama amacından sapmıştır. masum köylüleri katletmiştir. o zaman nedir? eli kanlı bir teror örgütü. kundakdaki bebeklere kursun sıkan bir kahpeler toplulugu...
böyle bir örgüte, maddi manevi destek veren, (sözde) bayraklarının altında konserler verip turkiye cumhuriyetine küfürler savuran bir zat-ı muhterem(!) in nesini sevecegiz...
esasında benim en cok merak ettigim nokta, pkk denen örgütün, ahmet kaya'yı (kaba tabirle) hiç siklemedigi halde, bu adam neden bu kadar azılı bir pkk savunucusu oldugudur...
gerci ülkeyi terketmek zorunda kaldıktan sonra kendiside anlamıştır gereksiz yere milletin nefretini kazandıgını...
yurtdışında iken yazdıgı sözleri dikkatle okuyalım...
''burda, bu şarkımı söylerken, benim türkiye'de yaşadığım çok zor günlerde bir merhabasını istediğim, fakat o merhabayı benden esirgeyen, ulusal anlamda aynı kaderi paylaştığım bütün arkadaşlarıma ve dostlarıma ince bir sitemdir. umarım bunu anlarlar''
buyrun işte şarkısı da burda.
ağlama bu günler gelir de geçer babam
ağlama bu dertler elbet biter babam
ocaksız köylerimde dumanlar tüter elbet
ben yandım sen yanma allah aşkına
iki damla gözyaşımla
satıldım pazarlarda
kırdılar yüreğimi
kırdılar azarlarla
sürgünlere yolladılar
sabah dörtte yağmurlarla
ben yandım
siz yanmayın allah aşkına
işte ahmet kaya her zaman böyle sözleri olan şarkılar söyleseydi de bizde onu gerçekten sevebilseydik.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com