bugün
- hakkımda bilmeniz gerekenler9
- kitap önerir misiniz8
- limonlu makarna8
- diamond bosphorus16
- yazarların nickleri nereden geliyor9
- birader ne demek10
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- nervio'nun ayaklarının ters olması6
- traktörü olan yazarlar6
- damarlı ayak4
- tai lung18
- nervio burak demirbilek evliliği7
- yeni parti46
- sevgiliye arkadan sarılmak3
- nervio hamferdi4
- ismet gürbüz9
- gocu meriç7
- sozlugun hafizasi6
- mehdi beklentisi5
- sena3
- yazma deyince yazılmasını isteyen kezban4
- artık bilgi içerikli entryleri tek tek okuyacağım5
- baş meriç7
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- deccal'in sozluge gelmesi4
- sözlüğe bilgi içerikli entry girmek6
- kız nick altı meriçleri13
- bana onu sormayin birader4
- kıymasız lahmacun3
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
- 2pac3
- salçalı kıymalı makarna3
- damarlı domates2
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- bir erkek yazara instagramdan ulaşmak4
- aykolik'in hiç yaşlanmaması2
- israil'in pariah state olması2
- apoya küfür edince kuduran kürtçü9
- perdenin ardındakiler'in en iyi şarkısı2
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- kafiyesiz şiir saçmalığı3
- nervio moderatör olsun kampanyası10
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
- beni seven yazarlar10
- geçmişe özlem2
- kürtçülerin abd ve israil'i destekleme sebebi2
- kürt çeteleri2
- öykü serter8
evet bir uludağ sözlük gerçeğidir. ekşisözlükte bir yazarın uludağ sözlük hakkında çok yerinde bir tespiti vardır;
yazarlarının, yazma derdinde olduğu; oylama yapmakla, okumakla kimsenin uğraşmadığı platform.
işte uludağ sözlüğün yapısı genel itibariyle budur. bakın kimseyi neden bu kadar çok yazıyorsun diye eleştirecek bir insan değilim, tabi ki yazmalıyız hatta daha fazla uzun uzun! yazmalıyız, konu veya konular hakkında düşündüğümüz eleştirileri açıkca ifade etmekten, yazmaktan daha güzel ne olabilir; ama kime yazıyoruz kim okuyor, okuyanların okuduklarını belli edecek bir oylama yapmaması o yazıyı yazan şahsın şevkini kırar. burada kastettiğim hadi herkese artı oy verelim değildir elbet, hak edene hakkettiği ölçüde yaklaşılmalıdır.
yapılan oylamanın artması insanları daha da güzel yazmaya iter. yazar oylama aldıkça (eksi ya da artı) düşünür; demek ki birileri benim yazdığımı okuyor, daha dikkatli yazmalıyım diye bir psikolojiye bürünür yazar. kelimelerini seçerken daha özenle davranır, çünkü bilir birilerinin onu okuduğunu. bir de eleştirilmesi gereken diğer bir konu da çok güzel açıklanmış, eleştirilmiş bir yazı hakkında ne yazık ki o yazara bir nevi tebrik mesajı veya o konu hakkında kendi fikirlerinin de iletilmemesi, mesaj atılmamasıdır. tabi bu ileriki bir aşama; yazar yazdıkları hakkında birileriyle tartışmak ve beğenildiğini duymak ister. olumsuz, kötü bir yazıda da üslubunu doğru tayin ederek yazara bu durumu bildirmek bize bir şey kaybettirmez. okunduğunu bilir yazar, eğer saygılı bir insansa sizin yazdığınız dille size dönüş sağlar zaten.
oylama yapmak, önemlidir; lakin aşırısı da doğru değildir. yazmaktan çok oylama yapmak doğru değildir elbet. konuyu nereye getiriyorum; hasmet ibriktarogluna getiriyorum. bir günde 20.000 in üzerinde oylama yapan bir yazar. (çok açıkça söylebilirim ki dün yapılan toplam oylamanın yarısından daha fazlası ona aittir). çok eleştirdik, çok onun hakkında konuştuk, bazıları savundu, bazıları ağır bir dille eleştirdi. peki yapmaya çalıştığı neydi hasmet ibriktaroglu'nun ? adam resmen küfür etti bizlere, sözlüğe, sisteme. kimsenin oylama yapmadığı bir platformda yapmış olduğu bu eylem küfürden başka bir şey değildir. birazda bu yönden bakmak lazım. tamam, kabul ediyorum, günde 20.000 oylama yapmak doğru değil, okundukça oylanmalıdır entry'ler, bunda hemfikiriz; ama bu oylama kıtlığının içinde bir serzenişti onun ki.
yazana hakkını veren, yazdıkları hakkında iki çift sohbet eden yazarlara, güzel insanlara selam olsun.
yazarlarının, yazma derdinde olduğu; oylama yapmakla, okumakla kimsenin uğraşmadığı platform.
işte uludağ sözlüğün yapısı genel itibariyle budur. bakın kimseyi neden bu kadar çok yazıyorsun diye eleştirecek bir insan değilim, tabi ki yazmalıyız hatta daha fazla uzun uzun! yazmalıyız, konu veya konular hakkında düşündüğümüz eleştirileri açıkca ifade etmekten, yazmaktan daha güzel ne olabilir; ama kime yazıyoruz kim okuyor, okuyanların okuduklarını belli edecek bir oylama yapmaması o yazıyı yazan şahsın şevkini kırar. burada kastettiğim hadi herkese artı oy verelim değildir elbet, hak edene hakkettiği ölçüde yaklaşılmalıdır.
yapılan oylamanın artması insanları daha da güzel yazmaya iter. yazar oylama aldıkça (eksi ya da artı) düşünür; demek ki birileri benim yazdığımı okuyor, daha dikkatli yazmalıyım diye bir psikolojiye bürünür yazar. kelimelerini seçerken daha özenle davranır, çünkü bilir birilerinin onu okuduğunu. bir de eleştirilmesi gereken diğer bir konu da çok güzel açıklanmış, eleştirilmiş bir yazı hakkında ne yazık ki o yazara bir nevi tebrik mesajı veya o konu hakkında kendi fikirlerinin de iletilmemesi, mesaj atılmamasıdır. tabi bu ileriki bir aşama; yazar yazdıkları hakkında birileriyle tartışmak ve beğenildiğini duymak ister. olumsuz, kötü bir yazıda da üslubunu doğru tayin ederek yazara bu durumu bildirmek bize bir şey kaybettirmez. okunduğunu bilir yazar, eğer saygılı bir insansa sizin yazdığınız dille size dönüş sağlar zaten.
oylama yapmak, önemlidir; lakin aşırısı da doğru değildir. yazmaktan çok oylama yapmak doğru değildir elbet. konuyu nereye getiriyorum; hasmet ibriktarogluna getiriyorum. bir günde 20.000 in üzerinde oylama yapan bir yazar. (çok açıkça söylebilirim ki dün yapılan toplam oylamanın yarısından daha fazlası ona aittir). çok eleştirdik, çok onun hakkında konuştuk, bazıları savundu, bazıları ağır bir dille eleştirdi. peki yapmaya çalıştığı neydi hasmet ibriktaroglu'nun ? adam resmen küfür etti bizlere, sözlüğe, sisteme. kimsenin oylama yapmadığı bir platformda yapmış olduğu bu eylem küfürden başka bir şey değildir. birazda bu yönden bakmak lazım. tamam, kabul ediyorum, günde 20.000 oylama yapmak doğru değil, okundukça oylanmalıdır entry'ler, bunda hemfikiriz; ama bu oylama kıtlığının içinde bir serzenişti onun ki.
yazana hakkını veren, yazdıkları hakkında iki çift sohbet eden yazarlara, güzel insanlara selam olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar