bugün

galatasaray

tuttuğum takım, kritik maçlarda gol atınca veya yeyince tansiyonum düşüyor sanırım sözlük. bayılacak gibi oluyorum. normalde kötü futbol oynadığında, takım ruhu olmayıp, savaşmadıklarına umurumda bile olmuyor. resmen takıma küsüyorum. benim takımım değil gibi geliyor ama çıkıp da benim yüreğimi koyduğum gibi yürekli oynayan, kritik maçlar öncesi uykularımın kaçtığı gibi hırsla oynayan takımımı izlerken bir başka oluyorum. ben olsam böyle oynarım dediğim gibi oynadıklarında içim içime sığmıyor. kaybedince hırsımdan resmen ağlıyorum. kazanınca çok abartmıyorum ama çünkü biliyorum ki benim takımıma yakışan budur. ha kötü oynayıp kazanmaktansa iyi oynayıp kaybetmek yeğdir diyorum bir yandan da kritik olmayan maçlarda. ama o telafisi olmayan maçlarda kalpten gidecem diye düşünüyorum. başım gözüm dönüyor. daha ufak veletken bile o uefa finalindeki penaltı atışlarında yere yatıp nefes alamadığımı hatırlarım. ulan ne güzel takımımsın sen be. sen elini kalbine koydukça, bizim ellerimiz senin pençelerinin üzerinde, ruhumuz ruhundadır.
© copyright 2005 - 2026