bugün
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı23
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- kıza aşık oldum ne yapacağım4
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi20
- ahlakçılık3
- gece gece incir yemek3
- birader bay beyler2
- ben geldim naneler8
- melih gökçek6
- antipanik12
- sözlük yazarlarının nahları9
- menzil cemaati ne üretiyor7
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- sarapci koala72
- rafael leao31
- victor osimhen3
- aleksey batrakov9
- bir şey soracağım5
- para harcamayı sever misiniz6
- uyumayın konuşalım3
- kendin hakkında bir gerçek bırak2
- türkiye ekonomide çin'i örnek almalıdır7
- galatasaray8
- osuruk kokusu3
- seri eksicilerin uyuması5
- s'i l v'e r m'i s t4
- gerçek cin musallatı belirtileri3
- hayatı dar eden aile3
- 29 ağustos 2026 dortmund hamburg maçı2
- ünlülerin çocuklarına değişik isim koyma çabası2
- hoşlanılan kızın kirveniz olması2
- arkadaşlar sıkıldım3
- fenerbahçe23
- arkadaşlar hesabı silicem14
- salih mirzabeyoğlu2
- incir2
- eninde sonunda eski nickine dönen yazarlar3
- tai lung36
- mesih gelse kimsenin inanmayacak olması6
- ülke batsa diye hergün dua eden kemalist7
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- ak partililerin anayasayı değiştirmeye çalışması5
- günün sözü24
- mauro icardi5
- türkler ve çinliler iki süper güç olacak7
- velvet23
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı7
- göztepe4
- sarapci koala'nın akp'li olması2
- ceyda düvenci4
"Sen bir rota çizmiş olsan da kesinkes, yolun hep bir planı vardır senin hakkında. Yolları yolculuk, yola çıkanı yolcu yapan budur. Aldanmazsan, kapılmaz ve yanılmazsan varamazsın yolun gideceği yere. Yolculuğun gizi budur: Kaybetmezsen yolunu bulmazsın aslında.
Bir sorun olmalı mutlaka. O soruyu sormalısın, kimsenin anlamadığı bir dilde konuşan ve hep aynı cümleyi tekrar eden bir derviş gibi döne döne aynı soruyu sormalısın. Cevap, başlangıçta tahmin ettiğinden ne kadar uzakta ise gerçeğe o kadar yakındır. Sarsılmamışsan, sorunu kaybetmekten korkmuşsan, hiçbir yere gitmemişsindir aslında.
Düzenin bozulmalı. Evden çıkmak budur aslında yolculuk bir düşmek ve kalkmak meselesidir. Eve yaralarla dönülmüyorsa hiç gidilmemiştir; sadece uzaklardan gelenler bilirler evlerin kokusunu. Yollara, evlerimizi anlamak için çıkılır. Fakat yolda bulduğun cevaplar eve geldiğinde, yakalanmış kelebeğin renklerinin sönmesi gibi parça parça dağılır. Yola ait cümleler yazıktır ki hep yolda kalır. Onlar yolun cevaplarıdır. döndüğünde anlatacağın hep biraz renksiz bir hikâyedir. Cevaplar, suyun altında çok renkli görünen ama sudan çıkarıp kuruduğunda renkleri sönen çakıl taşları gibidir. Bu, sana böyle gelir. Oysa yeni çocukların yeni yollara çıkması için o çakıl taşlarını getirmek, sözün büyülü suyuyla yeniden ıslatmak, renklerini yeniden canlandırmak gerekir.
Göz doyar mı? Ne kadar görse doyar? Bazı gözlerin ne görse öğüten bir bakışı vardır; doymaz kapanana kadar. Akıl kaç soruyu cevapladığında soru sormaz artık? Belki akıl cevapladıkça çoğaltır soruları. Kaç yüz gördüğünde görmüş olursun bütün yüzleri? Kaç tanışma sona erdirir şaşırmayı? Göğüs ne zaman sonuna kadar dolmuş olur aldığı nefeslerden? Son nefesini verdiğinde mi?..
Bazısı insanların, durulmadan ölür. Kimisi yosun tutmaz hiç. Dünya ve insanlık, o insanların hayalleriyle iyileşir"
Bir sorun olmalı mutlaka. O soruyu sormalısın, kimsenin anlamadığı bir dilde konuşan ve hep aynı cümleyi tekrar eden bir derviş gibi döne döne aynı soruyu sormalısın. Cevap, başlangıçta tahmin ettiğinden ne kadar uzakta ise gerçeğe o kadar yakındır. Sarsılmamışsan, sorunu kaybetmekten korkmuşsan, hiçbir yere gitmemişsindir aslında.
Düzenin bozulmalı. Evden çıkmak budur aslında yolculuk bir düşmek ve kalkmak meselesidir. Eve yaralarla dönülmüyorsa hiç gidilmemiştir; sadece uzaklardan gelenler bilirler evlerin kokusunu. Yollara, evlerimizi anlamak için çıkılır. Fakat yolda bulduğun cevaplar eve geldiğinde, yakalanmış kelebeğin renklerinin sönmesi gibi parça parça dağılır. Yola ait cümleler yazıktır ki hep yolda kalır. Onlar yolun cevaplarıdır. döndüğünde anlatacağın hep biraz renksiz bir hikâyedir. Cevaplar, suyun altında çok renkli görünen ama sudan çıkarıp kuruduğunda renkleri sönen çakıl taşları gibidir. Bu, sana böyle gelir. Oysa yeni çocukların yeni yollara çıkması için o çakıl taşlarını getirmek, sözün büyülü suyuyla yeniden ıslatmak, renklerini yeniden canlandırmak gerekir.
Göz doyar mı? Ne kadar görse doyar? Bazı gözlerin ne görse öğüten bir bakışı vardır; doymaz kapanana kadar. Akıl kaç soruyu cevapladığında soru sormaz artık? Belki akıl cevapladıkça çoğaltır soruları. Kaç yüz gördüğünde görmüş olursun bütün yüzleri? Kaç tanışma sona erdirir şaşırmayı? Göğüs ne zaman sonuna kadar dolmuş olur aldığı nefeslerden? Son nefesini verdiğinde mi?..
Bazısı insanların, durulmadan ölür. Kimisi yosun tutmaz hiç. Dünya ve insanlık, o insanların hayalleriyle iyileşir"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar