bugün
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler41
- ilkokul bebesine türbanı savunmak62
- sözlükteki bölücüler16
- sarı renkli top8
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam8
- ben vuruldukça çoğalırım yılanoğlu6
- romanya5
- süper lig maçlarının artık izlenemez olması4
- benim de devletim olsun diyen kürt7
- türkiyelilik3
- ağlıyorum sözlük21
- amazon com tr2
- dem parti'nin dönüş takvimi beklentisi4
- istanbul'un göbeğinde 3 gün elektrik olmaması5
- cumaya gitmeyen erkekleri aşağılayan kadın7
- sözlüğü birbirine kattıktan sonra yazarlar2
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek41
- fon vurgunu21
- türk arapsız yaşayamaz8
- libya4
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak16
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- mutlu günlerin yakın olması4
- bebek katili ama nelson mandela3
- çıplak ayakla araba kullanmak3
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı20
- insan ilişkilerinde sık yapılan hatalar3
- sözlüğün 11 12 yaşındaki çocuklarla dolu olması3
- seren serengil6
- ahmet hakan'ın ben böyle yağmur görmedim yazısı11
- manifest dinleyen erkek10
- donuzlanan başlığıma yazmasın8
- gilded'in gözyaşları6
- bütün yazarların birbirine sarılması3
- mantı2
- osmanlı cehalet ve budalalık imparatorluğuydu4
- sen farklısın diyen erkek20
- sözlükte 0 online kalacağı gün2
- fransa3
- beni seviyor musun sözlük16
- güzel müzik klipleri3
- sözlük ablası16
- ayak yüzüğü2
- ayak2
- beşiktaş10
- ispanya2
- sabahları 2 simit 2 açma 2 poğaça yiyen insan8
- portekiz3
- türkiye ağır sanayiyi batı'dan öğrenmiştir3
"Sen bir rota çizmiş olsan da kesinkes, yolun hep bir planı vardır senin hakkında. Yolları yolculuk, yola çıkanı yolcu yapan budur. Aldanmazsan, kapılmaz ve yanılmazsan varamazsın yolun gideceği yere. Yolculuğun gizi budur: Kaybetmezsen yolunu bulmazsın aslında.
Bir sorun olmalı mutlaka. O soruyu sormalısın, kimsenin anlamadığı bir dilde konuşan ve hep aynı cümleyi tekrar eden bir derviş gibi döne döne aynı soruyu sormalısın. Cevap, başlangıçta tahmin ettiğinden ne kadar uzakta ise gerçeğe o kadar yakındır. Sarsılmamışsan, sorunu kaybetmekten korkmuşsan, hiçbir yere gitmemişsindir aslında.
Düzenin bozulmalı. Evden çıkmak budur aslında yolculuk bir düşmek ve kalkmak meselesidir. Eve yaralarla dönülmüyorsa hiç gidilmemiştir; sadece uzaklardan gelenler bilirler evlerin kokusunu. Yollara, evlerimizi anlamak için çıkılır. Fakat yolda bulduğun cevaplar eve geldiğinde, yakalanmış kelebeğin renklerinin sönmesi gibi parça parça dağılır. Yola ait cümleler yazıktır ki hep yolda kalır. Onlar yolun cevaplarıdır. döndüğünde anlatacağın hep biraz renksiz bir hikâyedir. Cevaplar, suyun altında çok renkli görünen ama sudan çıkarıp kuruduğunda renkleri sönen çakıl taşları gibidir. Bu, sana böyle gelir. Oysa yeni çocukların yeni yollara çıkması için o çakıl taşlarını getirmek, sözün büyülü suyuyla yeniden ıslatmak, renklerini yeniden canlandırmak gerekir.
Göz doyar mı? Ne kadar görse doyar? Bazı gözlerin ne görse öğüten bir bakışı vardır; doymaz kapanana kadar. Akıl kaç soruyu cevapladığında soru sormaz artık? Belki akıl cevapladıkça çoğaltır soruları. Kaç yüz gördüğünde görmüş olursun bütün yüzleri? Kaç tanışma sona erdirir şaşırmayı? Göğüs ne zaman sonuna kadar dolmuş olur aldığı nefeslerden? Son nefesini verdiğinde mi?..
Bazısı insanların, durulmadan ölür. Kimisi yosun tutmaz hiç. Dünya ve insanlık, o insanların hayalleriyle iyileşir"
Bir sorun olmalı mutlaka. O soruyu sormalısın, kimsenin anlamadığı bir dilde konuşan ve hep aynı cümleyi tekrar eden bir derviş gibi döne döne aynı soruyu sormalısın. Cevap, başlangıçta tahmin ettiğinden ne kadar uzakta ise gerçeğe o kadar yakındır. Sarsılmamışsan, sorunu kaybetmekten korkmuşsan, hiçbir yere gitmemişsindir aslında.
Düzenin bozulmalı. Evden çıkmak budur aslında yolculuk bir düşmek ve kalkmak meselesidir. Eve yaralarla dönülmüyorsa hiç gidilmemiştir; sadece uzaklardan gelenler bilirler evlerin kokusunu. Yollara, evlerimizi anlamak için çıkılır. Fakat yolda bulduğun cevaplar eve geldiğinde, yakalanmış kelebeğin renklerinin sönmesi gibi parça parça dağılır. Yola ait cümleler yazıktır ki hep yolda kalır. Onlar yolun cevaplarıdır. döndüğünde anlatacağın hep biraz renksiz bir hikâyedir. Cevaplar, suyun altında çok renkli görünen ama sudan çıkarıp kuruduğunda renkleri sönen çakıl taşları gibidir. Bu, sana böyle gelir. Oysa yeni çocukların yeni yollara çıkması için o çakıl taşlarını getirmek, sözün büyülü suyuyla yeniden ıslatmak, renklerini yeniden canlandırmak gerekir.
Göz doyar mı? Ne kadar görse doyar? Bazı gözlerin ne görse öğüten bir bakışı vardır; doymaz kapanana kadar. Akıl kaç soruyu cevapladığında soru sormaz artık? Belki akıl cevapladıkça çoğaltır soruları. Kaç yüz gördüğünde görmüş olursun bütün yüzleri? Kaç tanışma sona erdirir şaşırmayı? Göğüs ne zaman sonuna kadar dolmuş olur aldığı nefeslerden? Son nefesini verdiğinde mi?..
Bazısı insanların, durulmadan ölür. Kimisi yosun tutmaz hiç. Dünya ve insanlık, o insanların hayalleriyle iyileşir"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar