bugün

galatasaray

taraftarının bunca yıldır yaşadığı mutluluk, heyecan ve gururu başka hiç bir türk takımı taraftarı yaşayamamıştır.

sadece 3-5 senelik ya da son 10 senelik dönemden bahsetmiyorum. bugün 30'larında olan bir galatasaray taraftarı bile çocukluğunu, yani 20-25 sene öncesini düşündüğünde tuttuğu takımın avrupa'nın en büyük kupasında "yarı final" oynadığını, finalin kapısından döndüğünü, tüm avrupa basınının kendi takımından bahsettiğini hatırlıyor. çocukluğunda üstünde galatasaray formasıyla gururla dolaştığı günlerin fotoğrafları var.

90'larda şampiyonlar ligi'nin adının ilk duyulduğu günlerde, tuttuğu takım bu en büyük kupada son sekiz takım arasında yer almıştı. sonrasında rakipleri "kupa galipleri kupası" ön elemesinde elenirken şampiyonlar ligi'nde hemen her yıl oynamanın verdiği inanılmaz keyif.

dahası avrupa'da alınabilecek 3 büyük kupanın 2'si müzesinde, hatıraları daha taze. 2000'lerden sonra yine şampiyonlar ligi'nde bir çeyrek final, bir ikinci tur oynamış, türk milli takımını dünya üçüncüsü yapan bir kadro var.

insanı ayakta tutan, kişiliğini oluşturan en önemli şey hatıralarıdır. psikolojik bazı rahatsızlıkların nedenini araştırırken psikanaliz yoluyla çocukluğa inilmesinin nedeni de bu. şimdi bir bu takımın taraftarının hatıralarına bakın, bir de diğerlerinin! kişilik farkını anlamada epeyce yardımı olacaktır.
© copyright 2005 - 2026