bugün
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak8
- gocusuz sözlük5
- arkadaşlar beni gammazlayın6
- sözlük kızlarının burunları3
- erkeklerin giderek feminenleşmesi8
- şeytan6
- age of empire 23
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- ömer hayyam3
- binlerce dansöz var3
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması7
- bira cips6
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- sudekiray7
- kafanızdaki ses4
- yazarların çocukken en sevdiği çizgi film4
- zam2
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- laptop5
- sözlük kızlarının kombinleri20
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- velvet vs nervio19
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- aga be şarkılar5
- maden suyu4
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- israil'in gazze'ye saldırısında 7 filistinli öldü2
- ismet'in çok hızlı entry girmesi3
- friedrich hegel la bi cay icek2
- tarot bakabilen sözlük yazarları3
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- oytun erbaş3
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- sony playstation 52
- ispanya20
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- folk horror2
- 2026 dünya kupası25
- mezarlıkları sevmek5
- ona bir şey söyle8
- aylık 550 milyar tl'yi götüme soksam mı sorunsalı2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- futbol14
- dünya19
- manyak olmaya karar verdim9
- yalnizca deli yalnizca sair2
- ktç birader4
aralıksız sorguluyorum ben bu durumu, sanki hayata dair bir bug gibi geliyor. öldüğünü gördüğüm, duyduğum her kişi daha çok kafa patlatmamı, daha çok sorgulamamı sağlıyor aslında. ben bu entryi yazarken, sen şu anda okurken ölen yüzlerce insanı düşünüyorum. garip.
sadece 19 yaşında olmanın verdiği küçük beyin, dar görüş mü bu algılayamama sorunum? ya da 40 yaşına gelince tamamen hayatı çözmüş, dolaylı yoldan ölüm olayını da kavramış biri olabilecek miyim bilmiyorum. "insanlar doğar, büyür ve ölürler" tarzı bir yaklaşımı benimseyebilecek miyim? "ölenle ölünmez" diyebilecek miyim? hakikatten bilemiyorum.
klavyenin ucunda bir şey değil, betimlemesi hiçbir zaman kolay olmadı. hani bazen öyle mutlu olursun, içindeki mutluluk böyle gözlerinden, ağzından fışkıracak gibi olur. dökemezsin ama kelimelere. onun gibi. çok acıtıyor ama. ağlatmıyor beni belki, ama nasıl acıtıyor bir bilsen..
hani varya korkularımız.. hani herkesten sakladıklarımız. kendimizden dahi. bu di mi o? kendinden de sakladığın hani.
yok aslında korkum. ama emek veriyoruz hepimiz, yaşıyoruz, ayakta kalmak için her an bir şeyler yapıyoruz. hiç olmadı nefes alıp veriyoruz. bu da bir şey. ayrıca sevdiklerim var, beni sevenler var. beni hayatlarının bir köşesine koyanlar. bunca şeye yazık ulan. bu kadar kolay olmasa keşke her şeyin yitmesi bir anda.
"intihar etçem ben yeaaa", "hayat beni boğuyo yeaaaaa" diyen de bizdik bir zamanlar gerçi. kaçımız intihar ettiyse sanki. nefes almanın verdiği hazza değişemedik hiçbirimiz, götümüz yemedi. değişilmez de zaten.
şimdi bu barış akarsu gitti ya. öldü bu adam. star da bir dizisi vardı, izliyordum bir aralar. çok da severek. tabi izleme nedenim barış akarsu değil, merve sevi idi. ama olsun. izliyordum. barış akarsu'yu da sevdim. deselerdi ki bana. barış akarsu müziği televizyonları bıraktı gitti. bir daha hiç göremeyeceksin, müziğini dinleyemeyeceksin. hiç üzülmezdim. hiç görmediğim, konuşmadığım, dokunmadığım bu adama bundan sonra hiçbir şekilde dokunamayacağım, göremeyeceğim ya onu, yok ya böyle bir ihtimal, bu beni nasıl delirtiyor, nasıl çıldırtıyor anlatamam. dökemiyorum ki yazıya ben o hissi. dedim ya. ağlatmıyor beni barış akarsu'nun ölmesi. kerim tekin'in ölüşü de ağlatmamıştı, babaannemin ölümü de. ama acıtıyor. çok hem de.
onları kurtaramıyorum, geri getiremiyorum ya. çok üzgünüm ben bu yüzden. özür diliyorum hepsinden ben onların.
bu yüzdendir ki, ölüme karşı duygularımı kelimelerle ifade edemeyişimden dolayıdır ki, yatmıyorum yiyemeyeceğim -şeyin- altına. madem acımı anlatamayacağım, taziyemi yeterince içten bildiremeyeceğim girmiyorum entry içinde ölüm içeren başlıklara, katılmıyorum cenaze törenlerine mecbur değilsem. diyemiyorum "arkadaşım başın sağolsun" yakınını kaybeden arkadaşlarıma. çünkü olmuyor, yalan oluyor ne desem.
seviyorum ben bütün insanları. ve ben "seni seviyorum" diyemeden ölen herkesten özür diliyorum son kez. amam bilin arkadaş ben hepinizi seviyorum aslında. gerçi ben de gelicem yanınıza bir süre sonra ama o zaman diyemem sizi seviyorum diye yüzünüze. okuyosanız bunu anlayın * utangaç adamım ben.
kimseye yakışmayan bir giysi bu. kendinize yakışanı giyin siz annem. üzmeyin kimseyi. ölmeyin lan.
hoşçakalın iki gözüm. * * * *
sadece 19 yaşında olmanın verdiği küçük beyin, dar görüş mü bu algılayamama sorunum? ya da 40 yaşına gelince tamamen hayatı çözmüş, dolaylı yoldan ölüm olayını da kavramış biri olabilecek miyim bilmiyorum. "insanlar doğar, büyür ve ölürler" tarzı bir yaklaşımı benimseyebilecek miyim? "ölenle ölünmez" diyebilecek miyim? hakikatten bilemiyorum.
klavyenin ucunda bir şey değil, betimlemesi hiçbir zaman kolay olmadı. hani bazen öyle mutlu olursun, içindeki mutluluk böyle gözlerinden, ağzından fışkıracak gibi olur. dökemezsin ama kelimelere. onun gibi. çok acıtıyor ama. ağlatmıyor beni belki, ama nasıl acıtıyor bir bilsen..
hani varya korkularımız.. hani herkesten sakladıklarımız. kendimizden dahi. bu di mi o? kendinden de sakladığın hani.
yok aslında korkum. ama emek veriyoruz hepimiz, yaşıyoruz, ayakta kalmak için her an bir şeyler yapıyoruz. hiç olmadı nefes alıp veriyoruz. bu da bir şey. ayrıca sevdiklerim var, beni sevenler var. beni hayatlarının bir köşesine koyanlar. bunca şeye yazık ulan. bu kadar kolay olmasa keşke her şeyin yitmesi bir anda.
"intihar etçem ben yeaaa", "hayat beni boğuyo yeaaaaa" diyen de bizdik bir zamanlar gerçi. kaçımız intihar ettiyse sanki. nefes almanın verdiği hazza değişemedik hiçbirimiz, götümüz yemedi. değişilmez de zaten.
şimdi bu barış akarsu gitti ya. öldü bu adam. star da bir dizisi vardı, izliyordum bir aralar. çok da severek. tabi izleme nedenim barış akarsu değil, merve sevi idi. ama olsun. izliyordum. barış akarsu'yu da sevdim. deselerdi ki bana. barış akarsu müziği televizyonları bıraktı gitti. bir daha hiç göremeyeceksin, müziğini dinleyemeyeceksin. hiç üzülmezdim. hiç görmediğim, konuşmadığım, dokunmadığım bu adama bundan sonra hiçbir şekilde dokunamayacağım, göremeyeceğim ya onu, yok ya böyle bir ihtimal, bu beni nasıl delirtiyor, nasıl çıldırtıyor anlatamam. dökemiyorum ki yazıya ben o hissi. dedim ya. ağlatmıyor beni barış akarsu'nun ölmesi. kerim tekin'in ölüşü de ağlatmamıştı, babaannemin ölümü de. ama acıtıyor. çok hem de.
onları kurtaramıyorum, geri getiremiyorum ya. çok üzgünüm ben bu yüzden. özür diliyorum hepsinden ben onların.
bu yüzdendir ki, ölüme karşı duygularımı kelimelerle ifade edemeyişimden dolayıdır ki, yatmıyorum yiyemeyeceğim -şeyin- altına. madem acımı anlatamayacağım, taziyemi yeterince içten bildiremeyeceğim girmiyorum entry içinde ölüm içeren başlıklara, katılmıyorum cenaze törenlerine mecbur değilsem. diyemiyorum "arkadaşım başın sağolsun" yakınını kaybeden arkadaşlarıma. çünkü olmuyor, yalan oluyor ne desem.
seviyorum ben bütün insanları. ve ben "seni seviyorum" diyemeden ölen herkesten özür diliyorum son kez. amam bilin arkadaş ben hepinizi seviyorum aslında. gerçi ben de gelicem yanınıza bir süre sonra ama o zaman diyemem sizi seviyorum diye yüzünüze. okuyosanız bunu anlayın * utangaç adamım ben.
kimseye yakışmayan bir giysi bu. kendinize yakışanı giyin siz annem. üzmeyin kimseyi. ölmeyin lan.
hoşçakalın iki gözüm. * * * *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar