bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- şeriatçıların konserleri yasaklatması6
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- slip mayo giyen erkek4
- vexillarius the slayer5
- kıskançlık krizi geçiren kadına yapılacak müdahale8
- sevgiliyle girilmiş en saçma tartışmalar7
- olduğunuz yerde kuyu kazarsanız nerede çıkarsınız3
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu7
- diz üstü şort giyen erkek3
- ben sizin anonim9
- şeyhine sakso çekip şeriat isteyen tip3
- pkklı anaları3
- insan olmaya ceyrek kala15
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması10
- sözlük kadınlarının birbirini çekememesi8
- sonbaharda yapılacak en iyi şey4
- enayimiknatisii12
- arkadaşlar neden beni kıskanıyorsunuz6
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın4
- fondöteni sakala bulaştırmama sanatı2
- s'i l v'e r m'i s t19
- sarapci koala60
- lev tolstoy denilince akla gelenler3
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi6
- fondoten süren erkek2
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- şarkı isimlerinden dizi yapmak2
- hz isa'yı yaratan yumurta ve sperm yoktu4
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- sözlükteki kıskanç teyzeler6
- o kadar uğraşıp bir kavga çıkaramamak4
- mantı5
- bik bik'in usuldan herkese sallaması6
- kombin atıp kudurmamızı bekleyen kadın yazar6
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı5
- escort bakmaya gideceklere tavsiyeler5
- beni ne kadar seviyorsunuz2
- sözlük kızlarını kıskanan asosyal tipler5
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- kombin atılınca kuduran erkek yazar5
- sözlüğe adanmış bir ömür4
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- 3 eylül 2026 tüik enflasyon açıklaması3
- transparan çorap giyen sözlük amcası4
- hanımlar5
- tarla satıp son model lüks araba almak5
ev arkadaşı denen hayati oluşumu her gün gördüğünüz için, bir zaman sonra, normal şartlar altında poponuzun umru olmayacak hal ve hareketler size batmaya başlar. hatta durup mantıklı bir şekilde düşündüğünüzde dünyanın en saçma insanı olarak kendinizi aday görebilirsiniz bile ama öyle olmuyor ne yazık ki. çok ufak tefek şeylere takılırsınız başta, sonra bir bakmışsınız o ev arkadaşının varlığı dert olmuş. ben böyle bir sürecin sonunda, "bundan sonra ev arkadaşı mı? tövbe" noktasına gelmiş bulunuyorum.
ev arkadaşlığı konusunda en sinir bozucu şey sevgilidir. o sevgili sizin evinizde, kendi evinde kaldığından daha fazla kalıyorsa işte orda çok sıkıntı çıkıyor. ne elalemin evine çöreklenin, ne de sizin evinize çöreklenilmesine izin verin. birinci kural bu. benim ev arkadaşım ilk zamanlarda her gün "yemeğe gelebilir mi, akşam burda kalabilir mi?" diye sorardı. ben de ayıp olmasın diye (salak kafam salaaaak) "tabi ki kalabilir ne demeekk:)" diye cevap verirdim. şimdi çocuk kira vermeyen 3. ev arkadaşım oldu. ev arkadaşının "ben rahatsız oluyorum, bu kadar sık kalmasın" demekten çekinebileceğini düşünmeyen, "kalsın tabi" deyince bunun bokunu çıkaran ev arkadaşları, go to hell!
ikinci önemli konu temizlik: ben mecbur değilim hem ev arkadaşımın hem de onun göt biti sevgilisinin ortalığı rezil etmesinin üstüne temizlik yapmaya. ama içimdeki ev kadını ruhu izin vermiyor, kız kapıdan çıkar çıkmaz süpürgeyi elimde buluyorum. kızartma yaptığımız teflon tavayı güya yıkayıp yağ içinde yerine koyduğu için, onun yıkadığı(?) tavayı arkasından tekrar yıkıyorum. "pislik içinde yaşamaktansa, o yapmıyorsa sen yap" düşüncesiyle ev arkadaşı olunmaz. bu, sadece faturaları ödemek için varsın demekle eşdeğerdir. eğer iş yapmaya o nazik ve büyük popon yanaşmıyorsa, yurda çık canım. ben neden enayilik yapıp o her anı kıymetli vaktimin çoğunu senin arkanı toplamakla geçiriyorum da, sen o temizliğin sefasını sürüyorsun? temizlikten anlamayan, banyodan sonra biriken saçlarını toplamayan, bulaşık yıkamayı bilmeyen ev arkadaşları, siz de go to hell!
üçüncü mesele, tabi ki yemek: ağzınızın tadını biliyor, yemeğe ayrı bir anlam yüklüyorsanız, kötü yemek yapan ama dünyanın en eşsiz lezzetini yakalamış gibi davranan ev arkadaşınızı, o çorba gibi yaptığı pırasa yemeğinin içine kafasını sokmak suretiyle işkenceye maruz bırakma isteğine sahip olabilirsiniz. başlarda "olsun ya, zamanla öğrenir" dersiniz, ama bakarsınız yemekler gün geçtikçe daha da berbatlaşıyor. söylediğinizde de suç oluyor, kız çemkirmeye başlıyorsa abaav...
ve son olarak, sizin gözünüz gibi baktığınız tencerelerinizi, tavalarınızı, bardaklarınızı, tabaklarınızı hunharca kullanıyor, kırıldığında, sizin içiniz yanarken maymun oynuyormuş gibi bir ifade takınıyor, odasında yediği şeyi yıkamıyor/veya makineye koymuyor, gece boyu odasında bekletip kirlerin tabakta kaskatı kesilmesine aldırmıyor, çoğu eşyanın bok olmasına sebep oluyorsa, olmaz olsun böyle ev arkadaşı.
sayesinde sinir hastası olacağım. evden taşınırken arkamda bana ait bir adet çöp dahi bırakmama ve kendisini son derece mağdur etme gibi hain planlarım var. taşınacağım günü iple çekiyorum zafer benim olacak dımdızlak ortada kalacak nihahah.
ev arkadaşlığı konusunda en sinir bozucu şey sevgilidir. o sevgili sizin evinizde, kendi evinde kaldığından daha fazla kalıyorsa işte orda çok sıkıntı çıkıyor. ne elalemin evine çöreklenin, ne de sizin evinize çöreklenilmesine izin verin. birinci kural bu. benim ev arkadaşım ilk zamanlarda her gün "yemeğe gelebilir mi, akşam burda kalabilir mi?" diye sorardı. ben de ayıp olmasın diye (salak kafam salaaaak) "tabi ki kalabilir ne demeekk:)" diye cevap verirdim. şimdi çocuk kira vermeyen 3. ev arkadaşım oldu. ev arkadaşının "ben rahatsız oluyorum, bu kadar sık kalmasın" demekten çekinebileceğini düşünmeyen, "kalsın tabi" deyince bunun bokunu çıkaran ev arkadaşları, go to hell!
ikinci önemli konu temizlik: ben mecbur değilim hem ev arkadaşımın hem de onun göt biti sevgilisinin ortalığı rezil etmesinin üstüne temizlik yapmaya. ama içimdeki ev kadını ruhu izin vermiyor, kız kapıdan çıkar çıkmaz süpürgeyi elimde buluyorum. kızartma yaptığımız teflon tavayı güya yıkayıp yağ içinde yerine koyduğu için, onun yıkadığı(?) tavayı arkasından tekrar yıkıyorum. "pislik içinde yaşamaktansa, o yapmıyorsa sen yap" düşüncesiyle ev arkadaşı olunmaz. bu, sadece faturaları ödemek için varsın demekle eşdeğerdir. eğer iş yapmaya o nazik ve büyük popon yanaşmıyorsa, yurda çık canım. ben neden enayilik yapıp o her anı kıymetli vaktimin çoğunu senin arkanı toplamakla geçiriyorum da, sen o temizliğin sefasını sürüyorsun? temizlikten anlamayan, banyodan sonra biriken saçlarını toplamayan, bulaşık yıkamayı bilmeyen ev arkadaşları, siz de go to hell!
üçüncü mesele, tabi ki yemek: ağzınızın tadını biliyor, yemeğe ayrı bir anlam yüklüyorsanız, kötü yemek yapan ama dünyanın en eşsiz lezzetini yakalamış gibi davranan ev arkadaşınızı, o çorba gibi yaptığı pırasa yemeğinin içine kafasını sokmak suretiyle işkenceye maruz bırakma isteğine sahip olabilirsiniz. başlarda "olsun ya, zamanla öğrenir" dersiniz, ama bakarsınız yemekler gün geçtikçe daha da berbatlaşıyor. söylediğinizde de suç oluyor, kız çemkirmeye başlıyorsa abaav...
ve son olarak, sizin gözünüz gibi baktığınız tencerelerinizi, tavalarınızı, bardaklarınızı, tabaklarınızı hunharca kullanıyor, kırıldığında, sizin içiniz yanarken maymun oynuyormuş gibi bir ifade takınıyor, odasında yediği şeyi yıkamıyor/veya makineye koymuyor, gece boyu odasında bekletip kirlerin tabakta kaskatı kesilmesine aldırmıyor, çoğu eşyanın bok olmasına sebep oluyorsa, olmaz olsun böyle ev arkadaşı.
sayesinde sinir hastası olacağım. evden taşınırken arkamda bana ait bir adet çöp dahi bırakmama ve kendisini son derece mağdur etme gibi hain planlarım var. taşınacağım günü iple çekiyorum zafer benim olacak dımdızlak ortada kalacak nihahah.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar