bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri20
- sibel can diyeti4
- sözlükte erkekleri istemiyoruz17
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi11
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır10
- beyazsemsiyeliyabanci48
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak9
- togg'a lpg taktırmak8
- günün sözü2
- türk mü türkiyeli mi sorunsalı4
- aziz yıldırım14
- sydney sweeney'in memeleri7
- ilk aşkınız5
- instagram'a sürekli hikaye atan kadın5
- 21 gün diyetteyim2
- aziz başkan efsanesinin geri dönmesi2
- soğuk suyla duş alan insan3
- schopenhauer'un kadın nefreti2
- cinayet saati neredeydin2
- kaşlarını alan erkek3
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- türkçe'nin edebi bir dil olmadığı gerçeği6
- iran'ın israil'e füze saldırısı2
- yorgun mermi22
- ölüm4
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak3
- bireysel silahlanmanın önü açılırsa alınacak silah2
- bugün mükemmel bir gün olacak3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- gammazlama yapmamak12
- yıldırım'ın başkan olmasından mutlu olan cimbomlu2
- günaydın şarkısı3
- akp'li kayseri belediyesi'nin villa parseli satışı3
- kızının düğününde oynayan baba6
- albin kurti2
- haysenin1212
- 7 haziran 2026 belde ara seçimleri2
- monica bellucci ile 1 hafta vs 50 bin dolar6
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz8
- gina carano11
- fetöcü olduğunu beklemediğiniz kişiler3
- a milli futbol takımı'nın arizona'ya gelmesi2
- satranç haram yasaklansın7
- kürt fıkraları2
- bu köyden olsam ne olacak8
- özgürlük ile güvenlik arasındaki sahte ikilem6
- d'i s c o film2
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- aşık olmak5
Sidonie Gabrielle Colette*, 1873 yılında Fransa'da doğmuştu. Babası subaydı. Taşrada, annesinin de etkisiyle din duygusundan ve her türden bağnazlıktan uzak, doğayla barışık mutlu bir çocukluk geçirmiş, yirmi yaşına geldiğinde yaşça kendisinden bir hayli büyük Willie adlı bir edebiyatçıyla evlenmişti. Bütün biyogrofi yazarlarının kocası hakkındaki olumsuz yargılarına rağmen, bu evliliğin Colette'e edebiyat dünyasının ve ona karakteristiğini veren sınır tanımaz cinsel özgürlüklerin kapılarını açtığı inkar edilemez.
Evlilikleri, birlikte yazdıkları Claudine dizisinden sonra 1906 yılında biterken sahne hayatı başladı Colette'in. Bir süre müzikallerde çalıştı, pantomim gösterileri yaptı ve nihayyet 'Ten' adlı oyunda göğüslerini açmaktan çekinmedi. Paris'in dilindeydi şimdi Colette, ama aklı hala edebiyattaydı. Yazmayı sürdürdü. 'Avare Kadın'ın yayımlanmasının ardından adı artık edebiyat dünyasında karşılık bulmuştu. Nitekim 1920'de Marcel Proust'la birlikte Legion d'honneur nişanına değer görüldü. Buna rağmen kendi adıyla ilk romanını 1923'te, ikinci kocasından boşandıktan sonra yayımlamıştır. Daha sonra editörlük, adli muhabirlik, film senaristliği, tiyatro eleştirmenliği yaptı, gazete yazıları yazdı, röportajlar yayımladı. Romanları Fransız Komünist Partisi'nin organı Humanita gazetesinde tefrika edildi... 1945'te, 72 yaşında, Fransa'nın en önemli edebiyat kurumlarından biri olan Académie Goncourt'un ilk kadın üyesi oldu. 1954'te 81 yaşındayken öldüğünde cenazesi büyük bir devlet töreni ile kaldırıldı.
Ancak kilise katılmamıştı cenazeye; Colette için dini tören yapılmadı. Anlaşılan o ki, tenini özgürleştiren bir kadının dilediğince yaşamasını kabullenmek Fransız muhafazakarları için bile kolay değildi. Ne de olsa, 'üç kez evlenen, sahnelere çıkıp göğsünü sereserpe açan, iki evliliği arasındaki beş yıllık sürede erkek giysileriyle dolaşıp eşcinsel ilişkiler yaşayan, hayatını hep kendi emeğiyle kazanmış, 16 yaşındaki üvey oğluyla cinsel ve duygusal ilişkiye girmiş, parasız kalınca güzellik enstitüsü açmış, adını sigara reklamlarına kiralamış bir yazardı o!..
Colette'in novellelarının tiyatro ve sinema uyarlamalarının da büyük bir seyirci ilgisiyle karşılandığını görüyoruz. Mesela 'Caniko'nun 1921'deki tiyatro uyarlaması romanından daha çok yankı uyandırmıştır. 'Gigi'nin sinemaya birden fazla aktarımı vardır ki, birisinde Audrey Hepburn unutulmaz bir kompozisyon çizmiş, Vincente Minelli'nin yönettiği diğeri dokuz Oscar ödülü kazanmıştır.
Yüze yakın eseri olduğu söyleniyor Colette'in. Elbette sayısal çoklukların önemi yok, önemli olan bu eserleriyle hepsi de farklı kulvarlarda yürüyen Proust, Claudel, Gide, Mauriac, Louys, Simenon, Guitry, Cocteau, Jean Genet, Scott Fitzgerald gibi yazarlara yaptığı etkilerdir.***
Evlilikleri, birlikte yazdıkları Claudine dizisinden sonra 1906 yılında biterken sahne hayatı başladı Colette'in. Bir süre müzikallerde çalıştı, pantomim gösterileri yaptı ve nihayyet 'Ten' adlı oyunda göğüslerini açmaktan çekinmedi. Paris'in dilindeydi şimdi Colette, ama aklı hala edebiyattaydı. Yazmayı sürdürdü. 'Avare Kadın'ın yayımlanmasının ardından adı artık edebiyat dünyasında karşılık bulmuştu. Nitekim 1920'de Marcel Proust'la birlikte Legion d'honneur nişanına değer görüldü. Buna rağmen kendi adıyla ilk romanını 1923'te, ikinci kocasından boşandıktan sonra yayımlamıştır. Daha sonra editörlük, adli muhabirlik, film senaristliği, tiyatro eleştirmenliği yaptı, gazete yazıları yazdı, röportajlar yayımladı. Romanları Fransız Komünist Partisi'nin organı Humanita gazetesinde tefrika edildi... 1945'te, 72 yaşında, Fransa'nın en önemli edebiyat kurumlarından biri olan Académie Goncourt'un ilk kadın üyesi oldu. 1954'te 81 yaşındayken öldüğünde cenazesi büyük bir devlet töreni ile kaldırıldı.
Ancak kilise katılmamıştı cenazeye; Colette için dini tören yapılmadı. Anlaşılan o ki, tenini özgürleştiren bir kadının dilediğince yaşamasını kabullenmek Fransız muhafazakarları için bile kolay değildi. Ne de olsa, 'üç kez evlenen, sahnelere çıkıp göğsünü sereserpe açan, iki evliliği arasındaki beş yıllık sürede erkek giysileriyle dolaşıp eşcinsel ilişkiler yaşayan, hayatını hep kendi emeğiyle kazanmış, 16 yaşındaki üvey oğluyla cinsel ve duygusal ilişkiye girmiş, parasız kalınca güzellik enstitüsü açmış, adını sigara reklamlarına kiralamış bir yazardı o!..
Colette'in novellelarının tiyatro ve sinema uyarlamalarının da büyük bir seyirci ilgisiyle karşılandığını görüyoruz. Mesela 'Caniko'nun 1921'deki tiyatro uyarlaması romanından daha çok yankı uyandırmıştır. 'Gigi'nin sinemaya birden fazla aktarımı vardır ki, birisinde Audrey Hepburn unutulmaz bir kompozisyon çizmiş, Vincente Minelli'nin yönettiği diğeri dokuz Oscar ödülü kazanmıştır.
Yüze yakın eseri olduğu söyleniyor Colette'in. Elbette sayısal çoklukların önemi yok, önemli olan bu eserleriyle hepsi de farklı kulvarlarda yürüyen Proust, Claudel, Gide, Mauriac, Louys, Simenon, Guitry, Cocteau, Jean Genet, Scott Fitzgerald gibi yazarlara yaptığı etkilerdir.***
güncel Önemli Başlıklar
