bugün
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- soğan salatası4
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor5
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- psikopat erkek seven kızlar4
- türkler barbar ve köpektir7
- yeni parti39
- bursalı erkeklere vurulan ibne damgası5
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- gece hamburgeri2
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- çin2
- yazarların acı eşiği5
- avokado tadı3
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- enayimiknatisii10
- güne bir şarkı bırak14
- tas kafalı hırt istilası3
- kadınlardan ilgi göremeyince erkeklere yönelmek2
- topluma nasıl faydalı olunur7
- en güzel sevişme13
- alparslan türkeş sonrası mhp5
- iştahın kapanması5
- ciguli kral ve velvet erdoğan'a oy verir mi4
- ahmet vehbi bakırlıoğlu2
- franklyfourfingers2
- eye of tiger dinlerken saçı başı yırtmak6
- zeynep sude oktay6
- sony ericsson t1002
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- zaman baba4
- feminizm2
- ipkis2
- nervio35
- şahane pazar2
- bay turnike2
- bu koyden olsam ne olacak18
- akciğerden gelen cikleme sesleri7
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- arkadaşlar bakar mısınız bi5
- kitap yerine pdf okumak5
- susam sokağı2
- orantısız orospu çocukluğu2
- gelmiş geçmiş en büyük kemalist4
Sidonie Gabrielle Colette*, 1873 yılında Fransa'da doğmuştu. Babası subaydı. Taşrada, annesinin de etkisiyle din duygusundan ve her türden bağnazlıktan uzak, doğayla barışık mutlu bir çocukluk geçirmiş, yirmi yaşına geldiğinde yaşça kendisinden bir hayli büyük Willie adlı bir edebiyatçıyla evlenmişti. Bütün biyogrofi yazarlarının kocası hakkındaki olumsuz yargılarına rağmen, bu evliliğin Colette'e edebiyat dünyasının ve ona karakteristiğini veren sınır tanımaz cinsel özgürlüklerin kapılarını açtığı inkar edilemez.
Evlilikleri, birlikte yazdıkları Claudine dizisinden sonra 1906 yılında biterken sahne hayatı başladı Colette'in. Bir süre müzikallerde çalıştı, pantomim gösterileri yaptı ve nihayyet 'Ten' adlı oyunda göğüslerini açmaktan çekinmedi. Paris'in dilindeydi şimdi Colette, ama aklı hala edebiyattaydı. Yazmayı sürdürdü. 'Avare Kadın'ın yayımlanmasının ardından adı artık edebiyat dünyasında karşılık bulmuştu. Nitekim 1920'de Marcel Proust'la birlikte Legion d'honneur nişanına değer görüldü. Buna rağmen kendi adıyla ilk romanını 1923'te, ikinci kocasından boşandıktan sonra yayımlamıştır. Daha sonra editörlük, adli muhabirlik, film senaristliği, tiyatro eleştirmenliği yaptı, gazete yazıları yazdı, röportajlar yayımladı. Romanları Fransız Komünist Partisi'nin organı Humanita gazetesinde tefrika edildi... 1945'te, 72 yaşında, Fransa'nın en önemli edebiyat kurumlarından biri olan Académie Goncourt'un ilk kadın üyesi oldu. 1954'te 81 yaşındayken öldüğünde cenazesi büyük bir devlet töreni ile kaldırıldı.
Ancak kilise katılmamıştı cenazeye; Colette için dini tören yapılmadı. Anlaşılan o ki, tenini özgürleştiren bir kadının dilediğince yaşamasını kabullenmek Fransız muhafazakarları için bile kolay değildi. Ne de olsa, 'üç kez evlenen, sahnelere çıkıp göğsünü sereserpe açan, iki evliliği arasındaki beş yıllık sürede erkek giysileriyle dolaşıp eşcinsel ilişkiler yaşayan, hayatını hep kendi emeğiyle kazanmış, 16 yaşındaki üvey oğluyla cinsel ve duygusal ilişkiye girmiş, parasız kalınca güzellik enstitüsü açmış, adını sigara reklamlarına kiralamış bir yazardı o!..
Colette'in novellelarının tiyatro ve sinema uyarlamalarının da büyük bir seyirci ilgisiyle karşılandığını görüyoruz. Mesela 'Caniko'nun 1921'deki tiyatro uyarlaması romanından daha çok yankı uyandırmıştır. 'Gigi'nin sinemaya birden fazla aktarımı vardır ki, birisinde Audrey Hepburn unutulmaz bir kompozisyon çizmiş, Vincente Minelli'nin yönettiği diğeri dokuz Oscar ödülü kazanmıştır.
Yüze yakın eseri olduğu söyleniyor Colette'in. Elbette sayısal çoklukların önemi yok, önemli olan bu eserleriyle hepsi de farklı kulvarlarda yürüyen Proust, Claudel, Gide, Mauriac, Louys, Simenon, Guitry, Cocteau, Jean Genet, Scott Fitzgerald gibi yazarlara yaptığı etkilerdir.***
Evlilikleri, birlikte yazdıkları Claudine dizisinden sonra 1906 yılında biterken sahne hayatı başladı Colette'in. Bir süre müzikallerde çalıştı, pantomim gösterileri yaptı ve nihayyet 'Ten' adlı oyunda göğüslerini açmaktan çekinmedi. Paris'in dilindeydi şimdi Colette, ama aklı hala edebiyattaydı. Yazmayı sürdürdü. 'Avare Kadın'ın yayımlanmasının ardından adı artık edebiyat dünyasında karşılık bulmuştu. Nitekim 1920'de Marcel Proust'la birlikte Legion d'honneur nişanına değer görüldü. Buna rağmen kendi adıyla ilk romanını 1923'te, ikinci kocasından boşandıktan sonra yayımlamıştır. Daha sonra editörlük, adli muhabirlik, film senaristliği, tiyatro eleştirmenliği yaptı, gazete yazıları yazdı, röportajlar yayımladı. Romanları Fransız Komünist Partisi'nin organı Humanita gazetesinde tefrika edildi... 1945'te, 72 yaşında, Fransa'nın en önemli edebiyat kurumlarından biri olan Académie Goncourt'un ilk kadın üyesi oldu. 1954'te 81 yaşındayken öldüğünde cenazesi büyük bir devlet töreni ile kaldırıldı.
Ancak kilise katılmamıştı cenazeye; Colette için dini tören yapılmadı. Anlaşılan o ki, tenini özgürleştiren bir kadının dilediğince yaşamasını kabullenmek Fransız muhafazakarları için bile kolay değildi. Ne de olsa, 'üç kez evlenen, sahnelere çıkıp göğsünü sereserpe açan, iki evliliği arasındaki beş yıllık sürede erkek giysileriyle dolaşıp eşcinsel ilişkiler yaşayan, hayatını hep kendi emeğiyle kazanmış, 16 yaşındaki üvey oğluyla cinsel ve duygusal ilişkiye girmiş, parasız kalınca güzellik enstitüsü açmış, adını sigara reklamlarına kiralamış bir yazardı o!..
Colette'in novellelarının tiyatro ve sinema uyarlamalarının da büyük bir seyirci ilgisiyle karşılandığını görüyoruz. Mesela 'Caniko'nun 1921'deki tiyatro uyarlaması romanından daha çok yankı uyandırmıştır. 'Gigi'nin sinemaya birden fazla aktarımı vardır ki, birisinde Audrey Hepburn unutulmaz bir kompozisyon çizmiş, Vincente Minelli'nin yönettiği diğeri dokuz Oscar ödülü kazanmıştır.
Yüze yakın eseri olduğu söyleniyor Colette'in. Elbette sayısal çoklukların önemi yok, önemli olan bu eserleriyle hepsi de farklı kulvarlarda yürüyen Proust, Claudel, Gide, Mauriac, Louys, Simenon, Guitry, Cocteau, Jean Genet, Scott Fitzgerald gibi yazarlara yaptığı etkilerdir.***
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar