bugün
- ben geldim naneler13
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması32
- sssilvermist21
- claudian clouds kadındır12
- bir ay çaylak olmak4
- deccal'in sozluge gelmesi9
- ben senin yerinde olsam5
- cilgincapkin13
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- sakız falı2
- sözlükteki kavganın amacı5
- mutlu ama uzak olsun3
- bankta oturup kola çekirdek keyfi yapmak2
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- anın görüntüsü15
- her yere gocu yazan yazarlar2
- katı sadakat bekleyen erkek2
- gocu dümbüğü2
- en sevilen su markası2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- aşık olmak2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- as maca'yi 90'a asmak2
- suca suruklenen cocuk7
- yapay zeka bile moderatör oldu3
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- aslan3
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- sokak köpeği3
- temmuz6
- futbol7
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- liseliler için uyku vakti3
- the merich8
- yorgun mermi13
- selam arkadaşlar beni hatırladınız mı4
- burhaniye6
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- çingene2
- butlan chp sinde kalan 44 milletvekili4
- vincent van gogh5
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- adanalı3
- yazarların iyi ki almışım dediği şeyler3
- allah4
yüzme yarışı izlerken ağlayan insandır. annanemdir.
yere 45 derece eğimle pinpon topu atıldığında topun geri dönerken bir yavrucağın eteğini de beraberinde getirdiğini farkedip eve bol miktarda pinpon topu getirmem annem tarafından "bey,bey bu çocuğun sporcu olası var" biçiminde yorumlanmış ve maalesef okulun pinpon kursuna yazdırılmıştım. bu durumdan nasıl kurtulmam gerektiğini kara kara düşünürken gerek pahalı olması ve gerekse pinpona göre daha tehlikeli olması nedeniyle nasılsa yollamazlar diye düşünüp "ben yüzme kursuna gitmek istiyorum" nidalarıyla evi birbirine katmış idim. maalesef bu durumu biraz haykırış biçiminde dışa vurmuş olacağım ki ertesi hafta gerçekten de kendimi klor kokulu bir havuzun kenarında buldum.
hayatımda ilk defa bone takmışım,kafamdaki baskı bir yana şakaklardan gözlerim çekiliyo adeta.çinli gibi hissediyorum kendimi,suya girince pipi de büzüşüyo ki hakikaten inanmaya başlıyorum çin asıllı olduğuma. neyse, bir iki yüzüyorum,hoca öğretiyo falan bişeyler idare ediyoruz. ilk haftalardan sonra aile de gelmemeye başlıyo izlemeye,iyice rahatlıyorum. birkaçda dost edinip başlıyorum kursa gitmemeye,ver elini atari salonları ver elini sinema.
gün geliyo,kurs bitiminde yarışların olacağı ve benim de 100 metre serbest yüzeceğim eve bildiriliyo. değil 100 metre yüzmek,100 metreyi havuzun kenarında yürüyebilecek kapasitede değilim.yarış günü geliyo,akrabalara haber salınıyo ve babanın ayarladığı bir minibüsle (evet,evet minibüsle geldiler) yaklaşık 15 kişilik bir akraba grubu tribünlerdeki yerini alıyo.yarış sıram gelip havuzun kenarına yaklaşıyorum,korku falan bi kenara da rezil olma içgüdüsü çok pis koyuyo, "kesin" diyorum,sonuncu olucam. bekliyorum makus kaderimi. o sırada işaret veriliyo,balıklama atlamayı da tam bilmediğimden -ama serde erkeklik var dediğimden- çivileme değil de eçiş-büçüşleme tabir edebileceğimiz bol göbek yakan bir dalışla suya giriyorum.kafayı çıkarmadan allah ne verdiyse yüzüyorum. nefes alışlarda yan kulvarlara bakıyorum bir allahın kulu yok. herifler bastı gitti sikiyim ya diye düşünerek -ama yine aile nedeniyle kendimi iyicene kasarak- öküz gibi yüzüyorum. son metreler geliyo,nefes nefeseyim,elimi güç bela değiyorum duvara."ohh" diyorum,"bitti sonunda"
o esnada bir tuhaflık olduğunu seziyorum hafiften,salonda bir gülüşme,havuzda bitek ben...anlamaya çalışıyorum,o sırada yüzme hocam gelip elimden tutup çıkarıyo beni. "ne yordun olum kendini,erken çıkıştan faul verdiydi sana" diyo...
100 metreyi,hatalı bir şekilde tek başıma yüzüyorum, diskalifiye veriyolar. tribüne bakıyorum akrabalar gülmekte, sağlam bi küfür ediyorum düdük duymayan kulaklarıma. gözüme birden annanem ilişiyo, kadıncağız ağlamakta.yanlarına gidiyorum,sarılıyo bana. "afferim güzel torunuma" diyo,allah allah diyorum. bizden önce atlama yarışlarının olduğunu,birçok benim yaşlarımda çocuğun atlamayıp geri döndüğünü söylüyolar. annanem,yarışta da bitek benim cesaret edip atladığımı,yüzdüğümü ve birinci olduğumu düşünüyo.
ben de ona sarılıyorum, annemler hiçbişey söylemiyo. çıkıyoruz havuzdan. bi hafta kadar sonra bi de kupa yaptırıyorum kendime modern çarşı'dan. güzelce koyuyoruz annanemin vitrinine.
hala anlatır,bizim torunda yüzme şampiyonu izmir bornova'da diye kupayı misafirlerine gösterip gösterip...
yere 45 derece eğimle pinpon topu atıldığında topun geri dönerken bir yavrucağın eteğini de beraberinde getirdiğini farkedip eve bol miktarda pinpon topu getirmem annem tarafından "bey,bey bu çocuğun sporcu olası var" biçiminde yorumlanmış ve maalesef okulun pinpon kursuna yazdırılmıştım. bu durumdan nasıl kurtulmam gerektiğini kara kara düşünürken gerek pahalı olması ve gerekse pinpona göre daha tehlikeli olması nedeniyle nasılsa yollamazlar diye düşünüp "ben yüzme kursuna gitmek istiyorum" nidalarıyla evi birbirine katmış idim. maalesef bu durumu biraz haykırış biçiminde dışa vurmuş olacağım ki ertesi hafta gerçekten de kendimi klor kokulu bir havuzun kenarında buldum.
hayatımda ilk defa bone takmışım,kafamdaki baskı bir yana şakaklardan gözlerim çekiliyo adeta.çinli gibi hissediyorum kendimi,suya girince pipi de büzüşüyo ki hakikaten inanmaya başlıyorum çin asıllı olduğuma. neyse, bir iki yüzüyorum,hoca öğretiyo falan bişeyler idare ediyoruz. ilk haftalardan sonra aile de gelmemeye başlıyo izlemeye,iyice rahatlıyorum. birkaçda dost edinip başlıyorum kursa gitmemeye,ver elini atari salonları ver elini sinema.
gün geliyo,kurs bitiminde yarışların olacağı ve benim de 100 metre serbest yüzeceğim eve bildiriliyo. değil 100 metre yüzmek,100 metreyi havuzun kenarında yürüyebilecek kapasitede değilim.yarış günü geliyo,akrabalara haber salınıyo ve babanın ayarladığı bir minibüsle (evet,evet minibüsle geldiler) yaklaşık 15 kişilik bir akraba grubu tribünlerdeki yerini alıyo.yarış sıram gelip havuzun kenarına yaklaşıyorum,korku falan bi kenara da rezil olma içgüdüsü çok pis koyuyo, "kesin" diyorum,sonuncu olucam. bekliyorum makus kaderimi. o sırada işaret veriliyo,balıklama atlamayı da tam bilmediğimden -ama serde erkeklik var dediğimden- çivileme değil de eçiş-büçüşleme tabir edebileceğimiz bol göbek yakan bir dalışla suya giriyorum.kafayı çıkarmadan allah ne verdiyse yüzüyorum. nefes alışlarda yan kulvarlara bakıyorum bir allahın kulu yok. herifler bastı gitti sikiyim ya diye düşünerek -ama yine aile nedeniyle kendimi iyicene kasarak- öküz gibi yüzüyorum. son metreler geliyo,nefes nefeseyim,elimi güç bela değiyorum duvara."ohh" diyorum,"bitti sonunda"
o esnada bir tuhaflık olduğunu seziyorum hafiften,salonda bir gülüşme,havuzda bitek ben...anlamaya çalışıyorum,o sırada yüzme hocam gelip elimden tutup çıkarıyo beni. "ne yordun olum kendini,erken çıkıştan faul verdiydi sana" diyo...
100 metreyi,hatalı bir şekilde tek başıma yüzüyorum, diskalifiye veriyolar. tribüne bakıyorum akrabalar gülmekte, sağlam bi küfür ediyorum düdük duymayan kulaklarıma. gözüme birden annanem ilişiyo, kadıncağız ağlamakta.yanlarına gidiyorum,sarılıyo bana. "afferim güzel torunuma" diyo,allah allah diyorum. bizden önce atlama yarışlarının olduğunu,birçok benim yaşlarımda çocuğun atlamayıp geri döndüğünü söylüyolar. annanem,yarışta da bitek benim cesaret edip atladığımı,yüzdüğümü ve birinci olduğumu düşünüyo.
ben de ona sarılıyorum, annemler hiçbişey söylemiyo. çıkıyoruz havuzdan. bi hafta kadar sonra bi de kupa yaptırıyorum kendime modern çarşı'dan. güzelce koyuyoruz annanemin vitrinine.
hala anlatır,bizim torunda yüzme şampiyonu izmir bornova'da diye kupayı misafirlerine gösterip gösterip...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar