beşiktaş

2 puan alamadı değil, burak yılmaz'daki karakter sıkıntısından ötürü isyan eden taraftara sahip kulüp.

Burak yılmaz lan? Görüntülerinden kolaj yapılıp, uefa hakem mentörleri tarafından seminerlerde "aldanmayın" diye göze sokulan kişi.

Ulan aleyhimize olan ve verilmeyen bariz penaltıdan sonra hakeme "pozisyon penaltı, allah belanı versin!" Diye tempo tutan taraftarız biz dalyaraklar...

Neyse, mehdi'den bir bölümle bitirelim;

*****

Zuladan kitaplar çıktı. Herkes harıl harıl okumaya başladı. Yan
gözle Mehdi'yi seyrediyordum, okumak ne kelime, kitaba bakmıyordu bile... sonra harita metodunu soktu kitabının arasına, yine kendi dünyasına daldı ama onu bekleyen bir sürpriz vardı ki, okunan kitabın bölümü hakkında tartışma yapılacaktı geceyarısı. Okuma bitti. Bölüm bölüm herkes koğuş sorumlusunun sorduğu sorulara yanıt veriyordu. Sıra Mehdi'ye geldi.

Ben gözlerimi kapadım, çıkacak cümbüşü ve Mehdi'nin sorumluluğunun bende olduğunu düşünerek başıma gelecekleri düşünüyordum. Koğus sorumlusu sordu;

"Mehdi, teoride yenilmek kişi benliğinde ideolojiyi zedeler mi?"

Ben yer yarılsa da içine girsem diye düşünürken Mehdi gırtlağını temizledi, konuşmaya başladı, kulaklarımı tıkadım.

"Bir harekete taraf olmak, eğer ona aşk ile bağlanmamışsan sana kaçacak çok fırsat bırakır. insanın kendi dünyası bencillik üzerine kuruludur. Benlik, bencillikten türemiştir. Teori diye tanımlanan hareket, insanın bencilliğini beslemezse kaybolur gider. işte insanoğlu harekete saygıyı yitirmemek için aşkı doğurmuştur, beyninde aşk olmazsa benlik ya da bencillik, teoriyi zorunluluk haline getirir. Teoride yenik düşmek, eğer teorinin insana salgıladığı aşk yoksa yenilmektir. Ben sevdalarıma hiç
yenilmedim."

Sessizlik oldu.

Kulaklarımı diktim sessizliğe. Felsefenin temel ilkeleri, bir adamın sözleri karşısında yenik düşmüştü. Işıklar söndü, herkes o gece öğretilen teoriyle aşkını koydu teraziye. Birkaç gece geçti. Koğuş sorumlusu Mehdi'yi istedi yanına. Ajan olup olmadığını dışarıdan sorgulamıştı. Hiçbir kayıt yoktu. Direk sorgu yapacaktı. Havalandırma sırasında benle Mehdi'yi karşısına oturttu, hikayesini ona da anlattı Mehdi.

"Peki, sen bunca felsefe kitabıyla boğuşup vardığımız yargıları, bir aşka bağlayıp nasıl sonladın Mehdi?"

dedi koğuş sorumlusu.

"Siz hiç Beşiktaşlı oldunuz mu?"

diye cevap verdi Mehdi...

*****

Beşiktaş kanseri denen bir şey var aşkla yoğrulmuş, tedavisi olmayan. çeksek de acısını, müptelasıyız...
© copyright 2005 - 2026