bugün
- 500 ve 1000 tl lik banknotların çıkmama nedeni3
- kasiyer kıza nasıl açılırım12
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- velvet47
- yaşlı kadın yuzırlar10
- freddy krueger ı oynayabilecek türk aktör2
- en kibirli yuzır11
- gaylik alametleri8
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- habire1239
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- friedrich hegel la bi cay icek10
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- yeni parti25
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı2
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- nervio19
- velvet vs nervio24
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- 50 yıllık yuzır5
- g'i l d'e d l'i l y16
- uludağ sözlük magazin servisi5
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- ruh hastası sapık yazarlar5
- özgünlüğün faydasız olması6
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- kezoyu delirtmek5
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- merak ediyorsan yaz7
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- puura10
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- kaçak elektrik tüketimi yüzde 94 olan bölge9
- kızların keko erkek seviyoruz demesi13
- kezonova4
- true vs yagmurcu12
pek de kafa dengim olmayan program. bunun birçok nedeni var.
ilk defa karşılaştığım ve haklarında bilgi sahibi olmadığım zamanlarda edebiyat konuşulmasından mütevellit ilgilenmiş ve sempati duymuştum bu programa. edebi muhabbetler, kitap tanıtımları falan... hoş gelmişti ilk başta. kaliteli içerik konusunda oldukça kısır ve yoz olan tv dünyasında izlenmeye değer bir program gibiydi.
fakat takip ettiğim zaman içerisinde güncel, siyasal, felsefik konulardaki tutum ve fikirlerini, anlatışlarını gördükçe hayretler içerisinde kalmaya ve hayal kırıklığına doğru giden bir tahayyüle götürdüler beni. tartışmaları ne kadar sakin, üsluplu görünse de ortaya attıkları fikirler, dayanak noktaları oldukça rahatsız etmeye başlamıştı. birbirlerine karşıt görünen bazı noktalarda bile aynı kaynaktan beslenen ve denize ulaşamayan dereler misali tartışmaları, fikir telakkileri gösterdi birçok şeyi. dini, örfi, ahlaki vb. kısıtlayıcı ve taraflı tarzda bilinç ve yaklaşımlarıyla bilimde olduğu gibi edebiyatın ve daha önemlisi felsefe ve sosyolojinin tartışılıp, doğru bir bakış açısıyla anlaşılamayacağı kanaatindeyim. bu tip yaklaşımlar çok dar bir bakış açısı sunar ve aklı kısıtlayıcıdır. aydınlanma peşinde olan insanın ufkunu açabilecek bir noktaya ulaşamaz. düşünceye hep bir zincir vurur.
aydın görüntüsü altında bu tarz ve benzeri zihniyette olan cenahlar hep var-olmuştur ve varolacaktır. fakat son yıllarda(iktidardan da güç alarak) daha cesur ve cüretkar hale gelmiş bulunmaktalar.
'laikçi, muhafazakar' gibi toplumsal ayrışmaya hız vermek dışında hiçbir somut değeri olmayan etiketler üzerinden tartışmalar yürüten, necip fazıl gibi bir kişiyi bile savunabilen selahattin yusuf adlı bir konuşmacı var aralarında. diğer iki konuşmacıdan ayrı olarak önceden eleştirmiş olduğum hususların en çok kendisinde toplanmış olduğu belli oluyor konuşmalarından. bazı konuşmaları ve eleştirileri* oldukça hastalıklı ve kindarca. fikirleri daha yuvarlak köşeli ve mantıklı görünen gökdemir ihsan ise programı izlenebilir kılan kişidir gözümde.* kendisinin de bazı fikirlerine katılmamsam da hoş bir üsluba sahiptir.
hepsinden gayrı dinden ahlaktan, haktan, hukuktan bahsedip de kendi ülkesinin başındaki en büyük beladan, mevcudiyetini tehdit düzeyine ulaşan büyük tehlikeden bahsetmemek ne derece aydınca bir yaklaşımdır?! iktidarın akıl almaz icraatlerine karşı ses çıkarabildiklerine hiç tanık olmadım bu arkadaşların. her ne koşulda olursa olsun eğilip bükülmeden gerçeği dile getirebilmek kolay değil farkındayım. zaten bunu başarabilme yetisine sahip şahıs göremiyoruz tv ekranlarında. *
programın yayınlandığı kanalın konumuna ve misyonuna baktığımızda zaten böyle bir kanalda farklı bir programın yayınlanabileceğini düşünmek abesle iştigal olurdu. bu ülkenin gerçek aydınları, iktidardan korkmadan yalnızca doğruları savunabilenleri, işte onlar televizyon kanallarında yer alamıyor, geniş kitlelere ulaşamıyorlar. fakat gerçeğin ve sanatın arayışında olan bilinçler bir şekilde kucaklaşıyorlar münevver olanlarla.
ilk defa karşılaştığım ve haklarında bilgi sahibi olmadığım zamanlarda edebiyat konuşulmasından mütevellit ilgilenmiş ve sempati duymuştum bu programa. edebi muhabbetler, kitap tanıtımları falan... hoş gelmişti ilk başta. kaliteli içerik konusunda oldukça kısır ve yoz olan tv dünyasında izlenmeye değer bir program gibiydi.
fakat takip ettiğim zaman içerisinde güncel, siyasal, felsefik konulardaki tutum ve fikirlerini, anlatışlarını gördükçe hayretler içerisinde kalmaya ve hayal kırıklığına doğru giden bir tahayyüle götürdüler beni. tartışmaları ne kadar sakin, üsluplu görünse de ortaya attıkları fikirler, dayanak noktaları oldukça rahatsız etmeye başlamıştı. birbirlerine karşıt görünen bazı noktalarda bile aynı kaynaktan beslenen ve denize ulaşamayan dereler misali tartışmaları, fikir telakkileri gösterdi birçok şeyi. dini, örfi, ahlaki vb. kısıtlayıcı ve taraflı tarzda bilinç ve yaklaşımlarıyla bilimde olduğu gibi edebiyatın ve daha önemlisi felsefe ve sosyolojinin tartışılıp, doğru bir bakış açısıyla anlaşılamayacağı kanaatindeyim. bu tip yaklaşımlar çok dar bir bakış açısı sunar ve aklı kısıtlayıcıdır. aydınlanma peşinde olan insanın ufkunu açabilecek bir noktaya ulaşamaz. düşünceye hep bir zincir vurur.
aydın görüntüsü altında bu tarz ve benzeri zihniyette olan cenahlar hep var-olmuştur ve varolacaktır. fakat son yıllarda(iktidardan da güç alarak) daha cesur ve cüretkar hale gelmiş bulunmaktalar.
'laikçi, muhafazakar' gibi toplumsal ayrışmaya hız vermek dışında hiçbir somut değeri olmayan etiketler üzerinden tartışmalar yürüten, necip fazıl gibi bir kişiyi bile savunabilen selahattin yusuf adlı bir konuşmacı var aralarında. diğer iki konuşmacıdan ayrı olarak önceden eleştirmiş olduğum hususların en çok kendisinde toplanmış olduğu belli oluyor konuşmalarından. bazı konuşmaları ve eleştirileri* oldukça hastalıklı ve kindarca. fikirleri daha yuvarlak köşeli ve mantıklı görünen gökdemir ihsan ise programı izlenebilir kılan kişidir gözümde.* kendisinin de bazı fikirlerine katılmamsam da hoş bir üsluba sahiptir.
hepsinden gayrı dinden ahlaktan, haktan, hukuktan bahsedip de kendi ülkesinin başındaki en büyük beladan, mevcudiyetini tehdit düzeyine ulaşan büyük tehlikeden bahsetmemek ne derece aydınca bir yaklaşımdır?! iktidarın akıl almaz icraatlerine karşı ses çıkarabildiklerine hiç tanık olmadım bu arkadaşların. her ne koşulda olursa olsun eğilip bükülmeden gerçeği dile getirebilmek kolay değil farkındayım. zaten bunu başarabilme yetisine sahip şahıs göremiyoruz tv ekranlarında. *
programın yayınlandığı kanalın konumuna ve misyonuna baktığımızda zaten böyle bir kanalda farklı bir programın yayınlanabileceğini düşünmek abesle iştigal olurdu. bu ülkenin gerçek aydınları, iktidardan korkmadan yalnızca doğruları savunabilenleri, işte onlar televizyon kanallarında yer alamıyor, geniş kitlelere ulaşamıyorlar. fakat gerçeğin ve sanatın arayışında olan bilinçler bir şekilde kucaklaşıyorlar münevver olanlarla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar