bugün
- tembel ve çalışmayan insan15
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek14
- 1 saatte 10 bira içmek16
- manyak olmaya karar verdim9
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- almanya da hangi partiyi seçerdiniz5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti3
- arkadaşlar neden bu kadar salaksınız5
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri5
- şaka maka 2026 dünya kupasının bitmesi3
- türkiyeden siktirolup gitmek5
- hırt5
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması2
- velvet12
- otomobile ek vergi5
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- kıbrıs barış harekatı3
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
- nervio11
- akşamları yürüyüşe çıkmak2
- cunda adası3
- ingilterede çocuklar açlıktan silgi yiyor5
- ispanya19
- slavko vincic15
- blok33
- sevilince şımaran kızlar4
- teröriste o da insan demek4
- kadınların efendi erkek yerine katil tercihi4
- otel odasında ölmekten korkmak2
- yazık oldu yarınlara4
- liberal eğitimin imkansızlığı2
- üniversite tercih edeceklere tavsiyeler3
- arkadaşlar ben chatgpt ile konuşmaya gıdıyorum2
- pahalılığın çaresi3
- sözlük kızlarının adam gibi adam olması2
- vurgun yemek4
- özgünlüğün faydasız olması5
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- tayt giyen hatunun götünü dalgalandırmak2
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- istanbul da hissedilen sıcaklık2
- tememda kenka nalaka10
- true hanın gazabı8
- chp'ye oy vermiş yazarlar4
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu7
Zor filmlerin yönetmeni Michael Haneke'den yine zor bir film. Yine kendine has sinema diliyle, farklı konulara farklı pencerelerden bakan klasik bir Haneke filmi diyebiliriz "Saklı" için. Haneke bu filmiyle bizlere alışılmışın dışına çıkarıyor, bu açıdan özgün film arayanlara da duyurulur.
Yaratıcı senaryosu, izleyiciyi içerisine alan kurgusu ve sakin gözüken atmosferiyle bambaşka bir film "Saklı". Belki izledikten sonra herkes kendisinin içlerinde sakladıklarını hatırlayacak ya da hatırlamak istemeyecek...
Oyunculukların filme katkısı çok büyük. Binoche ve Auteuil'in performansları çok başarılı. Ayrıca filmde Haneke müzik koymamış. Sakin, bol diyaloglu, mat renklerin hakim olduğu, çok doğal ve insanın iç yapısına yolculuk yaptıran bir film. Politik ve sosyal eleştirileri de cabası... Tüm izleyenlere farklı bir deneyim sunuyor.
- Spoiler -
Film, dışarıdan mutlu gibi gözüken ama birbirinden kopuk, tüm aile fertlerinin aslında kendi yaşamını sürdüğü bir aileye, gönderilenin bilinmediği kasetlerle başlıyor. Bu bakıma Lynch'in "Lost Highway" filmini anımsatıyor fakat; filmin anlatmak istedikleri açısından baktığımızda bu filmle pek de benzer bir tarafı yok. Aile, aslında dışarıdan mükemmel gibi gözüken bir hayat sürüyor-belli bir kariyer sahibi baba, iyi bir anne, ev ziyaretine gelen dostlar ve sosyal bir çocuk- ama hayatları hiç de gözüktüğü gibi değil. Zamanla bu gönderenin belirsiz olduğu kasetler her geçen gün ürkütücülüğünü artırıyor aile üzerinde ve tabi ki de her dakika izleyici üzerinde etkisi artıyor. Film izleyici adeta filmin içerisine sokuyor, olayları karakterlerle birlikte yaşatıyor. Baba Georges'un nasıl bir karaktere sahip olduğunu sokakta bisikletli siyahi adamla yaşadığı tartışmayla anlıyoruz. Ayrıca buradan kasetlerin ve gönderilen resimlerin Georges üzerindeki etkisini anlayabiliyoruz. Bu kasetler Goerges'u eski yaşadığı yere, annesinin yanına gitmesini sağlıyor. Gittiğinde annesinin hasta olduğunu görür ve o bunu bilmemektedir. Çünkü, onun tek düze ve fazla zamanı olmayan bir hayatı vardır, annesiyle bile ilgilenmeyen bir hayatı... Kasetler daha sonra ise onu, çocukluğundan tanıdığı Majid'le karşı karşıya getirir. Bu kasetler Georges'un bilinçaltına, beyninde saklı kalmış yerlere götürür. Cezayirli Majid'i sebepsiz yere küçüklüğünde evden attırmıştır ve kötü bir hayata adım atmasına yöneltmiştir. Yıllardan sonra gördüğü Majid'i kasetleri göndermesiyle suçlar, o ise haberi olmadığını söyler. Georges burada da ırkçı bir tavırla ve saldırganlıkla o modern toplum insanından çıkar ve ona tehditler savurur. Georges'un gözünden Majid'i evden attırdığı günü izleriz. Majid onun gözüne bir canavar görünümüyle gözükür. Bu da Georges'un içinde bulunduğu toplum yapısını açıklar. Tek Georges'un değil, dünyanın birçok yerinden bulunan batı-doğu çatışması gözler önüne serilir. Kötü bir hayat süren Majid'i o kültür-kariyer sahibi Georges'tan daha insancıl görürüz. Daha sonra Majid'in intiharı ortaya çıkar. Bu hiç beklenilmeyen anda gelen intihar, izleyici üzerinde onun hemen yanında bulunan Georges kadar etki yaratır. Bu sahne beni en fazla etkileyen sahneler arasına girdi. Bu intiharın devamında Georges'un üzerinden kısa bir zaman geçmesi sonucunda hayatına devam etmesi, tıpkı telefonla konuşurken televizyonda savaş ve dünyadaki kötü olayları gösteren haber programına gözlerinin ucuyla bakmadıkları gibidir. Her zaman etrafımızda, dünyamızda kötü olaylar olup giderken hiçbirimiz umursamayız. Majid'in intiharından sonra onun oğluyla konuşan Georges çok tedirgin ve ona kendisini rahat bırakmasını söyler. Georges her zamanki hayatına devam etse de kafasının içerisine sakladığı vicdanı onu hiçbir zaman rahat bırakmayacaktır. Majid'in oğlu babasının zor durumda olmasına rağmen kendisini çok iyi yetiştirdiğini belirtir, burada da akıllara Georges'un oğlu gelir. Eve bir gece gelmeyeceğini ailesine haber bile vermemiş, annesinin babasını aldattığı düşünen, ailesiyle iletişim sorunu olan oğlu... Başta birbirlerine güvenen mutlu bir çift olarak gözüken Georges ve Anne aradan zaman geçtikten sonra birbirlerine güven duymadıklarını ve birbirlerine ne kadar uzak olduklarını onlarda farkına varıyorlar. Georges, filmin sonlarına yaklaşırken, çırılçıplak, perdeleri örtüp, kendisini dış dünyadan soyutlayıp yatağına giriyor. Belki de hiç yapmadığı bir şeyi yaptıklarını düşünmeye, sorgulamaya koyuluyor. Filmin son sekansında da Majid'in oğluyla Georges'un oğlunu konuşurken görürüz. Filmin sonunda kasetin kimin gönderdiğini halen merak ediyorsanız Haneke size seslenememiş demektir ama; bunun çok da önemli olmadığını ve filmin anlatmak istediklerini yorumlamışsanız Haneke size seslenebilmiş demektir.
Yaratıcı senaryosu, izleyiciyi içerisine alan kurgusu ve sakin gözüken atmosferiyle bambaşka bir film "Saklı". Belki izledikten sonra herkes kendisinin içlerinde sakladıklarını hatırlayacak ya da hatırlamak istemeyecek...
Oyunculukların filme katkısı çok büyük. Binoche ve Auteuil'in performansları çok başarılı. Ayrıca filmde Haneke müzik koymamış. Sakin, bol diyaloglu, mat renklerin hakim olduğu, çok doğal ve insanın iç yapısına yolculuk yaptıran bir film. Politik ve sosyal eleştirileri de cabası... Tüm izleyenlere farklı bir deneyim sunuyor.
- Spoiler -
Film, dışarıdan mutlu gibi gözüken ama birbirinden kopuk, tüm aile fertlerinin aslında kendi yaşamını sürdüğü bir aileye, gönderilenin bilinmediği kasetlerle başlıyor. Bu bakıma Lynch'in "Lost Highway" filmini anımsatıyor fakat; filmin anlatmak istedikleri açısından baktığımızda bu filmle pek de benzer bir tarafı yok. Aile, aslında dışarıdan mükemmel gibi gözüken bir hayat sürüyor-belli bir kariyer sahibi baba, iyi bir anne, ev ziyaretine gelen dostlar ve sosyal bir çocuk- ama hayatları hiç de gözüktüğü gibi değil. Zamanla bu gönderenin belirsiz olduğu kasetler her geçen gün ürkütücülüğünü artırıyor aile üzerinde ve tabi ki de her dakika izleyici üzerinde etkisi artıyor. Film izleyici adeta filmin içerisine sokuyor, olayları karakterlerle birlikte yaşatıyor. Baba Georges'un nasıl bir karaktere sahip olduğunu sokakta bisikletli siyahi adamla yaşadığı tartışmayla anlıyoruz. Ayrıca buradan kasetlerin ve gönderilen resimlerin Georges üzerindeki etkisini anlayabiliyoruz. Bu kasetler Goerges'u eski yaşadığı yere, annesinin yanına gitmesini sağlıyor. Gittiğinde annesinin hasta olduğunu görür ve o bunu bilmemektedir. Çünkü, onun tek düze ve fazla zamanı olmayan bir hayatı vardır, annesiyle bile ilgilenmeyen bir hayatı... Kasetler daha sonra ise onu, çocukluğundan tanıdığı Majid'le karşı karşıya getirir. Bu kasetler Georges'un bilinçaltına, beyninde saklı kalmış yerlere götürür. Cezayirli Majid'i sebepsiz yere küçüklüğünde evden attırmıştır ve kötü bir hayata adım atmasına yöneltmiştir. Yıllardan sonra gördüğü Majid'i kasetleri göndermesiyle suçlar, o ise haberi olmadığını söyler. Georges burada da ırkçı bir tavırla ve saldırganlıkla o modern toplum insanından çıkar ve ona tehditler savurur. Georges'un gözünden Majid'i evden attırdığı günü izleriz. Majid onun gözüne bir canavar görünümüyle gözükür. Bu da Georges'un içinde bulunduğu toplum yapısını açıklar. Tek Georges'un değil, dünyanın birçok yerinden bulunan batı-doğu çatışması gözler önüne serilir. Kötü bir hayat süren Majid'i o kültür-kariyer sahibi Georges'tan daha insancıl görürüz. Daha sonra Majid'in intiharı ortaya çıkar. Bu hiç beklenilmeyen anda gelen intihar, izleyici üzerinde onun hemen yanında bulunan Georges kadar etki yaratır. Bu sahne beni en fazla etkileyen sahneler arasına girdi. Bu intiharın devamında Georges'un üzerinden kısa bir zaman geçmesi sonucunda hayatına devam etmesi, tıpkı telefonla konuşurken televizyonda savaş ve dünyadaki kötü olayları gösteren haber programına gözlerinin ucuyla bakmadıkları gibidir. Her zaman etrafımızda, dünyamızda kötü olaylar olup giderken hiçbirimiz umursamayız. Majid'in intiharından sonra onun oğluyla konuşan Georges çok tedirgin ve ona kendisini rahat bırakmasını söyler. Georges her zamanki hayatına devam etse de kafasının içerisine sakladığı vicdanı onu hiçbir zaman rahat bırakmayacaktır. Majid'in oğlu babasının zor durumda olmasına rağmen kendisini çok iyi yetiştirdiğini belirtir, burada da akıllara Georges'un oğlu gelir. Eve bir gece gelmeyeceğini ailesine haber bile vermemiş, annesinin babasını aldattığı düşünen, ailesiyle iletişim sorunu olan oğlu... Başta birbirlerine güvenen mutlu bir çift olarak gözüken Georges ve Anne aradan zaman geçtikten sonra birbirlerine güven duymadıklarını ve birbirlerine ne kadar uzak olduklarını onlarda farkına varıyorlar. Georges, filmin sonlarına yaklaşırken, çırılçıplak, perdeleri örtüp, kendisini dış dünyadan soyutlayıp yatağına giriyor. Belki de hiç yapmadığı bir şeyi yaptıklarını düşünmeye, sorgulamaya koyuluyor. Filmin son sekansında da Majid'in oğluyla Georges'un oğlunu konuşurken görürüz. Filmin sonunda kasetin kimin gönderdiğini halen merak ediyorsanız Haneke size seslenememiş demektir ama; bunun çok da önemli olmadığını ve filmin anlatmak istediklerini yorumlamışsanız Haneke size seslenebilmiş demektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar