bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- uludağ itiraf19
- sözlük kızlarının kekleri24
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- yazarların akşam yemekleri6
- insan ne ister5
- cok da abartmaya gerek uok6
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- en iyi vampir filmi4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- kadınlar7
- meriç dükalığı8
- islamda namaz yoktur30
- true'nun engelli olması6
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- en iyi kurt adam filmi3
- okan buruk9
- sevdiğiniz yazarlar8
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- fusya semsiyeli yabanci22
- dantelli sütyen takan erkek12
- kürdistan10
- sarapci koala hatayi33
- allah11
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- ölümden korkuyor musunuz17
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- kültür2
- kuran2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- intothenirvana2
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- günün sözü16
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- intihar etmek4
- tai lung8
- true ile tatlı sert3
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- gary oldman2
- sözlüğün ölü gibi olması5
Virajı nasıl döndüğünüzü, ışıklardan kalkıp, herkesten önce nasıl viraja geldiğinizi ya da, önem verdiklerinizi, sizi O'nda gördüklerini hayal ederken mi uykuya dalıyorsunuz? Yani Geceleri yatağa yattığınızda otomobilleri düşünürken mi uykuya dalıyorsunuz? O zaman bu yazıyı dikkatli okuyun, çünkü bir Maserati ya da Ferrari'ye şehir içinde, tecrübeli ellerde, zor zamanlar yaşatabilecek bir otomobil, inceleme yazımızın kahramanı.
Spor otomobil severlerin çok takdir etmesi gereken bir marka Ford. Ferrari ile ilgili bir "klasik otomobil" yazısında da bahsetmiştim; Porsche ile Ferrari birbirlerine benzer markalar olabilir ama biri yarışmak için otomobil satarken diğeri mükemmel spor otomobili yapmak için yarışlardan edindiği tecrübeyi kullanıyordu. işte Focus ST de aynı Porsche gibi, yarışlardan edinilen bilgi ile hazırlamış bir araç.
Öyle bir araç ki, isterseniz itin kakın, acımasız olun, isterseniz "30 yazan yerde 20 ile giderim" deyin, her ortama uyum sağlıyor. Eğer tercihiniz test aracımızın rengi, yani erdem dolu renkler yerine, "gelmişim dünyaya bir kere" diyen bir renk ise, o zaman 30 yazan yerde 20 ile gitseniz de, sizden havalısı olmaz.
"Her güzelin bir kusuru vardır" yaklaşımı uygulandığında, Ford Focus ST için şunları söyleyebiliriz; cam açma kapama düğmesi sol kapıda başka sağ kapıda başka yerde, geceleri küllüğünden dışarı ışık sızıyor. Herhalde içinizden "başka kusur bulamadın mı" diyorsunuz. Diğer yandan, araçta xenon far ve açılır tavanın standart olmasını beklerdim ve benzini yakıyor gerçekten; 100 kilometre de ortalama 16.5 litre civarı yaktı ama test otomobili ile gaza biraz bastığımı da itiraf ediyorum. Son olarak direksiyonun arkasında sol eliniz parmakları ile kullandığınız radyo kontrolleri direksiyonda olsa daha güzel olurdu.
Motor hacmi 2.5 litre olan ST'nin alt devirleri o kadar canlı ki, araçta sanki turbo yerine kompresör var. Spor otomobillerin çıkarması gereken sesler anlamda ST sınıf lideri olabilir; hiçbir eksiği yok, gaza bastığınızda çıkan hava emme sesi, alt devirlerde ayağınızı gazdan çektiğinizde egzozun "blıp blıp" diye ses çıkarması, üst devirlerde çıkardığı hırıltı gerçekten mükemmel.
Hızlı kalkmak istenildiğinde, kalitesi bozulmuş ve kirli asfalt yollarımızdan dolayı, birinci vites kısa izlenimi veriyor ve lastikler boşa dönüyor ama şanzıman oranları çok başarılı. Aracı rahatlıkla ikinci viteste kaldırıp gayet güzel bir şekilde hızlanabilirsiniz ya da 4 viteste 50 ile giderken gayet güzel hızlanabilirsiniz.
Debriyajının ve viteslerinin yumuşaklığı şehir içinde tampon tampona trafikte işinizi hiç zorlaştırmıyor. Öyle ki isterseniz direksiyonun sertliğini ayarlayabiliyorsunuz. Koltukları çok iddialı; çok sağlam bir kumaştan üretildiği anlaşılan Recaro marka koltuklara oturduğunuzda "hmm ciddi bişey bu" dedirtiyor size. Göğüsteki ilave üçlü gösterge grubu, yağ sıcaklığı, turbo basıncı ve yağ basıncını ölçüyor ve sürekli değişen ölçümleri ile otomobili yaşayan bir varlıkmış gibi gösteriyor.
Virajlarda, aracın şasesinin ve süspansiyonlarının usta ellerden çıktığı anlaşılıyor. Sertliği bozuk yollarda rahatsız etmiyor, oldukça dengeli yol tutuyor, önden ya da arkadan kaymaya başlamadan önce size durumu hissettiriyor. Virajlar içinde gaza yüklendiğinizde; ESP sistemi yumuşak hareketlerle doğru olanı yapıyor ve sizi yolda tutuyor.
Özetle Ford Focus ST öyle bir otomobil ki, garajınızda bir Porsche 911 Turbo bulunsa da, O'na yine de sahip olmak istersiniz.
Can Şaher
http://otomobil.ntvmsnbc....nceleme-t-FordFocusST.asp
Spor otomobil severlerin çok takdir etmesi gereken bir marka Ford. Ferrari ile ilgili bir "klasik otomobil" yazısında da bahsetmiştim; Porsche ile Ferrari birbirlerine benzer markalar olabilir ama biri yarışmak için otomobil satarken diğeri mükemmel spor otomobili yapmak için yarışlardan edindiği tecrübeyi kullanıyordu. işte Focus ST de aynı Porsche gibi, yarışlardan edinilen bilgi ile hazırlamış bir araç.
Öyle bir araç ki, isterseniz itin kakın, acımasız olun, isterseniz "30 yazan yerde 20 ile giderim" deyin, her ortama uyum sağlıyor. Eğer tercihiniz test aracımızın rengi, yani erdem dolu renkler yerine, "gelmişim dünyaya bir kere" diyen bir renk ise, o zaman 30 yazan yerde 20 ile gitseniz de, sizden havalısı olmaz.
"Her güzelin bir kusuru vardır" yaklaşımı uygulandığında, Ford Focus ST için şunları söyleyebiliriz; cam açma kapama düğmesi sol kapıda başka sağ kapıda başka yerde, geceleri küllüğünden dışarı ışık sızıyor. Herhalde içinizden "başka kusur bulamadın mı" diyorsunuz. Diğer yandan, araçta xenon far ve açılır tavanın standart olmasını beklerdim ve benzini yakıyor gerçekten; 100 kilometre de ortalama 16.5 litre civarı yaktı ama test otomobili ile gaza biraz bastığımı da itiraf ediyorum. Son olarak direksiyonun arkasında sol eliniz parmakları ile kullandığınız radyo kontrolleri direksiyonda olsa daha güzel olurdu.
Motor hacmi 2.5 litre olan ST'nin alt devirleri o kadar canlı ki, araçta sanki turbo yerine kompresör var. Spor otomobillerin çıkarması gereken sesler anlamda ST sınıf lideri olabilir; hiçbir eksiği yok, gaza bastığınızda çıkan hava emme sesi, alt devirlerde ayağınızı gazdan çektiğinizde egzozun "blıp blıp" diye ses çıkarması, üst devirlerde çıkardığı hırıltı gerçekten mükemmel.
Hızlı kalkmak istenildiğinde, kalitesi bozulmuş ve kirli asfalt yollarımızdan dolayı, birinci vites kısa izlenimi veriyor ve lastikler boşa dönüyor ama şanzıman oranları çok başarılı. Aracı rahatlıkla ikinci viteste kaldırıp gayet güzel bir şekilde hızlanabilirsiniz ya da 4 viteste 50 ile giderken gayet güzel hızlanabilirsiniz.
Debriyajının ve viteslerinin yumuşaklığı şehir içinde tampon tampona trafikte işinizi hiç zorlaştırmıyor. Öyle ki isterseniz direksiyonun sertliğini ayarlayabiliyorsunuz. Koltukları çok iddialı; çok sağlam bir kumaştan üretildiği anlaşılan Recaro marka koltuklara oturduğunuzda "hmm ciddi bişey bu" dedirtiyor size. Göğüsteki ilave üçlü gösterge grubu, yağ sıcaklığı, turbo basıncı ve yağ basıncını ölçüyor ve sürekli değişen ölçümleri ile otomobili yaşayan bir varlıkmış gibi gösteriyor.
Virajlarda, aracın şasesinin ve süspansiyonlarının usta ellerden çıktığı anlaşılıyor. Sertliği bozuk yollarda rahatsız etmiyor, oldukça dengeli yol tutuyor, önden ya da arkadan kaymaya başlamadan önce size durumu hissettiriyor. Virajlar içinde gaza yüklendiğinizde; ESP sistemi yumuşak hareketlerle doğru olanı yapıyor ve sizi yolda tutuyor.
Özetle Ford Focus ST öyle bir otomobil ki, garajınızda bir Porsche 911 Turbo bulunsa da, O'na yine de sahip olmak istersiniz.
Can Şaher
http://otomobil.ntvmsnbc....nceleme-t-FordFocusST.asp
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar