bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı72
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- sözlükte kim kimle sevgili27
- terapi niteliğindeki şeyler7
- almanca bilmek5
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- nervio43
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- iyi menemenin sırrı6
- iyi memenin sırrı7
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- siyah sütyen5
- sözlüğün en şık erkeği12
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- meme4
- kale3112 ifşa8
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- fenerbahçeli yazarlar7
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması3
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- yarın iş olması3
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- borussia dortmund'un real betis'i yenmesi2
- true esaretten kurtulacak4
- ese dezze8
- engineer288
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- türkiye'nin haritada büyümesi3
- kassız erkek neye benzer5
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- muslettin amca14
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- ben jesus olsam4
- futbol17
- aşk9
- tek erkek2
- sabaha kadar uyumamak3
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- prod'a cuma günü deploy etmek2
- fenerbahçe14
Virajı nasıl döndüğünüzü, ışıklardan kalkıp, herkesten önce nasıl viraja geldiğinizi ya da, önem verdiklerinizi, sizi O'nda gördüklerini hayal ederken mi uykuya dalıyorsunuz? Yani Geceleri yatağa yattığınızda otomobilleri düşünürken mi uykuya dalıyorsunuz? O zaman bu yazıyı dikkatli okuyun, çünkü bir Maserati ya da Ferrari'ye şehir içinde, tecrübeli ellerde, zor zamanlar yaşatabilecek bir otomobil, inceleme yazımızın kahramanı.
Spor otomobil severlerin çok takdir etmesi gereken bir marka Ford. Ferrari ile ilgili bir "klasik otomobil" yazısında da bahsetmiştim; Porsche ile Ferrari birbirlerine benzer markalar olabilir ama biri yarışmak için otomobil satarken diğeri mükemmel spor otomobili yapmak için yarışlardan edindiği tecrübeyi kullanıyordu. işte Focus ST de aynı Porsche gibi, yarışlardan edinilen bilgi ile hazırlamış bir araç.
Öyle bir araç ki, isterseniz itin kakın, acımasız olun, isterseniz "30 yazan yerde 20 ile giderim" deyin, her ortama uyum sağlıyor. Eğer tercihiniz test aracımızın rengi, yani erdem dolu renkler yerine, "gelmişim dünyaya bir kere" diyen bir renk ise, o zaman 30 yazan yerde 20 ile gitseniz de, sizden havalısı olmaz.
"Her güzelin bir kusuru vardır" yaklaşımı uygulandığında, Ford Focus ST için şunları söyleyebiliriz; cam açma kapama düğmesi sol kapıda başka sağ kapıda başka yerde, geceleri küllüğünden dışarı ışık sızıyor. Herhalde içinizden "başka kusur bulamadın mı" diyorsunuz. Diğer yandan, araçta xenon far ve açılır tavanın standart olmasını beklerdim ve benzini yakıyor gerçekten; 100 kilometre de ortalama 16.5 litre civarı yaktı ama test otomobili ile gaza biraz bastığımı da itiraf ediyorum. Son olarak direksiyonun arkasında sol eliniz parmakları ile kullandığınız radyo kontrolleri direksiyonda olsa daha güzel olurdu.
Motor hacmi 2.5 litre olan ST'nin alt devirleri o kadar canlı ki, araçta sanki turbo yerine kompresör var. Spor otomobillerin çıkarması gereken sesler anlamda ST sınıf lideri olabilir; hiçbir eksiği yok, gaza bastığınızda çıkan hava emme sesi, alt devirlerde ayağınızı gazdan çektiğinizde egzozun "blıp blıp" diye ses çıkarması, üst devirlerde çıkardığı hırıltı gerçekten mükemmel.
Hızlı kalkmak istenildiğinde, kalitesi bozulmuş ve kirli asfalt yollarımızdan dolayı, birinci vites kısa izlenimi veriyor ve lastikler boşa dönüyor ama şanzıman oranları çok başarılı. Aracı rahatlıkla ikinci viteste kaldırıp gayet güzel bir şekilde hızlanabilirsiniz ya da 4 viteste 50 ile giderken gayet güzel hızlanabilirsiniz.
Debriyajının ve viteslerinin yumuşaklığı şehir içinde tampon tampona trafikte işinizi hiç zorlaştırmıyor. Öyle ki isterseniz direksiyonun sertliğini ayarlayabiliyorsunuz. Koltukları çok iddialı; çok sağlam bir kumaştan üretildiği anlaşılan Recaro marka koltuklara oturduğunuzda "hmm ciddi bişey bu" dedirtiyor size. Göğüsteki ilave üçlü gösterge grubu, yağ sıcaklığı, turbo basıncı ve yağ basıncını ölçüyor ve sürekli değişen ölçümleri ile otomobili yaşayan bir varlıkmış gibi gösteriyor.
Virajlarda, aracın şasesinin ve süspansiyonlarının usta ellerden çıktığı anlaşılıyor. Sertliği bozuk yollarda rahatsız etmiyor, oldukça dengeli yol tutuyor, önden ya da arkadan kaymaya başlamadan önce size durumu hissettiriyor. Virajlar içinde gaza yüklendiğinizde; ESP sistemi yumuşak hareketlerle doğru olanı yapıyor ve sizi yolda tutuyor.
Özetle Ford Focus ST öyle bir otomobil ki, garajınızda bir Porsche 911 Turbo bulunsa da, O'na yine de sahip olmak istersiniz.
Can Şaher
http://otomobil.ntvmsnbc....nceleme-t-FordFocusST.asp
Spor otomobil severlerin çok takdir etmesi gereken bir marka Ford. Ferrari ile ilgili bir "klasik otomobil" yazısında da bahsetmiştim; Porsche ile Ferrari birbirlerine benzer markalar olabilir ama biri yarışmak için otomobil satarken diğeri mükemmel spor otomobili yapmak için yarışlardan edindiği tecrübeyi kullanıyordu. işte Focus ST de aynı Porsche gibi, yarışlardan edinilen bilgi ile hazırlamış bir araç.
Öyle bir araç ki, isterseniz itin kakın, acımasız olun, isterseniz "30 yazan yerde 20 ile giderim" deyin, her ortama uyum sağlıyor. Eğer tercihiniz test aracımızın rengi, yani erdem dolu renkler yerine, "gelmişim dünyaya bir kere" diyen bir renk ise, o zaman 30 yazan yerde 20 ile gitseniz de, sizden havalısı olmaz.
"Her güzelin bir kusuru vardır" yaklaşımı uygulandığında, Ford Focus ST için şunları söyleyebiliriz; cam açma kapama düğmesi sol kapıda başka sağ kapıda başka yerde, geceleri küllüğünden dışarı ışık sızıyor. Herhalde içinizden "başka kusur bulamadın mı" diyorsunuz. Diğer yandan, araçta xenon far ve açılır tavanın standart olmasını beklerdim ve benzini yakıyor gerçekten; 100 kilometre de ortalama 16.5 litre civarı yaktı ama test otomobili ile gaza biraz bastığımı da itiraf ediyorum. Son olarak direksiyonun arkasında sol eliniz parmakları ile kullandığınız radyo kontrolleri direksiyonda olsa daha güzel olurdu.
Motor hacmi 2.5 litre olan ST'nin alt devirleri o kadar canlı ki, araçta sanki turbo yerine kompresör var. Spor otomobillerin çıkarması gereken sesler anlamda ST sınıf lideri olabilir; hiçbir eksiği yok, gaza bastığınızda çıkan hava emme sesi, alt devirlerde ayağınızı gazdan çektiğinizde egzozun "blıp blıp" diye ses çıkarması, üst devirlerde çıkardığı hırıltı gerçekten mükemmel.
Hızlı kalkmak istenildiğinde, kalitesi bozulmuş ve kirli asfalt yollarımızdan dolayı, birinci vites kısa izlenimi veriyor ve lastikler boşa dönüyor ama şanzıman oranları çok başarılı. Aracı rahatlıkla ikinci viteste kaldırıp gayet güzel bir şekilde hızlanabilirsiniz ya da 4 viteste 50 ile giderken gayet güzel hızlanabilirsiniz.
Debriyajının ve viteslerinin yumuşaklığı şehir içinde tampon tampona trafikte işinizi hiç zorlaştırmıyor. Öyle ki isterseniz direksiyonun sertliğini ayarlayabiliyorsunuz. Koltukları çok iddialı; çok sağlam bir kumaştan üretildiği anlaşılan Recaro marka koltuklara oturduğunuzda "hmm ciddi bişey bu" dedirtiyor size. Göğüsteki ilave üçlü gösterge grubu, yağ sıcaklığı, turbo basıncı ve yağ basıncını ölçüyor ve sürekli değişen ölçümleri ile otomobili yaşayan bir varlıkmış gibi gösteriyor.
Virajlarda, aracın şasesinin ve süspansiyonlarının usta ellerden çıktığı anlaşılıyor. Sertliği bozuk yollarda rahatsız etmiyor, oldukça dengeli yol tutuyor, önden ya da arkadan kaymaya başlamadan önce size durumu hissettiriyor. Virajlar içinde gaza yüklendiğinizde; ESP sistemi yumuşak hareketlerle doğru olanı yapıyor ve sizi yolda tutuyor.
Özetle Ford Focus ST öyle bir otomobil ki, garajınızda bir Porsche 911 Turbo bulunsa da, O'na yine de sahip olmak istersiniz.
Can Şaher
http://otomobil.ntvmsnbc....nceleme-t-FordFocusST.asp
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar