bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri34
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması12
- uludağ sözlüğe ilk üyelik yılı7
- sözlük yazarlarının tatlıları17
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- from gold'un bicepsleri10
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- kokoreç6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı16
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları6
- fon vurgunu43
- yarayı ateşle dağlamak2
- kolpa insanlar6
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat7
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- carlsberg3
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak20
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- gecenin sessizliğini bozan osuruk sesi3
- victor osimhen9
- bir gün öleceksek niye yaşıyoruz sorunsalı5
- akp'li vekilin çocuk işçiliğini meşrulaştırması3
- beni geçmişimle yargılama diyen erkek6
- kolye140
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- balkonda sigara içilicek şarkılar3
- vedat muriqi2
- anın görüntüsü21
- ilişkide en çok emek harcayan tarafın erkek olması2
- antipanik'in sözlüğe vedası18
- kabaklı börek3
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- sergen yalçın10
- ismail kartal14
- erkeksi bayan buse'nin çok sevimli olması4
- sözlükte edebiyat istiyorum felsefe istiyorum5
- kası olmasığı halde aşkı arayan erkek6
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- muzlu centro2
- özelden gelen saçma mesajlar12
- fiziği kötüyse yüreği güzeldir5
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- beklenen bicepsin bir türlü gelmemesi4
- mabel matiz şarkılarında geçen acımasız sözler5
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- true tarzında entry girmek2
maç bittikten bu yana sakinleşemedim. hâla sinirliyim, hâla kenar yönetime vs saydırmaya çok müsaitim.
doğru kadronun oturmuş kadro olduğunu savundum maçtan önce. oturmuş kadro çıktı, doğru değişiklikler gelir, iyi müdahale edilir diye bekledim. fena da başlanmadı maça. 10. dkda kendi kalene atmışsın, rakip kendi sahasında gaza gelmeye müsait, paniklemiyorsun, kısa sürede de güzel bir golle eşitliyorsun skoru. buraya kadar her şey güzel.
sonra tamamen gerizekalıca bir faul, rezalet bir baraj ve yediğin ikinci golü maç boyuna çıkaramıyorsun. golü çıkaramamayı anlarım ama kötü mücadeleyi kabullenmem, kabullenemem.
oyuna çabuk müdahale edilmesi gerektiği gün gibi ortada, sen hâla ikinci 45'e ilk yarıda yarardan çok zararı olan cristian ve toptan çok eboue'yle oynayan caner'le çıkıyorsun. hadi yine de eyvallah buna, adamlara bir 15-20 dk şans verilmesini anlayabilirim bir nebze ama baktın gidişat cidden kötü, o zaman elini çabuk tutacaksın müdahale için.
değişiklikler doğru mu? biri doğru, biri yanlış. sezer-cristian değişikliği %100 doğru. peki kapanan takıma karşı açık alanda estiren krasic'i almak nedir? mantığı nasıl açıklanabilir? neden forvet ikilenmez? üstelik rakip santraforlarından basan ve rahatsız edeni çıkartıp ortayı beşlemiş, oyunu tutmak istiyor tamamen. sen neden yüklenmezsin? neden bu riski almazsın? ha 2-1 kaybetmişin, ha 3-1 orasını kim ziegler?
alex'i göndermişsin, hâla aynı sistem. hani sistem değişecekti? hani 4-3-3 oynayacaktın ilk başta? sonra da bu yaz kafadaki mentalite 4-4-2 dedin, ortası tuttu mu hocam?
herkes koşacak, herkes mücadele edecek dedin, eyvallah ne güzel dedik. bu mu koşu, bu mu mücadele?
ne zaman yaldır yaldır basacak bu takım? ne zaman kontrol fetişinden vazgeçip, risk alıp yüklenicez karşı kaleye? sadece saraçoğlunda taraftarla rakibi boğunca olmuyor. tek deplasman galibiyeti, o da akhisar belediye'ye karşı. şaka mıdır bu?
4-3-3 mü oynayacaksın. sür ortaya topal-salih-meireles onlar da estirsin. yok 4-4-1-1/4-2-3-1 mi diyosun? o zaman aldır ortaya yaratıcı bir adam, estirsin.
dere geçerken at değiştirilmez diyorum hep. hep istikrar diyorum ama yanlışta ısrarın istikrarı olmaz. yine 2 sene önceki gibi dibe mi vurmamız gerek bazı doğruların görülmesi için?
hocanın saha dışı liderliğine laf etmedim. geçen sene çok büyük sıkıntılar yaşarken bu adam takıma sahip çıktı evet, ama sırf ondan dolayı da saha kenarında yanlış üstüne yanlış yapılmasına göz yumamam, yumamıyorum.
3 temmuz saha içinde bitti. evet saha dışı üstünlüğü rakipte, bizim başkanımız sindirildi, bize kartlar daha kolay çıkıp, daha bol keseden cezalar kesiliyor ama sahada cevabı verirsen hepsi susar.
her şeyi kabul ederim ama basiretsizliği ve çaresizliği asla.
hakem için çok şey söyleyebilirim ama hiçbir şey söylemek istemiyorum. ne nefesimi harcayım, ne de parmaklarımı yorayım. değmez.
doğru kadronun oturmuş kadro olduğunu savundum maçtan önce. oturmuş kadro çıktı, doğru değişiklikler gelir, iyi müdahale edilir diye bekledim. fena da başlanmadı maça. 10. dkda kendi kalene atmışsın, rakip kendi sahasında gaza gelmeye müsait, paniklemiyorsun, kısa sürede de güzel bir golle eşitliyorsun skoru. buraya kadar her şey güzel.
sonra tamamen gerizekalıca bir faul, rezalet bir baraj ve yediğin ikinci golü maç boyuna çıkaramıyorsun. golü çıkaramamayı anlarım ama kötü mücadeleyi kabullenmem, kabullenemem.
oyuna çabuk müdahale edilmesi gerektiği gün gibi ortada, sen hâla ikinci 45'e ilk yarıda yarardan çok zararı olan cristian ve toptan çok eboue'yle oynayan caner'le çıkıyorsun. hadi yine de eyvallah buna, adamlara bir 15-20 dk şans verilmesini anlayabilirim bir nebze ama baktın gidişat cidden kötü, o zaman elini çabuk tutacaksın müdahale için.
değişiklikler doğru mu? biri doğru, biri yanlış. sezer-cristian değişikliği %100 doğru. peki kapanan takıma karşı açık alanda estiren krasic'i almak nedir? mantığı nasıl açıklanabilir? neden forvet ikilenmez? üstelik rakip santraforlarından basan ve rahatsız edeni çıkartıp ortayı beşlemiş, oyunu tutmak istiyor tamamen. sen neden yüklenmezsin? neden bu riski almazsın? ha 2-1 kaybetmişin, ha 3-1 orasını kim ziegler?
alex'i göndermişsin, hâla aynı sistem. hani sistem değişecekti? hani 4-3-3 oynayacaktın ilk başta? sonra da bu yaz kafadaki mentalite 4-4-2 dedin, ortası tuttu mu hocam?
herkes koşacak, herkes mücadele edecek dedin, eyvallah ne güzel dedik. bu mu koşu, bu mu mücadele?
ne zaman yaldır yaldır basacak bu takım? ne zaman kontrol fetişinden vazgeçip, risk alıp yüklenicez karşı kaleye? sadece saraçoğlunda taraftarla rakibi boğunca olmuyor. tek deplasman galibiyeti, o da akhisar belediye'ye karşı. şaka mıdır bu?
4-3-3 mü oynayacaksın. sür ortaya topal-salih-meireles onlar da estirsin. yok 4-4-1-1/4-2-3-1 mi diyosun? o zaman aldır ortaya yaratıcı bir adam, estirsin.
dere geçerken at değiştirilmez diyorum hep. hep istikrar diyorum ama yanlışta ısrarın istikrarı olmaz. yine 2 sene önceki gibi dibe mi vurmamız gerek bazı doğruların görülmesi için?
hocanın saha dışı liderliğine laf etmedim. geçen sene çok büyük sıkıntılar yaşarken bu adam takıma sahip çıktı evet, ama sırf ondan dolayı da saha kenarında yanlış üstüne yanlış yapılmasına göz yumamam, yumamıyorum.
3 temmuz saha içinde bitti. evet saha dışı üstünlüğü rakipte, bizim başkanımız sindirildi, bize kartlar daha kolay çıkıp, daha bol keseden cezalar kesiliyor ama sahada cevabı verirsen hepsi susar.
her şeyi kabul ederim ama basiretsizliği ve çaresizliği asla.
hakem için çok şey söyleyebilirim ama hiçbir şey söylemek istemiyorum. ne nefesimi harcayım, ne de parmaklarımı yorayım. değmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar