bugün
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi10
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek8
- dekolteli çalışan arayan şirketin iş ilanı5
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması8
- çocuğa yabancı isimler vermek6
- anın görüntüsü17
- yeni biriyle tanışmak6
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey4
- yaşadım demek için ne yapmalı2
- son 20 yılın en gıcık lafı15
- daha 172
- aylık 283 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- hep kendini suçlamak12
- havalar da ısındı10
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar9
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı12
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak7
- ona bir şey söyle19
- futbol12
- dünya kupasında takımları karıştıran spiker2
- yayını geren padişaha ok mu nok mu diyen yeniçeri3
- winamp msn messenger half life windows 984
- 2026 dünya kupası8
- arkadaşlar bakar mısınız10
- aipac'tan iran müzakelerinde israil saldırı hakkı3
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı11
- obsesif kompülsif kişilik bozukluğu2
- kuran-ı kerim3
- eşekistan2
- hangi manifest kızısın10
- yalnız yaşamak12
- günün şiiri6
- abd'nin b52 bombardıman uçağının düşmesi2
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi2
- hazır mantı6
- en iyi süper kahraman dizisi2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- true'ya arkadan sahip olmak15
- güne bir şarkı bırak6
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği6
- sözlük içi etkileşimin düşük olması3
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- sigarayı tersten yakmak4
- adolf hitler'in 6 milyon yahudi öldürdüğü yalanı4
- yks'ye öylesine girmek2
- kabe'deki skandal izdiham görüntüsü2
- mısır2
- belçika2
şu:http://michaelsikkofield....amna-koyaym.html?spref=tw yazısıyla beni benden almıştır. ben de bloğuma bununla ilgili bir yazı koymayı düşünüyordum, şimdi sikko yazdığı için bir kaç ay daha yazmayı düşünmüyorum. ama burada bir kaç şey söyleyeceğim.
sikko çok dalga geçer şu meşhur ekşici zihniyetiyle. haklıdır da, tam dalga geçinilesidir çünkü. her şeyi ben bilirim, çok coolum, çok popülerim havaları falan. yanlış anlaşılmasın burada bahsettiğim şeyin ekşi sözlükle doğrudan bir ilgisi yok. burada da bulabilirsiniz bu adamları, incide de veya itüsözlükte, gerçek hayatta... kısaca her yerde... (bkz: bismillah diyerek minibüse binen kadın) şuradaki entrilerin önemli bir kısmı buna örnektir. şimdi diyeceksiniz ki adamlar bir tespitte bulunmuş, kendilerince eğleniyorlar, o kadar da hassas olma falan. bu iş kendince eğlenmekten ötedir arkadaşlar. tam da sikkonun tabiriyle "pelinsuya yaranmak için, elalemin karısına kızına cool görünmeye çalışmak için" söylenilen laflardır bunlar. neye inandığın, kime taptığın zerre umrumda değil ama "modern" görünmek için benim değerlerimi aşağılarsan birileri de gelir seni yerin dibine sokar elbet.
modernizm dediğimiz bozuk köfte de insanımıza domates soğan eşliğinde bolca yedirilmiştir. şimdi biz modernizmi ne şekilde tanıyoruz?
"başörtüsü modern bi kıyafet değil bi kerem", "sene olmuş 20XX hala camiye gidip namaz kılanlar var" "sene olmuş 20XX hala 1400 yıl önce yazılmış kitaba inananlar var"... peki gerçekte nedir Modernizm? Arif çağların ifadesiyle: geçmişten gelen bütün bilgileri yıkıp, onları bilimsel bir süzgeçle süzdükten sonra onları tekrardan değerlendirip yeniden inşa etmek. yani evet, modernizmin dine bakış açısı çok da pozitif değildir. çünkü akla ve bilime dayanmadığı müddetçe bunlar yıkılması gereken değerlerdir. yalnız enteresan olan, modernizmin "başörtüsü modern bi kıyafet değil bi kerem" diyen kıza bakış açısı da olumlu değildir. çünkü o da "bildiğini" değil "inandığını" savunmaktadır. bu modernizm zımbırtısı etkisini en çok 20. yyın ilk yarısında gösterdi. dikkat edin o dönemin mimarisine, küp gibi, kutu gibi binalar görürsünüz. ruhsuzdur. her şey matematiğe uygun olmalıydı çünkü. modernizmin o dönemde bu kadar etkili olmasının sebebi de, o zamanlar bilimin baş döndürücü ilerlemesi sonrası insanlarda bilime karşı oluşan büyük hayranlıktı. o an itibariyle nietzsche'nin tabiriyle "tanrı ölmüştü". insanlar bilimin her şeye bir çare bulabildiğine inanmaya başlamışlardı. ama modernizmin (biz her ne kadar pek bilmesek de) bir çöküşü olmuştu. ikinci dünya savaşından sonra insanlar gördüler ki bilim dediğin zımbırtı bazı insanların çok para kazanma, çok güçlü olma fantezilerini gerçeğe dönüştürme sahası da olabilmekteydi zaman zaman. hiroşimalar, nagazakiler, soykırımlar bize gösterdi ki insanın doğaya bu kadar söz geçirdiği bir dönemde bilimin her şeye hakim ve her şeyden üstün olması düşüncesi o kadar da cezbedici değil. işte postmodernizm de bu düşünceyle ortaya çıktı zaten.
o yüzden çevremde bilimsel olmayan her düşünceye, her fikire, her inanca "sene olmuş iki bin bilmem kaç, siz hala..." diyerek karşı çıkmaya çalışan sığırları gördükçe kahkahayı basasım geliyor. ulan pezevenk, bana diyorsun da kendin yarım asır önce insanların terkettiği ve artık yüzüne bile bakmadığı argümanları kullanıyorsun. bu ne yaman çelişkidir!
sikko çok dalga geçer şu meşhur ekşici zihniyetiyle. haklıdır da, tam dalga geçinilesidir çünkü. her şeyi ben bilirim, çok coolum, çok popülerim havaları falan. yanlış anlaşılmasın burada bahsettiğim şeyin ekşi sözlükle doğrudan bir ilgisi yok. burada da bulabilirsiniz bu adamları, incide de veya itüsözlükte, gerçek hayatta... kısaca her yerde... (bkz: bismillah diyerek minibüse binen kadın) şuradaki entrilerin önemli bir kısmı buna örnektir. şimdi diyeceksiniz ki adamlar bir tespitte bulunmuş, kendilerince eğleniyorlar, o kadar da hassas olma falan. bu iş kendince eğlenmekten ötedir arkadaşlar. tam da sikkonun tabiriyle "pelinsuya yaranmak için, elalemin karısına kızına cool görünmeye çalışmak için" söylenilen laflardır bunlar. neye inandığın, kime taptığın zerre umrumda değil ama "modern" görünmek için benim değerlerimi aşağılarsan birileri de gelir seni yerin dibine sokar elbet.
modernizm dediğimiz bozuk köfte de insanımıza domates soğan eşliğinde bolca yedirilmiştir. şimdi biz modernizmi ne şekilde tanıyoruz?
"başörtüsü modern bi kıyafet değil bi kerem", "sene olmuş 20XX hala camiye gidip namaz kılanlar var" "sene olmuş 20XX hala 1400 yıl önce yazılmış kitaba inananlar var"... peki gerçekte nedir Modernizm? Arif çağların ifadesiyle: geçmişten gelen bütün bilgileri yıkıp, onları bilimsel bir süzgeçle süzdükten sonra onları tekrardan değerlendirip yeniden inşa etmek. yani evet, modernizmin dine bakış açısı çok da pozitif değildir. çünkü akla ve bilime dayanmadığı müddetçe bunlar yıkılması gereken değerlerdir. yalnız enteresan olan, modernizmin "başörtüsü modern bi kıyafet değil bi kerem" diyen kıza bakış açısı da olumlu değildir. çünkü o da "bildiğini" değil "inandığını" savunmaktadır. bu modernizm zımbırtısı etkisini en çok 20. yyın ilk yarısında gösterdi. dikkat edin o dönemin mimarisine, küp gibi, kutu gibi binalar görürsünüz. ruhsuzdur. her şey matematiğe uygun olmalıydı çünkü. modernizmin o dönemde bu kadar etkili olmasının sebebi de, o zamanlar bilimin baş döndürücü ilerlemesi sonrası insanlarda bilime karşı oluşan büyük hayranlıktı. o an itibariyle nietzsche'nin tabiriyle "tanrı ölmüştü". insanlar bilimin her şeye bir çare bulabildiğine inanmaya başlamışlardı. ama modernizmin (biz her ne kadar pek bilmesek de) bir çöküşü olmuştu. ikinci dünya savaşından sonra insanlar gördüler ki bilim dediğin zımbırtı bazı insanların çok para kazanma, çok güçlü olma fantezilerini gerçeğe dönüştürme sahası da olabilmekteydi zaman zaman. hiroşimalar, nagazakiler, soykırımlar bize gösterdi ki insanın doğaya bu kadar söz geçirdiği bir dönemde bilimin her şeye hakim ve her şeyden üstün olması düşüncesi o kadar da cezbedici değil. işte postmodernizm de bu düşünceyle ortaya çıktı zaten.
o yüzden çevremde bilimsel olmayan her düşünceye, her fikire, her inanca "sene olmuş iki bin bilmem kaç, siz hala..." diyerek karşı çıkmaya çalışan sığırları gördükçe kahkahayı basasım geliyor. ulan pezevenk, bana diyorsun da kendin yarım asır önce insanların terkettiği ve artık yüzüne bile bakmadığı argümanları kullanıyorsun. bu ne yaman çelişkidir!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar